...Bence yapılanmayı ve analizi iyi yapmak gerekir.Ã?yleki sizler veya ben bir dünya (veya ne diyorsanız o olsun) üretmeye(yaratmak kelimesi daima saçma gelir üretmek daha mantıklı ve doğru bir kullanım) karar verdiğinizde ilk önce dünyanın ait olacağı sistemi ve bu sistemle ilgili sorunları düşünmeniz gerekir. Daha sonra sizin dünyanızın sistem içindeki yerini gözleyip bu orjinal sistemdeki diğer dünyalarla ilişiği olup olmadığını değerlendirin.Bu ilk adımdır...
İkinci adımımız ise sizin kurguladığınız dünyanın yaratım mantığından önceki halidir;yani siz dünyayı yaratmadan önce onun çevresinde neler olup bitiyordu veya dünya ne tarafından nasıl o hâle geldi.Bu gibi şeyler başlıklar halinde çalışma grubunuz veya şahsınızın anlayabileceği bir şekilde başlıklar altında toplanır. Daha sonra konuşulan veya düşünülen konuları detaylı bir şekilde yazıya geçirebilirsiniz.
Üçüncü adımda ise dünya tarihi başlar.Tarih, herkesin bildiği gibi o dünya üzerindeki yazınsal külte sahip varlıklarla başlar ve bu illakide insan,elf vb.. türde bilinen yaratıklar tarafından ortaya konulmuş olması gerekmez. Lakin sizin bir tarihiniz yoksa, o dünya üzerinde yazınsal notlar tutulana kadar o dünyanın bir geçmişi olmaz.Olsa bile düşünen canlıların kafasında yer etmiş ve belli bir zamandan sonra sapmaya veya unutulmaya yüz tutmuş düşünsel ve sözsel tarih kalacaktır. Belkide bu tarih kısa bir süre sonra şekil değiştirerek o dünyanın ilk sözsel alandaki efsanelerini oluşturacaktır...Bkz *ayı boğan goblin destanı*.
Diğer bir adım ise o dünya üzerindeki krallık veya daha değişik versiyonuyla o dünya üzerindeki sabitliğini korumuş halk düzenleri ve buna bağlı olarak krallıklar vs...Burada dikkat edilmesi gereken husus krallığın veya kralıkların veya diğer değişimizle sabitliğini korumuş halk düzenlerinin çoğu kişinin yaptığı gibi bir harita yapıp onun üzerinde "şurada insanlar olsun,şurada cüceler olsun" gibi tabirlerle yapılmaması gerektiğidir;lakin siz yazınsal bir tarihi yapmadan bu tür şeylere bulaşmışsanız sizin yaptığınız krallık(veya...) göçebe bir kavmin yerleşik düzene geçmesinden başka bir şey değildir..ve buna binanen sizin krallıgınızın sonuda aynı örneğimizdeki göçebe krallık gibi bulundukları ortamdaki şartlar elverdiğince devam edecektir... Bu tür durumlarla karşılaşmamak için düzeni tuturmak ve mümkünse bunları kademeler halinde bbeli yüzde oranlara bölerek, kısım kısım ilerlemektir.
Tüm bunları yaptığınızda dünyanızı playerlara daha da açık olmak gerekirse player testerlara denemeli aksaklıkları ve gerekleri aylık süreçler halinde kontrol etmelisiniz....
Bu kadar detay sizi (sizlerden bazılarını) sıkmıştır sanırım.Buna son vermek için yazımı burada sonlandırıyor ve bir kaç tembihle huzurlarınızdan ayrılıyorum(yoksa patron beni öldürecek

).
---Siz bir dünya yaratıyorsunuz.Dünyanıza sahip çıkın o dünyanın içindeki öznelliklere değil.
---Sevdiğiniz şeyler o dünyada olabilir;ama onların o dünya tarihindeki yerleri asla sevgiyle devam ettirilmemelidir.
---O dünyayı asla kendinize mâl etmeyin.O bireyselliğin yanında sizin hayatınızdaki herkesin ve her nesnenin etkilediği bir üründür.Onu böyle sevin ve böyle onu tanıtın.O zaman o dünyanın kıdemi biz (inceleyen veya okuyan veya oynayan kişiler olarak) yaşayanlar için daha güzel bir yerde olacaktır.
...Yazacaklarım çoktur...ama zaman.- ¿sen nelere kadirsin?
...Bence yapılanmayı ve analizi iyi yapmak gerekir.Ã?yleki sizler veya ben bir dünya (veya ne diyorsanız o olsun) üretmeye(yaratmak kelimesi daima saçma gelir üretmek daha mantıklı ve doğru bir kullanım) karar verdiğinizde ilk önce dünyanın ait olacağı sistemi ve bu sistemle ilgili sorunları düşünmeniz gerekir. Daha sonra sizin dünyanızın sistem içindeki yerini gözleyip bu orjinal sistemdeki diğer dünyalarla ilişiği olup olmadığını değerlendirin.Bu ilk adımdır...
İkinci adımımız ise sizin kurguladığınız dünyanın yaratım mantığından önceki halidir;yani siz dünyayı yaratmadan önce onun çevresinde neler olup bitiyordu veya dünya ne tarafından nasıl o hâle geldi.Bu gibi şeyler başlıklar halinde çalışma grubunuz veya şahsınızın anlayabileceği bir şekilde başlıklar altında toplanır. Daha sonra konuşulan veya düşünülen konuları detaylı bir şekilde yazıya geçirebilirsiniz.
Üçüncü adımda ise dünya tarihi başlar.Tarih, herkesin bildiği gibi o dünya üzerindeki yazınsal külte sahip varlıklarla başlar ve bu illakide insan,elf vb.. türde bilinen yaratıklar tarafından ortaya konulmuş olması gerekmez. Lakin sizin bir tarihiniz yoksa, o dünya üzerinde yazınsal notlar tutulana kadar o dünyanın bir geçmişi olmaz.Olsa bile düşünen canlıların kafasında yer etmiş ve belli bir zamandan sonra sapmaya veya unutulmaya yüz tutmuş düşünsel ve sözsel tarih kalacaktır. Belkide bu tarih kısa bir süre sonra şekil değiştirerek o dünyanın ilk sözsel alandaki efsanelerini oluşturacaktır...Bkz *ayı boğan goblin destanı*.
Diğer bir adım ise o dünya üzerindeki krallık veya daha değişik versiyonuyla o dünya üzerindeki sabitliğini korumuş halk düzenleri ve buna bağlı olarak krallıklar vs...Burada dikkat edilmesi gereken husus krallığın veya kralıkların veya diğer değişimizle sabitliğini korumuş halk düzenlerinin çoğu kişinin yaptığı gibi bir harita yapıp onun üzerinde "şurada insanlar olsun,şurada cüceler olsun" gibi tabirlerle yapılmaması gerektiğidir;lakin siz yazınsal bir tarihi yapmadan bu tür şeylere bulaşmışsanız sizin yaptığınız krallık(veya...) göçebe bir kavmin yerleşik düzene geçmesinden başka bir şey değildir..ve buna binanen sizin krallıgınızın sonuda aynı örneğimizdeki göçebe krallık gibi bulundukları ortamdaki şartlar elverdiğince devam edecektir... Bu tür durumlarla karşılaşmamak için düzeni tuturmak ve mümkünse bunları kademeler halinde bbeli yüzde oranlara bölerek, kısım kısım ilerlemektir.
Tüm bunları yaptığınızda dünyanızı playerlara daha da açık olmak gerekirse player testerlara denemeli aksaklıkları ve gerekleri aylık süreçler halinde kontrol etmelisiniz....
Bu kadar detay sizi (sizlerden bazılarını) sıkmıştır sanırım.Buna son vermek için yazımı burada sonlandırıyor ve bir kaç tembihle huzurlarınızdan ayrılıyorum(yoksa patron beni öldürecek :wink: ).
---Siz bir dünya yaratıyorsunuz.Dünyanıza sahip çıkın o dünyanın içindeki öznelliklere değil.
---Sevdiğiniz şeyler o dünyada olabilir;ama onların o dünya tarihindeki yerleri asla sevgiyle devam ettirilmemelidir.
---O dünyayı asla kendinize mâl etmeyin.O bireyselliğin yanında sizin hayatınızdaki herkesin ve her nesnenin etkilediği bir üründür.Onu böyle sevin ve böyle onu tanıtın.O zaman o dünyanın kıdemi biz (inceleyen veya okuyan veya oynayan kişiler olarak) yaşayanlar için daha güzel bir yerde olacaktır.
...Yazacaklarım çoktur...ama zaman.- ¿sen nelere kadirsin?