Corax şaşkınlık içinde idi. Tam elinin altında iken kaçmış olamazdı. Ama gitmişti işte. Kendi kendine ne yapacağım şimdi dedi buradan nasıl çıkacağım dedi. Etrafındaki sisle kaplı gölgelere bakarak bir çözüm aradı. Ã?özüm yoktu sonra bir kadın sesi duydu. Bir kadın sesi sessizce konuşan insan olamayacak kadar güzel bir kadın sesi. Kadın mırıldanıyordu ve sesi gittikçe artıyordu. Corax çevresine baktı hayır ses beyninde idi. Sonra sesin söylediği cümleleri duydu "MASK kaçmadı. Hala yakınlarda.... Onu ara." Sonra ses durdu. Corax sözlerin doğruluğundan belki de tam da umduğu sözler olduğu için şüphe etmedi. "Peki öyle ise MASK" diye bağırdı. Seni bulacağım. Her yere her gölgeye bakacaktı. Ve bulunduğu yerin çevresinde daireler çizerek aramaya başladı.
MASK Coraxın birkaç metre ilerisine gidebilmişti. Gücü sınıra çok yakındı. Kendi boyutundan Fearuna kaçmak ve yeniden gölgelerin ve hırsızların gücünü toplamak istiyordu ama çok geçti. Coraxın şaşkın bakışlarını ve onu arayışını seyretti. Onu bulması kolay değildi. Kılıç onu büyük oranda tuzaklardan koruyacaktı özellikle tuzakları örten büyü etkisini yitirdikten sonra. Ama MASK'ı eninde sonunda bulacaktı. Vucudun kalan güç hareket etmesine bile zar zor müsade ediyordu. MASK kendi gölgesinin gücünü kullanarak son bir kurtulma şansına kavuşabilirdi ama bu ufak çok ufak bir şans olurdu. Ve çok şeyi riske atacak bir şans. Onun temsil ettiği ve hissettiği herşeyi.
Yaratılışından beri bencil bir tanrı olarak biliniyordu. Ã?yle olması gerekirdi. Toril denen evrenin yaratıcısı Ao sistemin ancak iyi ve kötü arasındaki denge korunursa varolacağına inanmıştı. Bu nedenle sistemi kurarken onun koruyucusu olan tanrıların bazılarının içinde iyi hiç bir özellik olmamalı idi çünkü Aoya göre bu tanrılar temsil ettikleri kavramarı ve bunun da ötesinde düzenin devamını ancak böyle sağlayabilirlerdi. Ancak Ao'nun birçok tanrıyı gerektiği gibi yaratmada başarılı olamadığı da biliniyordu. Birçok tanrı yaratılışların kendilerini mahkum ettiği ahlak yapısına isyan etmiş ve cezalarını bulmuşlardı.
Mask böyle bir şeyi asla yapmamıştı. Daima gerektiğinde en acımasız hükümleri vermekten çekinmeyen bir tanrı idi. Diğer tanrılarla çatışmış ancak bunu hırsızlığın ve temsil ettiği diğer değerlerin yücelmesi için yapmıştı. Ancak Ao MASK ı yaratırken içinde iyi bir yanın filizlenmesini de engelleyememişti. MASK bu yanı hep bastırmayı başarmıştı. Büyük şehirlerin ıssız sokaklarında, engin ormanlarda, kurak çöllerde kaderine terkedilmiş olanların çığlıkları her zaman tanrının kulaklarında idi. Bu çığlıklar varoluşundan beri susmayan çığlıklar onu bazen onbinlerce yıldır onları duymasına rağmen çıldırma düzeyine getiren çığlıklar bir konuda kendinden emin olmasını sağlamıştı. Gücünü aldığı ve hizmet edeceği bu insanlara bir var oluş şansı vermenin tek yolu acımasız olmaktı hem onları bu halde bırakan diğer tüm varlıklara hem de bu insanlardan yaşamaya devam etmeleri için gerekli disiplin ve ahlaki yeterliliği (bazıları buna ahlaksızlık da diyordu) gösteremeyenlere.
Ancak bu yok oluş durumunda MASK hele Coraxtan kaçsa bile diğer düşmanlarının kendisini bulabileceğini bilirken temsil ettiği kavramlara ve hizmet ettiklerin nisbeten büyük bir şans vermeyi kendisini kurtarmak için umutsuz bir deneme yapmaya tercih etti. Kendisi yok olacaktı artık bu kesindi. O zaman hırsızların gölgelerin ve ilüzyonların mirası ancak bir kişiye kalabilirdi. MASK gülümsedi bir an seçilmişini bir daha büyük ihtimalle geri dönemeyeceği bir yola sokmakla kendini suçladı. Sonra hayır dedi seçim kendisine hiç bir zaman sunulmamış olan seçim seçilmişinin olacaktı. Gerekli sözleri sözlerken gölgesinin yok oluşunu izledi. Sonra hançeri çıkarttı ve gerekli hareketleri yapmaya başladı. Hırsızların gölgelerin ve ilüzyonun varlığının kendi varlığında birleşmesini sağlayan o tılsım MASKın bedeni denebilecek varlığın çıkarak siyah bir sis kümesi şeklinde toplanmaya başladı. "Quel Shin eğer gerekenleri yapabilirse şimdikinden kat kat fazla olan eski gücüme bile kazanabilir diye düşündü." Cyricin saldırısının ardından MASKın güç toplama yeteneği diyarın yaratıcısı tarafından sınırlanmıştı. Ancak bu şekilde Cyricin kölesi olmaktan kurtulmasına izin verilmişti. Ama Quel Shinde böyle bir sınırlama olmayacaktı ve MASKın şimdiki gücünden onlarca kat fazla bir güce kavuşması mümkün olacaktı.
Corax önündeki sisle kaplı gölgeye ilerledi. Kılıcını dikkatle gölgeye soktu. Bir ses duyup iç güdüsel olarak yana çekildiğinde uçan oku gördüü. Kahretsin diye düşündü burada da bir şey yok. Bedeni savaşın tüm izlerini taşıyordu ama MASKı yok edebileceği duygusu onun kendini bırakmasını engelliyordu. Yine de arkasındaki siyah daireyi gördüğünde bu arama sonsuza kadar sürecekmiş gibi geliyordu. Yavaşça ilerledi ve daha önce gittiği yolu kullanmaya dikkat etti böylece siyah dairenin altındaki şekle hiçbir tuzağa yakalanmadan yaklaşmayı başardı.
MASK bir an sonra hareketleri tamamladı ve siyah küme hançerle birlikte yok oldu. Corax gülümsedi. "Büyün başarısız oldu yalanların tanrısı" MASK yorumu duyduğunda kahkaha attı hiç durmayacakmış gibi olan bir kahkaha ve sonra "yapacağını yap" dedi "Malovanın seçilmişi" Corax kılıcı kaldırdı ve Maskın kalbinin olması gereken yere sapladı. Tanrının gücünün son kalıntıları yok oluyor gibi idi. Sonra kılıçtan yayılan bir ışık kümesi Corax'ın etrafını sardı. Ve Corax nefret ettiği tanrının bir patlama ile yok olmasını izledi. Patlama Corax ın hüç görmediği kadar güçlü idi. Büyük bir bölümü yok olmuş bile olsa kılıcın sağladığı koruma Coraxı yok etmeye yetecek kadar güçlü Corax kendinden geçmiş şekilde tanrının yok oluşunu izledi ve ağzından şu sözler çıktı "Hoşçakal Hırsızların Tanrısı..."
Birkaç dakika sonra Fearunun dört bir yanında MASK rahipleri güçlerini yitirecekti. Gölgeler düzensizleşmeye başlayacak ilüzyon büyüsü kısmen dengesizleşecek. Hırsızlar yeteneklerinin bir bölümünün zayıflamaya başladığını hissedeceklerdi. Ve değişikliğin ilk olarak hissedileceği loncalardan ve MASK tapınaklarından o haber Tüm Fearun a yayılacaktı. Hırsızların Tanrısı İlüzyonların Efendisi Gölgelerin Kralı yok olmuştu. Sadece birkaç tanesi bir şansın olabileceğini anlayacaktı.
Mask acı dolu o anlar bittiğinde kendini tanrıların mezarlığında astral düzlemde buldu. Artık onbinlerce yıllık varoluş süresinde olduğun aksine güçsüz, şekilsiz sadece basitçe süzülmesine izin veren varlıktı. Ve sislerin arasında kaydadeğer hiç bir şeyin olmadığı bir düzlemdi burası. Yine de MASK bu şekilsiz beden ve boş düzlemde uzun süren varoluşu boyunca hiçbir zaman yaşamasına izin verilmeyen bir duyguyu ilk defa hissediyordu. Bu duygu özgürlüktü.
Corax Tigerheart patlama bittiğinde kendini bambaşka bir boyutta buldu. İlerde yükselen kale ve çevresini saran güçlü savaşçılar kendisini tam da olması gereken yerde hissetmesini sağlıyordu. Bu bir rüya gibi idi. Sonra uzun zaman önce gördüğü o varlıkla tekrar karşılaştı.
Malovan elini seçilmişinin omzuna koydu. "Kutlarım." dedi "Bugüne kadarki en büyük savaşında başarı ile çıktın."
"Hayır " dedi Corax "Lordum Mask ı yok eden siz ve sizin gücünüzdü ben değil."
Malovan Corax a azarlarcasına baktı. Güç onu doğru kullanan biri olmadıkça hiçbir şeyi yok edemez Corax. MASKı yok eden de güç değil onu kullanan kişi idi. Bu da sendin seçilmişim. Bugün bir tanrıyı yok ettin. Bu senin başarın."
Corax o an tanrısına layık olmanın gururunu yaşadı. Ncak bunun yanında başka bir duygu da vardı. Bir çeşit olgunlaşma gii bir duygu ya da başka bir bakış açısı ile görebilmenin şaşkınlığı. Ne olursa olsun Corax bir daha asla eski Corax olmayacaktı.
Düşüncelere dalmış Malovanın seçilmişi düşüncelere dalmışken tanrısının sesini hayal meyal duydu. "umarım boyutumu sevmişsindir seçilmişim. Bir süre burada kalırsan beni onurlandırırsın." Coraxın dalgın zihni bu sözleri onayladı. Bir süre dinlenmeye hiç olmadığı kadar ihtiyacı vardı.
Quel Shin tüm gece gördüğü korkunç rüyalardan sonra tabutunda irkilerek uyanmayı başardı. Tanrı MASK onunla konuşmuştu. Eğer gördüğü doğru ise MASK yok olmuştu ve kendisi hırsızların ve gölgelerin mutlak yok oluşunu engelleyebilecek tek umuttu. "Hayır olamaz." dedi kendine " Bin yıllarca var olmuş bir tanrı yok olmuş olamaz" her ne kadar bunun olabileceğini bilse de. Sonra hançeri gördü MASKın hançeri aynı rüyada söz verildiği gibi oradaydı. Sonra üzerindeki giysinin kol bölümünü parçalarcasına sıyırdı. Dövme orada idi göz alıcı kırmızı maske dövmesi.. İlk bakışta çok güzel ama normal bir dövme gibi görünse de vampir bunun böyle olmadığını biliyordu. Bu dövme MASKın güçlerine ulaşmanın anahtarı idi. Sadece onu taşıyanın başka bir değişle Quel-Shinin kullanabileceği anahtar. Ve o anahtarın nasıl kullanılacağı Quelin zihnine aktarılmıştı sadece onun zihnine ve hiçbir zihin okuyucunun ulaşamayacağı kadar derinlere. Sonra hançere baktı. MASKın tanrısal gücünü aktardığı o muhteşem hançer. Onu kazanmayı çok istemişti ve şimdi hançer onundu. Ama yüklediği sorumluluk.... Hançer ve dövme hırsızların tanrısının gücünün varlığını sürdürebilen son parçaları ikisi de Quele emanet edilmişti. Hayır MASKın gücünün son bir bölümü daha vardı o da Quelin kendisi idi MASKın seçilmişi olarak onun temsil ettiklerinin güçlerinin bir bölümü MASKın varlığından bağımsız olarak Quelde idi. Quel-Shin birden diyarlardaki tüm hırsızların kaderinin ona bağlı olduğunu hissetti bu zor bir seçimdi. Ama yine de karar ona aitti.
(Devamı kulaktan kulağa da
MASK ın mirası adlı bölümde)
Corax şaşkınlık içinde idi. Tam elinin altında iken kaçmış olamazdı. Ama gitmişti işte. Kendi kendine ne yapacağım şimdi dedi buradan nasıl çıkacağım dedi. Etrafındaki sisle kaplı gölgelere bakarak bir çözüm aradı. Ã?özüm yoktu sonra bir kadın sesi duydu. Bir kadın sesi sessizce konuşan insan olamayacak kadar güzel bir kadın sesi. Kadın mırıldanıyordu ve sesi gittikçe artıyordu. Corax çevresine baktı hayır ses beyninde idi. Sonra sesin söylediği cümleleri duydu "MASK kaçmadı. Hala yakınlarda.... Onu ara." Sonra ses durdu. Corax sözlerin doğruluğundan belki de tam da umduğu sözler olduğu için şüphe etmedi. "Peki öyle ise MASK" diye bağırdı. Seni bulacağım. Her yere her gölgeye bakacaktı. Ve bulunduğu yerin çevresinde daireler çizerek aramaya başladı.
MASK Coraxın birkaç metre ilerisine gidebilmişti. Gücü sınıra çok yakındı. Kendi boyutundan Fearuna kaçmak ve yeniden gölgelerin ve hırsızların gücünü toplamak istiyordu ama çok geçti. Coraxın şaşkın bakışlarını ve onu arayışını seyretti. Onu bulması kolay değildi. Kılıç onu büyük oranda tuzaklardan koruyacaktı özellikle tuzakları örten büyü etkisini yitirdikten sonra. Ama MASK'ı eninde sonunda bulacaktı. Vucudun kalan güç hareket etmesine bile zar zor müsade ediyordu. MASK kendi gölgesinin gücünü kullanarak son bir kurtulma şansına kavuşabilirdi ama bu ufak çok ufak bir şans olurdu. Ve çok şeyi riske atacak bir şans. Onun temsil ettiği ve hissettiği herşeyi.
Yaratılışından beri bencil bir tanrı olarak biliniyordu. Ã?yle olması gerekirdi. Toril denen evrenin yaratıcısı Ao sistemin ancak iyi ve kötü arasındaki denge korunursa varolacağına inanmıştı. Bu nedenle sistemi kurarken onun koruyucusu olan tanrıların bazılarının içinde iyi hiç bir özellik olmamalı idi çünkü Aoya göre bu tanrılar temsil ettikleri kavramarı ve bunun da ötesinde düzenin devamını ancak böyle sağlayabilirlerdi. Ancak Ao'nun birçok tanrıyı gerektiği gibi yaratmada başarılı olamadığı da biliniyordu. Birçok tanrı yaratılışların kendilerini mahkum ettiği ahlak yapısına isyan etmiş ve cezalarını bulmuşlardı.
Mask böyle bir şeyi asla yapmamıştı. Daima gerektiğinde en acımasız hükümleri vermekten çekinmeyen bir tanrı idi. Diğer tanrılarla çatışmış ancak bunu hırsızlığın ve temsil ettiği diğer değerlerin yücelmesi için yapmıştı. Ancak Ao MASK ı yaratırken içinde iyi bir yanın filizlenmesini de engelleyememişti. MASK bu yanı hep bastırmayı başarmıştı. Büyük şehirlerin ıssız sokaklarında, engin ormanlarda, kurak çöllerde kaderine terkedilmiş olanların çığlıkları her zaman tanrının kulaklarında idi. Bu çığlıklar varoluşundan beri susmayan çığlıklar onu bazen onbinlerce yıldır onları duymasına rağmen çıldırma düzeyine getiren çığlıklar bir konuda kendinden emin olmasını sağlamıştı. Gücünü aldığı ve hizmet edeceği bu insanlara bir var oluş şansı vermenin tek yolu acımasız olmaktı hem onları bu halde bırakan diğer tüm varlıklara hem de bu insanlardan yaşamaya devam etmeleri için gerekli disiplin ve ahlaki yeterliliği (bazıları buna ahlaksızlık da diyordu) gösteremeyenlere.
Ancak bu yok oluş durumunda MASK hele Coraxtan kaçsa bile diğer düşmanlarının kendisini bulabileceğini bilirken temsil ettiği kavramlara ve hizmet ettiklerin nisbeten büyük bir şans vermeyi kendisini kurtarmak için umutsuz bir deneme yapmaya tercih etti. Kendisi yok olacaktı artık bu kesindi. O zaman hırsızların gölgelerin ve ilüzyonların mirası ancak bir kişiye kalabilirdi. MASK gülümsedi bir an seçilmişini bir daha büyük ihtimalle geri dönemeyeceği bir yola sokmakla kendini suçladı. Sonra hayır dedi seçim kendisine hiç bir zaman sunulmamış olan seçim seçilmişinin olacaktı. Gerekli sözleri sözlerken gölgesinin yok oluşunu izledi. Sonra hançeri çıkarttı ve gerekli hareketleri yapmaya başladı. Hırsızların gölgelerin ve ilüzyonun varlığının kendi varlığında birleşmesini sağlayan o tılsım MASKın bedeni denebilecek varlığın çıkarak siyah bir sis kümesi şeklinde toplanmaya başladı. "Quel Shin eğer gerekenleri yapabilirse şimdikinden kat kat fazla olan eski gücüme bile kazanabilir diye düşündü." Cyricin saldırısının ardından MASKın güç toplama yeteneği diyarın yaratıcısı tarafından sınırlanmıştı. Ancak bu şekilde Cyricin kölesi olmaktan kurtulmasına izin verilmişti. Ama Quel Shinde böyle bir sınırlama olmayacaktı ve MASKın şimdiki gücünden onlarca kat fazla bir güce kavuşması mümkün olacaktı.
Corax önündeki sisle kaplı gölgeye ilerledi. Kılıcını dikkatle gölgeye soktu. Bir ses duyup iç güdüsel olarak yana çekildiğinde uçan oku gördüü. Kahretsin diye düşündü burada da bir şey yok. Bedeni savaşın tüm izlerini taşıyordu ama MASKı yok edebileceği duygusu onun kendini bırakmasını engelliyordu. Yine de arkasındaki siyah daireyi gördüğünde bu arama sonsuza kadar sürecekmiş gibi geliyordu. Yavaşça ilerledi ve daha önce gittiği yolu kullanmaya dikkat etti böylece siyah dairenin altındaki şekle hiçbir tuzağa yakalanmadan yaklaşmayı başardı.
MASK bir an sonra hareketleri tamamladı ve siyah küme hançerle birlikte yok oldu. Corax gülümsedi. "Büyün başarısız oldu yalanların tanrısı" MASK yorumu duyduğunda kahkaha attı hiç durmayacakmış gibi olan bir kahkaha ve sonra "yapacağını yap" dedi "Malovanın seçilmişi" Corax kılıcı kaldırdı ve Maskın kalbinin olması gereken yere sapladı. Tanrının gücünün son kalıntıları yok oluyor gibi idi. Sonra kılıçtan yayılan bir ışık kümesi Corax'ın etrafını sardı. Ve Corax nefret ettiği tanrının bir patlama ile yok olmasını izledi. Patlama Corax ın hüç görmediği kadar güçlü idi. Büyük bir bölümü yok olmuş bile olsa kılıcın sağladığı koruma Coraxı yok etmeye yetecek kadar güçlü Corax kendinden geçmiş şekilde tanrının yok oluşunu izledi ve ağzından şu sözler çıktı "Hoşçakal Hırsızların Tanrısı..."
Birkaç dakika sonra Fearunun dört bir yanında MASK rahipleri güçlerini yitirecekti. Gölgeler düzensizleşmeye başlayacak ilüzyon büyüsü kısmen dengesizleşecek. Hırsızlar yeteneklerinin bir bölümünün zayıflamaya başladığını hissedeceklerdi. Ve değişikliğin ilk olarak hissedileceği loncalardan ve MASK tapınaklarından o haber Tüm Fearun a yayılacaktı. Hırsızların Tanrısı İlüzyonların Efendisi Gölgelerin Kralı yok olmuştu. Sadece birkaç tanesi bir şansın olabileceğini anlayacaktı.
Mask acı dolu o anlar bittiğinde kendini tanrıların mezarlığında astral düzlemde buldu. Artık onbinlerce yıllık varoluş süresinde olduğun aksine güçsüz, şekilsiz sadece basitçe süzülmesine izin veren varlıktı. Ve sislerin arasında kaydadeğer hiç bir şeyin olmadığı bir düzlemdi burası. Yine de MASK bu şekilsiz beden ve boş düzlemde uzun süren varoluşu boyunca hiçbir zaman yaşamasına izin verilmeyen bir duyguyu ilk defa hissediyordu. Bu duygu özgürlüktü.
Corax Tigerheart patlama bittiğinde kendini bambaşka bir boyutta buldu. İlerde yükselen kale ve çevresini saran güçlü savaşçılar kendisini tam da olması gereken yerde hissetmesini sağlıyordu. Bu bir rüya gibi idi. Sonra uzun zaman önce gördüğü o varlıkla tekrar karşılaştı.
Malovan elini seçilmişinin omzuna koydu. "Kutlarım." dedi "Bugüne kadarki en büyük savaşında başarı ile çıktın."
"Hayır " dedi Corax "Lordum Mask ı yok eden siz ve sizin gücünüzdü ben değil."
Malovan Corax a azarlarcasına baktı. Güç onu doğru kullanan biri olmadıkça hiçbir şeyi yok edemez Corax. MASKı yok eden de güç değil onu kullanan kişi idi. Bu da sendin seçilmişim. Bugün bir tanrıyı yok ettin. Bu senin başarın."
Corax o an tanrısına layık olmanın gururunu yaşadı. Ncak bunun yanında başka bir duygu da vardı. Bir çeşit olgunlaşma gii bir duygu ya da başka bir bakış açısı ile görebilmenin şaşkınlığı. Ne olursa olsun Corax bir daha asla eski Corax olmayacaktı.
Düşüncelere dalmış Malovanın seçilmişi düşüncelere dalmışken tanrısının sesini hayal meyal duydu. "umarım boyutumu sevmişsindir seçilmişim. Bir süre burada kalırsan beni onurlandırırsın." Coraxın dalgın zihni bu sözleri onayladı. Bir süre dinlenmeye hiç olmadığı kadar ihtiyacı vardı.
Quel Shin tüm gece gördüğü korkunç rüyalardan sonra tabutunda irkilerek uyanmayı başardı. Tanrı MASK onunla konuşmuştu. Eğer gördüğü doğru ise MASK yok olmuştu ve kendisi hırsızların ve gölgelerin mutlak yok oluşunu engelleyebilecek tek umuttu. "Hayır olamaz." dedi kendine " Bin yıllarca var olmuş bir tanrı yok olmuş olamaz" her ne kadar bunun olabileceğini bilse de. Sonra hançeri gördü MASKın hançeri aynı rüyada söz verildiği gibi oradaydı. Sonra üzerindeki giysinin kol bölümünü parçalarcasına sıyırdı. Dövme orada idi göz alıcı kırmızı maske dövmesi.. İlk bakışta çok güzel ama normal bir dövme gibi görünse de vampir bunun böyle olmadığını biliyordu. Bu dövme MASKın güçlerine ulaşmanın anahtarı idi. Sadece onu taşıyanın başka bir değişle Quel-Shinin kullanabileceği anahtar. Ve o anahtarın nasıl kullanılacağı Quelin zihnine aktarılmıştı sadece onun zihnine ve hiçbir zihin okuyucunun ulaşamayacağı kadar derinlere. Sonra hançere baktı. MASKın tanrısal gücünü aktardığı o muhteşem hançer. Onu kazanmayı çok istemişti ve şimdi hançer onundu. Ama yüklediği sorumluluk.... Hançer ve dövme hırsızların tanrısının gücünün varlığını sürdürebilen son parçaları ikisi de Quele emanet edilmişti. Hayır MASKın gücünün son bir bölümü daha vardı o da Quelin kendisi idi MASKın seçilmişi olarak onun temsil ettiklerinin güçlerinin bir bölümü MASKın varlığından bağımsız olarak Quelde idi. Quel-Shin birden diyarlardaki tüm hırsızların kaderinin ona bağlı olduğunu hissetti bu zor bir seçimdi. Ama yine de karar ona aitti.
(Devamı kulaktan kulağa da [url=http://frpworld.com/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&t=1036&sid=54210214105cfe6ab38990a8a6fea288]MASK ın mirası[/url] adlı bölümde)