by Ghost_OF_A_Rose » Sun Sep 19, 2004 6:31 am
İLK KARşILAşMA!
Darya uyandığında, rüyalarını hatırlamamaya alışıktı ama bu sefer sanki hiçbir bilinç altı dışarı çıkmamış gibiydi. Yorgunluğun baskısı olsa gerekti. Gözleri açıldığında; küçük ama sıcak bir odadaydı. Rahat ve oldukça geniş bir yataktı onu uykusunda ağırlayan.
Ayağa kalktı ve flütünün muhteşem temizlenişine şahit oldu. O kadar güzel parlıyordu ki. Gümüşün en muhteşem görüntüsü. En güzel grisiydi üzerinde olan. Kalktı ve onu eline aldı. Parmakları huzur bulmuştu sanki. Bir"iki"üç"ve en son serçe parmağını da yerleştirdiğinde huzur bulmuştu adeta. Flütü tutuşu o kadar kibardı ki. Ã?fleyişi hafif içe doğru ve yumuşak oldu. Kalın sesler bu kadar pürüzsüz çıkabilirdi. Bu kadar kusursuz"ses titriyordu adeta. 1. oktavda bir parça çaldı"kısa ve hoş" kapı açıldığında parçası son bulmuştu. İçeri giren Renilya idi. Kusursuz bir gülümsemeyle baktı misafirine.
"Çok güzel çalıyorsunuz."
"Teşekkür ederim. Bunu siz mi temizlediniz?"
Renilya olumlu anlamda başını salladı ve kapının kirişine yaslandı. Gülümsemesi acılıydı ama belli etme kaygısını taşıyordu da. Ama Darya hissederdi. Onun gözlerinde ki solgun ışık dikkat çekmeme konusunda başarılı olamazdı.
"Peki bunu nasıl biliyorsunuz"yani temizlemeyi? Siz çalmıyorsunuz öyle değil mi?"
"Yo hayır"isterdim hep ama nefes konusunda bir hastalığım var maalesef. Bu nedenle onun hakkında her şeyi bilirim ama üfleyemem."
Anlaşılmıştı gözlerindeki acının sebebi. İsteyip de yapamam ne kadar acı verirdi ruhlara. Sonsuz zayıflık"dilemekten vazgeçişin en kesin anını yaratırdı belki de. Umut etmekten vazgeçişin başlangıcını.
Karşılıklı anlama bakışları geçerken iki genç kadının arasında, içeriye bir delikanlı girdi. Oldukça yakışıklıydı ve hemen hemen içerideki kadınlarla aynı yaşlardaydı. Kahverenginin en koyu halindeki, dalgalı saçlarıyla, aynı renk gözleri parlaktı. Uzun boyu, biçimli vücudunun kusursuzluğuyla eşleniyordu. Teni bronzlaşmış gibiydi. Kolunda ki kaslar belirgin bir hal almıştı. İçeri girdiğin de, kapı kirişinde ki Renilya"ya sarıldı, dudakları onun dudaklarıyla kısa bir an olsa da buluştu. Renilya"nın yüzündeki hüzün bir anda son buldu ve gülümseyişi, içeri deki sevgilisinin gözlerinde çizilen bir resim gibi şekillendi. Ã?ocuğun sesi etkileyici bir tondaydı.
"Merhaba güzel prenses"nasılsın bakalım bugün?"
"İyi sayılırım bitanem. A bak bu misafirimiz Darya"o bir ozan""
Delikanlı yüzünü Darya"ya döndü ama sevgilisini hala kollarının arasında tutuyordu. Gülümseyişi içtenliği yansıtmayı iyi biliyordu.
"Evet elinde ki flütü zevk için tutuyor olamaz" eee nasılsınız bayan Darya?"
"Teşekkür ederim bayım!"
Renilya sevgilisini arkasına aldı, sarılmaktan vazgeçmeyeceğinden emindi sanki. Sonra da huzur gelen yüzünü Darya"ya çevirdi.
"Kalden;bir demirci"muhteşem kılıçlar yapar."
"Hmmm"bu güzel teninin neredene geldiğini anlamalıydım!"
"O sizin muhteşem gözlerinizin gördüğü leydim!"
Tanışma faslıyla beraber devam eden sohbet, bir an Renilya"nın gözlerinin, Darya"nın araksına odaklanışıyla dona kalmıştı. Korku içinde büyüyen bir gölge görünümünü almıştı. Kalden geri çekilmiş. Sevgilisinin üzerine eğilmiş. Darya ise araksına dönüp ne olduğunu anlayamadan, bir küçük su bulutunun hedefi olmuştu. İçinden lanet okuyarak yapmıştı bunu.
"Büyücüler"Kalden! Renilya"yı al ve aşağıya in."
Kalden, Darya"nın dediğini yaptı ve aşağıya indi, sevgilisini kucağına alıp. Darya ise pencereden içeri giren sarışın büyücünün karşısında yerini almıştı. İçeri giren genç bir adamdı ama yine de Darya"dan beş yaş civarında büyüktü. O içeri girdikten sonra, kalan tek bir mumdu. Diğerleri yanmaktan vazgeçmiş gibiydi. Darya karşılaşmak zorunda kaldığı adamı uzun zamandır tanıyordu ama sık gördüğü ve hoşlandığı biri değildi. Zekord! Babasının en favori büyücüsüydü. Ã?ğrencisi olduğu zamanlar boyunca, kızı olmasına aldırmadan, Darya"yı seyretmekten vazgeçmemişti. şimdi ise kahkahası acır gibiydi. Pencereden girdiği anda kapıyı kilitledi ve bakışlarını sabit tuttu, Darya"nın gözlerinin içinde.
"Bak sen küçük melek nasıl da cesur?"
"Neden buradasın Zekord?"
"Babanın emri aşkım!"
"Ne beni öldürmeni mi emretti?"
"Hayır sana istediğimi yapmamı söyledi."
"Ne demek bu?"
"Gücünü emmeme izin verdi demek ama önce belki de bedenini istemeliydim, ne dersin?"
"Kapa çeneni pislik herif. Ne bedenim senin olur, ne de gücüm. Boş yere yorulmuşsun!"
"Bu kadar kızma aşkım! Bilirsin hoşuma gidersin. Kızdırmazsan çok daha iyi anlaşabiliriz."
"Asla. Gücümü babam elde edemedi, almak için basit bir çırağını mı yolladı yani?"
Fazla konuşmasına izin vermeyen büyücü, saldırısını yaptı, ateşin en sıcak haliydi parmaklarından çıkan. Darya elindeki flütü hızla çalmaya başladığındaysa, adam konsantrasyonunu kaybetmeye başlamıştı. Parmaklarından çıkan küçük ateş topu, hedefini bulmayıp, duvarda yok oldu. Zekord inledi ve başını tutup yere diz çöktü. Darya çalmaya devam ediyordu. O kadar hızlıydı ki; mi,sol,fa#,sol,fa,sol,mi".hızlıydı"baş ağrıtıyordu, güzeldi ama beyin kaşındırıyordu. Zekord, kıvranmaya başladı, inleyişi tüm sokakta duyulabilirdi belki de. "Lanet müzik, lanet müzik, notalar".tanrım yardım et".büyüm bana yardım et".başım"büyülerim"unutmaya başladım".hayır".kes şunu"kes!"
Tamamen çığlığı duyulduğunda Zekord, Darya"nın karşısından kayboldu. Muhtemelen bu inlemelerine dayanmayan bir büyücüydü onu alan. Darya flütü çalmayı bıraktığında, bedeninde ki hemen hemen tüm enerji son bulmuş gibiydi. Flütü düşürmemek için yatağa uzanmaya çalışırken onu tutan Senoken oldu. Darya zorla da olsa gülümsedi. Sıcak bir karşılık aldı ve 17 yaşındaki çocuğun uzun boyuna güvenip kendini bıraktı. Ã?ocuğun onu taşıyabildiğinden emin olduğunda yorgunluğun sonucunu çekmeye hazırladı kendini. Acı veren büyü toplama işlemine. Beyin gezintisi ve gücün aşılanışı"notalardan farklıydı bu".hep farklı olurdu"tıpkı kabuslar gibi!
[color=red]İLK KARşILAşMA![/color]
Darya uyandığında, rüyalarını hatırlamamaya alışıktı ama bu sefer sanki hiçbir bilinç altı dışarı çıkmamış gibiydi. Yorgunluğun baskısı olsa gerekti. Gözleri açıldığında; küçük ama sıcak bir odadaydı. Rahat ve oldukça geniş bir yataktı onu uykusunda ağırlayan.
Ayağa kalktı ve flütünün muhteşem temizlenişine şahit oldu. O kadar güzel parlıyordu ki. Gümüşün en muhteşem görüntüsü. En güzel grisiydi üzerinde olan. Kalktı ve onu eline aldı. Parmakları huzur bulmuştu sanki. Bir"iki"üç"ve en son serçe parmağını da yerleştirdiğinde huzur bulmuştu adeta. Flütü tutuşu o kadar kibardı ki. Ã?fleyişi hafif içe doğru ve yumuşak oldu. Kalın sesler bu kadar pürüzsüz çıkabilirdi. Bu kadar kusursuz"ses titriyordu adeta. 1. oktavda bir parça çaldı"kısa ve hoş" kapı açıldığında parçası son bulmuştu. İçeri giren Renilya idi. Kusursuz bir gülümsemeyle baktı misafirine.
"Çok güzel çalıyorsunuz."
"Teşekkür ederim. Bunu siz mi temizlediniz?"
Renilya olumlu anlamda başını salladı ve kapının kirişine yaslandı. Gülümsemesi acılıydı ama belli etme kaygısını taşıyordu da. Ama Darya hissederdi. Onun gözlerinde ki solgun ışık dikkat çekmeme konusunda başarılı olamazdı.
"Peki bunu nasıl biliyorsunuz"yani temizlemeyi? Siz çalmıyorsunuz öyle değil mi?"
"Yo hayır"isterdim hep ama nefes konusunda bir hastalığım var maalesef. Bu nedenle onun hakkında her şeyi bilirim ama üfleyemem."
Anlaşılmıştı gözlerindeki acının sebebi. İsteyip de yapamam ne kadar acı verirdi ruhlara. Sonsuz zayıflık"dilemekten vazgeçişin en kesin anını yaratırdı belki de. Umut etmekten vazgeçişin başlangıcını.
Karşılıklı anlama bakışları geçerken iki genç kadının arasında, içeriye bir delikanlı girdi. Oldukça yakışıklıydı ve hemen hemen içerideki kadınlarla aynı yaşlardaydı. Kahverenginin en koyu halindeki, dalgalı saçlarıyla, aynı renk gözleri parlaktı. Uzun boyu, biçimli vücudunun kusursuzluğuyla eşleniyordu. Teni bronzlaşmış gibiydi. Kolunda ki kaslar belirgin bir hal almıştı. İçeri girdiğin de, kapı kirişinde ki Renilya"ya sarıldı, dudakları onun dudaklarıyla kısa bir an olsa da buluştu. Renilya"nın yüzündeki hüzün bir anda son buldu ve gülümseyişi, içeri deki sevgilisinin gözlerinde çizilen bir resim gibi şekillendi. Ã?ocuğun sesi etkileyici bir tondaydı.
"Merhaba güzel prenses"nasılsın bakalım bugün?"
"İyi sayılırım bitanem. A bak bu misafirimiz Darya"o bir ozan""
Delikanlı yüzünü Darya"ya döndü ama sevgilisini hala kollarının arasında tutuyordu. Gülümseyişi içtenliği yansıtmayı iyi biliyordu.
"Evet elinde ki flütü zevk için tutuyor olamaz" eee nasılsınız bayan Darya?"
"Teşekkür ederim bayım!"
Renilya sevgilisini arkasına aldı, sarılmaktan vazgeçmeyeceğinden emindi sanki. Sonra da huzur gelen yüzünü Darya"ya çevirdi.
"Kalden;bir demirci"muhteşem kılıçlar yapar."
"Hmmm"bu güzel teninin neredene geldiğini anlamalıydım!"
"O sizin muhteşem gözlerinizin gördüğü leydim!"
Tanışma faslıyla beraber devam eden sohbet, bir an Renilya"nın gözlerinin, Darya"nın araksına odaklanışıyla dona kalmıştı. Korku içinde büyüyen bir gölge görünümünü almıştı. Kalden geri çekilmiş. Sevgilisinin üzerine eğilmiş. Darya ise araksına dönüp ne olduğunu anlayamadan, bir küçük su bulutunun hedefi olmuştu. İçinden lanet okuyarak yapmıştı bunu.
"Büyücüler"Kalden! Renilya"yı al ve aşağıya in."
Kalden, Darya"nın dediğini yaptı ve aşağıya indi, sevgilisini kucağına alıp. Darya ise pencereden içeri giren sarışın büyücünün karşısında yerini almıştı. İçeri giren genç bir adamdı ama yine de Darya"dan beş yaş civarında büyüktü. O içeri girdikten sonra, kalan tek bir mumdu. Diğerleri yanmaktan vazgeçmiş gibiydi. Darya karşılaşmak zorunda kaldığı adamı uzun zamandır tanıyordu ama sık gördüğü ve hoşlandığı biri değildi. Zekord! Babasının en favori büyücüsüydü. Ã?ğrencisi olduğu zamanlar boyunca, kızı olmasına aldırmadan, Darya"yı seyretmekten vazgeçmemişti. şimdi ise kahkahası acır gibiydi. Pencereden girdiği anda kapıyı kilitledi ve bakışlarını sabit tuttu, Darya"nın gözlerinin içinde.
"Bak sen küçük melek nasıl da cesur?"
"Neden buradasın Zekord?"
"Babanın emri aşkım!"
"Ne beni öldürmeni mi emretti?"
"Hayır sana istediğimi yapmamı söyledi."
"Ne demek bu?"
"Gücünü emmeme izin verdi demek ama önce belki de bedenini istemeliydim, ne dersin?"
"Kapa çeneni pislik herif. Ne bedenim senin olur, ne de gücüm. Boş yere yorulmuşsun!"
"Bu kadar kızma aşkım! Bilirsin hoşuma gidersin. Kızdırmazsan çok daha iyi anlaşabiliriz."
"Asla. Gücümü babam elde edemedi, almak için basit bir çırağını mı yolladı yani?"
Fazla konuşmasına izin vermeyen büyücü, saldırısını yaptı, ateşin en sıcak haliydi parmaklarından çıkan. Darya elindeki flütü hızla çalmaya başladığındaysa, adam konsantrasyonunu kaybetmeye başlamıştı. Parmaklarından çıkan küçük ateş topu, hedefini bulmayıp, duvarda yok oldu. Zekord inledi ve başını tutup yere diz çöktü. Darya çalmaya devam ediyordu. O kadar hızlıydı ki; mi,sol,fa#,sol,fa,sol,mi".hızlıydı"baş ağrıtıyordu, güzeldi ama beyin kaşındırıyordu. Zekord, kıvranmaya başladı, inleyişi tüm sokakta duyulabilirdi belki de. "Lanet müzik, lanet müzik, notalar".tanrım yardım et".büyüm bana yardım et".başım"büyülerim"unutmaya başladım".hayır".kes şunu"kes!"
Tamamen çığlığı duyulduğunda Zekord, Darya"nın karşısından kayboldu. Muhtemelen bu inlemelerine dayanmayan bir büyücüydü onu alan. Darya flütü çalmayı bıraktığında, bedeninde ki hemen hemen tüm enerji son bulmuş gibiydi. Flütü düşürmemek için yatağa uzanmaya çalışırken onu tutan Senoken oldu. Darya zorla da olsa gülümsedi. Sıcak bir karşılık aldı ve 17 yaşındaki çocuğun uzun boyuna güvenip kendini bıraktı. Ã?ocuğun onu taşıyabildiğinden emin olduğunda yorgunluğun sonucunu çekmeye hazırladı kendini. Acı veren büyü toplama işlemine. Beyin gezintisi ve gücün aşılanışı"notalardan farklıydı bu".hep farklı olurdu"tıpkı kabuslar gibi!