NAğMELERLE PİşMANLIKLAR

Baştan aşağı kendi özgün hikayelerinizi yazmak için…
Post Reply
Ghost_OF_A_Rose
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 338
Joined: Wed Oct 08, 2003 10:00 am
Contact:

NAğMELERLE PİşMANLIKLAR

Post by Ghost_OF_A_Rose »

Uzun bir zamandan sonra yeniden güne merhaba demiş gibi hissediyordu kendini. Bir ozan için fazlasıyla uzun bir zaman uyumuştu"neden?; ozanlar az mı uyumalıydı? Kafası karışıktı. Kalçalarına kadar gelen kızıl dalgalı saçlarını taramaya başladı"gözlerini yatağa çevirdi ve bozulmuş çarşafların üzerinde uyuyan yakışıklıyı gördü. Ama bu onun irkilmesine sebep oldu"hatırlamıyordu ki! Neler olmuştu? Bu yakışıklıyı da hatırlamıyordu"etrafa saçılmış giyisiler onun bir asker olabileceğinin kanıtıydı. Zırhlar, miğfer"ama".

Yatakta uyuyan adam gözlerini güneşe ve güzel ozana karşı açtı. Dağılmış parlak siyah saçlarını düzelterek doğruldu yatakta. Kadına gülümsedi ve arkasına yaslandı. Kendini toparladı ve çarşafları bir yere atıp, ayağa kalktı. Uzun boylu ve gerçekten çok yakışıklı bir adamdı. Hemen üzerine pantolonunu geçirdi ve kadına bakıp, yeniden yatağa oturdu"sonra güzel ozanın garip bakışlarını fark etti. Sorgularcasına başını eydi.

Ozan saçlarını taramayı kesti ve yakışıklı adama baktı"anlamadığını, hatırlamadığını anlatıyordu her şey. Adamın fark etmesi için dua ediyordu"fazla duaya gerek kalmamıştı zaten"adam sesinin tonunu kısık ama etkileyici kılarak konuştu.

"Darya"ne oldu?"
"Evet ne oldu?"
Adam şaşkın ve lanet edercesine bir bakış attı. Sonra elini alnına vurdu ve gözlerini tavana kaldırdı. Pişmanlıkla başını yere eydi"ayağa kalktı ve zırhlarını toparladı ve giydi"sadece üst zırhının birbirine geçirilmesi gereken yerleri için yardıma ihtiyacı vardı ama isteyemedi. Hiçbir şey konuşmuyordu. Söyleyemeyecekti".hiç bir şey anlatamayacaktı. Kadının masumluğu o kadar müthişti ki ne diyebilirdi?

Darya ayağa kalktı ve adama yaklaştı. Adamın titrediğini hissetti ve hala şaşkın bakışları bedenindeydi. Elini zarifçe zırha götürdü ve yardım etti ama adam titriyordu"konuşmanın belki de en iyi anıydı.

"Bak sadece bunun nasıl olduğunu söyle"suçlu sen değilsin?"
"Bilemezsin""

Adam geri çekildi ve yardımı yarıda bıraktı"dokunmamak daha iyiydi. Hiç konuşamamak, onu hiç hissetmemek. Hızla kapıya yürüdü ve gözlerini yeniden kadının üzerinde gezdirip, çıktı. Darya, neler olduğunu anlayamadığı için kızgın ama giden adamın aşkını gözlerinde gördüğü için belki"kendini garip hissediyordu"çalgısını toparladı ve üzerini giyindi "belki de her zaman çaldığı hana gitmek en iyisiydi"en çok tanıdıkları ve güvendikleri oradaysı"Sis"te"!
Yaşam; ölümle onur arasında gidip gelen ince bir çizgiden ibaret..."Toprakla birim" kabul ediyorum bu sözü...
Ghost_OF_A_Rose
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 338
Joined: Wed Oct 08, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Ghost_OF_A_Rose »

ARKADAN GELEN NEFRET, BÃ?YÃ?SÃ?NE BAşLIYOR

Sis, şehrin ortasında bulunan merkez nitelikli bir handı. Gelenlerin çoğu düzeyli insanlardı ve aristokrat ailelerin ortamlarından sıkılan oğullarının geneli buraya gelirdi. Han üç katlıydı. Yukarıdaki iki katı yatak odalarına sahiplik yapardı. Alttaki kat, ciddi anlamda büyük kelimesinin yanında zayıf kaldığı bir boyuta sahipti. İki karşılıklı şömine arasında minderler daire biçiminde dizilmişti. Minderlerin önlerindeki alçak masalarda içkilerin ve yemeklerin servise açık olduğu kısmını oluşturuyordu. Biraz doğu ezgileri, hava kokusu çölleri andırırdı. Burada içilen her şeye ve içki sınırına çok dikkat edilirdi. Olay burada geçerliliğini kaybeden bir kelimeydi. Zaten hanın işletmecisi Siren, kadınlığının güzelliğini kullandığı yerlerin yanı sıra, olayları engelleyici ve içki sınırına dikkat ettirici adamlarıyla güvenliği sağlardı. Hanın dansçıları gece boyu terler ve izleyenleri coşturmasını iyi bilirlerdi. İşte Darya da bu handa çalıyordu. Sesi hanın tanınmış tınısıydı ve seveni fazlaydı. Güzelliği için izleyenleri saymazsak.

Darya Sis"ten içeri girdi ve henüz boş olan minderlerden birine attı kendisini. Kimse olmadığında bunu yapmaları serbestti. Dizlerini yukarı kırdı ve ellerini karnına koyup üzerindeki kat duvarına dikti gözlerini. Yanına yaklaşan güzel kokuyu tanıyordu. Güzel patronu Siren"

"Uzun bir gece olmuş ha?"

Darya hızla yerinde doğruldu ve gözlerini kısıp, Siren"e baktı. Siren bakışa karşılık verdikten sonra, Darya"nın yanına oturdu. Ve soruyu beklediğini anlatan mimikleriyle, Darya"yı izledi.

"Ne biliyorsun?"
"Ne hakkında?"
"Dün gece hakkında""

Siren mükemmelliğini eşsizleştiren bir tonda ve havada attı kahkahasını. Eğlenmek kimseye onun kadar yakışmazdı. Uzun boyu zaten bir olay, kalçalarına kadar uzanan dümdüz, parlak siyah saçları ona asil bir görünüm kazandırırdı. Aslına bakıldığında; duruşuyla, konuşuşuyla, tavırlarıyla, baştan başa asalet kokan bu kadın bir prensesi andırırdı.

"Geceleri dostlarımın odalarını seyretmiyorum güzelim."

Darya gülümsedikten sonra ellerini beline koyup, muzurca konuşan patronuna baktı. Ama sonra Siren"in kahkahasını bitirmesiyle ciddiyetine geri döndü.

"Sabah kalktım ve odamda Random"ı gördüm. Yatağımda! Üstelik hiçbir şey hatırlamıyordum. Sen bilirsin Siren ne oldu?"
"Bildiğim sadece birkaç şey var işine yarar mı bilmem. Biliyorsun Random benim özel müşterilerimden. İçkisini kaliteli ister ve seyrettiklerini de. Zaten siz tanışıyordunuz da. Her neyse dün akşam çok hafif bir şarap içmiştin, bu kadarını hatırlıyor musun bilmem ama; o hafif dediğim şarap, alkolü fazla kaçanlardan herhalde ki gözlerin falan gitti yani."

"Ne yani! Sarhoş mu oldum."

"Tam öyle denemez tatlım. Sadece biraz, nasıl desem, rahatladın. Sonra şarkılarını bitirdin ve Random"ın yanına oturdun. Bilirsin çok kibar bir çocuktur ve sana şarap ısmarlamayı teklif etti, kabul ettin."

Darya, sanki tüm bu cümleler ardından gelecekten emin gibi elini alnına vurdu. Tüm olanların rüya olmuş olmasını dilemek için geç kalmıştı.

"Uzun zamandır bana ondan hoşlandığını söylüyordun zaten. Tabii handaki hangi beyefendi seni görmezden gelebilir ki. Tabii ikinci şarabın etkisiyle daha da rahatladın. Zaten etkisini geç gösterir bilirsin, öyle oldu. En son gördüğümde, Random"ın ensesindeydi elin ve yaklaşıp onu öptün. Ã?ocuk şaşkınlıktan sadece gözlerini kırpıştırıp geriye çekilebildi. Ciddi anlamda onu dumura uğrattığın kesin tatlım."

"Ve sonra""

"Ve sonra onu elinden tutup kaldırdın gerisi hakkında hiçbir fikrim yok. Peşine adam mı taksaydım?"

"Dalga geçme Siren. Çok kötü duruma düştüm. Onu da üzdüm sabah sabah. Hiçbir şey hatırlamadığımı görünce, suçu direk üstüne aldı."

"Eee derim ya hep. Onda asaletin en güzeli var."

Darya ayağa kalktı ve Siren"in yanağına bir öpücük kondurup, flütünü almaya gideceğini söyledi. Ne kadar uzun çalabilirdi bir parçayı merak etti. Bunları yaşamak zorundaydı sanki. Her şey neden onun aleyhine gelişirdi. Evet ondan hoşlanıyordu ama bunu yapmak için çok erkendi, tüm her şeyi mahvetmişti. Lanet okuyarak çıktı merdivenleri. Ama onun gözleri arkasından açılan kapıdan çıkan kadını görmemişti. Yani kendini kısık gözlerin içinde, nefretle sevişirken görmemişti. Kadın kolunu bağlayıp kirişe yaslandı. Saçları hafif kabarıktı ama bu ona büyük bir çekicilik katıyordu. Darya"nın isminin harfleriyle rengini alan gözlerindeki nefret o kadar büyüktü ki!
Yaşam; ölümle onur arasında gidip gelen ince bir çizgiden ibaret..."Toprakla birim" kabul ediyorum bu sözü...
Ghost_OF_A_Rose
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 338
Joined: Wed Oct 08, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Ghost_OF_A_Rose »

Darya odasına girdi, fülütünü temizledi ve yatağa oturdu. İçinde bir his...acı verici ve rahatsız edici bir duygu vardı. İzlenmek...bu kadar rahatsız eder miydi? Ederdi ederdi...uzun zamandır uyumuş. sonra çıkıp yüzünü yıkayıp, geri gelmişti odasına. hava kararmıştı ve müşterilerin hemen hemen hepsi gelmişti. Çalgısını eline aldı ama içindeki huzursuz dürtü rüyalarıyla birlikte hala vardı.

Elbisesini değiştrirdi. Üzerine giydsiği sırtının tamemen açıkta kaldığı bir elbiseydi. tülden yapılmış ve altın yadızlarla bileklerine işlemeler yapılmıştı. Ã?öl tadı vardı. Kum havası...Sıcak bir rüzgar gibi!
Merdivenlerden aşağı indiğinde tüm herkesin dikkatini çekebilecek kadar da güzel görünüyordu. Kızıl saçlarının bir kısmını tepesinde toplamış. Altı üstlü düşen hafif dalgalı saçları da serbest bırakmıştı.

Her zaman çaldığı yere geçti..U şeklindeki minderlerin ortasındaki taburesine. Çalmaya başladığında herkes henüz dahja kendine gelebilmişti. Saysa belki ancak bir kaç kadın vardı...yakışıklı erkekler, askerler, tüccarlar...herkes vardı... ama Random....göremiyordu. Gelmemişti. Lnet okumaya başlamışken kendine. O bir kaç kadından biri....saçları haiffi kabarık..derin bir çekiciliği olan kadın! kimdi o? Kadının bakışlarındaki anlamdan hoşlanmamıştı. Müziğinin değiştiğini fark etti. Neşeli bir ezgi...neye dönüşüyorsun?

Müziğin nağmeleri diyezlere kaydı, iç ürpertici, herkesi garipseten...korku dolu bir şarkı halinde....kadın...bakma...baktıkça parmaklarım notalara farklı bakıyor neden? Darya gözlerini zar zor çekti kadından. Müziği eski haline döndü. Aynı havaya büründü. Ağır ama neşeli. Handakilerde eski hallerine döndü bir an. Siren ile göz göze geldi. Kadındaki onaylama ve rahatlama ifadesini gördüğünde o da rahatladı.

kadının içine soktuğu büyüyü hissedebiliyordu. Gözleri gidiyordu. Rahatsız oldu. İçeriye giren Random'ı gördü...Göz kapakları ağırlaştı. fülüt tuşalrını kaptamıyordu.Yere düşürdü. Bir kaç çığlık...Siren şoka girdi. Diğer kadın yerinden kıpırdamadı bile. Random kapıdan girdiği anda gördüğü sahne sonrası yanına koştoı. Tabureden tamemen düşmede, Darya'yı yakaladı ve başını diz çökltüğü kucağına koydu. Zırhını umursamadı bile.. Ã?evikti her zamanki gibi. Darya gözlerini hafif açtı, Random'un yakışıklı yüzünü gördü ve gözlerirni kadına kaydırdı. Siren ağlmaklıuydı. Panik olmuştu. Handa kli kimse zorluk çıkarmadı...Herkes durumu anlamış yerinde sakindi.

Siren onay verdi ve Random, Darya'yı kucağına aldı. Uzun boyu....Darya...yerden kesildi ayakları. neden onun kucağında olmak bu kadar hoştu? Ama başı dönüyordu. Neydi bu büyü? KAdın! Ne yaptın bana? Darya kendine gelemiyordu. Bir ara Siren'in yerden fülütünü aldığını gördü o kadar. Random'ın çenesi saçalrına deyiyordu. Random...

"Darya! Ne oldu?"
Random sordu ama Darya konuşamıyordu ki! Nasıl cevap verecek ona? Random anladı...Terlemişti...neden? Darya'nın alnına bir öpücük kondurdu. Masum bir öpücük...sade...içten! Ama sıcacık. Darya gözlerini kapadı ve onun kucağında olmanın nahoşluğuylai büyünün baş döndürücü etkisini durdurdu. Ama neyin peşindeydi kadın. İÃ?inde bir şeyler yok oldu. Bir şeyuler oluştu sanki...sadece....
"O kadın"
Diyebildi....sonra gözleriyle daha fazla möücadele edemedi....
Yaşam; ölümle onur arasında gidip gelen ince bir çizgiden ibaret..."Toprakla birim" kabul ediyorum bu sözü...
Ghost_OF_A_Rose
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 338
Joined: Wed Oct 08, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Ghost_OF_A_Rose »

Gözlerini açtığında han odasındaydı. Başını yana çevirdi. Pencerenin hemen önünde bir taburede Random oturuyordu. Bir süre gözlerinin tamamen açılmasını bekleyip ona baktı. Sonra kendini toparladı ve kısık sesle konuştu.
"Random!"

Random telaşla ve hızla başını kaldırdı. Gözlerinin içine odaklanmıştı gözleri. Hemen yanına geldi ve yatağın yanına diz çöktü. Yine yakın"kokusu yine yakın"sıcaklığı"
"İyi misin Darya?"
"Biraz başım ağrıyor o kadar. Kadın ne oldu?"
"Siren onunla konuştu ama kadın bir şey yapmadığında ısrarlı"o da zorlayamadı. Ama handan gitti."
"Hayır Random yemin ediyorum ki o kadında bir şey var!"
"Tamam Darya öle olduğuna eminim. Hissetmen de çok doğal. Ama o reddedince, Siren zorlamadı. Sadece handan çıkartabildi."
"Bu da yeter."

Sustular"sustular sessizlik baş ağrıtıcıydı. Rahatsız edici. Can yakıcı. Neden böle olmak zorundaydı"onun ki pişmanlık değildi. Darya içindekileri bir anlayabilseydi. Vazgeçti sorgulamaktan. Random başını eğmişti ve bu gergin ortam Siren"in içeri girmesiyle son buldu. Telaşlıydı. Sesi de öyle çıktı"korku doluydu mimikleri.
"Tatlım".handa hemen gitmelisin."
"Neden?"
"Aşağıda seni arayan birkaç büyücü var ve pek hoş şeyler düşündüklerini sanmıyorum""
"Ne? Büyücülerin benimle ne işi var?"
"Baban tatlım!"
"Ya hayır ya! Yine mi?"
"Nasıl çıkacağım ben şimdi buradan?"
"İkinci kattasın hayatım, pencere tam ağacın karşısında".istersen orda çık ya da, kukuleta geçir kafana öle çık."
"Yok ağacı tercih ederim.."
Bu sırada ayağa kalkmıştı ve flütünü, eşyalarını toparladı. Pencereyi açtı. Sirene sarıldı ve pencereye yaklaşırken, Random"un kendisini seyreden gözlerine takıldı. Yaklaştı ona be gözlerinin içine baktı. Bu sırada Siren"in çıkışı kapının kapanışıyla haber verdi kendini. Random yine titriyordu"hep titriyordu"Darya gibi!
"Random"şey ben aslında bir konud""
Darya"nın cümlesi, Random"un parmağıyla kapanan dudakları yüzünden yarım kaldı. Random konuştuğunda sesi kısıktı ama titrek.
"Hiçbir şey deme Darya"sadece kendine dikkat et! Ve yüzünü yeniden bana göstermeye!"
Darya yeniden ona odakladı gözlerini ve hafif ve acı bir gülümsemeyle karşılık verdi. Sonra kıvrak bedenini ağacın dallarından inmek için kullandı. Derin bir yolculuk"babasından kaçış"en zor olanları"kaybediş başlıyordu"derin bir ölüm!
Yaşam; ölümle onur arasında gidip gelen ince bir çizgiden ibaret..."Toprakla birim" kabul ediyorum bu sözü...
Ghost_OF_A_Rose
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 338
Joined: Wed Oct 08, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Ghost_OF_A_Rose »

SONSUZLUK GİBİ

Bir kaçıştı ama yorucu ve sıkıcı. Nasıl bir zaman harcayıştı bu? Kendinden emin olamadan, emin olsa bile cesaret edemeden. Hırslı babası"hep aynıydı. Büyücü olmak onun isteği olsaydı belki de bu duruma düşmeyecekti ama müzikle iç içeydi"neden büyü gücünü onu mutlu etmeyecek konularda geliştirseydi ki? Haklıydı ve hayat ona yolunu açık ettiği sürece de babasının suyuna gitmeyi hiç düşünmüyordu. Kaçış çok uzun gelmişti. Sonsuzluk gibi"sonsuzluk ardı belki de"

Uzun kaçış anlarından yorulduğunda ve devam edemeyeceğini anladığında başka bir şehrin kapısındaydı. Kendi şehrini en uzakta bırakmıştı. İçi sızlıyordu".Random"Siren"her şey tersine gidiyordu ve babası bir kez daha anı rezil etmeyi başarmıştı. Zehir gibi birkaç gün hediye etmişti kızına. Kendi kızına"

Kapıda muhafızlarca durduruldu ve şehre giriş için kayıt edilmesi gerektiği söylendi. Onlardan birini takip etti. Adam bir askere yakışan vücudu ve uzun boyuyla oldukça dikkat çekiciydi. Kömür rengi gözleri, bakışlarını delip geçici kılıyordu"zırhlar kırmızı ve altın işlemliydi ama ağır görünmesine rağmen askerlerin savaşta oldukça rahat hareket etmesini sağladığından emin olabildi Darya! Onu takip etti ve zarif tavırlarını taktirle karşıladı.

"Leydim, isminizi yazmanız yeterli, sonra şehir size daim açık kılınacak."
"Teşekkürler lordum!"

Darya ismini not etti".DARYA SERİNGÖZ!...sonra kalemi zarifçe adama uzattı ve başıyla kısa bir selam verip şehre girdi. Kapılar açıldı ve şimdiye kadar hiç gelmediği şehrin ihtişamını gösterdi Darya"ya. Dağınık birkaç şehir görüşü ardı burası bir cennetten farklı değildi gözünde. Binalar güzel mermerlerle döşeli, sade ve asildi. şehir dokunulmamış gibiydi. Tanrılar nasıl yaptıysa öyle duruyordu. Tanrıların çizgileriyle".

"Asil Tanrıçam nasıl bir güzellik bu?"
"Size özendiğinden daha az özendiği kesin leydim."

Darya sesle irkildi. Sesin kalın tonu ama etkileyici kullanımı tüylerini diken diken yapmıştı. Yüzünü döndüğü uzun boylu adam bir pelerin ve sade, siyah bir pantolonla, beyaz bir gömlek giymişti. Esmer teni, güneşin sıcaklığında kavrulduğunu net belli ediyordu. Saçlarının koyu kestane tonu, kısa önde kısa arkada hafif bir atkuyruğu şeklinde olan haliyle kendini belli ediyordu. Gözleri kehribar rengiydi ve oldukça büyük bir bilgiyi hapsediyordu sanki. Gülümseyen dudakları, muntazam ve beyazlığını parlatan dişlerini gösteriyordu. Darya geriye bir adım attı ve sarsılarak ona baktı. Adam kendini düzeltti ve gülümsemesini söndürüp ciddiyetle konuştu.

"Ah! Affedin leydim sizi korkutmak istememiştim."

Darya kendini düzeltti ve adımlarını hizaladı sonra kendine gele gülümsemeyle adama baktı.

"Yo hayır sadece boş anıma geldi! İltifatınız için teşekkür ederim."
""İltifat gerçeğe dönüştüğünde" der SAMNON halkı "O artık iltifat değildir." "

Darya gülümsedi ve fısıltıyla yeniden teşekkür etti. Yüzünün kızardığını hissediyordu ve yeni bir şeyi de öğrenme fırsatı vermişti bu adam ona. SAMNON şehriydi burası ve güzelliği hakikaten göz büyüleyiciydi. Darya adama baktı ve adamın kibar bir hareketle kendini tanıttığını gördü.

"Ben Oemien. Ben"şey"ben"bir"ozanım!"

Adam öylesine kararsız söylemişti ki bunu, Darya neden bu şekilde kekelediğini anlayamadı. Ama adam kendini çabuk toparladı. Gülümsemesi şaşkınlığını söndürdü.

"Ben de"" ama hala şaşkındı ve yüz ifadesinden karşısındaki sırrı çözmeye çalıştığı belliydi. Oemien kendini hala gülümseyerek kurtarmaya çabalıyordu. Ama Darya onu zor duruma düşürmekten vazgeçti ve onun kibar yaklaşımına ismini söyleyerek karşılık verdi.

Bu arada Oemien"in, arkasına baktığını gördü ve garip işaretler yaptığını. Baktığı yöne döndü ve bir atlının hızla döndüğünü gördü sadece ne olduğunu hala anlamaya çabalıyordu. Sonsuzluk gibi"bilinmeden! Neydi bu adam. Darya kendini yeniden toparladı ve hızla selam verdi ve titrek bir sesle konuştu.

"Aaaaa"ben"gitmeliyim lordum izninizle."

Arkasını döndü ve neden koştuğunu bilmeden koşmaya başladı. Adamın araksından bağırdığını duyabiliyordu ama koşmaya devam etti. Ara sokaklardan birine girdi ve kendini karanlığın içinde yol bulmaya zorlayarak, han olduğunu sandığı bir yere attı. Gizemlerden nefret ederdi ve bunlar onu korkuturdu. Babasının casusu bile olabilirdi".bilmiyordu ki"içeri girdi ve ,inmesi gereken merdivenleri, düşünmeden indi"dışarıdaki tabelayı görmemişti ki. Kırık, eski tabelayı" "ASA SESİ LONCASI!"
Yaşam; ölümle onur arasında gidip gelen ince bir çizgiden ibaret..."Toprakla birim" kabul ediyorum bu sözü...
Ghost_OF_A_Rose
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 338
Joined: Wed Oct 08, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Ghost_OF_A_Rose »

KARşILAşMALAR şAşIRTIR

Nereden girdiğini bilmeden kapıdan girdi ve anında birine çarptı. Elleri adamın göğsünde kalakaldı. Sanki birinden kaçıyormuş gibiydi. Neden koştuğunu anlamamıştı bile. Adamın çenesi saçlarına deyiyordu. Darya kafasını kaldırmadan nefes nefese kaldı öylece. Bir süre sadece dinlendi ve sonra kendine geldiğinde kafasını kaldırıp çarptığı adama baktı. Adamın kahverengi gözleri şaşkın ama anlayışlı bir şekilde kadının gözlerine odaklandı. Darya geri çekildi ve adamın kollarından bedenini kurtardı. Ne diyeceğini bilmiyordu. Ne açıklayacaktı?

"Ben ben çok üzgünüm. şey"sadece""
"Önemli değil leydim. İyiyseniz sorun yok. Ama neden bu kadar solgun ve ürkek olduğunuz anlamaya çabalıyorum."
"Ben aslında bilmiyorum. Yani koşmaya başladım ama amacım kaçmak değildi. Sadece uzaklaşmaktı birinden."
"Anlıyorum."

Darya gözlerini içine girdiği dehliz benzeri yerde gezdirdi. Sonrada sorgulayan ifadesiyle adama baktı.

"Affedin ama burası neresi?"
"Burası bir lonca bayan. Büyücülerin birbirlerine destek oldukları bir yer."

Darya, birden irkildi. Babasından kaçıyordu ve her bir büyücü onun adamı olabilirdi. Nasıl bir hatayla buraya gelmişti? Kendine geldi ve adama bir şey belli etmemeye çalışarak gülümsedi. Sesindeki titrekliği fark etmediğini umuyordu.

"Neyse bir hatayla buraya gelmişim ama gitmem iyi olacak sanırım."
"Ama leydim. Sizde de bir büyünün kokusu var."
"Benim büyüm müziğimde efendim."
"Hmmm gördüğümü en zarif ozan!"
"İltifatınızın inceliği eşsiz bayım ama izin verin gideyim. Teşekkür ederim."
"Rica ederim. Hoşçakalın bayan ve koştuğunuz yere dikkat edin."

Darya tedirgin bir gülümseme sonrası arkasını dönüp loncadan çıktı. Yüzüne olan sıcak gülümsemenin bir anda sırıtışa dönüşüşünü göremeden. Adam duvarda elini gezdirdi ve birine haber vermek amaçlı kullanan o iletişim portalını açtı. Görünen yüz giden kızın yüz hatlarına çok benziyordu ve aynı ifade vardı. Adam konuştu.

"Efendim. Kızınız burada. şehrin çıkışını bile bulamayacaktır muhtemelen. Ne yapalım?"

Portalın diğer tarafındaki adam iç titreten bir kahkahayla inletti olduğu yeri. Sonra başını salladı. Anlamı farklıydı bu hareketin.

"Bekle Moffen. Küçük kızım bırak biraz daha oynasın hayatla. Sonra ben onun hayatıyla oynamaya başlayacağım."

Aynı kahkahalarla kapandı portal. Diğer adam ise, loncaya geri dönmek için yürümeye başladı. Kahkaha hala dehlizin koridorunda hala yankılanıyordu.
Yaşam; ölümle onur arasında gidip gelen ince bir çizgiden ibaret..."Toprakla birim" kabul ediyorum bu sözü...
Ghost_OF_A_Rose
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 338
Joined: Wed Oct 08, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Ghost_OF_A_Rose »

HAYAT HEDİYESİ

Darya; şehrin bilmediği sokaklarında hızlı adımlarla yürümeye devam ediyordu. Üstelik bunu yarım gündür devam ettiriyordu. Nereye gittiğini bilmeden, kah ıslanarak, kah terleyerek yürüyordu, zihnine yabancı bu sokakları. Bir anda yeniden üzerine gelen kara bulutları fark etti gözleri. Başını kaldırdı ve küçük yağmur damlarlından birinin gözüne girmesini umursamadı. Hoşuna gidiyordu belki de. Yalnızlığın bedenini sardığı bu yerde yağmurun yağışı ona arkadaş bulmuş hissini veriyordu. Bedenini hafifi ürperten soğukluk, onun dinç kalmasını sağlıyordu.

Sokaklar değiştikçe, yorgunluğu artıyor; yorgunluğu arttıkça, han bulması o kadar zorlaşıyordu. Belki de birinin oynadığı küçük bir oyundur diye düşünüyordu. Ama kim hayattan daha iyi bir oyuncu olabilirdi ki"gereksizdi. Bunlar geçerken yalnızlık şemsiyesi altında, zihninden; kulaklarına çalının muhteşem bir melodi, onu dalgın halini terk etmeye zorladı. Lir sesiydi bu"hangi zarif parmaklardaydı bilinmezdi ama melodi o kadar kusursuzdu ki"huzur verici ve sıcak!

Sokağın arasına girdi ve bir kapının önünde oturan genç çocuğu gördü. Ellerindeki lir ustalıkla çalınıyordu ama çocuk muhtemelen 16-17 yaşlarındaydı. Yanına gitti ama fazla yaklaşmadı. Melodinin sona ermesini bekledi. Ã?ocuk kahverenginin en açık halini tellerinde konuk eden saçının terden sırılsıklam oluşlarını umursamadı. Zaten fazla da rahatsız ediyor olamazdı. Sadece kulak hizasındaydılar. Terden hafifi kıvrılmış halde, alnına düşüyorlardı. Gözlerini kapatmıştı çocuk, parmakları seri bir şekilde lirin tellerinde dolaşıyordu.

Müzik sona erdiğinde, çocuk gözlerini açı ve iç geçirip, liri yanına koydu. Darya yaklaştı ve önünde durdu çocuğun. Ã?ocuk kafasını kaldırdı ve hoş bir gülümsemeyle, sorgularcasına baktı Darya"ya.
"Harika çalıyorsun."
"Teşekkür ederim. Annem öğretmişti."
"Gerçekten iyi bir öğretmenmiş."
"Ã?yleydi. Siz ne istemiştiniz."
"Özellikle bir şey değil. şehre yeni geldim ve sokaklar oldukça yabancı. Yarım gündür dolaşıyorum ama bir hana bile rast gelemedim. Senin müziğin çekti beni, ben de biz ozanım"belki de bunun içindir."
"Ã?yle mi? Ne çalıyorsunuz?"
"Flüt."
"Muhteşem. İsterseniz ablamla yaşadığım evde konuk edeyim sizi. Buna o da çok sevinecektir. Uzun zamandır bir konuğumuz olmadı."
Bu sırada çocuk ayağa kalkmış, heyecanla konuşuyordu.
"Evet buna çok sevinirim."
"Güzel o zaman beni izleyin. Bu arada"ben Senoken."
"Hmmm memnun oldum. Ben Darya!"
Tanışma sona erdiğinde, Senoken hızla lirini aldı koyduğu yerden ve Darya"ya takip etmesini işaret ederek, hızlı adımlarla yürümeye başladı.
Kısa süre sonra vardıkları evin önü kusursuz bir bahçeyle örtülüydü. Çok büyük değildi, ama diğer evlerden özellikle ayrılabilirdi. Senoken, kapıyı vurdu. Çok bekletilmeden de kapıları açıldı. Karşılarında beliren; Senoken"in yüz güzelliğini farklı da olsa yüz hatlarında barındıran bir bayandı. Üzerinde askılı, sade bir elbise vardı ve gülümseyişi, kardeşinin aynısıydı. Aynı güzellikle"
"Ah! Senoken?"
"Abla bugün bi değişiklik yapacağız ve bir ozanı evimizde konuk edeceğiz."
O andan itibaren, Darya kadının dikkatini çektiğini fark etti. Gülümseyişi ve güzel bakışları kendine dönmüştü. Karşılığı aynı sıcaklıkla oldu. Kadın iç bir şey konuşmadan içeri aldı onları ilk önce. Kapıyı kapattıktan sonra Darya"ya döndü yüzü. Bu sırada Senoken, evin içindeki herhangi bir yere yayılmıştı bile.
"Merhaba bayan ben Renilya."
"Darya! Kardeşiniz büyük bir incelikle beni buraya getirdi. Olmasaydı muhtemelen beni boğmaya başlayan sokaklardan birinde yere yığılmıştım."
"Ã?yledir bayan"şehrimizin sokakları biraz karışıktır. Lütfen oturun"aç mısınız?"
"Hayır teşekkür ederim ama bir şaraba hayır demem."

Kadın başını salladı ve içeriye gitti. Darya"nın oturduğu yerin tam karşısındaydı Senoken. Ona o karda minnettardı ki. Yorgunluğu bacaklarına işlemişti. Gözlerini dinlendirmek için kapadı ama şarabı beklerken, hangi rüyaları görmeye başladığını bilmiyordu"
Yaşam; ölümle onur arasında gidip gelen ince bir çizgiden ibaret..."Toprakla birim" kabul ediyorum bu sözü...
Ghost_OF_A_Rose
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 338
Joined: Wed Oct 08, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Ghost_OF_A_Rose »

İLK KARşILAşMA!

Darya uyandığında, rüyalarını hatırlamamaya alışıktı ama bu sefer sanki hiçbir bilinç altı dışarı çıkmamış gibiydi. Yorgunluğun baskısı olsa gerekti. Gözleri açıldığında; küçük ama sıcak bir odadaydı. Rahat ve oldukça geniş bir yataktı onu uykusunda ağırlayan.

Ayağa kalktı ve flütünün muhteşem temizlenişine şahit oldu. O kadar güzel parlıyordu ki. Gümüşün en muhteşem görüntüsü. En güzel grisiydi üzerinde olan. Kalktı ve onu eline aldı. Parmakları huzur bulmuştu sanki. Bir"iki"üç"ve en son serçe parmağını da yerleştirdiğinde huzur bulmuştu adeta. Flütü tutuşu o kadar kibardı ki. Ã?fleyişi hafif içe doğru ve yumuşak oldu. Kalın sesler bu kadar pürüzsüz çıkabilirdi. Bu kadar kusursuz"ses titriyordu adeta. 1. oktavda bir parça çaldı"kısa ve hoş" kapı açıldığında parçası son bulmuştu. İçeri giren Renilya idi. Kusursuz bir gülümsemeyle baktı misafirine.
"Çok güzel çalıyorsunuz."
"Teşekkür ederim. Bunu siz mi temizlediniz?"
Renilya olumlu anlamda başını salladı ve kapının kirişine yaslandı. Gülümsemesi acılıydı ama belli etme kaygısını taşıyordu da. Ama Darya hissederdi. Onun gözlerinde ki solgun ışık dikkat çekmeme konusunda başarılı olamazdı.
"Peki bunu nasıl biliyorsunuz"yani temizlemeyi? Siz çalmıyorsunuz öyle değil mi?"
"Yo hayır"isterdim hep ama nefes konusunda bir hastalığım var maalesef. Bu nedenle onun hakkında her şeyi bilirim ama üfleyemem."
Anlaşılmıştı gözlerindeki acının sebebi. İsteyip de yapamam ne kadar acı verirdi ruhlara. Sonsuz zayıflık"dilemekten vazgeçişin en kesin anını yaratırdı belki de. Umut etmekten vazgeçişin başlangıcını.

Karşılıklı anlama bakışları geçerken iki genç kadının arasında, içeriye bir delikanlı girdi. Oldukça yakışıklıydı ve hemen hemen içerideki kadınlarla aynı yaşlardaydı. Kahverenginin en koyu halindeki, dalgalı saçlarıyla, aynı renk gözleri parlaktı. Uzun boyu, biçimli vücudunun kusursuzluğuyla eşleniyordu. Teni bronzlaşmış gibiydi. Kolunda ki kaslar belirgin bir hal almıştı. İçeri girdiğin de, kapı kirişinde ki Renilya"ya sarıldı, dudakları onun dudaklarıyla kısa bir an olsa da buluştu. Renilya"nın yüzündeki hüzün bir anda son buldu ve gülümseyişi, içeri deki sevgilisinin gözlerinde çizilen bir resim gibi şekillendi. Ã?ocuğun sesi etkileyici bir tondaydı.
"Merhaba güzel prenses"nasılsın bakalım bugün?"
"İyi sayılırım bitanem. A bak bu misafirimiz Darya"o bir ozan""
Delikanlı yüzünü Darya"ya döndü ama sevgilisini hala kollarının arasında tutuyordu. Gülümseyişi içtenliği yansıtmayı iyi biliyordu.
"Evet elinde ki flütü zevk için tutuyor olamaz" eee nasılsınız bayan Darya?"
"Teşekkür ederim bayım!"
Renilya sevgilisini arkasına aldı, sarılmaktan vazgeçmeyeceğinden emindi sanki. Sonra da huzur gelen yüzünü Darya"ya çevirdi.
"Kalden;bir demirci"muhteşem kılıçlar yapar."
"Hmmm"bu güzel teninin neredene geldiğini anlamalıydım!"
"O sizin muhteşem gözlerinizin gördüğü leydim!"

Tanışma faslıyla beraber devam eden sohbet, bir an Renilya"nın gözlerinin, Darya"nın araksına odaklanışıyla dona kalmıştı. Korku içinde büyüyen bir gölge görünümünü almıştı. Kalden geri çekilmiş. Sevgilisinin üzerine eğilmiş. Darya ise araksına dönüp ne olduğunu anlayamadan, bir küçük su bulutunun hedefi olmuştu. İçinden lanet okuyarak yapmıştı bunu.
"Büyücüler"Kalden! Renilya"yı al ve aşağıya in."
Kalden, Darya"nın dediğini yaptı ve aşağıya indi, sevgilisini kucağına alıp. Darya ise pencereden içeri giren sarışın büyücünün karşısında yerini almıştı. İçeri giren genç bir adamdı ama yine de Darya"dan beş yaş civarında büyüktü. O içeri girdikten sonra, kalan tek bir mumdu. Diğerleri yanmaktan vazgeçmiş gibiydi. Darya karşılaşmak zorunda kaldığı adamı uzun zamandır tanıyordu ama sık gördüğü ve hoşlandığı biri değildi. Zekord! Babasının en favori büyücüsüydü. Ã?ğrencisi olduğu zamanlar boyunca, kızı olmasına aldırmadan, Darya"yı seyretmekten vazgeçmemişti. şimdi ise kahkahası acır gibiydi. Pencereden girdiği anda kapıyı kilitledi ve bakışlarını sabit tuttu, Darya"nın gözlerinin içinde.
"Bak sen küçük melek nasıl da cesur?"
"Neden buradasın Zekord?"
"Babanın emri aşkım!"
"Ne beni öldürmeni mi emretti?"
"Hayır sana istediğimi yapmamı söyledi."
"Ne demek bu?"
"Gücünü emmeme izin verdi demek ama önce belki de bedenini istemeliydim, ne dersin?"
"Kapa çeneni pislik herif. Ne bedenim senin olur, ne de gücüm. Boş yere yorulmuşsun!"
"Bu kadar kızma aşkım! Bilirsin hoşuma gidersin. Kızdırmazsan çok daha iyi anlaşabiliriz."
"Asla. Gücümü babam elde edemedi, almak için basit bir çırağını mı yolladı yani?"

Fazla konuşmasına izin vermeyen büyücü, saldırısını yaptı, ateşin en sıcak haliydi parmaklarından çıkan. Darya elindeki flütü hızla çalmaya başladığındaysa, adam konsantrasyonunu kaybetmeye başlamıştı. Parmaklarından çıkan küçük ateş topu, hedefini bulmayıp, duvarda yok oldu. Zekord inledi ve başını tutup yere diz çöktü. Darya çalmaya devam ediyordu. O kadar hızlıydı ki; mi,sol,fa#,sol,fa,sol,mi".hızlıydı"baş ağrıtıyordu, güzeldi ama beyin kaşındırıyordu. Zekord, kıvranmaya başladı, inleyişi tüm sokakta duyulabilirdi belki de. "Lanet müzik, lanet müzik, notalar".tanrım yardım et".büyüm bana yardım et".başım"büyülerim"unutmaya başladım".hayır".kes şunu"kes!"

Tamamen çığlığı duyulduğunda Zekord, Darya"nın karşısından kayboldu. Muhtemelen bu inlemelerine dayanmayan bir büyücüydü onu alan. Darya flütü çalmayı bıraktığında, bedeninde ki hemen hemen tüm enerji son bulmuş gibiydi. Flütü düşürmemek için yatağa uzanmaya çalışırken onu tutan Senoken oldu. Darya zorla da olsa gülümsedi. Sıcak bir karşılık aldı ve 17 yaşındaki çocuğun uzun boyuna güvenip kendini bıraktı. Ã?ocuğun onu taşıyabildiğinden emin olduğunda yorgunluğun sonucunu çekmeye hazırladı kendini. Acı veren büyü toplama işlemine. Beyin gezintisi ve gücün aşılanışı"notalardan farklıydı bu".hep farklı olurdu"tıpkı kabuslar gibi!
Yaşam; ölümle onur arasında gidip gelen ince bir çizgiden ibaret..."Toprakla birim" kabul ediyorum bu sözü...
Ghost_OF_A_Rose
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 338
Joined: Wed Oct 08, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Ghost_OF_A_Rose »

KILIÃ?TA BECERİLER

Tek dizinin üzerine çöktü siyah saçları toza toprağa karışmış asker. Gözlerinde hırsın en ateşli mavisi vardı ve kılıcı bu rengi rakibe yansıtmaktan geride kalmıyordu. Bilekleri kasılmıştı, kolları ağrımaya başlamıştı. Yorgunluğu kuşkusuz kendini göstermeye başlamıştı. Terlemeye başlaması çeviklik gücünün düşmeye başlayacağına işaretti. Rakibi bu zayıflığı kullanmaya başlamayacaktı. Bu sıradan bir talimdi ama dikkate alınması gereken bir düşüş söz konusuydu. Random üzerinde her zamankinden fazla baskılar var gibiydi. O her atağa karşılık veren asker bir anda kolayca yenilgiye mahkum olmaya başlayan bir askere dönüşmüştü.

"Ben bıraktım Tolle!"
"Tamam dostum nasıl istersen."

Random kalktı ve kılıcını yere attı. Bir ağacın gölgesi altına soktu bedenini ve sırtını kütüğe dayadı. Tolle yanına geldiğinde gözlerini kapatmış, çokta hızlı esmeyen rüzgarı hissetmeye çalışıyordu yüz hatlarında. Ses"asıl duymak istediği sesti rüzgarın içinde gizli olan. Tolle arkadaşının yorgun yüzüne baktı, kaslarının gerginliği gereğinden fazla gibiydi. Elini kollunun üzerine koydu ve dinlendirici, dingin sesiyle konuştu.

"Random neyin var?"
"Önemli bir şey yok. Sadece bugün yorgun hissediyorum kendimi."
"Bir haftadır aynı şekildesin dostum. Üstelik burada hiç yorulmayan tek asker senken."
"Bilmiyorum Tolle. İçimde bir his beni sürekli rahatsız ediyor ve kılıcı tutan bileğimin zayıflığı bu hissin bana yaptığı karanlık baskıda oluyor."
"Sırgörene danışmaya ne dersin?"
"Evet belki de."

Random ayağa kalktı hızla. Bu saçma sapan hislerden, bedenini zayıf düşüren karanlık baskılardan kurtulmak için oldukça fazla acele ediyordu. Tolle gülümsedi. Bir anda hareketlenen arkadaşının mavi gözlerinin içine baktı sonrasında sırtına rahat bir konuma getirdi kütüğü arkasına alarak.

"Ben seni yalnız bırakayım bayan Sırgörenle."
"Ne bu tonlamanın anlamı Tolle?"
"Bilmiyorum bayanın sana karşı gösterdiği ilgi olabilir belki."
"Kapa çeneni Tolle."
"Tamam ama bugün onun için çok mükemmel bir gün olacağı kesin!"
"Hoşça kal dostum."

Random hızlı adımlara girdi eğitim karargah şatosunun içine. Tolle"ın gülümsemesi içten ve muzurcaydı ama o bunu göremedi. Sadece içinden bir ses dostunun çok farklı bir yolda ilerlemeye zorlanacağı üzerineydi. İçinde bu kuşku onu fazlasıyla rahatsız ediyordu ama askerler hep umut etmek zorundaydı. Umutlarını kaybettikleri an onların kılıcı bedenlerinde göremeden toprağa gömülmeyi kabul ettikleri andı. Umut etmeliydi. Dostunun en mükemmele geri dönebileceğini umut etmeliydi"umut bu şehirde kalmış mıydı?

Random Sırgören"in kapısını çaldı. Bu odaya sadece bir defa gelmişti. Garip bir havası vardı. Biraz kasvetli, biraz huzurlu her hissi içinde barındıran bir büyüsü. Kapı fazla bekletilmeden açıldı. Sırgören adını hiç merak etmediği bir kadındı. Siyah uzun saçlarının hafifi dalgalı yüzünün minyon yapısına hava katıyor gibiydi. Aynı renk gözleri kapıda bekleyeni gördüğünde parlamaya başlamıştı. Kadın hemen kapıdan çekildi ve Random"a tek kelime söylemeden içeri davet eden jestlerini gösterdi. Random gülümseyerek içeri girdi ve kadının söylemiyle yerdeki pembe tonlarında mindere oturdu. Zırhlarla minderde oturmak hem rahatlığın hem de rahatsızlığın aynı anda nasıl olabileceğini gösteriyordu. Kadın Random"ın karşısına oturdu. Sesi ince çıkıyordu ama konuşmada ki pürüzsüzlük Random"ı hayran bırakabilirdi.

"Lord Random? Beni onurlandırmanızın sebebi nedir?"
"Leydim"sizi yormak değil amacım"ama içimde ki bir huzursuzluk bir haftadır beni gerçek kılıç çevikliğimden yoksun bırakmakta. Bunun ardında bir büyü olabilir belki. Buna yardım eder misiniz?"
"Tabii zevkle. Bekleyin lütfen."

Kadın Random"ın yanına yaklaştı ve önünde diz çöktü gözleri o kadar yakındı ki birbirlerine, Random kadının kokusundan bile etkilenmişti ama asla sahip olmak istemeyeceği bir kadındı. Sırgören elini Random"ın alnına koydu. Cümlelerin sadece başını duyabildi.
"Est ronest komminmaj hin"."
Sonrasında gözleri kapandı ve kendisine bakan siyah gözler yok oldu karşısından. Hissettikleri biraz acı biraz da zevkti sanki. İçinden bir şey çıkıyormuş gibi. Sonrasında birkaç şey daha duydu ama anlamlaştıramadı, cümle değildiler sanki. Sesten ibaret gibiydi her şey. O hissetmekten çok hoşlandığı rüzgarı hissetmeye başladığında tanığı ve duymayı çok arzuladığı o sesin çığlığıyla sonlandırdı düşüncelerini. Gözlerini hızla açtı ve karşısında ki kapalı gözlerin çekikliği tanıdıklık hissinin uzağındaydı. Gözler açıldı simsiyah bir anlam belirdi karşısında.

"Anlaşılan dediğiniz doğru lordum. Biri üzerinizde ağır bir büyü tutuyormuş. Hala daha tamamını yok etmiş sayılamam ama en azından o kadar baskı yapamaz."
"Anlamı ne peki? Neden bu büyüyü yapmış"her kimse?"
"Sanırım biri sizin hislerinize fazlaca önem veriyor. Belli birine karşı hissettiğiniz duyguların yoğunluğunu anlamanın bir yolu."
"Bunu neden yapmış olabilirler ki?"
"İşe yarayabileceğinizi düşünmüş olabilirler."
"Her neyse çok teşekkür ederim leydim."
"Önemsiz lordum. Biraz dinlenmenizi önermeliyim çünkü içinizdeki büyüyü çıkarmak sizi içinde beslediğiniz halinden fazla yordu. Bunu az sonra daha da iyi fark edeceksiniz."
"Tamam teşekkür ederim."

Kadının gülümseyen gözlerine karşılık verdi ve git gide hissetmeye başladığı yorgunlukla kendini odasında buldu. Sadece üst zırhını çıkarmaya hali kalmıştı ve sonrasında kendisini yatağa attı. Vücudunu dinlendirmek artık kılıçta mükemmel olmaktan daha önemliydi. En azından o anlık. Ama tek bir şey aklına takılmıştı. Ã?ığlık sesiyle tanıdığı ve galiba aşık olduğu birine ait gibiydi. Bunun anlamı ne olabilirdi. Darya"nın çığlığını duymak ne anlama gelebilirdi. Endişelerini düşündükçe ona olan duygularının güçlülüğü kesin bir kanıt kazanır olmuştu ama içinde ve aklında bunu o anda kabul etmesi herkes ve her şey için oldukça kötüydü"bunu henüz biliyor olmasa da"
Yaşam; ölümle onur arasında gidip gelen ince bir çizgiden ibaret..."Toprakla birim" kabul ediyorum bu sözü...
Ghost_OF_A_Rose
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 338
Joined: Wed Oct 08, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Ghost_OF_A_Rose »

PES EDİş!

Bir rüya bir ozana ne kadar acı verebilirdi ki! Darya gözlerini açtığında hem uyumadan önceki kabusunu, hem de uyuduğunda ki kabusunu geçirdi gözlerinin içinden. Flüt bile çalmak istemeyecekti ruhu sanki bugün. Darya insanlara oldukça zor değer veren bir insandı ve o nadir insanlardan birini görmüştü kapalı göz kapakları ardında"derin kanayan yaralar, zamanla yarış ve arzuladığı bir adamın, arzulamadığı nefreti. Öldüresiye umutsuzluk ve bileklerinde dans ettirdiği kılıcına karşı koyamayış. Teninden geçişini hissetmişti parlak, kaliteli çeliğin. Damarlarından çekip aldığı kanı hissetmişti. Kırmızılığın beyazlaştırmaya başladığı bedeni, ruhu kadar serinlemeye başlamıştı ve o karda gerçekti"o kadar yakın hissetti. Korku ve birkaç damla göz yaşıydı onu uyandıran. Islanan dudaklarında acı bir gülümse oluştu sonrasında"bu bir rüyaydı sadece karanlıklar içinden bir süreliğine çıkıp onu ziyaret eden bir"kabus!

Artık evden ayrılma vaktinin geldiğini düşündü Darya. Gecenin en muhteşem anları sisle baş başa konuşmaya dalmışken sokaklarda, kimseye sesini duyurmadan flütünü aldı yanına ve yavaşça çıktı evden. Bir de not bıraktı ince bir el yazısıyla, küçük bir parşömen parçasına; [color=olive]"Her şey için teşekkürler, sizinle tanışmak bir onurdu"[/color]

Gece onu fazla rahatsız etmezdi, eğer çevresinde oluşan seslere fazla kulak asmazsa. O insanlara yeterince macera yaşatmıştı ve emindi ki artık kimseyle muhabbet etmemek belki de çok daha iyi olacaktı. "lanet olsun baba bunu mu istiyorsun!" diye isyan etti kalbi"kimseyle konuşmamak" yalnız kalmak"

Karanlık daracık sokakta mor bir halka açtı bir anda. Bir kapı ama sadece geliş için bir büyü. Teleport yapılıyordu ve lanet etti""Yine mi!"
Mor halka kaybolduğunda beliren babasıydı. Onun ta kendisi"bunca zaman sonra sadece karanlık bir sokakta hiçbir şey olmamış gibi, kendini hissettirmeye başlamıştı. Ã?fke daha da kudretli tutundu ruhuna. Issız bir rüzgarla kaybolmuştu sanki, eşsiz bir uçurumu görerek en son. Babasının gözlerinde ki hırsı gördüğünde, içini kaplayan korkunun fark edilmemesi için öylesine kasmıştı ki bedenini. Bakışlarına yansımamalıydı korku, babası bunu hemen anlardı ve onun gözünde, ondan korkan biri olmak isteyeceği en son şeydi. Adam kızının hafifi şaşkın haline karşılık konuşmaya başladı.

"Ah! Sevgili kızım, geceler, dar ve ıssız sokaklarda küçük kızların dolaşmasına uygun değildir."
"Ben küçük bir kız olsaydım, babasının sözünü dinleyen bir aptal olurdum!"
Bir anlık öfke babasının gözlerinde de oluşmuştu bu cümle ardında. Ama korkuyu iyice içine gömmeyi başarmıştı Darya. İçine içine bakıyordu babasının gözlerinin"meydan okuyan bir karşı öfkeyle!
"Pekala kes artık şu oyunu Darya!"
"Oyun mu? Bana hayatı oyun yapan sensin baba! Lanet olsun neden ısrarla bana bir şeyleri kabul ettirmeye çalışıyorsun?"
"Büyü senin içinde var""
"Bunu istemiyorum baba ve bu son sözüm."

Adam sözünün yarıda bırakılışına ve bu meydan okumaya aynı kudrette iki öfkeyle dolu bakışlarını karşılık kıldı. Sadece işaret parmağını kaldırdı ve hala inatla gözlerinin içine işleyen bakışlarını kırpmadan üzerinde tutan Darya"ya yakınlaşıp konuştu.
"Ben seni uyardım Darya"emin ol bu geçtiğinde"keşke babasının sözünü dinleyen bir aptal olmayı kabul edip, küçük bir kız olsaydım diyeceksin."

Sonra kayboldu beyazın siyaha karıştığı bir teleport ışığıyla. Darya göz yaşlarını bıraktı anında. Ama bunlar hüzün ya da korku değildi. Ã?fkenin bir anda kastığı ruhunun refleksiydi. Hiçbir işe yaramıyordu bu olanlar"kaçış, yok oluş, mutsuz oluş"geri dönecekti"en azından birkaç günlük bir mutluluk onu bir ömür çekmek zorunda kalacağı kara büyülere alışabilir hale getirebilirdi beklim de"
Karanlık sokakta kendi ayak seslerinin yankısını dinlerken sadece tek bir cümleyi fısıldadı güzel dudakları"

"şehrim beni bekle"eve dönüyorum!""
Yaşam; ölümle onur arasında gidip gelen ince bir çizgiden ibaret..."Toprakla birim" kabul ediyorum bu sözü...
Ghost_OF_A_Rose
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 338
Joined: Wed Oct 08, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Ghost_OF_A_Rose »

YIKILIş


şehir beklediğinin ötesindeydi artık. karın beyaz hissi ve soğuğun baş edilemeyecek kadar aldatıcı ısısı. insan en soğuğu en sıcak sanarmış ya öyleydi işte şehir beyaz gelininliğinin içinde. özlemler içinde, sabırlar içinde, kadere isyan ve babasına küfürlerle anlamsız yavaşlığını hızlandırmaya çalışmadan yürümeye çabalıyordu beyazlığın kayganlığında. Sis'e geldiğinde üzerindeki yükün bir an beyazlık içinde kaybolan bir çiçek gibi olduğunu geçird aklından. Hüzünle sabırsızlığın karışımı ve özlemine aşkın aksedildiği bir acı gibi. İçerisi gündüz sakinliğini yaşarken, han görünümlü eğlence yeri olması itibariyle sakinklik oldukça doğal karşılanabilirdi.

Siren derin gözlerini Darya'ya odakladığında, anın durması mümkün olabilr miydi, oldu! hiç bir şey söylemedi Siren...hep bilirdi ve en çok tanıdıklarının içini kelimesi kelimesine ezberlerlerdi. Parmağını yukarıya işaret edip, güzelliği kusursuz dudaklarını sessizce "3" şekline soktu. Darya gülümsedi ve üst kata çıktı. kapısında "3" yazan kapıyı vurdu. içeriden onay geldiğinde, yavaşça açtı kapıyı ve yatakta uzanmış duran yakışıklılığa baktı. Random bakakalmıştı...yüzünde ki şaşkın ifade, derin bir aşkın kokusuyla bir anda sarmıştı bedenini. tutku acısız ve lezzetli, tadı huysuz ve eşsizdi. ona yaklaştı ve yatağın yanına oturdu yavaşça, hala dudaklarından bir kelime çıkmamıştı. Random da konuşmamıştı. yataktaki beyaz ince örtü beline kadar geliyordu ve vücudunun üst kısmının kusursuz şeklini sergileyerek çığlak bırakıyordu. asker vücudu...muhteşemliği tartışılmazdı.

Darya hiç bir şey söylemedi sadece derin baktı gözlerinin içine Random'ın. yavaşça ona doğru eğildi ve beline sarılıp başını göğsüne koydu. random titremeye başlayan sıcak bedenini, serin tutmaya çabalarken, ne yapacağına karar veremeyen elleri, zarfiçe Darya'nın saçlarına daldı. parmakları ağır ağır saçlarının her bir teline ruhla dokunuyordu....tutkuyla, şevhete ramak kala...ama iradeyle. Darya derin bir iç çekti,
sessiz fısıltı tadındaki ağlayışı, hıçkırığa döndü ve göz yaşları Random'ın çıplak bedenini ıslattı. Random, yavaşça Darya'nın kollarını tuttu ve yukarıya çekti opnu. artık yüzleri anı hizadaydı ve sıkıca sarılmışlardı birbirlerine. random ağlamasına izin verdi Darya'nın içinde ki kanı kusarmış gbiydi sanki...tutkulu duygulu...kaybetmeye dayanamayacağınız türden.

"şşşt ağlama bitanem..." Tek diyebildiği şey oldu bu Random'ın. Darya kendini tamamen boıraktı Rnadom'ın onu saran güçlü kollarına ve dizlerini yatağa çekti, cenin pozisyonundaydı, Rnadom'ın sarılışının altında ve hıoçkırark ağlıyorud. tüm hüznü, kini, öfkesi yavaş yavaş akıyordu sanki...Ona mı ihtiyacım vardı sadece? diye tekrarlıyordu içten içe. tutkuyla ağlamak bu muydu? bu muydu derin derin , sessizlikte boğulmak?

"Bırakma beni Rnadom yalvarırım bırakma..." Diye fısıldadı göz yaşlarının arasında. Random daha sarılıdı ona ve saçlarının arasına içtenliği eşsiz bir öpücük kondudu ve nefesini bıraktı, ipek saçlarına. Fısıltısı Darya'nın göz yaşları arasında uykuya dalışını bekledi adeta ve oda da azad edildi bir anda...en güzel tonlamasıyla ve yüreğinde ki melodilerle...bir ozana karşı yaşanan derin aşkın şiirleriye, tek br kelimenin şarkısı oldu hisleri...derince...


"Asla..."
Yaşam; ölümle onur arasında gidip gelen ince bir çizgiden ibaret..."Toprakla birim" kabul ediyorum bu sözü...
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 0 guests