by Sensei » Wed Sep 22, 2004 5:01 pm
-- Hiç bir şey göründüğü gibi değilidir gorath beni takip et.
Sensei gorath'ı arkasına alıp mağaranın derinliklerine doğru ilerledi.Tam mağaranın sonuna ulaştıkları zaman, sensei bir kaç kelime fısıldadı ve mağaranın bitiş duvarı birden açıldı. Gorath bu durum karşısında oldukça şaşkınlığa düşmüştü çünkü, dağ sanki tam ortasından oyulmuş ve gözün bile sonunu göreediği kadar büyük bir alan oluşturmuştu.
--Gorath, burası çok eskilere dayanan bir mabeddir. Etrafta gördüğün yapışarın mükemmeliği de buralara cüce elinin değdiğini gösterir.Buraya ilk geldiğimde , yeni vampir olarak dirilmiştim , etrafta saklanacak yer arıyordum, malum o zmanlar daha tam anlamıyla güçlenememiştim, açlık tüm bedenimi kasıp kavuruyordu. Bu öağarayı buldum, ama girişimde de farkettiğin gibi sanki kamuflaj olmuşçasına ancak yakınına gelindiğinde farkedilen bir yerdi burası.Saklanmak için çok iyi bir yer olduğunu düşünüp içeriy girdim ve içerisini araştırmaya başladım.Girişte pek bir şey olmamasına rağmen ileride yuvaya benzer yapılar buldum. İçlerinde hiç yumurtaya ait bir iz yoktu, yada bunu daha sonra anladım ki çok çok uzun zaman önce terk edilmişti. İleride , bir yuvanın içinde haraket olduğunu gördüm. Bir adam , gözleri kızıl karanlığı adeta aydınlatıyordu. Beni gördüğü an sanki çok heyecanlanmış gibi titreyerek konuşmaya başladı.
----Sen seçilmiş olansın. Geleceğin bana lanetli yıllarda bildirilmişti. Ölmüş ver dirilmiş olan bu mabed sana verilmek üzere bırakılmıştır.
-- Sonra kadim dillerden bir şeyler söylemeye başladı , bu kapıyı açtığım zamanki sözleri söylemeye başladı. Bu sözler ruhumu okşamaya başladı. Sonra ardından bana bir kitap uzattı , çok eski dokununca sanki toz olacakmış gibi. Kitabı elime aldığımda sanki tüm bedenim irkilmeye başladı, saf bir kötülük yayılıyordu bu kitapta.Arkamı dönüp o zadama baktığımda adam yok olmuştu. Ardından sadece bir fısıltı geliyordu. "Karanlık Efendi , dünyaya kaosu yay." Ardından içeriye girdim , içerisi bomboştu, ama dikkatime çeken şey hiç bir yerde bir toz taneciği bile yoktu. Duvarlarda hiç akıl sır erdiremediğim yazılar vardı. Kolonlarda bu yazılar daha da sıklaşıyordu. Kitabı okumaya koyuldum, buranın zmanında bir tapınak olduğunu söylüyordu. Zamanında yapılan bir savaştan sonra yenilgi üzerine kapısı lanetlenmiş ve içeriye girilmesi tamamen yasaklanmıştı. Bir anahta işareti vardı , kitap çok eski olduğundan onun önünceki kişiyi tam olarak göremiyordum. O kişinin altında Karanlık Efendi yazıyordu. Kitabın ilerideki sayfalarına doğru bir yoldaşın uzaklrdan cehennemim derinliklerinden geleceği yazılıyordu. Bu iki güç birleştikten sonra asık güç ortaya çıkacaktı. Her zaman bu yoldaşı aradım. Kitapta onu hissedeceğim yazılıydı, onunda beni hissedeceği. Günler geçti ben hep onu aradım , kadim kardeşliği aradım, ve şimdi o kişi karşımda ve beni dinliyor.
Sensei'nin yüzünde bir sırıtış ifadesi yayıldı. Gorath'ın gözleri alev alev olmuştu, kanındaki heyecan ve kötülük hissedilebiliyordu.Gorathla birlikte içeriye girdiler ve gorath içeride olanlar karşısında şaşırdı. Her taraf savaş malzemeleriyle dolu, içeride goblinler ,orclar savaş anteremanı yapıyordu. Tifileray ve solgrad ise bi yerde oturmuş sohbet ediyorlardı. Sensei ve Gorath'ı gördükleri anda hepsi birden dizlerinin üstüne çöküp."HOş GELDİNİZ EFENDİ!!!" dediler. Sensei elini kaldırıp onları susturdu.
--Cücelerin kralı , cehennemden geleni selamlayın. Bana gösterilen saygının aynını ona da gösterin. Bize bahşedilen kişi O'dur...
Etrafta büyük ses yankılanmaları oldu. Her biri Gorath'ın önüne gelip dizlerinin üstüne çöktüler ve saygılarını gösterdiler...
-- Hiç bir şey göründüğü gibi değilidir gorath beni takip et.
Sensei gorath'ı arkasına alıp mağaranın derinliklerine doğru ilerledi.Tam mağaranın sonuna ulaştıkları zaman, sensei bir kaç kelime fısıldadı ve mağaranın bitiş duvarı birden açıldı. Gorath bu durum karşısında oldukça şaşkınlığa düşmüştü çünkü, dağ sanki tam ortasından oyulmuş ve gözün bile sonunu göreediği kadar büyük bir alan oluşturmuştu.
--Gorath, burası çok eskilere dayanan bir mabeddir. Etrafta gördüğün yapışarın mükemmeliği de buralara cüce elinin değdiğini gösterir.Buraya ilk geldiğimde , yeni vampir olarak dirilmiştim , etrafta saklanacak yer arıyordum, malum o zmanlar daha tam anlamıyla güçlenememiştim, açlık tüm bedenimi kasıp kavuruyordu. Bu öağarayı buldum, ama girişimde de farkettiğin gibi sanki kamuflaj olmuşçasına ancak yakınına gelindiğinde farkedilen bir yerdi burası.Saklanmak için çok iyi bir yer olduğunu düşünüp içeriy girdim ve içerisini araştırmaya başladım.Girişte pek bir şey olmamasına rağmen ileride yuvaya benzer yapılar buldum. İçlerinde hiç yumurtaya ait bir iz yoktu, yada bunu daha sonra anladım ki çok çok uzun zaman önce terk edilmişti. İleride , bir yuvanın içinde haraket olduğunu gördüm. Bir adam , gözleri kızıl karanlığı adeta aydınlatıyordu. Beni gördüğü an sanki çok heyecanlanmış gibi titreyerek konuşmaya başladı.
----Sen seçilmiş olansın. Geleceğin bana lanetli yıllarda bildirilmişti. Ölmüş ver dirilmiş olan bu mabed sana verilmek üzere bırakılmıştır.
-- Sonra kadim dillerden bir şeyler söylemeye başladı , bu kapıyı açtığım zamanki sözleri söylemeye başladı. Bu sözler ruhumu okşamaya başladı. Sonra ardından bana bir kitap uzattı , çok eski dokununca sanki toz olacakmış gibi. Kitabı elime aldığımda sanki tüm bedenim irkilmeye başladı, saf bir kötülük yayılıyordu bu kitapta.Arkamı dönüp o zadama baktığımda adam yok olmuştu. Ardından sadece bir fısıltı geliyordu. "Karanlık Efendi , dünyaya kaosu yay." Ardından içeriye girdim , içerisi bomboştu, ama dikkatime çeken şey hiç bir yerde bir toz taneciği bile yoktu. Duvarlarda hiç akıl sır erdiremediğim yazılar vardı. Kolonlarda bu yazılar daha da sıklaşıyordu. Kitabı okumaya koyuldum, buranın zmanında bir tapınak olduğunu söylüyordu. Zamanında yapılan bir savaştan sonra yenilgi üzerine kapısı lanetlenmiş ve içeriye girilmesi tamamen yasaklanmıştı. Bir anahta işareti vardı , kitap çok eski olduğundan onun önünceki kişiyi tam olarak göremiyordum. O kişinin altında Karanlık Efendi yazıyordu. Kitabın ilerideki sayfalarına doğru bir yoldaşın uzaklrdan cehennemim derinliklerinden geleceği yazılıyordu. Bu iki güç birleştikten sonra asık güç ortaya çıkacaktı. Her zaman bu yoldaşı aradım. Kitapta onu hissedeceğim yazılıydı, onunda beni hissedeceği. Günler geçti ben hep onu aradım , kadim kardeşliği aradım, ve şimdi o kişi karşımda ve beni dinliyor.
Sensei'nin yüzünde bir sırıtış ifadesi yayıldı. Gorath'ın gözleri alev alev olmuştu, kanındaki heyecan ve kötülük hissedilebiliyordu.Gorathla birlikte içeriye girdiler ve gorath içeride olanlar karşısında şaşırdı. Her taraf savaş malzemeleriyle dolu, içeride goblinler ,orclar savaş anteremanı yapıyordu. Tifileray ve solgrad ise bi yerde oturmuş sohbet ediyorlardı. Sensei ve Gorath'ı gördükleri anda hepsi birden dizlerinin üstüne çöküp."HOş GELDİNİZ EFENDİ!!!" dediler. Sensei elini kaldırıp onları susturdu.
--Cücelerin kralı , cehennemden geleni selamlayın. Bana gösterilen saygının aynını ona da gösterin. Bize bahşedilen kişi O'dur...
Etrafta büyük ses yankılanmaları oldu. Her biri Gorath'ın önüne gelip dizlerinin üstüne çöktüler ve saygılarını gösterdiler...