Yunan Mit. Hakkında...

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Yunan Mit. Hakkında...

by Beckett » Sat Dec 24, 2005 9:30 pm

Pandora's Box:

Pandora Zeus'un yarattığı güzel kadın şeklinde bir yaratıktır.Pandora kibirli,ukala,kendini çok büyük gören yakışıklı ama kötü erkekleri ele geçirmek için oluşturulmuştur.Pandora onları cezbeder ve bildiğim kadarı ile kutusuna hapsederdi(yalnız kutuya hapsetme olayı biraz muallak).Bir gün Pandora nın kutusu açıldı ve bütün kötülükler dışarı çıktı.İçinde en son ve tek umut kalmıştı...

by Selkinemus » Sat Dec 24, 2005 6:40 pm

Pandoras kutusunu bileniniz varsa beni bilgilendirebilir mi???

by mefistofeles » Sat Dec 24, 2005 9:53 am

bunlar çok iyi oldu bizde eski yunanistanda geçen ve bu tanrılarla bu mitosların yuaşandığı bir rp panın flüdü hepinizi bekleriz .Ozanlar ve efsanelerle karışık bir oyun .....

by Darkgnome » Sat Dec 24, 2005 7:47 am

Yunan mitolojisi aslında çevredeki bütün efsanelerin alnarak birleştirildiği bir destanlar bütünüdür. Sadece yunanlılara ait değildir. O yüzden zaten çok sevilmiştir. Tek bir halkın değil pek çok halk ve ırkın bileşiminden oluşmaktadır.

by Asasin » Sat Dec 24, 2005 5:01 am

bence de yunan mitolojisi çok geniş ve detaylıdır. ve farklı kaynaklar farklı açıklamalar yapar. ben bi ara ciddi ciddi yunan mitolojisine kafa yormuştum. benimde favorim poseidondur. atı kendisi yaratmıştır ( mitolojide tabiiki ) tridenti vardır falan filan

İskandinav mitolojisi de süperdir. orada da Loki, korkunç kurt fenrir (lokinin canavar oğludur kendisi) ve thoru severim
harry potter 6. kitapta da fenrir greybek diye bi karakter vardır (kurtadam olarak, çok hoşuma gitmişti ) :twisted: :twisted:

by Hükümlü » Mon Oct 11, 2004 11:30 pm

başka bir başlığa yazdığım helios profili :) bende bir şeyler karalamak isterdim aslında ama ne halim var ne de canım istiyor :D öle kaldı yani...


HELİOS!!

Helios herşeyi görendir. o güneşin asıl temsilcisidir! Apollon ile karıştırlmamalıdır. Helios hergün pırıltılar içersindeki şatosundan ayrılır ve gürbüz atların çektiği arabasına atlayarak gökyüzünü baştan başa kateder. ondan sonra atlarını okeanos'un suyunda yıkar ve bir kayıkla tekrar doğuya gider. BU böylece deavm eder. Helios aynı şekilde apollon gibi çok yakışıklı, kaslı bir delikanlı olarak gösterilir. saçları güneş ışınlarından oluşmuştur. o herşeyi görür. Afrodit'in Ares ile olan kaçamağını hephaistos'a söyleyen odur, demeter'in hades tarafından kaçırılan kızı persephoneyi haber veren yine odur. onuın gözündan hiçbir şey kaçamaz! o her zaman parıltılı sarayında oturur ve herkesi, herşeyi görür. Tanrılar bile onun gözündan kaçamaz. Aynı zamanda alçakgönüllüdr helios. Tanrılar, titanlar ila yapılan savaştan çıktıklarında dünyayı paylaşırken helios yanlışlıkla es geçilmiş ve ona bir yer bırakılmamıitır. bundan üzülen zeus paylaşımın tekrar yapılmasını ister ama helios her hangi bir huzursuzluğa yol açmamak için bunu kabul etmez. o sırada yeni oluşmuş bir adayı gözüne kestirir ve orayla yetinir. bu ada Rodos adasıdır. dediğim gibi helios alçakgönüllü olduğu gibi adildirde. bu görüş yetisini hiçbir zaman kendine lehine kullanmamıştır.

Aslında mitoloji karizmatik kişiler geçidirir aslında. hepsi kendine özgüdür.
Hermes, Zeus, dionysos, artemis, hera...hepsi hepsi
ama benim favorim

HELİOS'TUR! GÃ?NEşİN ASIL VE ASİL TEMSİLCİSİ:

by Lysana » Mon Oct 11, 2004 7:34 am

Dl nin başlangıca yunan mit.lere benzemiş sanki :roll:

by The_Exile » Sun Oct 10, 2004 9:35 am

Biz bunları ders olarak görüyoruz.
Hatta Zeus kızıyor bir ara sel yaratıyor millet ölüyor 2 tane günahsız karıyla kocası kalıyor.Kocası fırsattan istifade "eee insanlığı devam ettirmeliyiz canım"diyor sonra taş falan atıyorlar aslana,insana falan dönüşüyor bu taşlar ve şimdiki insan soyu yaratılıyor.
Dersi dinlemediğim için aklımda kalanlardı bunlar.

Germen mitolojisini tek geçerim tabii.Yunan yanına yaklaşamaz Germenin.

Hele beleşçi devin bütün sütünü sağıp içmesi yüzünden sefil olan ve mineral almak için taşı yalıyan ineğe hastayım mütemadiyen.

by astarte » Fri Oct 08, 2004 8:11 pm

yaaa inanamıyorum :(

gerçekten son mu,:(

ben o adamı bi daa nerde görcem

by Blasted » Wed Oct 06, 2004 6:43 pm

Kusura bakmayın ikikere pastlamışım mod.lardan düzeltimesini dilerim..

by Blasted » Wed Oct 06, 2004 5:47 pm

İşte size ZEUS'un hikayesi. Ama benim favori tanrım Poseidon :)

Kronos ile Rhea'nın evliliklerinden Hestia, Demeter, Hera adlarında üç kızla, Hades, Poseidon, Zeus adlı üç erkek çocuk dünyaya geldi. Babası Uranos'u öldürüşünü unutmayan Kronos, kendisinin de oğullarından aynı karşılığı göreceğinden korkuyordu. Bu yüzden karısının her yeni doğurduğu çocuğu yutup, karnında saklıyordu.

Rhea, yalnız Zeus'u onun elinden kurtarabildi. Tanrıça, gecenin karanlığından faydalanarak çabucak koşup Girit Adası'nda İda Dağı'nın tepesine çıktı. Ã?ocuğunu da beraber götürmüştü. Gaia, çocuğu aldı ve onu bir mağaranın dibine sakladı.

Rhea, kocaman bir taşı kundak bezlerine sarıp Kronos'a verdi. Kronos bu taşı da hemen yuttu, oğlunun dünyada yaşadığını bilmiyordu. İlerleyen zaman içinde oğlu büyüyüp yenilmek nedir bilmeyecek, sıkıntı nedir duymayacak, gücü ve kuvveti ile babasını kendisine boyun eğdirecek, onun bütün imtiyazlarını, şan ve şerefini elinden alacak, onun yerine bütün ölmezlerin başı olacaktı.

Gerçekten Zeus, ormanların sık dalları arasında büyüdü; keçi sütünü emdi; bağırmalarını babası duymasın diye Kuretoslar da onun başında kalkanlarını çarparak gürültüler çıkardılar.

Olgunluk çağına gelince saklandığı mağaradan çıktı. Kronos'u yuttuğu tanrıları ve taşı çıkarmaya zorladı. Sonra onu gökten kovup dünyanın ta dibine, yerin ve denizin alt tabakasının daha da altına attı.

Zeus, karısı Hera, çocukları, kardeşleri ve öbür tanrılarla birlikte Olympos Dağı'na yerleşip saltanat sürmeye başladı. Fakat bu sefer de karşısına; Gaia ile Uranos'un Othrys Dağı'na yerleşmiş oğulları Titanlar çıktı. Her iki taraf, ellerine kocaman kayalar alıp savaşmaya başladılar. Titanlar, Pelion Dağlarını Ossa Dağı'nın üzerine yığarak Olympos'a tırmanmaya çalıştılar. Savaşın gürültüsünden gökler, yerler, denizler sarsıldı, Tartaros yani cehennem bile o yaygara ile çalkalandı. Fakat Zeus'un Tanrısal silahına, yıldırımına hiçbir şey dayanamadı.

Bereketli toprak titreyerek yanıyor, her şey kaynıyordu. Yerler parçalandı, dağlar eridi ve Titanlar yenilerek Tartoros'a atıldılar. Hepsi de zincirlere vuruldu ve üzerlerine üç yüz kaya yuvarlandı.

Helland, toprağı, yüksek dağları, derin uçurumları ile karmakarışık bir manzaraya sahipti. Eski Yunanlılar, bunu Zeus'un Titanlarla olan savaşına bağlar. Bundan sonra ilk zamanlardaki karışıklık sona erdi. Kâinat düzen buldu. Tabiatın kaba, vahşi ve kör kuvvetleri; Tanrısal zeka tarafından yenilmiş ve emir altına alınmış oldu.

Kronos ile Rhea'nın evliliklerinden Hestia, Demeter, Hera adlarında üç kızla, Hades, Poseidon, Zeus adlı üç erkek çocuk dünyaya geldi. Babası Uranos'u öldürüşünü unutmayan Kronos, kendisinin de oğullarından aynı karşılığı göreceğinden korkuyordu. Bu yüzden karısının her yeni doğurduğu çocuğu yutup, karnında saklıyordu.

Rhea, yalnız Zeus'u onun elinden kurtarabildi. Tanrıça, gecenin karanlığından faydalanarak çabucak koşup Girit Adası'nda İda Dağı'nın tepesine çıktı. Ã?ocuğunu da beraber götürmüştü. Gaia, çocuğu aldı ve onu bir mağaranın dibine sakladı.

Rhea, kocaman bir taşı kundak bezlerine sarıp Kronos'a verdi. Kronos bu taşı da hemen yuttu, oğlunun dünyada yaşadığını bilmiyordu. İlerleyen zaman içinde oğlu büyüyüp yenilmek nedir bilmeyecek, sıkıntı nedir duymayacak, gücü ve kuvveti ile babasını kendisine boyun eğdirecek, onun bütün imtiyazlarını, şan ve şerefini elinden alacak, onun yerine bütün ölmezlerin başı olacaktı.

Gerçekten Zeus, ormanların sık dalları arasında büyüdü; keçi sütünü emdi; bağırmalarını babası duymasın diye Kuretoslar da onun başında kalkanlarını çarparak gürültüler çıkardılar.

Olgunluk çağına gelince saklandığı mağaradan çıktı. Kronos'u yuttuğu tanrıları ve taşı çıkarmaya zorladı. Sonra onu gökten kovup dünyanın ta dibine, yerin ve denizin alt tabakasının daha da altına attı.

Zeus, karısı Hera, çocukları, kardeşleri ve öbür tanrılarla birlikte Olympos Dağı'na yerleşip saltanat sürmeye başladı. Fakat bu sefer de karşısına; Gaia ile Uranos'un Othrys Dağı'na yerleşmiş oğulları Titanlar çıktı. Her iki taraf, ellerine kocaman kayalar alıp savaşmaya başladılar. Titanlar, Pelion Dağlarını Ossa Dağı'nın üzerine yığarak Olympos'a tırmanmaya çalıştılar. Savaşın gürültüsünden gökler, yerler, denizler sarsıldı, Tartaros yani cehennem bile o yaygara ile çalkalandı. Fakat Zeus'un Tanrısal silahına, yıldırımına hiçbir şey dayanamadı.

Bereketli toprak titreyerek yanıyor, her şey kaynıyordu. Yerler parçalandı, dağlar eridi ve Titanlar yenilerek Tartoros'a atıldılar. Hepsi de zincirlere vuruldu ve üzerlerine üç yüz kaya yuvarlandı.

Helland, toprağı, yüksek dağları, derin uçurumları ile karmakarışık bir manzaraya sahipti. Eski Yunanlılar, bunu Zeus'un Titanlarla olan savaşına bağlar. Bundan sonra ilk zamanlardaki karışıklık sona erdi. Kâinat düzen buldu. Tabiatın kaba, vahşi ve kör kuvvetleri; Tanrısal zeka tarafından yenilmiş ve emir altına alınmış oldu.

[/b]

by Firble » Wed Oct 06, 2004 3:19 am

Benim favori tanrımı unuttun Pan.. Tanrılar içinde neşeyi en iyi bilen ve hisseden tanrı... Her ne kadar günümüzün yozlaşmış görüşü onun müziğini aşağılayıp Apollonun kini övsede Bildiğim kadarı ile gerçek hikayeden onun daha güzel çaldığı kabul ediliyor.

by fingolfin » Wed Oct 06, 2004 2:12 am

Valla mitolojideki Ares pek iyi bilinmez. Savaş Tanrısı da olsa, ölümlüler tarafından bile alt adilir. Herakles şamar oğlanı yapar, Diomodes Athena'nın eliyle onu yaralar, ismini hatırlayamadığım iki kardeş onu sihirli bir küpe hapsder - Hermes gelip onu kurtarana kadar orda kalır. Bu ezikliklerinin yanı sıra, kendisi ikiyüzlü ve hesapçı bir tanrı olarak tanınır. :)

Re: Yunan Mit. Hakkında...

by Ares » Wed Oct 06, 2004 2:02 am

konunun çok çok disi=

cilek wrote:Ares = Zeus ile Hera'nın oğlu. Savaş Tanrısı.
yani bu adi bosuna seçmemi_iz :D

by fingolfin » Wed Oct 06, 2004 1:52 am

Elbette yunan mit'i iki-üç satıra sığmayacak kadar detaylı ve geniş. O sebepten hereks yazmaya değer bulduğu birşeyi yazarsa sanırım ufakta olsa hepimizi aydınlatıcak bir kaynak olur. Ben en sevdiğim tanrılardan biri olan Apollon hakkında şöyle bir kopya pastası yapayım :)

Bir gün Apollon Thessalia'da kıyıları ağaçlarla gölgelenen Peneus ırmağı kenarında, güzel genç bir kız gördü. Bu güzelin adı Daphne idi ve Apollon görür görmez ona aşık olmuştu.

Daphne ormanların derinliklerinde dolaşmaktan zevk alıyordu, ay ışığında yabani hayvanları kovalamak avlamak en büyük eğlencesi idi. Yalnız başına dolaşmayı çok seviyordu. Dahası Daphne hayatı boyunca yalnız yaşamaya yemin etmişti. Erkeklerden nefret ediyordu bu yüzden evlenmeyi kesinlikle istemiyordu. Fakat Apollon ona delicesine tutulmuş peşini bırakmıyordu.

Ormanda karşılaştıklarında Tanrı Apollon güzeller güzeli bu kızla konuşmak istedi ancak Daphne ondan korkarak koşmaya başladı. Apollon ne dediyse onu durmaya ikna edememişti, Daphne korkmuştu bir kere. Yorgun düşene kadar koştu koştu, daha fazla koşacak gücü kalmadığında yere yıkıldı ve toprak anaya yalvarmaya başladı. "Ey toprak ana beni ört beni sakla, kurtar" Toprak ana onun yakarışını duymuştu, az sonra Daphne yorgunluktan ağrıyan bacaklarının sertleştiğini, odunlaşmaya başladığını hissetti. Gri renginde bir kabuk göğsünü kapladı. Güzel kokulu saçları yapraklara dönüştü ve kolları dallar halinde uzandı, küçük ayakları ise kök olup toprağın derinliklerine doğru indi.

Apollon sevdiği kıza sarılmak isterken bu Defne ağacına çarpınca şaşırdı. O günden sonra Defne ağacı Apollon'un en sevdiği ağaç oldu, ve defne yaprakları genç tanrının saçlarının çelengi oldu.

Top