Yüzleşme

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Yüzleşme

by Daeya » Thu Jan 27, 2005 4:50 am

Klammt'ın ilk adımından sonra, diğerlerinin de gelmesini bekledi ve bir tereddüt yaşayıp yaşamadıklarını anlamak için, yüz ifadelerine türlü manalar vermek için onlara baktı. Tahmin ettiği gibiydi. Hateb'in yüzüne baktığında, kafasında birçok soru işareti olduğunu gördü. Bu sorular belki nereye gideceklerini ya da bu yolculukta nelerle karşılaşacaklarını bilmediğinden kaynaklanıyordu. Bakışlarını Bledran'a çevirdiğinde; hiçbir şeyden haberi olmayan saf bir çocuğun bakışlarını gördü. Ama bu bakışlarda kararlılık, büyük bir cesaret vardı. Ve korku...

Diğer ikisi de dışarı, Klammt'ın yanına geldiklerinde, aralarında sessiz birkaç dakika geçti. Sadece bakışlar konuşuyordu, sözcüklere gerek kalmıyordu. Her biri yüreğinden geçenlere sanki ayna tutuyor, ve bunlar yüzlerine, daha çok da bakışlarına yansıyordu.

Sessizliği bozan bu sefer Bledran oldu ve Klammt'ın beklediği soruyu sordu.

"Nereye gidiyoruz? Ve neden?"

by CHANGES » Thu Jan 27, 2005 12:37 am

İlk önce gözetleme deliği kapandı.Ardından kapının arkasındaki bir kaç mekanizmanın sesi geldi.Kapının arkasındaki bir kaç tuzak itinayla kaldırıldı.Kapı sadece buraya gelen yabancıların kullandığı giriş şekliydi.Loncanın bütün üyeleri buraya girişi binanın altındaki kanalizasyon kapaklarından yapıyordu.
Büyücü içeriye girdi,karşısında iri yarı tek gözü korsan bandı ile kapatılmış kel bir adam vardı.Saçlarının bir kısmı arkada bırakılmış onlarda uzatılıp örülmüştü.Bu saçların ucunda ise parlayan keskin çelik bir bıçak vardı.Büyücü içeriye girdikten sonra adam sokağa son bir bakış fırlattı ve kapıyı adamın arkasından kapattı.Kapının üzerinde tüm tuzakları itinayla yerleştirdi.Bu sırada loncanın elemanları birer ikişer gizlendikleri yerlerden çıkmışlardı.Hiçbirisi açıkça büyücüye bir tehdit oluşturmasa da elleri silahlarının kabzalarındaydı.
-Hızlı hançer!
diye belirtti büyücü.Tek isteği onunla görüşmekti.
Gelen adam bir büyücü hele bir de kara cüppeli olmasa içeriye girdiği andan itibaren başına gelmeyen kalmazdı ama büyücüler loncanın hem işbirlikçisi hem de düşmanı sayılırdı.Bu yüzden loncanın paşası söylemediği sürece hiç bir hırsız bir büyücüyle uğraşamazdı.
Kel adam büyücüye kırmızı bir halı serilmiş ahşap merdivenleri işaret etti.
-Bu taraftan bayım.Eminim ki sizi bekliyordur öyle değilmi?
Büyücü yavaşça kel adama döndü ve suratına anlamsızca baktı.Sonra hiçbirşey olmamış gibi merdivenleri tırmanmaya başladı.

by Daeya » Sun Jan 09, 2005 10:52 am

"Herkes burada hazır olduğuna göre daha fazla vakit kaybetmenin bir anlamı yok" diyerek kapıya doğru yöneldi Klammt. Arkasına bakmadan kapıyı açtı ve esen rüzgarın yüzünü tokatlamasıyla birlikte çıkacakları yolculuğun boyutları geldi aklına.

Kapıdan dışarı ilk adımını atmıştı.

Ve işte yolculuk başlıyordu...

by CHANGES » Thu Jan 06, 2005 12:39 am

Kara cüppe büyücünün arkasında dar yolları süpürmeye devam etti.Karanlık iyiden iyiye ortalığa hakim olmuştu ama bu adam nereye gideceğini çok iyi biliyordu.İki katlı yıkık bir evin önünde durdu,pencereleri tahtalarla kapatılmış kapısı ise arkadan sürgülenmişti.
Büyücü kapıya yaklaştı ilk önce iki kez sonra da bir kez olmak üzere kapıya vurdu.Kapıdaki gözetleme deliği açıldı aynı anda büyücünün kulakları tepede bir yerde bir arbaletin kurulma sesini yakalamıştı.

-Ne istiyorsun?

Delikten bakan adamın pis nefesi büyücünün suratına geliyordu.

-Hızlı hançer

Bu Swipf Dak ın lonca içindeki adıydı.Loncada hiç kimse bir diğerinin tam adını bilmezdi.Bir nevi güvenlik önlemiydi,eğer yakalanan olursa en azından isim veremezdi.Lonca birbirine güvenden ziyade güvensizlik üzerine kurulu bir sistemle işliyordu.

by Daeya » Wed Dec 29, 2004 1:32 am

Klammt önce itiraz etti ama söylediklerinde bir mantık olmadığını anlayınca yine susmayı yeğledi. Odanın içinde hala volta atıp duruyordu. Hateb'e "Bledran ne olacak" diye sordu. Onu yalnız bırakamazdı. Klammt gayet sakin ve telkin edici bir söz tonuyla çocuğun da gelebileceğini, bir destek, bir güç oluşturabileceğini açıkladı. Aslında Hateb bunun tam tersini düşünüyordu, çocuk tam bir ayak bağı olabilirdi. İşini kolaylaştıracağı yerde daha da zorlaştırıyordu. Ama bunu yapmak zorundaydı büyücünün yardımına ihtiyacı olacaktı..

"Hadi artık yeter bu kadar dolandığın! Ã?ocuğu çağır hazırlanmasını söyle!!" sesinin tonunda şimdiye kadar hiç olmadığı kadar öfke ve ciddiyet vardı. ve bu da Klammt'ı şaşırtmış, afallatmıştı. Bunun üzerine çocuğu çağırdı hazırlanmasını emretti. Kendisi de eşyalarını hazırladı. Artık yola çıkmaya hazırdılar.

by CHANGES » Wed Dec 29, 2004 12:38 am

İkili kendisinden bu kadar emin büyücü karşısında tedirgin oldular.Ama yinede buralar onların kontrolündeydi ve izinsiz giriş yapacak bir yabancı sadece kendi hayatına değil onların da hayatına mal olabilirdi.

-Pekala büyücü ne istiyorsun!

-Geçeceğim bir randevum var ve geç kalıyorum!

-Kiminle?

-Bu seni ilgilendirmez,seni ilgilendirecek tek şey eğer yolumu açmaz ve randevuya geç kalırsam bunun nedeninin sen olduğunu buluşacağım kişiye ileteceğimdir.Gerisi sizin hukukunuza kalır.

İki serseri birbirine baktılar ne yapmaları gerektiği konusunda kararsızdılar.Eğer geçmesine izin verirler ve büyücü hain çıkarsa ölebilirlerdi,ama eğer geçmesine izin vermezlerde önemli birisini bekletirlerse ölmek için yalvarırlardı.Seçimleri acısız olandan yana oldu.

by Daeya » Wed Dec 22, 2004 2:08 am

Bütün bunlardan habersiz bir şekilde, içinde oldukları durumun farkında olmadan ki en azından Klammt için öyleydi birbirlerine boş gözlerle bakmaya devam ediyorlardı. Hateb sessizliği bozdu ve "artık burdan çıkmamız gerekli. Gerekirse günlerce yol alacağız. Ama burda da güvende değiliz. Bir an önce hazırlan da yola çıkalım." dedi. Hateb için herşey çok kolay olacaktı. En azından böyle düşünüyordu.

Nereye gideceklerini iyi biliyordu Hateb ama bunu Klammt'a söylemeye niyeti yoktu. Eğer sorarsa da o zaman bir yalan uydurabilirdi. Bir an önce istediğine ulaşmalıydı. Bu iş ne kadar uzarsa o kadar kötü olurdu Hateb için...

by CHANGES » Mon Dec 20, 2004 10:12 pm

Yollar artık iyice daralmıştı,ortamın haddinden fazla sessiz olması büyücünün dikkatini çekmişti.Hızlı hızlı büyülerinin sözlerini aklından geçirdi bir yandan da gölgelerden ilerlemeye devam ediyordu.Buraya ne kadar sık gelirse gelsin o hala burada yaşayanlar için bir yabancıydı ve muhtemel bir av olarak görülüyordu.sokağın sonuna yaklaştığında büyücü derin bir nefes aldı çünkü artık nispeten daha aydınlık bir yere çıkmak üzereydi ve artık buradan sonrası loncanın kontrolünde olan yerlerdi.
Bir kaç adım daha attıktan sonra duvara dayanmış gölgeler içerisinde iki silüet gördü.Kendi aralarında konuşuyor gibilerdi,büyücünün geldiğini gördüklerinde düzeldiler ve sustular.Soldakinin arkasına giden elinde bir metal parlaması ayışığında belli olmuştu.

-Sen şehirli büyücü,gece vakti buralarda gezmenin tehlikeli olduğunu bilmiyormusun?

-Peki ya sen bir büyücüyle böyle konuşmanın tehlikeli olduğunu bilmiyormusun?

Ses ürkütücü ve kendinden emin bir şekilde çıkmıştı.Eğer en ufak bir zayıflık belirtisi gösterirse bu ikisinin onun üzerine saldıracağından emindi.
Aslında aralarındaki mesafe ikisine birden ciddi zararlar verebilecek büyüleri için yeterli bir zaman sağlardı ama biliyordu ki etrafta bu ikisinden çok daha fazlası olmalıydı.Bu nedenle belki de büyü sözlerine başlayamadan sırtından giren bir bıçak ölümüne neden olabilirdi.

by Daeya » Sat Dec 18, 2004 9:28 am

Hateb ile Klammt ise hala ortak bir sonuca varamamışlardı. Zaman aleyhlerine işliyordu. Klammt'ın kafası karışmış, bilinmeyen bir cevabın sorusunu yöneltmişti. Hateb ise yarı memnundu ama o da korkuyordu. Memnun olmasının nedeni istediği şeyi kısa yoldan elde edebilecek düşüncesiydi...

Hala hararetli tartışmalar yaşanıyordu.

by CHANGES » Fri Dec 17, 2004 9:41 pm

Kriissak Quassir siyah cüppesi arkasından kulenin koridorlarını süpürürken dışarı çıkmak için acele ediyordu.Bu acelesinin nedeni geç kalmak üzere olduğu randevusuydu.Loncadaki dostlarından Swipf Dak ona çok önemli bir haberi olduğunu iletmişti.Tabii bu haberin karşılığı da olmalıydı.Bunların tümü daha sonra düşünülecek konulardı,şimdi yapması gereken bir an önce eski limanın harebelerinin olduğu yere gitmekti.Burası Swipf ile buluştukları ve ticaret yaptıkları yerdi.Tamamen loncanın kontrolünde olan bu bölgeye giren yabancılar genelde değerli eşyalarından fazlasını kaybederdi.Dar sokaklar,yıkık binalar, aydınlatmadan yoksun alanlar tam gölgenin çocuklarına uygun yerlerdi.Buralarda onlarca müttefiki gizlenirken hepsi en ufak bir korku bile duymadan herkesle yüzleşebiliyordu.
Meşaleler ve yağ kandilleri ile aydınlatılmış yollarda gölgeler içerisinden ilerledi büyücü.Eski limana yaklaştıkça yollar daralıyor ışıklar azalıyordu.Evler yıkık dökük ve baştan savma yapılmıştı.Bu kesimde oturan halk üç beş altın için herşeyi yapabilecek bir yapıdaydı.

by Daeya » Thu Dec 16, 2004 11:21 pm

[/i]Kaçamayız ama en azından neyin peşinde olduklarını öğrenmemiz gerekli.

İşte Hateb'in beklediği soru da buydu...Bu cümle sanki kulaklarında çınlıyordu. Büyük bir rahatsızlık duymuştu. Bir bakıma yalan söylüyordu eski dostuna (dostu muydu ki!!) çünkü kendisi neyin peşinde olduğunu neyi aradığını biliyordu. Bu oyuna Klammt'ı da dahil etmişti. Söz konusu olan basit bir şey değildi ne de olsa.

-Evet ama nasıl öğrenebiliriz ki bunu? Ayrıca bu başımızı daha da büyük bir belaya sokmaz mı?!
[/b]

by CHANGES » Wed Dec 15, 2004 9:16 pm

Bu fikir Klammt ı tedirgin etti.Aslında dostunun söyledikleri Klammtın kafasında bir köşeye atmış olduğu korkusuydu ve Hateb gidip onu sakladığı yerden çıkartıyordu.Rahatsız bir şekilde koltuğunda doğruldu.
Bir eliyle sakalını sıvazladı ve düşünmeye koyuldu.Bu sırada Hateb sessizliği bozacak bir şey yapmadı sadece ve sadece dostuna büyük bir sabırla baktı.Klammt ayağa kalktı ve odanın içerisinde bir ileri bir geri yürüyerek dolaşmaya başladı.

-Evet Hateb sanırım söylediklerinde haklısın,eğer sen buraya gelebiliyorsan onların da gelmeleri zor değil.Tabii senin buraya geldiğinden haberleri varsa.Hatta bu olmasa bile seni tanıyanları biraz olsun korkuturlarsa bunu öğrenebilirler.Bu durumda yola çıkmış bile olabilirler.Ama hala ne yapmamız gerektiği konusunda şüphelerim var.

Piposunu aldı bir yandan konuşuyor bir yandan da içine tütünleri koyuyordu.

-Evet doğru şehirde kalmak pek akılcı olmayabilir ama ne yapabilirz ki sürekli kaçamayız.

-Kaçamayız ama en azından neyin peşinde olduklarını öğrenmemiz gerekli.

Klammt piposunu yaktı ve derin bir nefes çekti.

by Daeya » Wed Dec 15, 2004 4:00 am

Bledran duyduğu iki cümle için bilgilerini tekrarlıyordu. Acaba biliyor muydu onların önemini ya da ne olduklarını. Tekrar kulağını dayadı kapıya ve dinlemeye devam etti. İçeride konuşulanlar ne ise gerçekten ciddi bir konuya benziyordu.

Klammt dikkatle dinlemişti ama içini kaplayan bir huzursuzluk nedeniyle istemsiz olarak "burada öyle şeyler olamaz ve bu yüzden de burada güvenli sayılırız. Senin söylediklerin çok uzaklarda kaldı."

Hateb ise alaycı bir gülümsemeyle karşılık verdi. "Ya buraya ulaşılırsa..? Ne de olsa burası o kadar da koruma altında olan bir şehir değil." Üstüne basa basa "Sadece bir liman şehri.."

by CHANGES » Wed Dec 15, 2004 12:51 am

Hateb biraz gerginleşti,işin ne kadar ciddi olduğunu anlatmak için Klammt a bildiklerini anlatmaya karar verdi.

-Bundan 4 hafta kadar önceydi,zengin bir tüccar bana çölde kılavuzluk etmem için dolgunca bir ücret ödedi.Ben ve adamlarım hem kervanın korumasından sorumlu olacak hem de kılavuzluk edecektik.Yolculuk 1 hafta sürdü ve geriye geldiğimde dostlarımdan birkaçı beni karşıladı.
Gelen adamları tarif ettiler ve endişeleri yüzlerinden okunabiliyordu.Aslında kurukafa ve gül figürleri dışında beni korkutan pek bir şey yoktu ama aynı gece evime döndüğümde heryerin dağıtılmış olduğunu gördüm.Klammt bu adamlar ciddi ve aradıkları şey için her şeyi göze almışlar.

Klammt söylenenleri dinliyordu,aslında korkacak pek birşey olmadığına inanıyordu.Ã?ünkü bu aramalar buradan çok çok uzaktaki çöl şehirlerinde yapılıyordu ve burada yani kuzeyin liman kentinde güvende olacağını düşünüyordu.Yine de bir şekilde içini kaplayan bu huzursuzluğa engel olamıyordu.

Bu sırada kapının dışında Bledran söylenenleri duymaya çalışıyordu.Aradan tek tük seçebildiği kelimeleri birleştirmeye çalışıyordu.
şimdiye kadar anladığı tek şey kurukafa ve gül amblemi idi.

by Daeya » Tue Dec 14, 2004 4:30 am

-Son zamanlarda kulağına hiç garip bir şeyler gelmedi değil mi?
-Ne gibi?
-Bilmiyorum. O yüzden sana soruyorum.

Klammt, karşısında duran adamın ağzından laf almaya çalışıyordu. Acaba daha önce duymuşmuydu bildiği şeyin adını ya da gücünü. Ã?ünkü aradığı şeyin ne olduğunu öğrenirse ortaya daha fazla anlaşmazlık çıkacaktı. Ne de olsa karşısında duran bu adam bir büyücüydü...

Top