by Shadowmaster » Mon Sep 13, 2004 5:42 am
Onur kelimesi, birinin kendisine karşı duyduğu saygısıdır. Bir hırsız asla kendisine karşı saygı duyamaz, eğer ki onurlu olması için öne sürdüğünüz saygıyı yeteneğe, çaldığı kişiye, çaldığı şeye bağlıyorsanız, o zaman, onurlu bir çalma eylemini ya da söz konusu hırsızın kendi yeteneğine duyduğu saygıyla ifade ederiz.
Kötü olsa bile bir başkasından çalan ve onu kullanan hırsız, nasıl olur da kendi içinde kendine saygı duyabilir?
Bir hırsız bence onurlu olabilir.
Onurlu olan bir hırsız demek, aptal bir birey demektir.
Ne yaptınız? Kötü olan, bizzat şeytandan para mı çaldınız?
şeytanın parası cebinizde?
O halde siz, diyelim, Türkiye'de, bir gün, bir uyuşturucu satıcısının cüzdanını buldunuz -ve onun bir uyuşturucu satıcısına ait olduğunu biliyorsunuz- bu cüzdandaki parayı iyilik amaçlı kullanırsanız, gerçekten de onurlu olacağını mı zannediyorsunuz?
''Kirli para'' diye bir deyim duymadınız mı?
O halde, şöyle yapalım.
Biz, içinde kötülük olan insanlara uyuşturucu satalım. Sonra bu uyuşturucudan kazandığımız parayla da iyilik yapalım!
Ne kadar da onurlu bir davranış!
Kaldı ki onur, insanın kendi içinde biten bir şeydir. Yani söz gelimi, iki kişi var, biri ben, diğeri o. Ben onun onurlu olup olmadığını söyleyemem.
Ã?ünkü onur, kalbinin hangi hızla attığını bilmek gibi bir şeydir. Kişi kendine saygı duyuyorsa onurludur. Duymuyorsa onursuzdur. Buna ben değil o kişi karar verir.
İkinci bir kişi asla söz konusu değildir, onurlu, önermesi söz konusu olduğunda.
Peki neden onurlu bir hırsız varsa, bu birey ahmaktır dedim?
Ã?ünkü yukarda da uyuşturucu satıcısı örneğinde açıkladığım gibi, nasıl iyi birinden para çalmak yerine kötü birinin parasını çalıyorsanız -ki o da kötü emellerle kullanılmaktadır- ve bu yanlış önermeyi, kendinizce doğru kabul ediyorsunuz, yanlışı biliyorsunuz demektir ki, yanlışı bilmek cahilliktir, cahillik ahmaklık demektir.
Bilimin olmadığı yerde cehalet ilimdir, derler.
Onurlu bir hırsızın ilminin cehaletten farkı yoktur denebilir.
Onur kelimesi, birinin kendisine karşı duyduğu saygısıdır. Bir hırsız asla kendisine karşı saygı duyamaz, eğer ki onurlu olması için öne sürdüğünüz saygıyı yeteneğe, çaldığı kişiye, çaldığı şeye bağlıyorsanız, o zaman, onurlu bir çalma eylemini ya da söz konusu hırsızın kendi yeteneğine duyduğu saygıyla ifade ederiz.
Kötü olsa bile bir başkasından çalan ve onu kullanan hırsız, nasıl olur da kendi içinde kendine saygı duyabilir?
Bir hırsız bence onurlu olabilir.
Onurlu olan bir hırsız demek, aptal bir birey demektir.
Ne yaptınız? Kötü olan, bizzat şeytandan para mı çaldınız?
şeytanın parası cebinizde?
O halde siz, diyelim, Türkiye'de, bir gün, bir uyuşturucu satıcısının cüzdanını buldunuz -ve onun bir uyuşturucu satıcısına ait olduğunu biliyorsunuz- bu cüzdandaki parayı iyilik amaçlı kullanırsanız, gerçekten de onurlu olacağını mı zannediyorsunuz?
''Kirli para'' diye bir deyim duymadınız mı?
O halde, şöyle yapalım.
Biz, içinde kötülük olan insanlara uyuşturucu satalım. Sonra bu uyuşturucudan kazandığımız parayla da iyilik yapalım!
Ne kadar da onurlu bir davranış!
Kaldı ki onur, insanın kendi içinde biten bir şeydir. Yani söz gelimi, iki kişi var, biri ben, diğeri o. Ben onun onurlu olup olmadığını söyleyemem.
Ã?ünkü onur, kalbinin hangi hızla attığını bilmek gibi bir şeydir. Kişi kendine saygı duyuyorsa onurludur. Duymuyorsa onursuzdur. Buna ben değil o kişi karar verir.
İkinci bir kişi asla söz konusu değildir, onurlu, önermesi söz konusu olduğunda.
Peki neden onurlu bir hırsız varsa, bu birey ahmaktır dedim?
Ã?ünkü yukarda da uyuşturucu satıcısı örneğinde açıkladığım gibi, nasıl iyi birinden para çalmak yerine kötü birinin parasını çalıyorsanız -ki o da kötü emellerle kullanılmaktadır- ve bu yanlış önermeyi, kendinizce doğru kabul ediyorsunuz, yanlışı biliyorsunuz demektir ki, yanlışı bilmek cahilliktir, cahillik ahmaklık demektir.
Bilimin olmadığı yerde cehalet ilimdir, derler.
Onurlu bir hırsızın ilminin cehaletten farkı yoktur denebilir.