by MARTIN MYSTERE » Sun Jun 19, 2005 3:35 am
Çok,çok uzun zamanlar önce bugünlerde Trakya adıyla anılan bölgede kadim elf krllığı Karmott ve insanların özgür-yurdu Jilenah arasındaki savaş,tüm çevre-bölgelere yayılmış ve yörenin güvenliğini tehlikeye düşürmüştü.Tüm bu katliamların arasından çıkarak,savaşın güçsüzleştirdiği elf ve insanları tek bir çatı altında toplayan Hyarmendacil adındaki yarı-elf savaşçı,iki devletin yıkıntılarından yeni bir imparatorluğun temellerini attı.Bu devlet ne bir elf devleti,nede bir insan devletiydi:tek amaç olarak güçlenmeyi ve emperyalizmi amaç edinmiş olan,birbirinden tamamen farklı insanların oluşturduğu kadim ve bilge bir devletti.Yeni kurulan bu impartorluğa "Büyük-Nemregia imparatorluğu" adı verildi ve bayrak olarakda,kızıl zemin üzerindeki yeşil kılıç resmi sembol kabul edildi.Ã?ünkü imparatorluğun kurucusu olan Hyarmendacil (gerçek adıyla Gerandov) in kadim zamanlardan kalma yeşil bir kılıcı vardı ve bu kılıç bir anlamda imparatorluk ve devletin hakimiyetinin bir simgesi olmuştu.Kimse bu kılıcın kökenini tam olarak bilmiyordu,fakat halk arasında fısıldananlara göre bu kılıç kadim elf kartalı Borunerin katlettiği insan savaşçısı olan Serulorun kadim kılıcıydı ve bilindiği gibi Serulor,kızıl-diyar şövalyeleri örgütünün ve Jinmasdav tarikatının kurucusuydu (ve iki kurumda temelde adaleti sağlamışsada,sonunda yozlaşmış ve tarihin karanlıklarında kaybolmuştu) ve buda bu kılıcın ne kadar önemli olduğunun göstergesiydi adeta.Yine aynı efsanelere göre,Serulor yıllar sonra bu kılıcı kardeşi olan ve hayatı boyunca bir halta yaramamış olan Bilk adında korkak ve alkolik bir adama vermişti.Bunun nedeni günümüze kadar anlaşılamamışta olsa,son yıllarda yapılan araştırmalar Serulorun yaptığı bir savaşta bir ork baltasının başını deldiği ve bu olaydan sonra Serulorun akli dengesini kaybettiği anlaşılmıştır.Serulorun kılıcını kardeşine verdikten hemen sonra,kendi şövalyelerine elfleri katletme emri vermesi ve kenderler ile bir ticaret antlaşmasına imza atmasıda bu toriyi desteklemektedir.Denir ki,kızıl-kılıç yeni sahibinden o kadar çok iğrenmiştir ki,birden bire yemyeşil oluvermiş ve o günden sonrada tüm sahiplerine uğursuzluk getirmiştir.Bu uğursuzluğun ilk kurbanıda Bilk adındaki meymenetsiz insandı ve kılıcı barmene rehin bıraktıktan hemen sonra bir travestinin tecavüzüne uğrayarak AIDS'den kurban gitmişti ve adı şifo-mehmet olarak değiştirilmişti.Kılıca sahip olan barmen bu kılıcı bir eskiciye satar satmaz bir sivrisinek ilacı firması satın aldı ve fabrikadaki patlama sırasında sinek ilacından zehirlenerek öldü.Eskici kılıcı bir cüceye sattı ve kazandığı parayı kumara yatırdı.Sonunda o kadar zengin oldu ki,aklını kaybederek kendisini sirk aslanlarının arasına attı.Cüce kılıcını thobardinde bir başka cüceye sattı ve o anda üzerine düşen bir yıldırımla mefta oluverdi.Ã?bür cüceninde başına aynı şey gelince bunu gören cüce beyi bu silahın lanetli olduğuna inanarak onu bir büyücüye verdi ve o günden itibaren dünyada tek bir büyücü bile kalmadı.Kılıç ise,tarihin karanlık sayfalarında sonsuza dek kayboldu ve ondan bir daha hiç kimse bahsed(e)medi.Tüm o kadim olaylardan geriyeyse kılıç ve iki tane küpeden başka hiç bir şey klalmadı.O iki küpeyse (barmenin küpeleriydi...) lanetli olarak kabul edildi ve takan kişilere uğursuzluk getirdi.Sonunda Xeadunn adındaki bir drow-büyücü bu küpeleri bir volkana atarak yoketti ve kendiside bir buz-dağından denize atlayarak hayatına son verdi.Ve kılıç şimdilik Hyarmendacilin elindeydi ve lanet yavaş,yavaş onu ve imparatorluğunuda etkilemekteydi.Kılıç hakkında bilgilere sahip olan bilgeler bu kılıcın hemen yokedilmesini istiyorlardı ve haksızda sayılmazlardı.Fakat Hyarmendacil bu uyarılara kulak asmamakta diretiyor ve kendi sonunu kendisi hazırlıyordu...
Çok,çok uzun zamanlar önce bugünlerde Trakya adıyla anılan bölgede kadim elf krllığı Karmott ve insanların özgür-yurdu Jilenah arasındaki savaş,tüm çevre-bölgelere yayılmış ve yörenin güvenliğini tehlikeye düşürmüştü.Tüm bu katliamların arasından çıkarak,savaşın güçsüzleştirdiği elf ve insanları tek bir çatı altında toplayan Hyarmendacil adındaki yarı-elf savaşçı,iki devletin yıkıntılarından yeni bir imparatorluğun temellerini attı.Bu devlet ne bir elf devleti,nede bir insan devletiydi:tek amaç olarak güçlenmeyi ve emperyalizmi amaç edinmiş olan,birbirinden tamamen farklı insanların oluşturduğu kadim ve bilge bir devletti.Yeni kurulan bu impartorluğa "Büyük-Nemregia imparatorluğu" adı verildi ve bayrak olarakda,kızıl zemin üzerindeki yeşil kılıç resmi sembol kabul edildi.Ã?ünkü imparatorluğun kurucusu olan Hyarmendacil (gerçek adıyla Gerandov) in kadim zamanlardan kalma yeşil bir kılıcı vardı ve bu kılıç bir anlamda imparatorluk ve devletin hakimiyetinin bir simgesi olmuştu.Kimse bu kılıcın kökenini tam olarak bilmiyordu,fakat halk arasında fısıldananlara göre bu kılıç kadim elf kartalı Borunerin katlettiği insan savaşçısı olan Serulorun kadim kılıcıydı ve bilindiği gibi Serulor,kızıl-diyar şövalyeleri örgütünün ve Jinmasdav tarikatının kurucusuydu (ve iki kurumda temelde adaleti sağlamışsada,sonunda yozlaşmış ve tarihin karanlıklarında kaybolmuştu) ve buda bu kılıcın ne kadar önemli olduğunun göstergesiydi adeta.Yine aynı efsanelere göre,Serulor yıllar sonra bu kılıcı kardeşi olan ve hayatı boyunca bir halta yaramamış olan Bilk adında korkak ve alkolik bir adama vermişti.Bunun nedeni günümüze kadar anlaşılamamışta olsa,son yıllarda yapılan araştırmalar Serulorun yaptığı bir savaşta bir ork baltasının başını deldiği ve bu olaydan sonra Serulorun akli dengesini kaybettiği anlaşılmıştır.Serulorun kılıcını kardeşine verdikten hemen sonra,kendi şövalyelerine elfleri katletme emri vermesi ve kenderler ile bir ticaret antlaşmasına imza atmasıda bu toriyi desteklemektedir.Denir ki,kızıl-kılıç yeni sahibinden o kadar çok iğrenmiştir ki,birden bire yemyeşil oluvermiş ve o günden sonrada tüm sahiplerine uğursuzluk getirmiştir.Bu uğursuzluğun ilk kurbanıda Bilk adındaki meymenetsiz insandı ve kılıcı barmene rehin bıraktıktan hemen sonra bir travestinin tecavüzüne uğrayarak AIDS'den kurban gitmişti ve adı şifo-mehmet olarak değiştirilmişti.Kılıca sahip olan barmen bu kılıcı bir eskiciye satar satmaz bir sivrisinek ilacı firması satın aldı ve fabrikadaki patlama sırasında sinek ilacından zehirlenerek öldü.Eskici kılıcı bir cüceye sattı ve kazandığı parayı kumara yatırdı.Sonunda o kadar zengin oldu ki,aklını kaybederek kendisini sirk aslanlarının arasına attı.Cüce kılıcını thobardinde bir başka cüceye sattı ve o anda üzerine düşen bir yıldırımla mefta oluverdi.Ã?bür cüceninde başına aynı şey gelince bunu gören cüce beyi bu silahın lanetli olduğuna inanarak onu bir büyücüye verdi ve o günden itibaren dünyada tek bir büyücü bile kalmadı.Kılıç ise,tarihin karanlık sayfalarında sonsuza dek kayboldu ve ondan bir daha hiç kimse bahsed(e)medi.Tüm o kadim olaylardan geriyeyse kılıç ve iki tane küpeden başka hiç bir şey klalmadı.O iki küpeyse (barmenin küpeleriydi...) lanetli olarak kabul edildi ve takan kişilere uğursuzluk getirdi.Sonunda Xeadunn adındaki bir drow-büyücü bu küpeleri bir volkana atarak yoketti ve kendiside bir buz-dağından denize atlayarak hayatına son verdi.Ve kılıç şimdilik Hyarmendacilin elindeydi ve lanet yavaş,yavaş onu ve imparatorluğunuda etkilemekteydi.Kılıç hakkında bilgilere sahip olan bilgeler bu kılıcın hemen yokedilmesini istiyorlardı ve haksızda sayılmazlardı.Fakat Hyarmendacil bu uyarılara kulak asmamakta diretiyor ve kendi sonunu kendisi hazırlıyordu...