YEşİL KILICIN LANETİ...
- MARTIN MYSTERE
- Kullanıcı

- Posts: 82
- Joined: Sat May 21, 2005 10:00 am
- Location: GONDOR/OSGİLİATH-orta dünya
- Contact:
YEşİL KILICIN LANETİ...
Çok,çok uzun zamanlar önce bugünlerde Trakya adıyla anılan bölgede kadim elf krllığı Karmott ve insanların özgür-yurdu Jilenah arasındaki savaş,tüm çevre-bölgelere yayılmış ve yörenin güvenliğini tehlikeye düşürmüştü.Tüm bu katliamların arasından çıkarak,savaşın güçsüzleştirdiği elf ve insanları tek bir çatı altında toplayan Hyarmendacil adındaki yarı-elf savaşçı,iki devletin yıkıntılarından yeni bir imparatorluğun temellerini attı.Bu devlet ne bir elf devleti,nede bir insan devletiydi:tek amaç olarak güçlenmeyi ve emperyalizmi amaç edinmiş olan,birbirinden tamamen farklı insanların oluşturduğu kadim ve bilge bir devletti.Yeni kurulan bu impartorluğa "Büyük-Nemregia imparatorluğu" adı verildi ve bayrak olarakda,kızıl zemin üzerindeki yeşil kılıç resmi sembol kabul edildi.Ã?ünkü imparatorluğun kurucusu olan Hyarmendacil (gerçek adıyla Gerandov) in kadim zamanlardan kalma yeşil bir kılıcı vardı ve bu kılıç bir anlamda imparatorluk ve devletin hakimiyetinin bir simgesi olmuştu.Kimse bu kılıcın kökenini tam olarak bilmiyordu,fakat halk arasında fısıldananlara göre bu kılıç kadim elf kartalı Borunerin katlettiği insan savaşçısı olan Serulorun kadim kılıcıydı ve bilindiği gibi Serulor,kızıl-diyar şövalyeleri örgütünün ve Jinmasdav tarikatının kurucusuydu (ve iki kurumda temelde adaleti sağlamışsada,sonunda yozlaşmış ve tarihin karanlıklarında kaybolmuştu) ve buda bu kılıcın ne kadar önemli olduğunun göstergesiydi adeta.Yine aynı efsanelere göre,Serulor yıllar sonra bu kılıcı kardeşi olan ve hayatı boyunca bir halta yaramamış olan Bilk adında korkak ve alkolik bir adama vermişti.Bunun nedeni günümüze kadar anlaşılamamışta olsa,son yıllarda yapılan araştırmalar Serulorun yaptığı bir savaşta bir ork baltasının başını deldiği ve bu olaydan sonra Serulorun akli dengesini kaybettiği anlaşılmıştır.Serulorun kılıcını kardeşine verdikten hemen sonra,kendi şövalyelerine elfleri katletme emri vermesi ve kenderler ile bir ticaret antlaşmasına imza atmasıda bu toriyi desteklemektedir.Denir ki,kızıl-kılıç yeni sahibinden o kadar çok iğrenmiştir ki,birden bire yemyeşil oluvermiş ve o günden sonrada tüm sahiplerine uğursuzluk getirmiştir.Bu uğursuzluğun ilk kurbanıda Bilk adındaki meymenetsiz insandı ve kılıcı barmene rehin bıraktıktan hemen sonra bir travestinin tecavüzüne uğrayarak AIDS'den kurban gitmişti ve adı şifo-mehmet olarak değiştirilmişti.Kılıca sahip olan barmen bu kılıcı bir eskiciye satar satmaz bir sivrisinek ilacı firması satın aldı ve fabrikadaki patlama sırasında sinek ilacından zehirlenerek öldü.Eskici kılıcı bir cüceye sattı ve kazandığı parayı kumara yatırdı.Sonunda o kadar zengin oldu ki,aklını kaybederek kendisini sirk aslanlarının arasına attı.Cüce kılıcını thobardinde bir başka cüceye sattı ve o anda üzerine düşen bir yıldırımla mefta oluverdi.Ã?bür cüceninde başına aynı şey gelince bunu gören cüce beyi bu silahın lanetli olduğuna inanarak onu bir büyücüye verdi ve o günden itibaren dünyada tek bir büyücü bile kalmadı.Kılıç ise,tarihin karanlık sayfalarında sonsuza dek kayboldu ve ondan bir daha hiç kimse bahsed(e)medi.Tüm o kadim olaylardan geriyeyse kılıç ve iki tane küpeden başka hiç bir şey klalmadı.O iki küpeyse (barmenin küpeleriydi...) lanetli olarak kabul edildi ve takan kişilere uğursuzluk getirdi.Sonunda Xeadunn adındaki bir drow-büyücü bu küpeleri bir volkana atarak yoketti ve kendiside bir buz-dağından denize atlayarak hayatına son verdi.Ve kılıç şimdilik Hyarmendacilin elindeydi ve lanet yavaş,yavaş onu ve imparatorluğunuda etkilemekteydi.Kılıç hakkında bilgilere sahip olan bilgeler bu kılıcın hemen yokedilmesini istiyorlardı ve haksızda sayılmazlardı.Fakat Hyarmendacil bu uyarılara kulak asmamakta diretiyor ve kendi sonunu kendisi hazırlıyordu...
-KRALIM!KRALIM!UMBAR KORSANLARI SALDIRIYOR!..
-...
-KRALIM..?
-...
-Ehemm...Kral Hyarmendacil...
-...horrrrrrrrrrrr...
-..!
-...
-KRALIM..?
-...
-Ehemm...Kral Hyarmendacil...
-...horrrrrrrrrrrr...
-..!
- KUTBILTUNGA
- Kullanıcı

- Posts: 160
- Joined: Fri Jun 03, 2005 10:00 am
- Location: Tanelorn
- Contact:
' Selam 'dedi uzun yıllar boyu diyardan diyara ihtiyar bastonuyla gezen lanetli deve adam... Hörgücü ona yılların yalnız yolculuğunu unutturmak için geviş getirilerek hiç bitmeyen alkollü aromatik içki sağlamaktaydı...Yaşayan ihtiyar baston ise deveden daha yaşlı idi ve hr yere bastığında 2uh,ah'gibisinden sesler çıkartmaktaydı.
Lanetli küpelerin sahibi olan deve adam 'Ecinli',yüz kıllarını traş eden ve baş kıllarını uzatan bir Göçmen deveydi.
Lanetli küpelerin sahibi olan deve adam 'Ecinli',yüz kıllarını traş eden ve baş kıllarını uzatan bir Göçmen deveydi.
Yalnız geldik dünyaya;yalnız yürürüz yollarda.Bitmez yollar bizimdir;biziz kırılmaz irade gücünü yalnızlıktan alan.
- KUTBILTUNGA
- Kullanıcı

- Posts: 160
- Joined: Fri Jun 03, 2005 10:00 am
- Location: Tanelorn
- Contact:
Barın arka tarafından dolaşarak içeri giren savaşç,ayağınınn tozunu,kenar demirlerine sildikten sonra gerindi ve esnedi...Yanaklı ve hafif göbekli savaşçı Tugmar,balta çekiç ikiz başlı silahını balrog derisi kılıfında salladıktan sonra hoşnutsuz bir ifadeyle yerleşecek bir yer aradı,yüzünün aksine sımsıkı kaslara sahip görmüş-geçirmiş! vücudu daha ince gözüküyordu,yuvarlak başının yanında.
Orta boylu genç maceracı,ilgiç deve-adamın elinde tuttuğu bastonu azarladığını ve bir eliyle de kulağındaki küpeleri okşadığını gördü...
Orta boylu genç maceracı,ilgiç deve-adamın elinde tuttuğu bastonu azarladığını ve bir eliyle de kulağındaki küpeleri okşadığını gördü...
Yalnız geldik dünyaya;yalnız yürürüz yollarda.Bitmez yollar bizimdir;biziz kırılmaz irade gücünü yalnızlıktan alan.
Lanetli deve-adam,kulağındaki küpeleri çıkararak barmenin önüne koydu ve:
-"Bunları borcumun karşılığı olarak al..."dedikten sonra aldığı iki koca viski fıçısını sırtlayıp oradan ayrıldı...
Barmen yeni gelen savaşçıya ne istediğini sorduktan sonra,ona iki kupa bira getirdi ve onunla sohbet etmeye başladı:
-Sen buralardan değilsin galiba...
-Nereden anladın?
-Ben beş yıldır burada barmenlik yaparım ve bu nedenlede çevredeki tüm savaşçıları yakından tanımışlığım vardır...eğer daha önce buraya gelmiş olsaydın seni kesin tanırdım...
-Her savaşçı içki içmeyebilir...
-Sen onu benim külahıma anlat!...eskiden ordudaydım,bu yüzden bir savaşçının en çok nelere ihtiyacı olduğunu çok iyi bilirim...
-Ya,öyle mi?...peki neye ihtiyaçları olurmuş?
-Üç şeye:kadın,kumar vede en önemlisi,bir bardak soğuk içki...tabii bunları bulabilmek içinde bayaa para...
-Ã?yleyse hiç doğru düzgün bir asker tanımamışsın demektir...
-Pöh!Ben beş yıl boyunca ordunun tüm içki ihtiyacını karşıladım;ve inan bana,askerler bana adeta tapıyordu...
-Ã?yleyse neden oradan ayrıldın?
-Küçük bir kaza oldu ve herkes suçu bana attı!...
-Ne oldu ki?
-Bir gece tüm askerler alkol zehirlenmesine uğradı...güya yaptığım içkiden zehirlenmişler,pöh!...Onlara içkimin birinci kalite olduğunu ve askerlerin muhtemelen dün yemekte dağıtılmış olan şekerlerden zehirlendiğini anlatmaya çalıştım fakat içki içmeyen askerlerin zehirlenmediğini ve herkesin şeker yediğini söyleyerek beni ordudan kovdular...
-Ya...demek ordudan ayrıldıktan sonra burayı kurdun...
-Evet fakat işler ilk zamanlar biraz kesat geçti...benden viski alanların bir süre sonra ölü bulunmaları halkta paniğe neden oldu.Bir an neredeyse buradan ayrılacaktım...
-Peki sonra noldu?Neden buradan ayrılmadın?
-Evet neredeyse ayrılacaktım,çünkü satışlar sürekli düşüyordu.Birde bunun üzerine viski demode oldu.Bu yüzden hiç viski satamıyordum...tesadüfe bak ki,tam o sıralarda ölümler birden kesiliverdi.O günden beri pek rahatım...tek sorun viski satışlarının çok düşük olması.Viski yapımını bırakmak zorunda kaldım.Artık kimse viski içmiyor...inanmıyacaksın ama,o yaşlı deve-adam beş yıldan beri benden viski alan ilk insan...
-Artık viski yapmadığını sanıyordum...
-Yapmıyorum zaten...beş yıl önceden kalma fıçılardan çıkardım.Yıllardan beri örümcek ağlarının arasında duruyorlardı,sonunda bir işe yaradılar...
-Yaa...demek öyle...
-Bu arada...bir kadeh viski içmez misin?Bu benden lsun...
-Yo sanmıyorum.Viski bana dokunuyor...
-Ã?yle diyorsan...başka bir şey istemediğinden emin misin?
-Evet eminim...yarın zorlu bir dövüşe katılacağım.Kendimi zinde tutmalıyım...
-İyi öyleyse...yarın yine beklerim!
-Tamam,eğer sağ kalırsam gelirim...
diyen savaşçı,hızla oradan uzaklaştı...barmenin bilmediğiyse,giderken lanetli küpeleride yanında götürdüğüydü...
Barmen az sonra küpelerin çalındığını farketmiş ve bağıra-çağıra tüm sokağı ayağa kaldırmıştı...
-"Bunları borcumun karşılığı olarak al..."dedikten sonra aldığı iki koca viski fıçısını sırtlayıp oradan ayrıldı...
Barmen yeni gelen savaşçıya ne istediğini sorduktan sonra,ona iki kupa bira getirdi ve onunla sohbet etmeye başladı:
-Sen buralardan değilsin galiba...
-Nereden anladın?
-Ben beş yıldır burada barmenlik yaparım ve bu nedenlede çevredeki tüm savaşçıları yakından tanımışlığım vardır...eğer daha önce buraya gelmiş olsaydın seni kesin tanırdım...
-Her savaşçı içki içmeyebilir...
-Sen onu benim külahıma anlat!...eskiden ordudaydım,bu yüzden bir savaşçının en çok nelere ihtiyacı olduğunu çok iyi bilirim...
-Ya,öyle mi?...peki neye ihtiyaçları olurmuş?
-Üç şeye:kadın,kumar vede en önemlisi,bir bardak soğuk içki...tabii bunları bulabilmek içinde bayaa para...
-Ã?yleyse hiç doğru düzgün bir asker tanımamışsın demektir...
-Pöh!Ben beş yıl boyunca ordunun tüm içki ihtiyacını karşıladım;ve inan bana,askerler bana adeta tapıyordu...
-Ã?yleyse neden oradan ayrıldın?
-Küçük bir kaza oldu ve herkes suçu bana attı!...
-Ne oldu ki?
-Bir gece tüm askerler alkol zehirlenmesine uğradı...güya yaptığım içkiden zehirlenmişler,pöh!...Onlara içkimin birinci kalite olduğunu ve askerlerin muhtemelen dün yemekte dağıtılmış olan şekerlerden zehirlendiğini anlatmaya çalıştım fakat içki içmeyen askerlerin zehirlenmediğini ve herkesin şeker yediğini söyleyerek beni ordudan kovdular...
-Ya...demek ordudan ayrıldıktan sonra burayı kurdun...
-Evet fakat işler ilk zamanlar biraz kesat geçti...benden viski alanların bir süre sonra ölü bulunmaları halkta paniğe neden oldu.Bir an neredeyse buradan ayrılacaktım...
-Peki sonra noldu?Neden buradan ayrılmadın?
-Evet neredeyse ayrılacaktım,çünkü satışlar sürekli düşüyordu.Birde bunun üzerine viski demode oldu.Bu yüzden hiç viski satamıyordum...tesadüfe bak ki,tam o sıralarda ölümler birden kesiliverdi.O günden beri pek rahatım...tek sorun viski satışlarının çok düşük olması.Viski yapımını bırakmak zorunda kaldım.Artık kimse viski içmiyor...inanmıyacaksın ama,o yaşlı deve-adam beş yıldan beri benden viski alan ilk insan...
-Artık viski yapmadığını sanıyordum...
-Yapmıyorum zaten...beş yıl önceden kalma fıçılardan çıkardım.Yıllardan beri örümcek ağlarının arasında duruyorlardı,sonunda bir işe yaradılar...
-Yaa...demek öyle...
-Bu arada...bir kadeh viski içmez misin?Bu benden lsun...
-Yo sanmıyorum.Viski bana dokunuyor...
-Ã?yle diyorsan...başka bir şey istemediğinden emin misin?
-Evet eminim...yarın zorlu bir dövüşe katılacağım.Kendimi zinde tutmalıyım...
-İyi öyleyse...yarın yine beklerim!
-Tamam,eğer sağ kalırsam gelirim...
diyen savaşçı,hızla oradan uzaklaştı...barmenin bilmediğiyse,giderken lanetli küpeleride yanında götürdüğüydü...
Barmen az sonra küpelerin çalındığını farketmiş ve bağıra-çağıra tüm sokağı ayağa kaldırmıştı...
- KUTBILTUNGA
- Kullanıcı

- Posts: 160
- Joined: Fri Jun 03, 2005 10:00 am
- Location: Tanelorn
- Contact:
'Lanet olası pis kokulu yağmur yağmaya devam ediyor,bok ve sidik kokusu almış olan bu arka mahalle sokakları uzak diyarların Allahın belası bir kentinin bok çukurunu andıran izbe mekanlarının nihayet son bulduğu zorlama keyiflerinin ve ruhsuz iniltiler ve ötüşler korosunun,loş ve kirli bir ışıkla aydınlanmaya başlayan kaçışan gölgelerinin cirit attığı histerik bir dünyaya dönüşüyor!...'dedi huysuz ihtiyar.
Sinirli kahkalar,ors..ların yapmacık kahkahalarına karışıyor,bir ayyaşın dengesini yitirmesiyle elinden düşürdüğü içki şişesi ,kusmuk ve ıslak vücut sıvılarına karışmış bir diğerinin elinde yaşam buluyordu...
Hiç bitmeyen geceler ve uykusuzkuğun verdiği başlanmasına küfredilen yeni bir gün daha!
Hiç ummadığı dalgın ve düşünceli anında arka bacaklarına toslayarak,elinde kurtulmak istediği küpeleri,kendisine tekrar getirmiş olan gezgin bir avare...
...Ve işte gene başlıyor,dur durak vermeden,hiç nefes almadan sinirli ve huysuzca uzun cümleler kuran yaşlı büyülü baston...
Sinirli kahkalar,ors..ların yapmacık kahkahalarına karışıyor,bir ayyaşın dengesini yitirmesiyle elinden düşürdüğü içki şişesi ,kusmuk ve ıslak vücut sıvılarına karışmış bir diğerinin elinde yaşam buluyordu...
Hiç bitmeyen geceler ve uykusuzkuğun verdiği başlanmasına küfredilen yeni bir gün daha!
Hiç ummadığı dalgın ve düşünceli anında arka bacaklarına toslayarak,elinde kurtulmak istediği küpeleri,kendisine tekrar getirmiş olan gezgin bir avare...
...Ve işte gene başlıyor,dur durak vermeden,hiç nefes almadan sinirli ve huysuzca uzun cümleler kuran yaşlı büyülü baston...
Yalnız geldik dünyaya;yalnız yürürüz yollarda.Bitmez yollar bizimdir;biziz kırılmaz irade gücünü yalnızlıktan alan.
Birden bire şehrin sokakları neşeli bağırışlarla doldu taştı.Heryerde sevinç dolu bağırışlar duyuluyordu...
Bu sırada kentin arka sokaklarında,bir barmen peşindeki kent muhafızlarından kaçarak bağırıyordu:
--"DURUN!Onu ben öldürmedim...yemin ederim o adamı ben öldürmedim!...
--"Kaçma durrrrrrrrrrr!.....Oraya gitmeeeeeeeeeeee!......
--"ONU BEN Ã?LDÃ?RMEDİM!ONU BEN Ã?LDÃ?RMEDİM!BEN KİMSEYİ Ãƒ?LDÃ?RMEM!...
--"DUURRRRRRRRRRRRR!GİTTMEEEEEEEEEEEEEE!..............
--"ONU BEN Ã?LDÃ?RMEDİM!Ã?LDÃ?RMEDİM!BEN...AAAAAHHHHHHHHHHHHHHHHHHH!.......
Barmen ilerdeki büyük uçurumdan aşağı düşerek öldü...bir hafta boyunca onu aramalarına rağmen kimse onun cesedini bulamadı...
Bu sırada kentin arka sokaklarında,bir barmen peşindeki kent muhafızlarından kaçarak bağırıyordu:
--"DURUN!Onu ben öldürmedim...yemin ederim o adamı ben öldürmedim!...
--"Kaçma durrrrrrrrrrr!.....Oraya gitmeeeeeeeeeeee!......
--"ONU BEN Ã?LDÃ?RMEDİM!ONU BEN Ã?LDÃ?RMEDİM!BEN KİMSEYİ Ãƒ?LDÃ?RMEM!...
--"DUURRRRRRRRRRRRR!GİTTMEEEEEEEEEEEEEE!..............
--"ONU BEN Ã?LDÃ?RMEDİM!Ã?LDÃ?RMEDİM!BEN...AAAAAHHHHHHHHHHHHHHHHHHH!.......
Barmen ilerdeki büyük uçurumdan aşağı düşerek öldü...bir hafta boyunca onu aramalarına rağmen kimse onun cesedini bulamadı...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests