Cervantes'in kılıcı havada bir süre asılı kaldı. Etraftaki kimseden tepki görmemişti. İlyamin'in tepkisi ise onun gözlerini yaşartacak, cinstendi. Bu anı ağlayarak yaşamak Cervantes için bir mecburiyetti sanki.Gorath wrote: İlyamain yavaşça oturduğu yerden aşağıya kaydı ve dizlerinin üzerine çöktü. "Sözleriniz benim cezamdır Lordum." dedi. "Eğer Tanrımın isteği bu ise bu elbette ki olacaktır. Tanrımın adaletine inanıyorum ve Tanrım ölmem gerektiğini düşünüyorsa onun huzurunda ölmeye hazırım..."
Başını yere eğdi, ellerini kavuşturdu ve bekledi... Sadece bekledi...
Geliyorum Logan... Yanına geliyorum...
Nitekim paladinin gözleri nemlendi. Boynunu önüne eğmiş ve önüne çömelmiş kör kadını buğulanmış gözlerle kısa bir süre izledi.
Sonra kılıcı tutan eli yavaşça yere indi. Zırhlı vücut hafifçe yere çömeldi. Tek eli, yere dik bir şekilde sabitlediği kılıcının önünde büzülmüştü. Cervantes diğer elini ise göğüs hizasının hemen üstüne kaldırdı.
"Sen ölmeyeceksin İlyamin, sen Efendi Oren'in öğretilerini benimsemiş ve Babamızın kutsamasına layık yegane kişilerdensin.
Yüce Efendimiz, varlığının diyara şeref verdiği kudretli Savaş Efendisi. Bizi kutsa ki senin maneviyatını kaybetmiş bu çok değerli kulun tekrar senin kendisine uzattığın eli bulsun ve içinde beslediği cılız inanç yeniden alevlensin. Senin için adaleti yerine getirsin, senin adına savaşsın, senin uğruna ölsün..."
Cervantes'in elleri büzüşmüş ve yüzü de ellerine oldukça yaklaşmıştı. Sözleri bitirdikten sonra başını hafifçe kaldıracak ve tek eliyle İlyamin in çenesini kaldıracak ve yüzünün dosdoğru kendisine dönmesini sağlayacaktı.
Onun kusurlu görünen gözlerinin ardından kusursuz efendiyi görmek istiyordu...
RP DIşI NOT: Kullanılan güç--->Bless
*Bu mesajıma karşılık yazacak birşeyleri olanlar için mesajımın ikinci kısmını yarına kadar bekleteceğim.

