Sen ve Findor fazla 'kardeşçe' oynuyorsunuz aslında. Burada çıkarcı ve sinsi bir tanrının inananları söz konusu.
Kıyamet alametleri başgösterdiğinde Kara Bekçi, tüm Yeminer müritlerini Yükseliş Dağı'na çağırmıştı hatırlarsan. Diyarın dört bir yanından akın akın tapınağa hücum etmişlerdi. Bahsettiğim şekilde bir tanrının inananları olarak, sizleri, hatta bu ana tapınağı dahi hiç görmemiş olsalar da "Aman diyar yok olurken arada ben de kaynamayayım, şunlarla gideyim." diyerek sizin yanınıza takılmaları normaldir. Hatta tapınaktaki o RP'yi ve sizin RP'nizi ben oynatıyor olsaydım, aynı mantıkta yanınıza pek çok NPC takardım ve buraya geçtiğinizde 1 değil, 50 ayı çıkartıp tüm o NPC'leri temizler ve meydanı size bırakırdım. Böylece hem müritler tapındıkları tanrının öğretilerine göre hareket etmiş olurlardı, hem de gereksiz NPC fazlalığından kurtulmuş olurduk.
şimdi gelen diğer ikisine de bu bahsettiğim NPC mantığında bakmayı dene. Tapınağa geliyorlar ve yok olmakta olan diyardan kendi postlarını kurtarabilmek için peşinize takılıyorlar.
Elbette sen de yeni gördüğün adamlara güvenemezsin. Karanlığın Karargahı RP'sinde cücelere nasıl davrandığını hepimiz gördük. Adamlara papatya uzatmadın ki? Mefistofeles neden sizi satıp gitmesin siz ayıyla dövüşürken? Adam sizi tanımıyor. Size bir bağlılık hissetmemesi de normal.
Bence birbirinizi suçlayıp kavga edeceğinize bunları RP'lerinize yansıtıp grubunuzu-anormal bir hızla olmayacak bir şekilde-birbiriyle kaynaştırmanız daha iyi olacaktır.
