sırayla gideceğim. çok şükür ki, başka olaylara ya da kişilere kafam bozuldu diye aklımdan geçmeyen şeyleri yazacak kadar düzensiz bi ruhsal yapıya sahip diilim. bu nedenle,
kısmını herhangi bir tatsızlık yaratmadan geçiyorum.zulkarneyn wrote:Sanıyorum, önceki tartışmaların harareti ile olacak, gayet olumsuz bir tepki ile görüş bildirmeye başlamışsın...
zulkarneyn wrote:...Önemli Türk düşünürü Demet şener'e ait olduğu söylenen bir deyiş var: "Kitap okumuyorum, eksikliğini de hissetmiyorum." Nedense bu veciz sözleri hatırladım...
kısmına gelelim. ben diyorum ki, senin bahsettiğin ve "çeviri eleştirisinin yöntem sorunları ile ilgili" kitap ile zerre kadar ilgilenmiyorum. Yoksa ben kitap okumam vs... falan demiyorum. İlgi alanlarımız, önceliklerimiz farklıdır. Dolayısıyla, okuduğumuz kitaplar da farklıdır.
şimdi bu noktadan sonra aslında durum o kadar karışık ki nasıl açıklayacağımı bilemiyorum. Ã?ncelikle şunu söyleyeyim ki, sitede daha önceden açılan başlıklar arasında türkçe OEK ile ilgili bi başlığın olduunu söölemiştik; ama bu başlık maalesef kayıp. İşte o başlık dahilinde uzun uzadıya tartışılan bu konuda ben dahil birçok kişi görüşlerini açıkladı. Ben bu başlığa yazdığım mesajlarda maalesef ki daha evel belirttiim görüşlere dayanarak yazmışım; ama tabii ki onlar burada olmadığı için arada bir kopukluk var gibi olmuş. şimdi ben onu toparlıyım izniniznen:
Daha evelden de dediim gibi, çevirinin kalitesini deerlendirmek gibi bi iddaam ya da isteem yok benim, zaten bu konuda donanımlı da diilim. benim dikkat çektiğim noktalar yukardaki msjlarımda yazıyo. Bu başlıktaki bir mesajda başarısız kelimesini kullanmam ise tamamen öznel bir anlam ifade eden bir yorumdur. O cümle ile anlatmak istediğim tam olarak şudur : "Ben ve benim gibi bu oyunun ne olduğunu ing. kaynaklardan öörenen insannar için bu kaynak kitap, amacına hitap etmemektedir. Bu nedenle başarısızdır."
Başkaları adına da konuşmuş oluyorum bunu derken; ama hem eski başlıkta hem de site kullanıcısı olmayan başka arkadaşlarımın da dile getirdiği bi husus bu. İşte o başlığa dayanarak yazdığım için bazı şeyleri, arada bi kopukluk olmuş. Bu konuda affınıza sığınıyorum. Yannış annama olmasın.
son paragrafındaki "seçkinciler" teriminden ise kesinniknen üzerime alınmıyorum. Bu oyun ing. kökenlidir ve biçok insan bu oyunu ing. diliyle öörenmiştir. Bu, ingilizceyi türkçeye tercih etme diil, bir mecburiyettir. Bu mecburiyet sadece ferepede diil, gelişmeye açık her konuda mevcuttur. türkçe -maalesef ki- geriden takip etmek durumundadır. Bu nedennen, yeni kaynakları takip edebilmek için o konudaki yeni eserlerin çıktığı dili anlayabilmek gerekir. yoksa ya cahil kalırsınız ya da gelişmeleri geriden takip etmek durumunda kalırsınız. Bunun adı ise seçkincilik diil, tembellik olur.
Ayrıca, bu forumlarda kullanıcıların ettii iki kelamdan hareketle nasıl olup da kullanıcıların çeşitli sıfatlarla, şıpınişi kategorize edildiğini de anlayamıyorum.
