Sylvius wrote:Ben de seraphima ya katılıyorum turkiyenin fantastik kuru altyapısı hicbir yazarın zihninin kaldıramayacagı kadar zengindir, binyıllardır medeniyetlere besiklik yapmıs bir cografyada yuzyıllarca 3 kıtada at surmus bir neslin torunları olarak bu tip calısmalar yapmalıyız elbette. Hatta bilgisayar oyunu dalında boyle bir gelisme mevcut belki bilirsiniz CEİRON u. Gene konumuzdan sapmadan son birsey soyleyip cayımdan bir yudum alıp okula kacayım ben bir turk yazarın yazacagı guzel bir kurgusal kitap, turu farketmez iyi orgulendirilmis ve uzerinde dusunulmus olmak kaydıyla, guzel bir sekilde pazarlanırsa en az bir LOTR yada Ejderha mızragı serisi kadar yer bulur kendine camia da.
Saygılarımla,
üzlerek söylüyorum o dediğinin olbilmesi için ne yazık ki yetenekli yazarlarımızın para ve güç sahibi olması gerekiyor ve hangi yetenekli insan keşfedilene kadar güç sahibidir? Tarih boyunca da olduğu gibi (Leonardo Da Vinci, Sir Isaac Newton, İbni-Sina, Ã?mer Hayyam - bunların hepsi iyi ailelerin yetiştirilme imkanı bulmuş zengin çocuklarıydı) hala dışarıda keşfedilmeyi bekleyen pek çok yetenek var. Yayınevlerinin, burs dağıtan zenginlerin eli hangi birinin eline kadar uzanabilir?
İthaki Yayınlarından tanıdık bir amca yetenekli olsam bile kitabımı yayınlatabilmem için 1.5-2 milyarı gözden çıkarmam gerektiğini söledi, bu olduğunda bile iyi bir tanıtım olmaksızın kitabımın satışlarının hiçbir denge teşkil etmeyeceğini, paramla rezil olabilme riskimin yüksek olduğunu belirtti.
hala dışarıya bağımlı bir ülkeyiz, hala dışarısı ne derse onu yapıyoruz. yeni kitap çıktı, hemen ülkemizde basılıyor ve Türk yazarlarının önüne yeni bir engel çıkıyor. "şu kitap dünyaca ünlü." - "Tmam abi getir basalım!" Bunlar çok yanlış. Hepten dünyadan soyutlanalım, dışarısını sallamayalım demiyorum ama onlara öncelik tanınan bir ülkede yetenekli yazarların önünün açılabileceğini nasıl umut edebiliriz ki?
Son olarak: 3 kıtada at sürmüş o nesil çoktan Araplarla, Kürtlerle, Rumlarla, Gürcülerle vs.yle karışmış durumda ve o nesle sahip çıkmakla yükümlü olanlar düşüncelerini başka gereksiz ve tehlikeli işlere yoğunlaştırmış durumdalar...
Sevgiler hepinize...
et verba, et arma vulnerant...
(sözler de kılıçlar gibi yaralar)