dusunceler [hakkında]

Baştan aşağı kendi özgün hikayelerinizi yazmak için…
Post Reply
User avatar
opium_dream
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 8
Joined: Tue Aug 08, 2006 10:00 am
Contact:

dusunceler [hakkında]

Post by opium_dream »

Aramızdaki küçük şeyler o kadar önemsizdir ki, bazen biz bile farkına varmayız. Olanlar yada fark etmek istemeyiz. Her şeyin bir nedeni vardır elbet. Bu küçük şeylerinde olduğu bir Pazar günü, balkonda oturmuş sakin ve huzurlu geçen günün ardından, yorgun düşmüş bedenimi biraz olsun dinlendirme fırsatı bulmuştum.

Etrafıma amaçsızca bakarken, karşı komşunun salonunda oturan iki genç dikkatimi çekti. Sanki kız evden ayrılmak istercesine hareketli ve telaşlı; oğlan ise kızı ikna etmek için uğraşmakta. Biraz zaman geçtikten sonra olaya oğlanın annesinin de devreye girmesiyle, olaya biraz hareketlilik ve şenlik havası geldi. Teyzenin iki gencin arasına kalmasına mı güleyim, yoksa oğlanın kıza döktüğü dile mi yanayım şaşırdım kaldım vallahi. Ortam akşam olunca sakinleşti. Teyze evden çıkmıştı, ses gelmiyordu. Ben de merak etmiyor değildim hani. Tam o anda bir şeyi fark ettim! Balkonun panjurundan içeri sızan akşam güneşini... O kadar sıcak ve masumdu ki; insana huzur veriyordu. Bundan mıdır bilinmez ama bizim iki genç az sonra birbirlerine sarılmış evden çıktılar. Bu da bize her şeyin eninde sonunda tatlıya bağlanacağını gösteriyor. Ve o an anladım ki, sevgi hayattaki en güzel olaydı. İnsanın sevmesi için illa bir sevgilisi mi olması gerekir, yoksa sevmemesi gerekir anlamış değilim hala. İnsan bazen susmak ister, sevdiğini haykırmak ister, konuşmak ister. Bazen sessizlik duygularımızı anlatmada konuşmaktan daha etkili olabilir. İşte ben hep o anları seçtim, o akşamın huzur verdiği gökyüzünde, yıldızlarla ayın dans ettiği anda, onları kıskanmamak elde değildi. Milyarlarca yıldan beri her gece bıkıp usanmadan, sevgiyle, tutkuyla beraber olmaları, her zaman yan yana... Bizler de böyle olabilir miyiz yoksa böyle olmaktan mı korkuyoruz? Kalabalık içinde yalnız yaşamak bu olsa gerek. Sevgiye, dostluğa, arkadaşlığa muhtaç. Bunun yanında kibir, nefret, açgözlülük, güvensizlik... bunlar ise bizim vazgeçilmez alışkanlıklarımız olsun. Artık ben ne için yaşadığımı unuttum. Benim dünyaya gelme ve yaşama amacımı unuttum, ben dünyaya bencillik, kötülük, nefret, bunlara sahip olmak için mi, yoksa sevgi, güzellik, iyilik, bunları yaşamak için mi? Kim bilir ne için? Ama bunu hiçbir zaman bilemeden, öğrenmeden yol alacağız hasret dolu bu yıllarda; gözümüzde yaşlarla, kalbimizde bitmez acılarla, keşke diyeceğimiz o günlere yaklaşırken, biraz çaba göstermek zor mu? Yoksa "Zaten değişen bir şey yok böyle gelmiş geçer" demek mi? Bunu da her şey gibi zaman gösterecek. Dedikleri gibi zaman her şeyin ilacı. Ama kimileri için sonun başlangıcı. Yitip giden zamanın arasında, kaybolup giden kendini yitirenler mi? Zaman ne büyük bir kavram! Her şeyin sonsuz bir mekanda var olma savaşında, zaman hep onlara yol gösterdi. Kimi için zaman her şeyin ilacı oldu ,kimileri içinse felaketten başka bir şey getirmedi. Eski zamanları andığımız şu günlerde her şeyin kıymeti daha iyi anlaşılıyor. Biz bile şu genç yaşımızda "Keşke" diyip "Daha başka olabilirdi şöyle yapsaydım" dediğimiz olmuyor mu? Eskiden ders alıp, geleceğe yön vermek, hatalara düşmemek. İnsan oğlu hep aynı hataları yapmakta ama bir türlü ders almamakta. Bunun en büyük nedeni bitmek bilmez hırsımız, aç gözlülüğümüz.

Bunları aştığımızda zaman sorununu da aşmış olacağız. Bütün bu düşünceler, penceremden içeri sızan ışık neden oldu. Bütün düşünceler, hayaller, arzular, pencereden içeri sızan ışık kadar parlak, keskin. Ve kolay değil. Ama bugün değil, belki yarın da değil. Ama bir gün mutlaka hayallerimiz gerçek olacak.

//Efla: Başlık değiştirildi

//Daeya: Mesajınız düzenlenmiştir. Lütfen yazım ve imla kurallarına dikkat ediniz.
occultsearcher
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 368
Joined: Thu Jun 26, 2003 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by occultsearcher »

Arkadaşım böyle yazmışsın güzel güzel ama hani bir de noktalama işaretleri koysaydın ara sıra da biz de okuyabilseydik ya. O işaretlerin bir olayı var yani aslında, okumayı kolaylaştırıyor, anlam kaymasını düzeltiyor filan.
Bi de paragraf istiyorum. O da güzel bi şey...
M - There is indeed such a conspiracy
"When you see filth, call it filth"
FrontsideAir
Gölge Ustası
Posts: 1245
Joined: Tue Aug 03, 2004 10:00 am
Location: İstanbul (İzmir)
Contact:

Post by FrontsideAir »

Belki değişik bir yazım tarzıdır bu. Benim de böyle bir yazım vardı, büyük harfle başlayıp noktayla biten koca bir paragraf. Sadece sabırlı olan ve anlam karmaşasını çözebilenler için anlam ifade ediyor. Hatta aklıma gelmişken ben de atayım onu siteye.

Code: Select all

Kör sabahın beşinde,
Sessiz gölge peşinde;
Her soylunun leşinde,
Hançeri saplı Erober'in.

Geçmişin sayfalarına gömülü kullanıcı..
occultsearcher
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 368
Joined: Thu Jun 26, 2003 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by occultsearcher »

Değişik yazım tarzıysa eyvallah da sitedeki üç yazı da bu halde olunca ben bunun ondan olup olmadığından işkillendim açıkçası. Ayrıca özel bir yazım tarzı olarak kullanıyorsan bile (çok aşırı durumlar haricinde) virgül kullanmak güzel bir şeydir. Ben ona cümlelere böl demedim ki, noktalama işareti kullansan güzel olurdu dedim.
Ki açıkçası noktası virgülü olmayan bir şeyi okumak bana çok zor geliyor. Ben cümleleri kendi anlamları içinde uzatmayı çok severim ama iki cümle farklı bağlamlarda değerlendirilmeleri gerekiyorsa maalesef ki bir şekilde ayrılmaları gerekir. Bu yazıda öyle bir şey var mı, bilemiyorum, zira okuyamadım.
Ha ben de uçup bi paragraflık tasvir yapmıştım bi hikayemde, tutup "höd zöd böyle olmaz" felan dediler, dinlemedim. Ama orada, anlamı sağlamlaştıran, anlamayı kolaylaştıran bir grup noktalama işareti vardı, nokta en sonda sadece bir tane olsa da.

He, dediğim gibi, özel bir sebeple öyleyse, tamam, ama ya öyle değilse?..
M - There is indeed such a conspiracy
"When you see filth, call it filth"
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

occoultsearchera katılıyorurum.
bu haliyle okumak için hiç çekici gelmiyor. Yazıdan çok harf kümesi gibi gözüküyor uzaktan. Cesaret edip okumaya başlayınca da cümlelerin nerede başlayıp bittiğini anlamak güç oluyor.

Eğer böyle bir tarz varsa bile söyleyebilirim ki hiç de sevmediğim bir tarz.

İfadelerin güzel olduğunu söyleyebilirim. Paragraflara ayrıldığında ve noktalama kullanıldığından güzel bir yazı olacak. Bir de düşünceler bağlığına yazıyı birdaha niye yazdığını soraiblir miyim?
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Daeya
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2183
Joined: Tue Apr 13, 2004 10:00 am
Location: KarÅ?ıyaka
Contact:

Post by Daeya »

Tarafımca kullanıcının attığı tüm mesajlar düzenliyor. Ve ben inanın bana düzenlerken bile hangi noktalamayı nereye koyacağımı şaşırıyorum. Artık yapabildiğim kadarını - daha doğrusu anlayabildiğim kadarını - düzeltiyorum.

Lütfen biraz daha özen!
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest