Karakterleri Tartisiyoruz ( Yeminer )
Karakterleri Tartisiyoruz ( Yeminer )
Bu basligi kasim ayinda cikacak dergi icin Yeminer efsanesini yeniden yaratmak amaci ile aciyorum. Yeminerle ilgili bilgi ani fikir elestirisi olan herkesi buraya yazi yazmaya davet ediyorum.
Ancak devam etmeden bahsettigim Yeminerin site uyesi ya da admin Yeminer degil Yeminer karakteri oldugunu hatirlatiyorum.
Yeminer efsanesini Sol Lagaya geldigi ilk zamandan sonuna kadar yazmayi dusunuyorum. Sanirim bu Sol Lagnanin aktif tarihinin neredeyse tamami. Eger kasim yetmezse araliktada yazmaya devam edebilirim.
Sanirim Yeminer tarihin bir noktasinda bir ikiye bolunus yasiyor. Bu bolunusun sonrasinda tanri ve buyucu Yemineri de olabildigince es zamanli yazmaya calisacagim. Hem tanri hem de buyucu hakkindaki yazilari yazabilirsiniz kisacasi.
Yemineri cok fazla bilmedigimi daha once yazmistim. Bildigim kadariyla ilk onkasaba savasi sirasinda beliriyor. Ve Coraxa ve tanrilara karsi cikiyor. Ama onkasabanin tarafina da bir defa gecmeyi denese de sonuc olarak yer almiyor. Gizlice zaman zaman Quel Shin, Scythe gibi o zamanin buyuk isimleri ile anlasiyor. Savas sonrasinda cikacak ikinci bir savasin hazirligini yapiyor. Neden bunu yapiyor. Belki en sonunda ikisi de kendi varligini kabul etmeyen Corax ve Karatasa kendi ustunlugunu kabul ettirecek.
Savas olmayinca bir sure diyarda eskisi gibi etkin degil. Bu donemde yeni yukselmis tanri lord Orenle muttefik. Orenin cikardigi savas tanrilara darbe vuruyor. Ama yikim oyle korkunc oluyor ki Oren ittifaki kendi varliklarini korumak yorunda kaliyor.
Yikim sonrasinda yeni yukselen tanri Dragonfire Orenle cekisirken Yeminer Orenle ittifakini bitiriyor. Draginfire in yeniden elf olmasi teklifini efsanevi sekilde reddediyor. ( Ben bizzat oynadim. Bu ayrintiyi gerekirse acariz. ) Yeni bir buyucu kulesi ve birligi kurmayi planliyor. Sonrasi biraz bulanik. Bir sekilde Oren tanri olmasina neden oluyor. Ve Tanri ile tanriliktan nefret eden buyucu ikiye bolunuyor. Tanri onkasabayi tehtid ediyor. Orenle cekisiyor. Sonra Apocalipse ortaya cikinca geri cekiliyor ve Apocalipse ile Oren cekismesini izliyor. Buyucunun neler yaptigini tam bilmiyorum. Sanirim tanrinin son muridleri kiyametten kacarken kaybolup gidiyorlar. Boylece tanrinin Sol Lagnadaki son iyleri kayboluyor.
Buyucu ise galiba kuledeki bir saldirida oluyor. Cok uzun ve daha ogrenmem gereken epey bilgi var. Hem belki aktiflesirse diyar icinde iyi bir arsiv olur bu baslik.
Bana ne kadar yardimci olursaniz Yeminer efsanesi de o kadar guyel canlanir. : )
Ancak devam etmeden bahsettigim Yeminerin site uyesi ya da admin Yeminer degil Yeminer karakteri oldugunu hatirlatiyorum.
Yeminer efsanesini Sol Lagaya geldigi ilk zamandan sonuna kadar yazmayi dusunuyorum. Sanirim bu Sol Lagnanin aktif tarihinin neredeyse tamami. Eger kasim yetmezse araliktada yazmaya devam edebilirim.
Sanirim Yeminer tarihin bir noktasinda bir ikiye bolunus yasiyor. Bu bolunusun sonrasinda tanri ve buyucu Yemineri de olabildigince es zamanli yazmaya calisacagim. Hem tanri hem de buyucu hakkindaki yazilari yazabilirsiniz kisacasi.
Yemineri cok fazla bilmedigimi daha once yazmistim. Bildigim kadariyla ilk onkasaba savasi sirasinda beliriyor. Ve Coraxa ve tanrilara karsi cikiyor. Ama onkasabanin tarafina da bir defa gecmeyi denese de sonuc olarak yer almiyor. Gizlice zaman zaman Quel Shin, Scythe gibi o zamanin buyuk isimleri ile anlasiyor. Savas sonrasinda cikacak ikinci bir savasin hazirligini yapiyor. Neden bunu yapiyor. Belki en sonunda ikisi de kendi varligini kabul etmeyen Corax ve Karatasa kendi ustunlugunu kabul ettirecek.
Savas olmayinca bir sure diyarda eskisi gibi etkin degil. Bu donemde yeni yukselmis tanri lord Orenle muttefik. Orenin cikardigi savas tanrilara darbe vuruyor. Ama yikim oyle korkunc oluyor ki Oren ittifaki kendi varliklarini korumak yorunda kaliyor.
Yikim sonrasinda yeni yukselen tanri Dragonfire Orenle cekisirken Yeminer Orenle ittifakini bitiriyor. Draginfire in yeniden elf olmasi teklifini efsanevi sekilde reddediyor. ( Ben bizzat oynadim. Bu ayrintiyi gerekirse acariz. ) Yeni bir buyucu kulesi ve birligi kurmayi planliyor. Sonrasi biraz bulanik. Bir sekilde Oren tanri olmasina neden oluyor. Ve Tanri ile tanriliktan nefret eden buyucu ikiye bolunuyor. Tanri onkasabayi tehtid ediyor. Orenle cekisiyor. Sonra Apocalipse ortaya cikinca geri cekiliyor ve Apocalipse ile Oren cekismesini izliyor. Buyucunun neler yaptigini tam bilmiyorum. Sanirim tanrinin son muridleri kiyametten kacarken kaybolup gidiyorlar. Boylece tanrinin Sol Lagnadaki son iyleri kayboluyor.
Buyucu ise galiba kuledeki bir saldirida oluyor. Cok uzun ve daha ogrenmem gereken epey bilgi var. Hem belki aktiflesirse diyar icinde iyi bir arsiv olur bu baslik.
Bana ne kadar yardimci olursaniz Yeminer efsanesi de o kadar guyel canlanir. : )
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Bencede en iyi yeminer bilir. En son gördüğümde yeminerin geçmişten bugüne kadar gelişinin her şeyini özet olarak geçmişti. Ama tabiki her zaman her şey aklında kalacak diye bir şy yok. Misal olarak şiir oları. Zamanında baya sasyasyon yaratmıştı...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
Aslinda en hakkinda bilgi edinmesi zor olan donem sitede veri kaybinin yasandigi ustelik de bildigim kadariyla cok aktif bir donemin kayitlari... Ama bunun disinda elbette Yeminer epey katki saglar.
Ama sadece bilgiler degil de Yeminere farkli bakis acilarini da burada tartisabilirsek iyi olurdu. Yeminer karakteri bizde ne cagristiriyor?
Hadi biraz daha edebi ifade etmeye calisirsak Yeminerin oykusu bir ne oykusu...
Tabii cok uzun oldugu icin farkli donemin Yeminerleri icin farkli cevaplar da verilebilir. Olsun herkes istedigi donem hakkinda hem bilgi hem de dusuncelerini yazarsa sanirim Yemineri en bastan cok daha iyi taniyabiliriz.
Ama sadece bilgiler degil de Yeminere farkli bakis acilarini da burada tartisabilirsek iyi olurdu. Yeminer karakteri bizde ne cagristiriyor?
Hadi biraz daha edebi ifade etmeye calisirsak Yeminerin oykusu bir ne oykusu...
Tabii cok uzun oldugu icin farkli donemin Yeminerleri icin farkli cevaplar da verilebilir. Olsun herkes istedigi donem hakkinda hem bilgi hem de dusuncelerini yazarsa sanirim Yemineri en bastan cok daha iyi taniyabiliriz.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
LİCH ELF-(Bu şiir Yeminer denen eskiden elf olan bir lich için söylenen bir efsaneyi anlatır.Söylenene göre Cormanthorda büyüsü için hem arkadaşını hemde kendi ruhunu kurban etmiştir.Fakat efsaneler binyıllar içinde değişime uğrarlar ozanların dillerinde bu şiir elf ozan Linu'nun duyduğu şeklidir.Yeminerin iyi büyü adına kutsanmasını anlatmaktadır.Ama Linu dahil herkesin Yeminer hakkında bildiği ve duyduğu tek şey varsa o da Yalancı olduğudur...Frpworld e selamlarla...
Gözlerimizin göremediği kadar uzaklarda
Ak köpüklerin çınladığı bir kıyıda
Bilinemeyecek denli eski hatıraların adası
Kahramanlıkların gizeminin sonsuzluğuyla
Ebedi bir huzurun başlangıcıyla sona erer
Yıldızlar kadar uzak ve yakın derler
Korku uyandıracak kadar harika
Ak köpüklerin cüppesini kuşanmış bir ruha
Dinleyin şimdi liri elinde bir ozanı
Yıldızlarla ruhunu yaşamda birleştiren
Ak köpüklerin gölgesi denen elf kahramanını
Halkının büyüsü için kendini feda eden
Bir fısıltıyla bahşedilmiş ona
Elflerin en kutlu akşamında
Yıldızlar altında doğumumuzun şavkını
Bir ak cüppeli sezmiş ruhundaki anlamını
Dökülmüş ağzından inançlı yeminler
Ruhunu kuşanan seçmiş olduğu yolda
Yıldızlardan dokunmayı büyüsüyle halkına
İçindeki ruha uzanmış ve yaşamayı arzulamış doğumla ölüm arasında
Kalbindeki ışığı sun bize
Göremeyeceğimiz denli uzaklara bak
Ruhunu bize bahşet
Ve kendini yıldızlarda farzet
Bir gümüş parça kuşan
Ve bize ölümün ardında uzan
Mutlulukla gülümse bize yıldızlardan
Ve uzat ellerini bize uzaklardan
Galadlirim
Bahsi geçen şiir budur arkadaşlar. Bu şiirin anlattığı dönemler eskilere ait olduğu için sanırım sadece ben yazabilirm bu konuda bilgileri ama yakın tarihe biçok kişi şahit oldu. Onların dilinden yazılsa daha az taraflı ve daha başarılı olur diye düşünüyorum.
Gözlerimizin göremediği kadar uzaklarda
Ak köpüklerin çınladığı bir kıyıda
Bilinemeyecek denli eski hatıraların adası
Kahramanlıkların gizeminin sonsuzluğuyla
Ebedi bir huzurun başlangıcıyla sona erer
Yıldızlar kadar uzak ve yakın derler
Korku uyandıracak kadar harika
Ak köpüklerin cüppesini kuşanmış bir ruha
Dinleyin şimdi liri elinde bir ozanı
Yıldızlarla ruhunu yaşamda birleştiren
Ak köpüklerin gölgesi denen elf kahramanını
Halkının büyüsü için kendini feda eden
Bir fısıltıyla bahşedilmiş ona
Elflerin en kutlu akşamında
Yıldızlar altında doğumumuzun şavkını
Bir ak cüppeli sezmiş ruhundaki anlamını
Dökülmüş ağzından inançlı yeminler
Ruhunu kuşanan seçmiş olduğu yolda
Yıldızlardan dokunmayı büyüsüyle halkına
İçindeki ruha uzanmış ve yaşamayı arzulamış doğumla ölüm arasında
Kalbindeki ışığı sun bize
Göremeyeceğimiz denli uzaklara bak
Ruhunu bize bahşet
Ve kendini yıldızlarda farzet
Bir gümüş parça kuşan
Ve bize ölümün ardında uzan
Mutlulukla gülümse bize yıldızlardan
Ve uzat ellerini bize uzaklardan
Galadlirim
Bahsi geçen şiir budur arkadaşlar. Bu şiirin anlattığı dönemler eskilere ait olduğu için sanırım sadece ben yazabilirm bu konuda bilgileri ama yakın tarihe biçok kişi şahit oldu. Onların dilinden yazılsa daha az taraflı ve daha başarılı olur diye düşünüyorum.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
Guzel bir siirmis. Ustad Galadlirimden daha azi beklenmezdi zaten... Eskiden Yeminerin ne oldugunu anlatmak ilginc olurdu gercekten... Ama diyardaki aktif RP donemindeki Yeminerin daha guyel ve daha bu siteye ait olacagina ben de katiliyorum. Cunku o Yeminerde sadece uye Yeminerin degil herkesin payi var.
Ancak Galadlirimin yazdigi siirde sanirim aktif diyar tarihinin bir parcasi. Demek ki diyara damgasini vurmus bir ozanin merak ettigi bir gecmisi varmis. Ve bu gecmis bir ustadin diyelerinde hayat bulmus.
Ancak Galadlirimin yazdigi siirde sanirim aktif diyar tarihinin bir parcasi. Demek ki diyara damgasini vurmus bir ozanin merak ettigi bir gecmisi varmis. Ve bu gecmis bir ustadin diyelerinde hayat bulmus.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
galadlirim
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 975
- Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Bu şiiri Yeminerin oynatttığı rpde yazmıştım : )
Bu şiirde Yeminer adlı liche farklı bir bakış açısı getirmiştim,onu bir elfin büve "elf bir lichin bürünebileceği kibirle yansıttım.Yani elfler kendi aralarından böyle bir liç çıktığına inanmak istemezler ve bunu dilden dile yayarak bunu oluşturlar ve ozan da duyduklarını yansıtır.Tabi Yeminer de elflerin aklına bişeyler sokmuş olabilir.Açıkçası bunlar teorilerim.Yeminer bana "gerçek"hikayesini anlattı.Gerçekte elbette kötülük yapıyor ama dediğim gibi böyle şeyler elfler arasında duyulsa bile böyle yansıtılır ya da çarpıtılabilir.Yeminer ilk başta karşı çıkmıştı ama bakış açımı anlamış sanırım şiirimi istedi bugün benden
.Umarım katkım olur Yemineri anlatmaya ...
Bu şiirde Yeminer adlı liche farklı bir bakış açısı getirmiştim,onu bir elfin büve "elf bir lichin bürünebileceği kibirle yansıttım.Yani elfler kendi aralarından böyle bir liç çıktığına inanmak istemezler ve bunu dilden dile yayarak bunu oluşturlar ve ozan da duyduklarını yansıtır.Tabi Yeminer de elflerin aklına bişeyler sokmuş olabilir.Açıkçası bunlar teorilerim.Yeminer bana "gerçek"hikayesini anlattı.Gerçekte elbette kötülük yapıyor ama dediğim gibi böyle şeyler elfler arasında duyulsa bile böyle yansıtılır ya da çarpıtılabilir.Yeminer ilk başta karşı çıkmıştı ama bakış açımı anlamış sanırım şiirimi istedi bugün benden
.Umarım katkım olur Yemineri anlatmaya ...
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Her ne kadar yeminer ile aynı rp de karşılaşmasak da onun hareketlerini tanrı olanın ruhbanı olmamdan dolayı takip ettim. Ayrıca galadlirimin bu şiiri yazdığı rp i de okudum. Bunlara dayanarak ve tabiki sağdan soldan duyduklarımı da ekleyerek lich hakkında biraz yorum yapmak istedim.
Ben rp lere gireli beri az çok kişileri takip ediyorum, dediğine göre Lord Necrosdan bile eskiymişim, ilk fark ettiğimde gururla karışık bir hayret yaşamıştım.
Ta o zamanlardan beri kötü bir karakteri oynattığım için diyarın en güçlü kötüleirnden biri, hatta ta kendisi olan bu lich ilgimi çekmişti. Efla da çok güçlü bir büyücü ama sanırım lich olan yeminer daha kudretli. Büyücülük konseyini kuran, kulesini konseye tahsis eden, diğer başbüyücülere göre oldukça güçlü olmasına karşın onlarla bu gücü paylaşan bir lich vardı karşımda.
Standart oyun bilgilerim bana bunun akıl mantık ötesi bir saçmalık olduğunu söylüyordu. Kurallara bağlı dahi olsa lichler gücü paylaşmazlar, insanlarla ya da diğer canlılarla pek iş yapmazlar. Oysa bu lich bunların tam aksini yapıyor, gücü paylaşıyor, hatta dağıtıyodu
Aynı zamanda tanrı olanın emrine girdim, domainleri tam istediğim gibiydi ve onun da hareketlerini incelemeye anlamaya çalıştım. Tanrı olan kısmı daha tutarlıydı, en azından yaptıklarında bir amacı olduğu belliydi. Sadistliği, seçilmişlerini birbirlerine öldürecek kadar sapık ruhlu bir kötü olması benim Yeminer(oynatan kişi)'in lich i tanrı olduktan sonra öylesine oynattığı izlenimini verdi. Lich i sadece öylesine arada dürtüklediği bir piyon gibi kullanıyor diye düşündüm.
Sonra 10 kasaba meselesinde Yeminer sessiz kaldı, ne lich ne de tanrı kıllaırnı kıpırdatmadılar, ya da bana öyle geldi. Pek haz etmemiştim bu durumdan. En azından tanrının bişeyler yapmasını bekliyodum.
Ama şansmıdır bilmem, 10 kasaba olayı tam da onun istediği gibi sonuçlandı. Olayla hiç ilgisi olmadığı halde herşey istediği gibi gitmişti.
Neyse bunu bir kenara koyalım ve lich e dönelim.
Onun rplerini okuduğumda aklıma gelen ilk şey kararsızlık, düzensizlik, mantıksızlık ve rastgele olaylar oluyordu. Hareketlerinin arasında kesinlikle bir ahenk, bir amaç sezemedim. Takıntılı bir delinin saçmalıkları gibi geldi bana rpleri. Bir anda ortaya çıkmalar, zalim davranışlar saçma takıntılar vs vs...
Ne yalan söyleyeyim birkaç ay önceye kadar lich ile ilgili görüşlerim bunlardı. Sonuna kadar da arkasında dururdum ama şimdi asılolaydan zevk almaya başladım
Lich keşfedilmesi güç ama bir o kadar da zevkli bir bulmaca gibidir bence.
Bu fikri edinmeme neden olan sanırım rp lerin derinliklerine inmeye başlamam, forumlarda yazılmayan gizli örgütleri keşfetmeye başlamamla oldu. Bu örgütlerle ilgili açıklama yapmayacağım tabiki çünkü hala rplerdeyiz
Dediğim gibi belli bir süre sonra anlıyorsunuz lich'in amaçlarını ve şüphelenmeye başlıyosunuz. 10 kasabanın hiç kılını kıpırdatmadan onun lehine sonuçlanması galadlirimlerin rp lerinde ölenler vs vs.. nedense lich in başka planları da olabileceini düşündürmeye başladı bana.
O rp de amacının cine yardım etmek olduğunu hiç sanmıyorum, denildiği üzere laboratuvarının ele geçirildiğini ise hiç sanmıyorum. Söylenene göre flaktrisinin olduğu bu gizli yerin ele geçirildiği, lich in se bu yeri geri almak için neredeyse ışığın en kudretli temsilcileri denilebilecek bir gurubu oraya gönderdiği bana hiç ama hiç mantıklı gelmedi. Daha sonra aslında lich in ne yapmak isteyebileceğini keşfettim. Konseyi güçsüzleştirmeye çalışıyordu bence. Açıkçası bundan ne fayda sağlayabilirdi bilmiyorum ama bariz bir şekilde konseyi, daha doğrusu konseydeki rakiplerini güçsüzleştiriyordu. Onlar ölmese bile uzun bir süre konseyde kimse olmadığı halde at oynatabilecekti. Bunu neden yaptığını bilmiyorum ama daha deneyimli olanlar belki bu esrarı da çözebilirler.
Sonra örgütler meselesinde kudretli kişilerin birbirine girdiği ve başkanımızın kellesinin peşinde oldukları haberi kulağıma gelmedi diyemem. Lich yer altına giriyordu.
şimdiye kadar onunla ilgili en çok merak ettiğim konu neden konseyde aşırı demokratik bir yönetim uyguladığı, ve neden büyü konseyini kurup güçlendirmeye çalıştığı ?
Hadi bu soruyu cevapladık diyelim, peki neden laboratuvar rp sinde en güçlü adamları harcamaya çalışıyordu, ya da konseyden uzak tutuyordu.
Kısaca savunduğum şey lich hep göründüğü gibi takıntılı bir deli değil fazlası ile hesapçı bir numaracıdır. Rp de onunla karşılaşmanın onun piyonu olmakla eşdeğer olduğu görüşünü savunanlardanım ben, istesen de istemesen de bunu yapıyor ve sen hiç fark etmiyosun.
Bunlar yardımcı olur mu bilmem Firble, ama en azından bu konuları tartışırsak bilgilerimiz artabilir görüşündeyim.
Hatta Yeminer kendisi bunları anlatırsa çok daha mutlu oluruz
Ben rp lere gireli beri az çok kişileri takip ediyorum, dediğine göre Lord Necrosdan bile eskiymişim, ilk fark ettiğimde gururla karışık bir hayret yaşamıştım.
Ta o zamanlardan beri kötü bir karakteri oynattığım için diyarın en güçlü kötüleirnden biri, hatta ta kendisi olan bu lich ilgimi çekmişti. Efla da çok güçlü bir büyücü ama sanırım lich olan yeminer daha kudretli. Büyücülük konseyini kuran, kulesini konseye tahsis eden, diğer başbüyücülere göre oldukça güçlü olmasına karşın onlarla bu gücü paylaşan bir lich vardı karşımda.
Standart oyun bilgilerim bana bunun akıl mantık ötesi bir saçmalık olduğunu söylüyordu. Kurallara bağlı dahi olsa lichler gücü paylaşmazlar, insanlarla ya da diğer canlılarla pek iş yapmazlar. Oysa bu lich bunların tam aksini yapıyor, gücü paylaşıyor, hatta dağıtıyodu
Aynı zamanda tanrı olanın emrine girdim, domainleri tam istediğim gibiydi ve onun da hareketlerini incelemeye anlamaya çalıştım. Tanrı olan kısmı daha tutarlıydı, en azından yaptıklarında bir amacı olduğu belliydi. Sadistliği, seçilmişlerini birbirlerine öldürecek kadar sapık ruhlu bir kötü olması benim Yeminer(oynatan kişi)'in lich i tanrı olduktan sonra öylesine oynattığı izlenimini verdi. Lich i sadece öylesine arada dürtüklediği bir piyon gibi kullanıyor diye düşündüm.
Sonra 10 kasaba meselesinde Yeminer sessiz kaldı, ne lich ne de tanrı kıllaırnı kıpırdatmadılar, ya da bana öyle geldi. Pek haz etmemiştim bu durumdan. En azından tanrının bişeyler yapmasını bekliyodum.
Ama şansmıdır bilmem, 10 kasaba olayı tam da onun istediği gibi sonuçlandı. Olayla hiç ilgisi olmadığı halde herşey istediği gibi gitmişti.
Neyse bunu bir kenara koyalım ve lich e dönelim.
Onun rplerini okuduğumda aklıma gelen ilk şey kararsızlık, düzensizlik, mantıksızlık ve rastgele olaylar oluyordu. Hareketlerinin arasında kesinlikle bir ahenk, bir amaç sezemedim. Takıntılı bir delinin saçmalıkları gibi geldi bana rpleri. Bir anda ortaya çıkmalar, zalim davranışlar saçma takıntılar vs vs...
Ne yalan söyleyeyim birkaç ay önceye kadar lich ile ilgili görüşlerim bunlardı. Sonuna kadar da arkasında dururdum ama şimdi asılolaydan zevk almaya başladım
Bu fikri edinmeme neden olan sanırım rp lerin derinliklerine inmeye başlamam, forumlarda yazılmayan gizli örgütleri keşfetmeye başlamamla oldu. Bu örgütlerle ilgili açıklama yapmayacağım tabiki çünkü hala rplerdeyiz
Dediğim gibi belli bir süre sonra anlıyorsunuz lich'in amaçlarını ve şüphelenmeye başlıyosunuz. 10 kasabanın hiç kılını kıpırdatmadan onun lehine sonuçlanması galadlirimlerin rp lerinde ölenler vs vs.. nedense lich in başka planları da olabileceini düşündürmeye başladı bana.
O rp de amacının cine yardım etmek olduğunu hiç sanmıyorum, denildiği üzere laboratuvarının ele geçirildiğini ise hiç sanmıyorum. Söylenene göre flaktrisinin olduğu bu gizli yerin ele geçirildiği, lich in se bu yeri geri almak için neredeyse ışığın en kudretli temsilcileri denilebilecek bir gurubu oraya gönderdiği bana hiç ama hiç mantıklı gelmedi. Daha sonra aslında lich in ne yapmak isteyebileceğini keşfettim. Konseyi güçsüzleştirmeye çalışıyordu bence. Açıkçası bundan ne fayda sağlayabilirdi bilmiyorum ama bariz bir şekilde konseyi, daha doğrusu konseydeki rakiplerini güçsüzleştiriyordu. Onlar ölmese bile uzun bir süre konseyde kimse olmadığı halde at oynatabilecekti. Bunu neden yaptığını bilmiyorum ama daha deneyimli olanlar belki bu esrarı da çözebilirler.
Sonra örgütler meselesinde kudretli kişilerin birbirine girdiği ve başkanımızın kellesinin peşinde oldukları haberi kulağıma gelmedi diyemem. Lich yer altına giriyordu.
şimdiye kadar onunla ilgili en çok merak ettiğim konu neden konseyde aşırı demokratik bir yönetim uyguladığı, ve neden büyü konseyini kurup güçlendirmeye çalıştığı ?
Hadi bu soruyu cevapladık diyelim, peki neden laboratuvar rp sinde en güçlü adamları harcamaya çalışıyordu, ya da konseyden uzak tutuyordu.
Kısaca savunduğum şey lich hep göründüğü gibi takıntılı bir deli değil fazlası ile hesapçı bir numaracıdır. Rp de onunla karşılaşmanın onun piyonu olmakla eşdeğer olduğu görüşünü savunanlardanım ben, istesen de istemesen de bunu yapıyor ve sen hiç fark etmiyosun.
Bunlar yardımcı olur mu bilmem Firble, ama en azından bu konuları tartışırsak bilgilerimiz artabilir görüşündeyim.
Hatta Yeminer kendisi bunları anlatırsa çok daha mutlu oluruz
Senin de bakış açın tıpkı Galadliriminki gibi alışılmışın dışında Dekotta... Yemineri görmediğim gibi görmemi sağladı.
Doğrusu dışarıdan bakan birisi olarak ne büyücünün ne de tanrının on kasabadaki amaçlarını tam bilmiyordum.
Aslında tanrının yükselişi hakkında da çok az noktayı biliyorum. Yeminer hiç değişmeyen ve hep gizemli kalan karakterlerinden birisi sanırım diyarın...
Özellikle ona karşı savaşmış olanların bakışlarını çok merak ediyordum ama onlardan henüz ses yok. Bir de kulede kendisini tanıyanlardan.
Doğrusu dışarıdan bakan birisi olarak ne büyücünün ne de tanrının on kasabadaki amaçlarını tam bilmiyordum.
Aslında tanrının yükselişi hakkında da çok az noktayı biliyorum. Yeminer hiç değişmeyen ve hep gizemli kalan karakterlerinden birisi sanırım diyarın...
Özellikle ona karşı savaşmış olanların bakışlarını çok merak ediyordum ama onlardan henüz ses yok. Bir de kulede kendisini tanıyanlardan.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
şidilik sadece buna cevap verebilecek kadar zamanım var, belki ilerde diğer konulara da açıklık getiririm.dekotta wrote:
Standart oyun bilgilerim bana bunun akıl mantık ötesi bir saçmalık olduğunu söylüyordu. Kurallara bağlı dahi olsa lichler gücü paylaşmazlar, insanlarla ya da diğer canlılarla pek iş yapmazlar. Oysa bu lich bunların tam aksini yapıyor, gücü paylaşıyor, hatta dağıtıyodu![]()
Konseyde lich den daha güçsüz olmalarına karşın diğer büyücüleri de kendisi ile eşit tutmasının nedeni aslında o kadar da karmaşık değil.
Yeminer kötü bir karakter, büyü ağından beslenen bir karakter. Yeminer konseyi kurduğundaki açık ve gizli amacı birbiri ile örtüşüyordu, diyardaki büyüyü güçlü tutmak. Tabi açık amacında bunun çok alçakgönüllü bir adanmışlık olarak yapıyordu. Gizli olarak amacı ise diyardaki büyüye, büyülü eşyalara olan derin tutkusu idi. Eğer her cüppenin mensupları onun elinin altında olursa ona süpriz yapılma şansı az olacağını, büyü konusunda herşeyden haberi olacağını düşünerek konseyi kurdu.
Ama kötü bir karakter olduğu için sadece siyah cüppelileri çevresine toplayabilirdi. Diğer cüppe sahiplerinin kendi kulesinde, onun emrinde çalışmaları ancak bir eşitlik söz konusunda olabilirdi.
Lich bu yüzden konseyin her ustasını eşit mertebede saymıştır. Ama bu tabiki çok fazla gerçeği yansıtmıyor. Bu konseyin kullandığı kule lich e eti tırnağı gibi bağlı bir yapıdır. O kulenin içindeki kişilerin yaptığı herşeyi görüyordu ki buna birçoğunun zihinlerini de dahildi.
Yeminer The Lich hiç bir zaman gücü paylaşmamıştır, sadece durumu olası en iyi durumda tutmaya çalışmıştır. Gösterişte kalan bir eşitlik ona ne zarar verebilirdi ki ?
En azından lich in amaçları prensipte bunun gibiydi. Karakter 3 senedir oynanıyor, onun tüm amaçlarını birkaç sayfada özetlemnek benim için bile güç olur. Nitekim yaklaşık 1 senedir karakteri ben değil admin arkadaşlarım oynatıyordu, Eldarin ve Lord_Necros bu karakteri bir süre oynatmışlardır.
Hatta büyücülük kulesinin birçok özelliği şahsen Eldarin'in elinden çıkmıştır.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
Açıklamanın devamını bekliyorum Yeminer. Büyücünün planlarını böylece öğrenmiş olduk.
Sanırım büyücü az kişiyi çok güçlü şekilde etkiledi.
Tanrı daha az da olsa çok daha fazlasını etkiledi. Hatta zamanında en onurlu şovalye grubu sayılan grubun liderinin bile kafasını çelmeyi başarmıştı sanırım. Yanılıyor muyum? : )
Sanırım büyücü az kişiyi çok güçlü şekilde etkiledi.
Tanrı daha az da olsa çok daha fazlasını etkiledi. Hatta zamanında en onurlu şovalye grubu sayılan grubun liderinin bile kafasını çelmeyi başarmıştı sanırım. Yanılıyor muyum? : )
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Bilgeliğin Tanrısı için bu pekte zor olmasa gerek zatiFirble wrote:Tanrı daha az da olsa çok daha fazlasını etkiledi. Hatta zamanında en onurlu şovalye grubu sayılan grubun liderinin bile kafasını çelmeyi başarmıştı sanırım. Yanılıyor muyum? : )
Ona karşı savaşanlar arasında pek kimse kalmadı diyarda sanırım. Yorum yapmayı isterdim ama benimle inananları arasında hiçbir olay yaşanmadı
-I grow tired of shouting battle cries when fighting this mage. Boo will finish his eyeballs once and for all, so he does not rise again! Evil, meet my sword! SWORD, MEET EVİL!!
Yeminer yolunda savaşmış...
Yeminer yolunda kurbanlar vermiş...
Yeminer yolunda ölümü seçmiş...
Yeminer yolunda Acılar çekmiş...
bir yeminer takipçisi olarak söyleyecek onlarca şeyim var yeminer adına...
nereden başlasam nasıl anlatsam bilemiyorum.
Yeminer yolunda kurbanlar vermiş...
Yeminer yolunda ölümü seçmiş...
Yeminer yolunda Acılar çekmiş...
bir yeminer takipçisi olarak söyleyecek onlarca şeyim var yeminer adına...
nereden başlasam nasıl anlatsam bilemiyorum.
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Findor kardeş ve diğer kardeşler yorumlarınızı acele bekliyorum. Elimde az bilgi ve araştırma için az zaman var....
Yemineri okul dönemi boyunca kendi başıma kaldırmam zor. Olmazsa bu tür karakterleri yaz dönemine atabilirim. Daha araştırmacılık gerektirenleri. Daha içli dışlı olduğum haklarında daha fazlasını bildiklerimi de okul döneminde anlatırım.
Yemineri okul dönemi boyunca kendi başıma kaldırmam zor. Olmazsa bu tür karakterleri yaz dönemine atabilirim. Daha araştırmacılık gerektirenleri. Daha içli dışlı olduğum haklarında daha fazlasını bildiklerimi de okul döneminde anlatırım.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Bahsettiğin şey doğrudur Firble, Oren şövalyelerinin liderlerinden birisi olan Logan bir zamanlar elimde oyuncak olmuştu. Onun korkularından, hırslarından ve saklamaya çalıştığı ihtişam açlığından faydalandım.
Her iyide olduğu gibi onda da kötülüğe meyil vardı, ben sadece işime yarayacağını düşündüğüm için onu kullandım.
Ã?nceleri sadece onun aklını çelmek, tereddüt etmesini sağlamak istiyordum fakat onunla daha ilk temasa geçişimde hakkındaki herşeyi, en derin duygularına kadar öğrendim ve bunları kullandım.
Ã?nce ona tanrısının yolunda yükselmesine yardımcı olmayı önerdim, bu teklif hem masumane hem de onun için fazlası ile çekiciydi. O yüzden teklifimi kabul etti. Ona sonuna kadar yardımcı olmayı teklif ettim. Bu şekilde kalsa bile benim için fazlası ile iyiydi, sonuç olarak şövalyelik müessesesinin en ulularından birisi benim elimin altında olacaktı.
Fakat elbette yeminer için bu yeterli değildi. O kişinin kalbinde en ufak bir çatlak oluşturmayı başarırsa o kalbi tamamen karanlığın kutsallığı ile doldurmadan bırakmazdı. O yüzden yeminer sinsi yalanları ile Logan'ın zihnini köreltmeye, onu hırsının esiri etmeye devam etti.
Ã?nce onu bu yaşadıklarfını, şüphelerini Oren'e anlatmakla tehdit etti. Ona ihanet etmişti ve cezası hayal edilemeyecek kadar büyük olacaktı. Bu nedenle Logan korktu ve kötülüğün avucuna çok daha fazla düştü.
O andan itibaren yeminer Logan'a bu tehditle her istediğini yaptırabilirdi, ama yine de uzun süreli düşünüldüğünde Logan yaptığı saçmalığı far edip af dileyebilir ve af bulabilirdi. Onu geri dönülmezcesine Oren'den ulaştırmak gerekiyordu. Bir daha asla geri dönemeyecek şekilde kandırılmalıydı.
Bunun için yeminer planlar hazırladı, onu Oren'e ihanet ettirip bunu ona fark ettirmemenin, dönülmez yola sokmanın bir yolu olmalıydı.
Yeminer bunun yolunu bulmuştu, ona kutsal ölümü kötü yolda kullandırtacaktı. Bunun için Logan'dan bir Dragonfire rahibi olan Firble'ı öldürmesini istedi. Onun kendisi için çok tehlikeli olduğunu ve yok edilmesi gerektiğini söyledi. Logan bunu düşündü, ama henüz bu kadar ileri gitmeye hazır değildi. Yeminer bu hareketinin başarısız olduğunu görmüştü, bu nedenle bu hareketi kendi lehine çevirmek içibn bir yol aradı ve sonunda Loganın daha derin arzularına, hükmetme, en büyük olma arzusuna el attı ve ona hep arzu ettiğini teklif etti.
Logan'a eğer Firble 'ı öldürürse yeminer'in ordularına komuta edeceğini söyledi, ona en büyük olmayı, ordulara komuta etmeyi, büyük bir fatih olacağını önerdim. O da önce kabul etti ve hayatının en büyük hatasını yaptı. O bunu kabul ettikten sonra doğal olarak ona yalan söylediğimi ve bu yaptıklarını Oren'e söyleyeceğimi söyledim. Eğer aksini istiyorsa emrettiğim herşeyi yapacaktı. Ve bu şekilde onun üzerindeki hükmümü çok daha kuvvetli kıldım.
Bundan sonra ona çeşitli şekillerde işkence ettim, ona Oren'e söylediğimi, sonra söylemediğimi, söyleyeceğimi ve söylemeyeceğimi söyleyerek defalarca ona işkence ettim. Ölümü kurtuluşu olmuştur, ya da o zaten benimle ilk bağlantıya geçtiğinde bir ölüydü. En azından olsa iyi olurdu.
Her iyide olduğu gibi onda da kötülüğe meyil vardı, ben sadece işime yarayacağını düşündüğüm için onu kullandım.
Ã?nceleri sadece onun aklını çelmek, tereddüt etmesini sağlamak istiyordum fakat onunla daha ilk temasa geçişimde hakkındaki herşeyi, en derin duygularına kadar öğrendim ve bunları kullandım.
Ã?nce ona tanrısının yolunda yükselmesine yardımcı olmayı önerdim, bu teklif hem masumane hem de onun için fazlası ile çekiciydi. O yüzden teklifimi kabul etti. Ona sonuna kadar yardımcı olmayı teklif ettim. Bu şekilde kalsa bile benim için fazlası ile iyiydi, sonuç olarak şövalyelik müessesesinin en ulularından birisi benim elimin altında olacaktı.
Fakat elbette yeminer için bu yeterli değildi. O kişinin kalbinde en ufak bir çatlak oluşturmayı başarırsa o kalbi tamamen karanlığın kutsallığı ile doldurmadan bırakmazdı. O yüzden yeminer sinsi yalanları ile Logan'ın zihnini köreltmeye, onu hırsının esiri etmeye devam etti.
Ã?nce onu bu yaşadıklarfını, şüphelerini Oren'e anlatmakla tehdit etti. Ona ihanet etmişti ve cezası hayal edilemeyecek kadar büyük olacaktı. Bu nedenle Logan korktu ve kötülüğün avucuna çok daha fazla düştü.
O andan itibaren yeminer Logan'a bu tehditle her istediğini yaptırabilirdi, ama yine de uzun süreli düşünüldüğünde Logan yaptığı saçmalığı far edip af dileyebilir ve af bulabilirdi. Onu geri dönülmezcesine Oren'den ulaştırmak gerekiyordu. Bir daha asla geri dönemeyecek şekilde kandırılmalıydı.
Bunun için yeminer planlar hazırladı, onu Oren'e ihanet ettirip bunu ona fark ettirmemenin, dönülmez yola sokmanın bir yolu olmalıydı.
Yeminer bunun yolunu bulmuştu, ona kutsal ölümü kötü yolda kullandırtacaktı. Bunun için Logan'dan bir Dragonfire rahibi olan Firble'ı öldürmesini istedi. Onun kendisi için çok tehlikeli olduğunu ve yok edilmesi gerektiğini söyledi. Logan bunu düşündü, ama henüz bu kadar ileri gitmeye hazır değildi. Yeminer bu hareketinin başarısız olduğunu görmüştü, bu nedenle bu hareketi kendi lehine çevirmek içibn bir yol aradı ve sonunda Loganın daha derin arzularına, hükmetme, en büyük olma arzusuna el attı ve ona hep arzu ettiğini teklif etti.
Logan'a eğer Firble 'ı öldürürse yeminer'in ordularına komuta edeceğini söyledi, ona en büyük olmayı, ordulara komuta etmeyi, büyük bir fatih olacağını önerdim. O da önce kabul etti ve hayatının en büyük hatasını yaptı. O bunu kabul ettikten sonra doğal olarak ona yalan söylediğimi ve bu yaptıklarını Oren'e söyleyeceğimi söyledim. Eğer aksini istiyorsa emrettiğim herşeyi yapacaktı. Ve bu şekilde onun üzerindeki hükmümü çok daha kuvvetli kıldım.
Bundan sonra ona çeşitli şekillerde işkence ettim, ona Oren'e söylediğimi, sonra söylemediğimi, söyleyeceğimi ve söylemeyeceğimi söyleyerek defalarca ona işkence ettim. Ölümü kurtuluşu olmuştur, ya da o zaten benimle ilk bağlantıya geçtiğinde bir ölüydü. En azından olsa iyi olurdu.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest

