Site Admin Başvurusu

Her tür dilekleriniz ve moderatorlük başvurularınız için.
Post Reply
Eldarin

Site Admin Başvurusu

Post by Eldarin »

Mimir'in göz oyukları sanki içinde bir göz varmışçasına ileriye odaklanmıştı. Ã?nünde ise ruhani bir kimse durmaktaydı.

"Ben Mimir. Aradığınız dünyanın ismini belirtiniz..."

"Sol Lagna... Sol Lagna'yı arıyorum..."

"Sol Lagna" dedi Mimir buz gibi soğuk ve tiz sesiyle. "Sol Lagna bulunuyor..."

Ruh kayıtsızca beklemeye devam etti. Ã?nündeki kurukafa havaya asılmış, aranan kelimeyle alakalı bilgileri biraraya getiriyordu.

"Sol Lagna ismi en son Pozitif Enerji Düzleminde duyulmuş. Bir grup maceracı tarafından. Yardıma ihtiyaçları olduklarını söylemişler. Bulundukları diyar kıyametin eşiğindeymiş.
Onlar Pozitif Enerji Düzleminden ayrıldıktan sonra bir daha onlardan haber alınamamış.

şimdi Sol Lagna'ya ait bir dizi ses dinleyeceksiniz...

Diyar - Sylria
Metropol - Heranell - Ã?ivit Ejderha Hanı..."

Deminden beri soğuk ve renksiz bir dille konuşan Mimir'in sesi birdenbire kesilerken bunun yerini karmaşanın hakim olduğu hanın gürültülü sesi aldı. Kurukafanın tüm yüz boşluklarından gürültü patırtı sesleri eko yaparak çıkmaya başladı.

İçeride kimin ne dediği hiç duyulmuyordu. Adeta her kafadan bir ses çıkmaktaydı ve sesler belli kişilere ait değildi. Onlarca ayrı ses onlarca ayrı yerden hanı dolduruyordu.

Eldarin hiçbirşey anlayamadı. Handaki karmaşa metropolün muhteşem karmaşasından bir anektoddu sanki. Sesler kesilmeden evvel duyduğu son şey goblinvari birisinin çıkardığı ince çığlıktı. Ã?ığlık saniyelerce duyulmuştu, içeridekiler ise bu sese karşı muhteşem bir kahkaha patlatmışlardı...

"Diyar - Sylria
Bölge - Tanrıların Dağı - Exessum Duriaxass"

Mimir'in sesi çekildikten sonra etrafı müthiş bir uğultu kapladı. Uğultu öyle büyüktü ki fırtınalar kopuyordu sanki Sol Lagna'da. Halbuki bir tanrı konuşuyordu o sırada, biraz yüksek bir ses tonuyla, tanrıların lisanında;

"Evet, eski topraklarımız bir kıyametin eşiğinde olabilir. Ama bizler şimdi buna dur demeliyiz. Azap içindeki halkları isim korkuların pençesinden kurtarıp buraya, Sylria'ya, Tanrıların Divanıyla yönetildiği hür topraklara getirmek bizim görevimizdir. Bunun için karşımızda duran herne varsa onlarla savaşmalıyız."

Fırtına dindiğinde okyanusların derinlerinden gelen bir ses devam etti;

"Peki bu savaşta nasıl başarılı olabiliriz. Başka bir alana değmek bile bizim sonumuz olabilir..."

Okyanuslar sustuğunda yerini gürleyen ateşler aldı.

"O alana dokunmaktan ziyade, bu alanla bütünleşebiliriz. Bunun anahtarı elimizde."

Gürleyen ateşler bir süre duman püskürttü dışarıya... Sonra gürleme sesi devam etti;

"Semavilerin Ordusu... Onlar bize işin bu kısmında yardım edeceklerdir. Onurlu ruhlar bizim yanımızdalar..."

Sonra Hava yeniden uğuldamaya başladı.

"O halde karar ortada..."

**********

Ses kesildiğinde karşısındaki ruh çoktan Mimir'den ayrılmış, göğe doğru yükselmişti.

Eldarin'in her yanı yırtılmış beyaz cüppesi etrafa silik ruhani parçalar bırakırken o, Semavilerin Ordusunun beklemekte olduğu bölgeye doğru yükselmekteydi. Yükselirken dudaklarından kopan sözcükler bir koro halinde tüm gökte dağılıyordu;

"Haklıydım! Bizi çağırıyorlar! Ulu Tanrılar bizden yardım bekliyorlar!" dedi beyaz cüppeli büyücü. Sonra elini göğün diğerlerince bilinmeyen bir noktasına doğru çevirdi...

"O yöne doğru yürüyelim Kutlu Savaşçılar. Diyarın bize ihtiyacı var!"

Eldarin eliyle gösterdiği noktaya doğru hızla yükselmeye devam etti. Ã?yle coşkuluydu ki arkasındaki Semavilerin Ordusunu beklememişti bile. Göğe tekrar tekrar aynı sözleri haykırmaktaydı;

"Geliyorum Dostlar! Tekrar geliyorum sizlere!"


***********


Dev bir savaşçı, Eldarin Semavilerin Ordusundan ayrılırken onun yükselmekte olduğu yön baktı.

"Evet, gerçekten çok heyecanlı bir büyücü. Sebatla beklemeyi kendine yediremeyecek kadar sabırsız birisi en azından."

Yanından süzülerek geçen beyaz bez parçasına takıldı gözü bir an. Eldarin artık bir ölümsüz değildi, o an bunu anladı savaşçı. Sonra tekrar göğe dönüp baktı;

"Demek ayrıldın semavilerin ordusundan ak cüppeli Eldarin. O halde yolun açık olsun."

Sonra döndü ve Semavilerin hepsine birden seslendi;

"Eldarin Semavilerin Ordusundan ayrılmış ve tekrar diyara dönmüştür. Bizim yolumuz ise başka tarafa düşüyor. şimdi yolumuza dönelim dostlarım!"

Eldarin Symeon ruhların ordusundan ayrılarak yeniden diyara dönerken, Semavilerin ordusu En Eski Olanların Divanına giderek onlardan diyar halkının yok olmayacağı bir gelecek dileyeceklerdi...

Yolları aynı olmasa da aslında herkesin ulaşmak istediği nokta aynıydı... Diyarn kurtuluşu ve yükselişi...


-------------------------------------------------------------------------------------


Arkadaşlar sitemizin varolan sorunlarını giderebilmek ve gerekli konularda diğer admin arkadaşlara yardımcı olmak adına Site Adminliği için başvuruda bulunuyorum.

Saygılar Sevgiler...

Eldarin!
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Kadim diyar yaratıcılarından birine sevgiyle kucak açacaktır tabiki, aksini düşünmek büyük bir gaf olurdu.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests