şiirler&şarkı sözleri

Buyrun huzurumuza ey güzide müdavimler. Eşsiz ve sonsuz dehlizlerinde savrulurken, bırakalım ruhumuzu dinginliğinin tadını çıkarsın...
aransayes
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1861
Joined: Fri Oct 08, 2004 10:00 am
Location: aksaray-izmir
Contact:

Post by aransayes »

duman - köprüaltı


denizler aştım geliyorum
bilirisin derdim seninle
yolumdan döndüm kopuyorum
bilirsin derdim seninle

denizler aştım geliyorum
ister eğlen benimle
yüzünü bir görsem yeter
yolumuz ayrı biliyorum
ölmeden son bir defa
belini kavrasam yeter

hadi gel buluşalım eski köprünün altında
kimseler görmesin
mehtaba karşı uzanalım eski köprünün altında
kimseler bilmesin kimseler duymasın
Bir tek seni bana çok gördü dünya
İyiler bu savaşı kaybetmiş
Peki ben nası büyük adam olucam
Kötü olmak seni geri getirir mi acaba...
celeraen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1215
Joined: Tue Jul 18, 2006 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by celeraen »

anathema -- electricity

seems like you never really knew me
seems like you never understood me
seems like you never really knew how to feel
but electricity it drew you near to me
what you needed was to be rid of me
there were times you really made me smile
and there were times you really made me cry
and there were times i never really knew how to feel
but electricity it drew you near to me
what you needed was to be rid of me
and the fear made you so unsure of me
what you needed was to be rid of me.
but electricity it drew you near to me
what you needed was to be rid of me
and the fear made you so unsure of me
what you needed was to be rid of me
There'll be war, there'll be peace.
<br>But everything one day will cease.
<br>All the iron turned to rust;
<br>All the proud men turned to dust.
siliterin
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 393
Joined: Sun Jul 30, 2006 10:00 am
Location: akçay
Contact:

Post by siliterin »

iced earth-dracula

Do you believe in love?
Do you believe in destiny?
True love may come only once in a thousand lifetimes...

I too have loved...they took her from me.
I prayed for her soul....I prayed for her peace

When I close my eyes
I see her face, it comforts me
When I close my eyes
Memories cut like a knife

The blood is the life, and Christ I defy.
My sworn enemy...birth of a new creed.

Is this my reward for serving God's own war?
The blood I've spilled for faith fulfilled.
To damn her, a disgrace, you spit back in my face.
I served you loyally, and you spew blasphemy.

I avenge with darkness, the blood is the life
The Order of the Dragon, I feed on human life

There are far worse things awaiting man than death
Come taste what I have seen
I'm spreading my disease
I will feed upon His precious child
The human race will bleed, they will serve my need.

(Pre-chorus)
I avenge with darkness, the blood is the life
The Order of the Dragon, I feed on human life

(Chorus)
I am the Dragon of blood, a relentless prince of pain
Renouncing God on His throne
My blood is forever stained

For true love I shall avenge
I defy the creed that damned her
Dünyada imkânsız olan tek şey, imkânsız olanı bulmaktır.
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by fingolfin »

Nazım Hikmet (Kuvayi Milliye)

-Yedinci Bap-

...

Bir acayip mahlûktu üç numrolu kamyonet :
İhtiyar,
cesur,
inatçı ve şirret.
Kırılıp dağlarda kalan sol arka makası yerine
şasinin altına, dingilin üzerine
budaklı bir gürgen kütüğü sarmış olmasına rağmen
ve kalb ağrılarıyla
ve on kilometrede bir
karanlığa yaslanıp durduğu halde
ve vantilâtöründe dört kanattan ikisi noksan iken
şahsının vekarlı kudretini resmen biliyordu :
«6 Ağustos emri»nde ondan ve arkadaşlarından
«... ihzar ve teşkil edilmiş bulunan
ve cem'an 300 ton kabiliyetinde kabul olunan
100 kadar serî otomobil...» diye bahsediliyordu.
İhzar ve teşkil olunanlar,
bu meyanda Ahmet'in kamyoneti,
insanların, âletlerin ve kağnıların yanından geçip
Afyon - Ahırdağları ve imtidadına doğru iniyorlardı.

Ahmet'in kafasında uzak bir şehir ve bir şarkı vardı.
Bu şarkı nihaventtir
ve beyaz tenteli sandalları,
siyah mavnaları,
güneşli karpuz kabuklarıyla
bir deniz kıyısındadır şehir.

Vantilâtörde adedi devir
düşüyor gibi.
Arkadaşlar ileri geçtiler.
Ay battı.
Manzara yıldızlardan ve dağlardan ibaret.

Sen Süleymaniyelisin oğlum Ahmet,
çınar dibinde iki mars bir oyunla yenip Bücür'ü,
kalk,
sıra servilerin önünden yürü,
çeşmeyi geç,
mektep bahçesi, medreseler,
orda, Harbiye Nezareti'nin arka duvarında
siyah çarşaflı bir kadın
çömelip yere
darı serper güvercinlere
ve papelciler
şemsiye üstünde papaz açarlar.

Motor mızıkçılık ediyor,
bizi dağ başlarında bırakacak meret.

Ne diyorduk oğlum Ahmet?
Dökmeciler sağda kalır,
derken, Uzunçarşı'ya saparken,
köşede, sol kolda seyyar kitapçı :
«Hikâyei Billûr Köşk»,
altı cilt «Tarihi Cevdet»
ve «Fenni Tabâhat».
Tabâhat, mutfaktan gelirmiş,
yani yemek pişirmek.
Hani, uskumru dolmasına da bayılırım pek.
Yaldızlı kuyruğundan tutup
bir salkım üzüm gibi yersin.

İlerde bir süvari kolu gidiyor,
saptılar sola.

Uzunçarşı'yı dikine inersin.
Sandalyacılar, tavla pulcuları, tesbihçiler.
Ve sen İstanbullu,
sen kendi ellerinin hünerine alışmış olduğundan
şaşarsın İstanbullulara :
ne kadar ince, ne çeşitli hünerleri var, dersin.
Rüstem Paşa Camii.
Urgancılar.
Urgancılarda yüz parça yelkenli gemiyi
ve hesapsız katır kervanlarını donatacak kadar
urgan, halat ve dökme tunçtan çıngıraklar satılır.
Zindankapı, Babacafer.
Uzakta Balıkpazarı.
Kuruyemişçiler.
Yemiş iskelesindeyiz :
sandalları, mavnaları,
güneşli karpuz kabuklarıyla
yüzüne hasret kaldığım deniz.

Sol arka lastik hava mı kaçırıyor ne?
İnip
baksam...

Yemiş iskelesinden dilenci vapuruna binip
Eyüp'te Niyet Kuyusu'na gittikti.
Elleri yumuk yumuk,
bacakları biraz çarpıktı ama,
yeşil zeytin tanesi gibi gözler.
Kaşları da hilâl gibi çekikti.
Tam Kasımpaşa'ya yaklaştık, beyaz başörtüsü...

Lastik hava kaçırıyor.
Derdine deva bulmazsak eğer...
Dur bakalım Babacafer...

Üç numrolu kamyonet durdu.
Karanlık.
Kriko.
Pompa.
Eller.
Küfreden ve küfrettiğine kızan elleri
lastikte ve ihtiyar tekerlekte dolaşırken
Ahmet hatırladı :
bir gece nüzüllü babaannesini
sedirden sedire taşırken
kadıncağız...

İç lastik boydan boya patladı.
Yedek?
Yok.
Dağlarda avaz avaz
imdat istemek?

Sen Süleymaniyelisin oğlum Ahmet,
sana tek başına verilmiştir üç numrolu kanyonet.
Hem, hani bir koyun varmış,
kendi bacağından asılan bir koyun.
Süleymaniyeli şoför Ahmet
soyun...

Soyundu.
Ceket, külot, pantol, don, gömlek ve kalpak
ve kırmızı kuşak,
Ahmet'i postallarının üstünde çırılçıplak
bırakarak
dış lastiğin içine girdiler,
şişirdiler.

Bu şarkı nihaventtir.
Deniz kıyısında bir şehir...
Beyaz başörtüsü...

Saatta elli yapıyoruz...
Dayan ömrümün törpüsü,
dayan da dağlar anadan doğma görsün şoför Ahmet'i,
dayan arslan...

Hiçbir zaman
böyle merhametli bir ümitle sevmedi
hiçbir insan
hiçbir âleti...

...
Kral cesurdu ve öfkesiyle kudretli,
Gümüştendi parıldayan miğferi.
Ringil'di kadim kılıcının adı,
Kristallerle donanmıştı mavi kalkanı.
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by fingolfin »

-İçeride-

Haberin var mı taş duvar?
Demir kapı, kör pencere,
Yastığım, ranzam, zincirim,
Uğruna ölümlere gidip geldiğim,
Zulamdaki mahzun resim,
Haberin var mi?
Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş,
Karanfil kokuyor cıgaram
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin...

(Ahmed Arif)

-Acılara Tutunmak-

acı çekmek özgürlükse
özgürdük ikimiz de
o yuvasız çalıkuşu
bense kafeste kanarya
o dolaşmış daldan dala
savurmuş yüreğini
ben bölmüşüm yüreğimi
başkaldıran dizelere

kavuşmak özgürlükse
özgürdük ikimizde
elleri çığlık çığlık
yanyana iki dünya
ikimiz iki dağdan
iki hırçın su gibi
akıp gelmiştik
buluşmuştuk bir kavşakta
unutmuştuk ayrılığı
yok saymıştık özlemeyi
şarkımıza dalmıştık
mutluluk mavi çocuk
oynardı bahçemizde

aramakmış oysa sevmek
özlemekmiş oysa sevmek
bulup bulup yitirmekmiş
düşsel bir oyuncağı
yalanmış hepsi yalan
sevmek diye birşey vardı
sevmek diye birşey yokmuş
acılardan artakalan
işte bu bakışlarmış
kuğu diye gözlerimde
gün batımı bulutlarmış
yalanmış hepsi yalan
savrulup gitmek varmış
ayrı yörüngelerde


acı çektim günlerce
acı çektim susarak
şu kısacık konuklukta
deprem kargaşasında
yaşadım birkaç bin yıl
acılara tutunarak
acı çekmek özgürlükse
özgürdük ikimizde

(Hasan Hüseyin Korkmazgil)

-Göçmen-

Sevdiklerimin başında bir bilmediğim
Görmediğim özlemediğim özlediklerimin başında

Yurdum olmadan sıladayım
Kimsem ölmeden yasta
Yollarda gözlediğim ne
Mektuplarda beklediğim ne

Nereden sürmüşler beni buralar nere
buralar nere, buralar nere

Bir bildiğim olmalı, bilmez olmuşum
Bir derdim olmalı, gülmez olmuşum
Buralara konmuş göçmen olmuşum
Bir derdim olmalı, gülmez olmuşum

(Bülent Ecevit)
Kral cesurdu ve öfkesiyle kudretli,
Gümüştendi parıldayan miğferi.
Ringil'di kadim kılıcının adı,
Kristallerle donanmıştı mavi kalkanı.
vanaheim
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 49
Joined: Sun Nov 12, 2006 10:00 am
Location: adana
Contact:

Post by vanaheim »

SAVAş TANRILARI SİZE SESLENİYORUM
KILICIM YANIMDA
şEREFLİ BİR HAYAT SÃ?RERİM
TÃ?M SAHTE GURURDAN UZAK
KIRBACI SAVURACAğIM, GÃ?R VE KUDRETLİ BİR HAYKIRIşLA
EğER YENİLİRSEM BENİ Ãƒ?LÃ?MLE KAPLAYIN
ZAFER SAYGINLIK BİRLİK
SELAM, SELAM, SELAM...
ombuspider
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 347
Joined: Sun Aug 27, 2006 10:00 am
Location: New California Republic
Contact:

Post by ombuspider »

Highway to Hell
by AC/DC

Livin' easy, lovin' free
Season ticket on a one-way ride
Askin' nothing, leave me be
Takin' everything in my stride
Don't need reason, don't need rhyme
Ain't nothin' that'll ever do
Going down, party time
My friends are gonna be there too

I'm on the highway to hell
Highway to Hell
I'm on a Highway to Hell
Highway to Hell

No stop signs, speed limit
Nobody's gonna slow us down
Like a wheel, gonna spin it
Nobody's gonna mess me round
Hey Satan, paid my dues
Playing in a rockin' band
Hey Momma, look at me
I'm on my way to the promised land

I'm on the highway to hell
(Don't stop me)

And I'm going down, all the way down
I'm on the highway to hell
With the ocean above me .. And flames in my eyes !..
ombuspider
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 347
Joined: Sun Aug 27, 2006 10:00 am
Location: New California Republic
Contact:

Post by ombuspider »

Still Not Black Enough
by W.A.S.P.

paint a shadow on my heart
in shades of ebony
paint the sun out of the sky
that rains over me

black sun, rain on me
i need one, black sun
rain on me, rain on me

tie me to my blackness there
where i'm ever free
taken to the dark edges of
my wicked memories

paint my soul in indigo, and ebony for me
no colour seen in my eyes, none in my eyes
i'm naked in my misery
emotions stripped to bone
i see inside the heart of me
it's still not black enough for me

no colour in the heart of me
no colour run in my veins
i hold the black to my breast
it bleeds over me
i can't go on till i get off
for me it's still not black enough
with darkness gone, my fear is seen
my fear is real, my fear is me
With the ocean above me .. And flames in my eyes !..
celeraen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1215
Joined: Tue Jul 18, 2006 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by celeraen »

anathema -- alone


i gave you my soul
you left me dying

(freezing in the cold wind that screams through
the silence, in the barren wastes of my heart)

within the walls
of my mind... alone,
the winter serenade
fell silent to me
There'll be war, there'll be peace.
<br>But everything one day will cease.
<br>All the iron turned to rust;
<br>All the proud men turned to dust.
emerus
Site Çizeri
Posts: 361
Joined: Sun Aug 13, 2006 10:00 am
Location: dark city arcadia bazen istanbul..
Contact:

Post by emerus »

Agreement/Kitaro

Watching the world
>From our window of life
Can we see all there is
That is real
That is right
To the distance so far
>From our true understanding
Making us want more
Making us see less

The fire
Making me clean
Making me fly
Spinning me 'round
Spinning me 'round

The fire within your eyes
This mystic time
I've known before
Once before
The flame within my heart
Agreements made
Are now realized
Like before
Agreements of Trust
Agreements of Faith
Agreements of Truth
Agreements of Liberty

Speaking of worlds
Driven far far apart
How the (industry) innocence
Crushes the nature of things
To the point that we lose
All we're trying to gain
Making us want more
Making us see less

The fire
Making us clean
Making us fly
Spinning us 'round
Spinning us 'round

The fire within your eyes
This mystic time
I've known before
Once before
The flame within my heart
Agreements made
Are now realized
Like before
Agreements of Trust
Agreements of Faith
Agreements of Truth
Agreements of Liberty

The fire
Making us clean
Making us fly
Spinning us 'round
Spinning us 'round

The (fire) flame
Making us clean (dream)
Making me fly
Spinning me 'round
Spinning me 'round

Agreements of Trust
Agreements of Faith
Agreements of Truth
Agreements of Love
Agreements of Liberty
Agreements set you free
"Under the Power of Love"
emerus "druid of elderlights"
was here...
aransayes
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1861
Joined: Fri Oct 08, 2004 10:00 am
Location: aksaray-izmir
Contact:

Post by aransayes »

Emre Aydın- Unut gittiğin bir yerde


Adının karşısında acı yazıyor bütün sözlüklerde
Ne desen küfür gibi , senden yana cümleler bile

Gülüşlerim vardı benim ... Ben kimim , ben nerdeyim ?
Tam karşıya geçerken bıraktığın o el benim

Bir de sen bırak beni
Unut gittiğin bir yerde
Kim kaldı ki
Çok büyüdüm sayende

Tabirim caiz değil , numunem yok , sende kalsın aslım
Müstakil bir masaldı , bitti işte , ben aynı haytayım

Gülüşlerim vardı benim ... Ben kimim , ben nerdeyim ?
Tam karşıya geçerken bıraktığın o el benim

Bir de sen bırak beni
Unut gittiğin bir yerde
Kim kaldı ki
Çok büyüdüm sayende
Bir tek seni bana çok gördü dünya
İyiler bu savaşı kaybetmiş
Peki ben nası büyük adam olucam
Kötü olmak seni geri getirir mi acaba...
aransayes
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1861
Joined: Fri Oct 08, 2004 10:00 am
Location: aksaray-izmir
Contact:

Post by aransayes »

Emre Aydın- Dayan Yalnızlığım

Karla karışık yağar hüzün
Üstüm başım hep uzun kollu
Benden iyi bilirsin
Anlatmama lüzum var mı ?

Gözlerim senden sonra
Hep parçalı bulutlu
Sen de baksan görürsün
Bakmaya yüzün var mı ?

Mutlu muyduk ki ? Sade nefes aldık
Bıktım artık uzatma, yaslan bana ağla

Kal yanımda böyle sonbahar gelince
Soysuzlar içinde kalma yalnızlığım
Bak yenildik işte
Zamanı gelince kalkarız belki de
Dayan yalnızlığım

Uzun yola gitmeden
İki koltuk ayırttım
Seninkisi cam kenarı
Sormana lüzum var mı ?

Farkı yok ki geçmişten
İlk kez görmüş değilsin
Hiç kuraya girmeden
Hep kısa çöpü çekmişsin

Mutlu muyduk ki ? Sade nefes aldık
Bıktım artık uzatma, yaslan bana ağla

Kal yanımda böyle sonbahar gelince
Soysuzlar içinde kalma yalnızlığım
Bak yenildik işte
Zamanı gelince kalkarız belki de
Dayan yalnızlığım
Bir tek seni bana çok gördü dünya
İyiler bu savaşı kaybetmiş
Peki ben nası büyük adam olucam
Kötü olmak seni geri getirir mi acaba...
aransayes
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1861
Joined: Fri Oct 08, 2004 10:00 am
Location: aksaray-izmir
Contact:

Post by aransayes »

Emre aydın- Kim dokunduysa sana


Yapma , dokunma
Kim dokunduysa sana ... ona git
Nerde unuttuysan beni ... orda kal
Ezdirmem kendimi sana

�Yaptım çünkü aşık oldum� deme , konuşma
Ona öyle demezler buralarda
Alem inansa sözüne ben inanmam

Beş para eder mi varlığın ?
Ki yokluğun beni acıtsın
Alem eğilsin önünde , ben eğilmem

Yapma , dokunma
Kim dokunduysa sana ... ona git
Nerde unuttuysan beni ... orda kal
Ezdirmem kendimi sana

Sen öğrettin bana ağlamayı
Başıma yastık basıp hıçkırmayı
Alem affetse seni ben affetmem

Onlar gibi değilim ben
Adam olmaı hala benden
Adam kölen olsun senin , ben olmam

Yapma , dokunma
Kim dokunduysa sana ... ona git
Nerde unuttuysan beni ... orda kal
Ezdirmem kendimi sana
Bir tek seni bana çok gördü dünya
İyiler bu savaşı kaybetmiş
Peki ben nası büyük adam olucam
Kötü olmak seni geri getirir mi acaba...
aransayes
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1861
Joined: Fri Oct 08, 2004 10:00 am
Location: aksaray-izmir
Contact:

Post by aransayes »

Rebel Moves- POMPALA

bir ateş söndü koru küllendi
bir ateş söndü küller üflendi

fırtına esti, hortuma döndü
kuzular gördük, kurtlara döndü

asıla asıla asıla asıla
hayata asıla asıla
umudun yolu bu olsa
yıkılmam ben bundan sonra

bir tren kaçtı daha zorlaştı
bir hayat geçti aşka yaklaştı

pompala hadi pompala
pompala kalbi pompala
Bir tek seni bana çok gördü dünya
İyiler bu savaşı kaybetmiş
Peki ben nası büyük adam olucam
Kötü olmak seni geri getirir mi acaba...
Dragonfire
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 2005
Joined: Sun Sep 21, 2003 10:00 am
Location: Abyss
Contact:

Post by Dragonfire »

Trans Siberian Orchestra
What Is Eternal

[BEETHOVEN]

AND HERE IN THE NIGHT
AS I FEEL THE INFERNO
I STARE IN THE DARK
THINKING WHAT IS ETERNAL

THE MAN OR THE MOMENT
THE ACT OR THE REASON
THESE THOUGHTS FILL MY HEAD
AS I CONTEMPLATE TREASON

OF DREAMS I HAVE HAD
AND DREAMS I HAVE PONDERED
WHEN LATE IN THE NIGHT
MY MIND IT WOULD WANDER

TO THINGS I HAVE DONE
AND THEN QUICKLY REGRETTED
WHILE DENYING VICES
MY LIFE HAD SELECTED

AND I THINK WHAT I'VE DONE
OR HAVE YET TO BEGIN
AND THE MAN I'VE BECOME
AND THE MAN THAT I'VE BEEN

NOW CAUGHT IN A WALTZ
WITH THE ETERNAL DANCER
I'M COURTED BY DEATH
BUT DEATH ISN'T THE ANSWER
I SAY

ALL I WAS
MEANT TO BE
COULD I
SUDDENLY
JUST DECIDE
NOT A THOUGHT
WOULD SURVIVE
COULD IT BE
MY LIFE'S WORTH
ENDED THERE
WITH MY BIRTH

IF I COULD SEE SOMEONE
WHO'S BEEN THERE BEFORE ME
AND TRADED HIS SOUL
FOR A MOMENT OF GLORY

HIS PENANCE OR MERCY
BY SPIRITS DEBATED
WHILE JUDGED ON A SCALE
THAT'S BEEN HEAVILY WEIGHTED

AND WHAT HAVE I DONE
COULD THERE BE SUCH A SIN
IN THIS MAN I'VE BECOME
IN THIS MAN THAT I'VE BEEN

NOW CALLING TO GOD
FROM THE PIT'S VERY BOTTOM
I PRAY HE FORGIVES
EVERY SIN I'VE FORGOTTEN
THIS DAY

AND WHO WOULD HAVE THOUGHT
THAT MY FATE IT WOULD CONJURE
THIS TWIST IN THE ROAD
ON WHICH I HAVE WANDERED

EACH VISION AND DREAM NOW
COMPLETELY DISMEMBERED
TO GIVE ONE'S WHOLE LIFE
AND FIND NOTHING'S
REMEMBERED

AND WHAT GOOD IS A LIFE
THAT LEAVES NOTHING BEHIND
NOT A THOUGHT OR A DREAM
THAT MIGHT ECHO IN TIME

THE YEARS AND THE HOURS
THE SECONDS AND MINUTES
AND EVERYTHING THAT
MY LIFE HAS PLACED IN IT
BETRAYED
BETRAYED
BETRAYED

THE THINGS I HAVE DONE
THE PLACES I'VE BEEN
THE COST OF MY DREAMS
THE WEIGHT OF MY SINS

AND EVERYTHING THAT
I'VE GATHERED IN LIFE
COULD IT BE LOST
COULD IT BE LOST IN THIS
COULD IT BE LOST IN THIS
NIGHT


Açıklama:

Code: Select all

[Crushed by the dilemma he finds himself in and unable to reach a decision, Beethoven tries to recall the particular actions in his life that have led to his damnation. In anger, he confronts Fate for having dealt him such a cruel hand in life. Taken a back by his accusations, she offers to review his life with him and to change anything that he wishes to change.]

[Delighted with this unexpected proposition, Beethoven accepts. When she asks where he would like to start, Beethoven says the first thing he would change is his childhood. Fate takes him back through time where he finds himself as a young child sitting at a piano. He has just been cruelly slapped by a tutor for having failed to receive an appointment to the emperor's court. His tutor is trying to create a new child wonder, similar to Mozart, but unlike Mozart, Beethoven is an awkward and gangly youth. Now, sitting alone at the piano, he is trying to console himself by playing a melody that he finds soothing. Beethoven recognizes the melody as the future Sixth Symphony and sitting down next to the child completes the tune. The child smiles at this kindly adult and after they talk for awhile, asks if they might meet again and finish the song. Beethoven reassures the child that one day that just might possibly happen.]
"What is locked can be opened; What is hidden can be found; What is yours will be mine."
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests