KARA GÖL

Birisi hikayeyi başlatır ve herkes tarafından devam ettirilir.
Post Reply
Hakikatli-Torm
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 100
Joined: Tue Aug 29, 2006 10:00 am
Contact:

KARA GÖL

Post by Hakikatli-Torm »

KARA GÃ?L

Sihona Linea yağmurdan kayganlaşmış duvarda tırmanmakta zorlanıyordu. Başlığı arada sırada gözünün önüne düşüyor onun görüşünü engelliyordu. Belindeki kılıcı ona zorluk çıkartıyordu. Zorlu bir uğraştan sonra duvarın tepesine tırmandı. Ve yere eğilerek aşağıdaki vadiye baktı. Eskiden yemyeşil ve güzel olan vadi şimdi kararmış ve ölmüştü. Burası çok iyi korunuyordu. Hiç uyumayan bir kötülük tarafından sürekli korunuyordu.İmparatorluk büyücüleri burada akla hayale sığmaz dehşetteki yaratıkları yetiştiriyorlardı. Onları Kara Göl’ün bataklıklı kıyısının dibinden çıkarıyorlar ve ehlileştiriyorlardı.Hepsi kötülüğe adanmıştı. İmparatorluğun hayali gerçekleşmişti ama farklı bir şekilde. Bu yaratıklara Kara Savaşçılar diyorlardı.Ve savaşlarda onların sayesinde kıtanın dörtte üçüne sahip olmuşlardı. Sadece kıtanın en batısında eskiden irfan sahiplerinin yaşadığı bölgeye yerleşen, bu yayılan kötülükten kaçan insanlar orada iyiliğe sığınmışlardı. İmparatorluk orayıda almayı denemişti ama Ak Adamlar diye anılan Felanor ülkesinin insanları kara savaşçılara karşı büyük bir cesaret ve özveriyle savunmuşlardı topraklarını. Ve savaşlarını kazanmışlardı.İmparator Likea o zamandan şimdiye bir daha oraya saldırmadı. Ama yakında saldırcaktı. Büyücülere emir gitmişti ve kara savaşçılar hızla çoğalıyordu. Felanor üzerine yapılacak son sefer için hazırlanıyordu bütün imparatorluk.İnsan ordusu ve kara savaşçılar hazırlanıyordu.Çok muazzam bir ordu saldıracaktı iyiliğin ve irfanın son kalesine. Sihona’da Felanor’a gidecekti ama farklı bir amaçla. Gidip ak adamlara katılacaktı ve iyilğin en büyük savunmalarından birine yardımcı olacaktı. Sihona böyle bir pisliğin, kötülüğün karanlığın içinde doğmuştu.Doğarken annesini kaybetmişti. Babasını asla tanımadı ve ona amcası baktı.Aynı zamanda hocalık yaptı. Amcası iyi bir adamdı,kötülük taraftarı asla olmadı. Ve Felanor’u görmüş iyi insanlarla tanışmıştı.Sihona’nında hayali buydu. Ama o daha ileri giderek. Onların yanında savaşacaktı. Sihona yirmi iki yaşına geldiğinde amcasını kaybetti.Yani tam bir yıl önce. Ve o zamandan bu zamana Felanora gitmenin bir yolunu arıyordu. O fırsat gelmişti. Kendisi hazırdı.Yalanı da.
Normalde büyücüler dışında Kara Göl’ü görmenin cezası ölümdür ama Sihona fark ettirmeden bu kasvetli ortama gelmenin yolunu bulmuştu.Buraya gelmeyi sevmiyordu ama düşmanının ne kadar geliştiğini bilmesi iyi olurdu. Buraya hep gündüz gelirdi.Ã?ünkü kara savaşçılar gündüz fazla hareket edemezler.Onlar gölgenin karanlığın yaratığıdırlar. Gündüzleri hemen hemen körlerdir. Geceleri ise onlardan daha iyi hiçbir şey göremez.İmparatorluğun askerleri gece savaşan adamlar olunca imparatorluk zorunlu olarak karanlığa sürüklenmişti. Hiç ışık olmazdı geceleri şehrin bu tarafında.Kara göl olan ışıkları yutar. Bu gölün hikayesi çok acıklıdır. Amcası ona “ Bir zamanlar Kara Göl ışıkları yutmazdı.Tam tersi şehre aydınlık dağıtırdı. İlk olarak dünyanın yaratılışıyla beraber sıradan bir göl olarak ortaya çıkmıştı Kara Göl.O zamanlar adı Dağ Gölü idi. Tek görevi aynık yolculara su vermek ve çevresindeki verimli arazileri sulamaktı. Sonra elfler geldi ve Jerah tarihinin ikinci çağını başlatan büyük savaştan önce büyülerinin bir kısmını bu göle aktardılar ve buraya Arifler Gölü dediler. Savaştan sonra imparatorluk kuruldu ve elfleri yenip buradan attı. Büyücülerden biri yanlışlıkla gölün büyüsünü tersine çevirdi . Büyücü bunun için idam edildi ama diğer büyücüler buna tepki olarak yönetimi ele geçirdiler. Diğer insanlar ve askerler gölün büyüsünden çok az etkilendiler. Ama büyücüleri o kadar etkiliyordu ki hepsi geçmişlerini unuttu, iyiliği unuttu ve kara savaşçıları çıkarmaya başladılar. Ondan sonra imparatorluğun gücü iyice arttı. Gölün gücü iyice arttı. Göl bilinçlidir. Yaşlı bir elf akıl etmişti bunu. Ve göl büyücüleri kendisine köle etti. Hepsi şimdi ona hizmet ediyor. İyilik bu toprakları terk etti.Güneş bile uğramaz oldu” demişti. Sihona bu sözleri o zaman tam olarak anlamamıştı. Ama şimdi çok iyi anlıyordu.Amcası çok gerçekçiydi. Gedecca şehrinde her zaman hava bulutluydu ve çoğunlukla yağmur yağardı. Güneş bile uğramaz oldu. Çok mantıklı ve kanı donduran bir gerçekliğe sahip bir sözdü. Ve o düşüncelere dalmışken omzunda bir el hissetti.
Arenasında kör savaşçı, ellerinde yok silah, siyah karnalık ortasında savaşıyor, zor...
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest