Kupala'nın Gecesi (RPG)
Stefan ortaya fırlayan yaratıkların çığlıklarıyla irkildi, yaratıkların ne olduğuna anlam verememişti.. bir çeşit Tzimische işi olabilirdi, ama olmayabilirdide tam anlam verememişti.. şu dakika birşeye anlam vermek için uygunda olmayabilirdi zaten.. zihnini savaşa konsantre ediyordu, şu an..
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
Demir kapıya çarptı Zgismund. Gözlerini kapattı. Acısı, nefreti oldu. Kendine ve yaratıklara karşı sinirle kavruldu içi. Fırladı yerinden. "Gerzekler!" diye bağırdı.
Nasıl kontrol edecekti onları. Düşünce yetileri olsa hangi sözlerin akıllarına işleyeceğini bilirdi; ama düşünemeyen varlıklara karşı ne yapabilirdi. Zamanında ne yapmıştı. Düşünmesi gerekiyordu; ama ne yazık ki o kadar vati yoktu. Yine de hatırlasa hiç de fena olmazdı.
Ã?ncelikle tekrar efendilerine itaat edecekler, ardından cezalarını çekeceklerdi.
Merdivenleri üçer beşer çıkmaya başladı.
Nasıl kontrol edecekti onları. Düşünce yetileri olsa hangi sözlerin akıllarına işleyeceğini bilirdi; ama düşünemeyen varlıklara karşı ne yapabilirdi. Zamanında ne yapmıştı. Düşünmesi gerekiyordu; ama ne yazık ki o kadar vati yoktu. Yine de hatırlasa hiç de fena olmazdı.
Ã?ncelikle tekrar efendilerine itaat edecekler, ardından cezalarını çekeceklerdi.
Merdivenleri üçer beşer çıkmaya başladı.
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Anislav haritayı tekrar cebine koydu ve Pael ile Leo'nun gitmiş olduğu yer ile şu an bulundukları yer arasında pek bir farkın olmadığını, birden ortaya çıkan yaratıkların çığlıklarını duyunca anladı. Anislav daha önce bu yaratıkları görmemişti ve ne olduklarını dahi bilmiyordu. Artık savaş kaçınılmazdı. Herkes dikkatliydi ve herkes oldukça huzursuzdu.
Saldırıya hazırdı ve çok dikkatliydi. En ufak bir hareketi gözden kaçırmamaya özen gösteriyordu.
Saldırıya hazırdı ve çok dikkatliydi. En ufak bir hareketi gözden kaçırmamaya özen gösteriyordu.
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
-
Eldarin
Kılıcını ilk çeken Juan olmuştu. Ardından diğer vampirlerde birer birer tetiklenerek savunma pozisyonunda beklemeye başladılar.
Yaratıklar ise birer birer şatonun dışına çıkmaktaydılar. Juan'ın kılıcı havada geniş bir kavis çizerek yaratıklardan birinin üzerine indi ve onu yere yapıştırdı. Yaratık yerde kıvranırken Juan kılıcıyla ölmcül bir hamle daha yaptı ve yaratığı öldürdü. Zemin pembemsi bir kanla yıkandı.
Zgismund merdivenlerden hızla çıkarak tekrar yukarıya vardığında yaratıkların hepsi -yerde yatan biri dışında- şatodan ayrılmıştı.
Bu uğursuz topraklar üzerinde korkunun bir türevi daha dolaşmaya başlamıştı artık.
Grup gayri ihtiyari şatonun dışına çıktı. şatonun kuzeyine doğru yol katetmeleri gerekiyordu. Ã?ncülüğü Anislav üstlendi...
-------------------------
Leo ve Pavel atarabasıyla beraber doğuya ilerlemeye başlamışlardı.
Birkaç saatten fazla uzun sürmeyeceği tahmin edilen yolculuk şimdi önlerindeydi.
NOT: Aranızda dönecek özel bir RP varsa birbirinize ve bana PM atacaksınız arkadaşlar.
Yaratıklar ise birer birer şatonun dışına çıkmaktaydılar. Juan'ın kılıcı havada geniş bir kavis çizerek yaratıklardan birinin üzerine indi ve onu yere yapıştırdı. Yaratık yerde kıvranırken Juan kılıcıyla ölmcül bir hamle daha yaptı ve yaratığı öldürdü. Zemin pembemsi bir kanla yıkandı.
Zgismund merdivenlerden hızla çıkarak tekrar yukarıya vardığında yaratıkların hepsi -yerde yatan biri dışında- şatodan ayrılmıştı.
Bu uğursuz topraklar üzerinde korkunun bir türevi daha dolaşmaya başlamıştı artık.
Grup gayri ihtiyari şatonun dışına çıktı. şatonun kuzeyine doğru yol katetmeleri gerekiyordu. Ã?ncülüğü Anislav üstlendi...
-------------------------
Leo ve Pavel atarabasıyla beraber doğuya ilerlemeye başlamışlardı.
Birkaç saatten fazla uzun sürmeyeceği tahmin edilen yolculuk şimdi önlerindeydi.
NOT: Aranızda dönecek özel bir RP varsa birbirinize ve bana PM atacaksınız arkadaşlar.
Gözleri yerlerinden fırlayacak gibiydi. Ã?ocuğunun yanına diz çöktü. Kıyafetleri kan demeye bin şahit isteyen sıvıya bulanmıştı. Ağlamak istiyordu. Bir kılıç derbesi yeterli olmuştu onu yıkmak için, yıllarının emeğini. Yarattığına baktı son bir kez, yavaşça doğruldu ve yüzüne bir tekme attı, bir tane daha ve bir tane daha. Ã?ocuğunun güzelim kafatası çatırdayıp patlayana kadar tekmeler savurdu.
işi bittikten sonra saçlarını düzeltti, kıyafetlerindeki kana aldırmadı.
Diğerlerine döndü;
"Çok bekletirsen olacağı bu işte çürüyorlar demek ki..." dudağını ısırdı ve devam etti
"O halde, plan nedir?"
işi bittikten sonra saçlarını düzeltti, kıyafetlerindeki kana aldırmadı.
Diğerlerine döndü;
"Çok bekletirsen olacağı bu işte çürüyorlar demek ki..." dudağını ısırdı ve devam etti
"O halde, plan nedir?"
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
-
Eldarin
Anislav vampir grubunun Ceoris'in göbeğinde bulunan Mindra dağlarının kuzeydoğusuna doğru ilerleyeceklerini kısaca Zgismund'a açıkladı.
Kısa bir toplanışın ardından vampirler birarada kuzeye doğru yol almaya başladılar.
Açıkçası herbiri birbiri için potansiyel bir tehlikeydi ve sabaha kadar süren yolculukta kimse birbiri ile konuşmayı tercih etmemişti. Tüm grup, Anislav'ın öncülüğünde sarp kayalıklar boyunca yol almıştı. Etraflarında yalnızca kapkara dağları ve yer yer etraflarını saran ormanlıkları görebilmişlerdi.
Ve şimdi gece yerini sabaha bırakacaktı.
Tüm grup, en koyu karanlıkta yatacak bir yer bulmalıydı şimdi...
Etrafı inceleyenler burada yalnızca kuru toprağı ve dağları görmekteydiler.
Anislav'ın bildiği kadarıyla da onları güneşışığından tümüyle koruyabilecek herhangi bir sığınak yoktu...
********************
Leo, Sebastian ve Pavel atarabasıyla beraber olabildğince hızlı dağlardan indiler ve güneydoğudaki şehre doğru yol aldılar.
Yol boyunca onları şüphelendiren, tedirgin eden veya hızlarını kesen hiçbirşey olmamıştı. Birbiri ardına dizilmiş tepelikleri aşarak sorunsuzca şehre vardılar.
şehre vardıklarında ise sabah oldukça yakındı. şehrin tamamı surlarla çevriliydi ve surların izin verdiği ölçüde içerideki şatoların üst kısımları görülebiliyordu.
At arabası şehrin girişine vardığında yavaşladı, Sebastian at arabasından indi ve arka tarafa yöneldi. Arka kapıyı nazikçe açan adam doğrudan doğruya soluna baktı ve efendisi Leo'yu gördü.
"Surların girişinde görevliler var efendim. Muhtemelen bize şehre bu saatte nereden ve niçin geldiğimizi soracaklar. Onlarla ilgilenir misiniz yoksa ben mi birşeyler yapayım?"
Sebastian ellerini önünde kavuşturmuş Leo'yu izliyordu. Yanlarında bekleyen Pavel'e yüzünü çevirip bakmamıştı bile...
Kısa bir toplanışın ardından vampirler birarada kuzeye doğru yol almaya başladılar.
Açıkçası herbiri birbiri için potansiyel bir tehlikeydi ve sabaha kadar süren yolculukta kimse birbiri ile konuşmayı tercih etmemişti. Tüm grup, Anislav'ın öncülüğünde sarp kayalıklar boyunca yol almıştı. Etraflarında yalnızca kapkara dağları ve yer yer etraflarını saran ormanlıkları görebilmişlerdi.
Ve şimdi gece yerini sabaha bırakacaktı.
Tüm grup, en koyu karanlıkta yatacak bir yer bulmalıydı şimdi...
Etrafı inceleyenler burada yalnızca kuru toprağı ve dağları görmekteydiler.
Anislav'ın bildiği kadarıyla da onları güneşışığından tümüyle koruyabilecek herhangi bir sığınak yoktu...
********************
Leo, Sebastian ve Pavel atarabasıyla beraber olabildğince hızlı dağlardan indiler ve güneydoğudaki şehre doğru yol aldılar.
Yol boyunca onları şüphelendiren, tedirgin eden veya hızlarını kesen hiçbirşey olmamıştı. Birbiri ardına dizilmiş tepelikleri aşarak sorunsuzca şehre vardılar.
şehre vardıklarında ise sabah oldukça yakındı. şehrin tamamı surlarla çevriliydi ve surların izin verdiği ölçüde içerideki şatoların üst kısımları görülebiliyordu.
At arabası şehrin girişine vardığında yavaşladı, Sebastian at arabasından indi ve arka tarafa yöneldi. Arka kapıyı nazikçe açan adam doğrudan doğruya soluna baktı ve efendisi Leo'yu gördü.
"Surların girişinde görevliler var efendim. Muhtemelen bize şehre bu saatte nereden ve niçin geldiğimizi soracaklar. Onlarla ilgilenir misiniz yoksa ben mi birşeyler yapayım?"
Sebastian ellerini önünde kavuşturmuş Leo'yu izliyordu. Yanlarında bekleyen Pavel'e yüzünü çevirip bakmamıştı bile...
Sabah yaklaşıyordu ve çevrede sığınağa benzer hiçbirşey yoktu,
endişelenmek için iyi bir neden diye düşündü Juan...
"Sanırım bizi buraya getirenler sığınacağımız bir yerde biliyorlardır,ama bilmiyor olma ihtimalinize karşılık ayrılıp bir mağara bulsak iyi olacak.Tabi ırkdaşlarımın böyle bir yer bulmaları durumunda diğerlerinide haberdar edecek kadar duyarlı,yada en azından zeki olduğunu umut ediyorum."
endişelenmek için iyi bir neden diye düşündü Juan...
"Sanırım bizi buraya getirenler sığınacağımız bir yerde biliyorlardır,ama bilmiyor olma ihtimalinize karşılık ayrılıp bir mağara bulsak iyi olacak.Tabi ırkdaşlarımın böyle bir yer bulmaları durumunda diğerlerinide haberdar edecek kadar duyarlı,yada en azından zeki olduğunu umut ediyorum."
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
"Doğru yol üzerinde ilerliyoruz. Evet gün doğumuna az bir vakit kaldı, mutlaka önümüze sığınacak bir yer çıkacaktır. Yine de etrafa dikkatle bakmamız gerekiyor. Gözden kaçırmak istemeyiz değil mi?" diye cevap verdi.
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
Stefan atın üstünde ağır aksak grubu arkadan takip ediyordu, yaklaşan gün doğumu şüphesiz onun içinde bir endişe kaynağıydı..
"Doğru yol üzerinde ilerliyoruz. Evet gün doğumuna az bir vakit kaldı, mutlaka önümüze sığınacak bir yer çıkacaktır. Yine de etrafa dikkatle bakmamız gerekiyor. Gözden kaçırmak istemeyiz değil mi?"
Gruba öncülük eden Anislav'ın sözlerini bitirmesini bekledi, sözler üzerine bir süre sessizlik olmuştu.. işi riske atmak biraz tehlikeli olabilirdi..
"Bana sorarsanız yola devam etmek yerine burda durup çevrede barınabileceğimiz, bir yer bulmalıyız.. bölünüp bir sığınak arasak iyi olacak gibi"
"Doğru yol üzerinde ilerliyoruz. Evet gün doğumuna az bir vakit kaldı, mutlaka önümüze sığınacak bir yer çıkacaktır. Yine de etrafa dikkatle bakmamız gerekiyor. Gözden kaçırmak istemeyiz değil mi?"
Gruba öncülük eden Anislav'ın sözlerini bitirmesini bekledi, sözler üzerine bir süre sessizlik olmuştu.. işi riske atmak biraz tehlikeli olabilirdi..
"Bana sorarsanız yola devam etmek yerine burda durup çevrede barınabileceğimiz, bir yer bulmalıyız.. bölünüp bir sığınak arasak iyi olacak gibi"
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
-
ElessarTelemnar
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Sun Oct 29, 2006 10:00 am
- Location: Ankara/Bruxelles
- Contact:
- buzdaglarininleydisi
- Kullanıcı

- Posts: 204
- Joined: Thu Sep 21, 2006 10:00 am
- Location: EskiÃ…?ehir
- Contact:
Sylvia etrafındakileri süzüyordu yine bir kararsızlık devresiydi;
"Evet bencede zaman kaybedeceğimize önce sığınak arayalım, tabi sığınak bulunduğunda birbirmize haber vereceğimiz kuşkulu sanırım ama en azından yol doğru olsada boşu boşuna açık topraklarda günün doğumuna doğru yürümek açık intihara dönüşmeye başlayacak, bence acilen sığınak peşine düşmeliyiz."
"Evet bencede zaman kaybedeceğimize önce sığınak arayalım, tabi sığınak bulunduğunda birbirmize haber vereceğimiz kuşkulu sanırım ama en azından yol doğru olsada boşu boşuna açık topraklarda günün doğumuna doğru yürümek açık intihara dönüşmeye başlayacak, bence acilen sığınak peşine düşmeliyiz."
Kalbinin esiri bir bilge
gözlerinin esiri bir kalp
iradenin esiri bir beden
arzularını hapsetmiş iki göz,
ve sevgiden bir haber sözler prensi sana selam...
http://tr2.monstersgame.net/?ac=vid&vid=34051957
http://www.knightf
gözlerinin esiri bir kalp
iradenin esiri bir beden
arzularını hapsetmiş iki göz,
ve sevgiden bir haber sözler prensi sana selam...
http://tr2.monstersgame.net/?ac=vid&vid=34051957
http://www.knightf
"Kusura bakmazsanız leydim sığınacak yer bulacağımızdan eminim sözü benim için yeterli olmadı".
Sözlerinden sonra Juan'ın bakışları ilerideki dağları gözlemledi
"Ben dağları araştırmak niyetindeyim,iki gruba ayrılıp yolun sağ ve sol taraflarını araştırmalıyız,ama iki grupta yetmeye bilir elbette gerek görülürse bu gruplarda kendi içlerinde ayrılmalı,her ne kadar vahşi doğada tek başına gezmek bir vampir için tehlikeli olabilecek olsada..."
Sözlerinden sonra Juan dağlara doğru yöneldi,yolun sol tarafındaydı.
"Stefan ve jeremiah'da benimle gelme inceliğini gösterirse,bu yönü araştıralım derim,sizin içinde uygundur umarım"
Bu sırada gözleri yeri taramaktaydı,bu karanlıkta birşey bulabileceğini zannetmiyordu ama iri bir hayvanın izleri yakalanabilirse inine kadar takip edilebilirdi,kimi vampirlerin hayvanlarla konuşabildiğini biliyordu,grupta öyle bir ırkdaş varmıydı acaba.
Sözlerinden sonra Juan'ın bakışları ilerideki dağları gözlemledi
"Ben dağları araştırmak niyetindeyim,iki gruba ayrılıp yolun sağ ve sol taraflarını araştırmalıyız,ama iki grupta yetmeye bilir elbette gerek görülürse bu gruplarda kendi içlerinde ayrılmalı,her ne kadar vahşi doğada tek başına gezmek bir vampir için tehlikeli olabilecek olsada..."
Sözlerinden sonra Juan dağlara doğru yöneldi,yolun sol tarafındaydı.
"Stefan ve jeremiah'da benimle gelme inceliğini gösterirse,bu yönü araştıralım derim,sizin içinde uygundur umarım"
Bu sırada gözleri yeri taramaktaydı,bu karanlıkta birşey bulabileceğini zannetmiyordu ama iri bir hayvanın izleri yakalanabilirse inine kadar takip edilebilirdi,kimi vampirlerin hayvanlarla konuşabildiğini biliyordu,grupta öyle bir ırkdaş varmıydı acaba.
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
- buzdaglarininleydisi
- Kullanıcı

- Posts: 204
- Joined: Thu Sep 21, 2006 10:00 am
- Location: EskiÃ…?ehir
- Contact:
" Evet bence olabilir, ama lütfen biran önce harekete geçelim . peki benimle kimler gelecek ben ormanı tercih ediceğim belki o alanda sığına bileceğimiz bir avcı barınağı bulabilirim diyorum.Ne dersiniz?"
Kalbinin esiri bir bilge
gözlerinin esiri bir kalp
iradenin esiri bir beden
arzularını hapsetmiş iki göz,
ve sevgiden bir haber sözler prensi sana selam...
http://tr2.monstersgame.net/?ac=vid&vid=34051957
http://www.knightf
gözlerinin esiri bir kalp
iradenin esiri bir beden
arzularını hapsetmiş iki göz,
ve sevgiden bir haber sözler prensi sana selam...
http://tr2.monstersgame.net/?ac=vid&vid=34051957
http://www.knightf
-
Dragonfire
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 2005
- Joined: Sun Sep 21, 2003 10:00 am
- Location: Abyss
- Contact:
"Ayrılmak ahmaklık olur kanımca. Bir sığınak bulup diğerlerine haber verecek zamanı bulamayacağımız kesin gibi."
Gabriel geldikleri yöne ve ilerisine baktı. Anislav'ın elindeki haritaya işaret etti.
Elindeki harita bir askeri harita ise o zaman gizli bir şekilde işaretlenmiş sığınaklar mevcut olabilir. Bunun dışında en yakın yerleşimede epey uzakta olmamız lazım. Bir göz atmama izin ver
Gabriel düşüncelerle yüzüne umutsuz bir kararma düşmesine izin verdi "Zaman , zaman...şeklinde mırıldandı kendi kendine.
Gabriel geldikleri yöne ve ilerisine baktı. Anislav'ın elindeki haritaya işaret etti.
Elindeki harita bir askeri harita ise o zaman gizli bir şekilde işaretlenmiş sığınaklar mevcut olabilir. Bunun dışında en yakın yerleşimede epey uzakta olmamız lazım. Bir göz atmama izin ver
Gabriel düşüncelerle yüzüne umutsuz bir kararma düşmesine izin verdi "Zaman , zaman...şeklinde mırıldandı kendi kendine.
"What is locked can be opened; What is hidden can be found; What is yours will be mine."
"Stefan ve jeremiah'da benimle gelme inceliğini gösterirse,bu yönü araştıralım derim,sizin içinde uygundur umarım"
Stefan bu sözler üzerine, atından inerek, Juan'ın yanına doğru yürümeye başladı, bir elinde atının dizginlerini tutuyordu.. savaşçının onurlu davranan yapısını tanımlamıştı.. onunla onun dilinde konuşmayı tercih edecekti..
"Sizinle gelmekten onur duyarım.. tabi şu haritadan bir sonuç çıkmazsa.."
Stefan bu sözler üzerine, atından inerek, Juan'ın yanına doğru yürümeye başladı, bir elinde atının dizginlerini tutuyordu.. savaşçının onurlu davranan yapısını tanımlamıştı.. onunla onun dilinde konuşmayı tercih edecekti..
"Sizinle gelmekten onur duyarım.. tabi şu haritadan bir sonuç çıkmazsa.."
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests