Fantazi edebiyatı üzerine
Fantazi edebiyatı üzerine
Hiç Tolkien okumadım. Margaret Weiss ve diğerlerinin DL kitaplarınıda okumadım. Sadece ingilizce ve türkçe 5-6 FR kitabı okudum. Ancak okuyan arkadaşlarım olduğundan onların görüşleri çerçevesinde değerlendiricem.
Tolkien gerçek bir yazar. Yüzüklerin Efendisini tam okumasamda şöyle bir baktım ve gerek kurulan cümlelerdeki akışkanlık olsun gerek şiirsel imgeler ve kurgu olsun, gerçek bir masal yazarı. İskandinav mitolojilerini anlayabilmek için Fince öğrenmiş bir manyakın verdiği emeklere saygı duymamamak mümkün değil.
DL yazarları ve dünyasının kurgusu için aynı şeyleri söyleyemem. Bunlar arkadaşımın anlattıkları çerçevesinde tabii. Tolkien'den sonraki yazarlar Ursula veyaTerry Brooksun elftaşları üçlemesi vs olsun birbirinin kopyası gibi geliyor. Fr kitapları ise son derece edebi açıdan zayıf. Tolkien'i geçtim DL yazarlarının bile etkisi yok. Ne Salvatore ne Greenwood ne de diğerleri.
DL Tolkien sonrası fantazi edebiyatında en iyisi. Raistlin gibi bi kahraman bu kadar hayran yapabiliyorsa elbette bişiyler vardır.
...
Dünya edebiyatına gelince. Dostoyevski, Tolstoy,Nabokov,du Maurier,Balzac,Göthe, de Sade gibi devlerin kitaplarının yanında fantazi edebiyatı (Tolkien'i dışlıyorum) çok cılız ve ticari olduğu anlaşılıyor. Edebiyat eleştirmeni değilim ama romanlardan anlayan biri olarak bunun zevk ve renk tartışmasının ötesinde olduğunu düşünüyorum.
Farklı yazarların bir çok fantastik öğeli kitapları birbirine benzerken, Tolstoy'un iki kitabı birbirine benzmez.
Bütün bunların yanında, fantastik edebiyattaki temların hepsini dünya edebiyatının içinde kolayca bulabilirsiniz.Drizzt'in hikayesini, çektiklerini, Raistlin'in Göthe'nin Faust'un daki gibi ruhunu satmasını vs bulabilirsiniz.
...
Sorunsalın özü, birinde başka dünyalarda geçerken öbürleri gerçek dünyamıza ait olması. Drow'ların topluluğunu Sade'ın sapık papazlarında görmek eminim insanları "bu dünya boktan biz kaçalım" dedirtmeye yeter. Mücadele yok, sadece kaçış var. Fantastik kurguda bu yüzden var...
Tolkien gerçek bir yazar. Yüzüklerin Efendisini tam okumasamda şöyle bir baktım ve gerek kurulan cümlelerdeki akışkanlık olsun gerek şiirsel imgeler ve kurgu olsun, gerçek bir masal yazarı. İskandinav mitolojilerini anlayabilmek için Fince öğrenmiş bir manyakın verdiği emeklere saygı duymamamak mümkün değil.
DL yazarları ve dünyasının kurgusu için aynı şeyleri söyleyemem. Bunlar arkadaşımın anlattıkları çerçevesinde tabii. Tolkien'den sonraki yazarlar Ursula veyaTerry Brooksun elftaşları üçlemesi vs olsun birbirinin kopyası gibi geliyor. Fr kitapları ise son derece edebi açıdan zayıf. Tolkien'i geçtim DL yazarlarının bile etkisi yok. Ne Salvatore ne Greenwood ne de diğerleri.
DL Tolkien sonrası fantazi edebiyatında en iyisi. Raistlin gibi bi kahraman bu kadar hayran yapabiliyorsa elbette bişiyler vardır.
...
Dünya edebiyatına gelince. Dostoyevski, Tolstoy,Nabokov,du Maurier,Balzac,Göthe, de Sade gibi devlerin kitaplarının yanında fantazi edebiyatı (Tolkien'i dışlıyorum) çok cılız ve ticari olduğu anlaşılıyor. Edebiyat eleştirmeni değilim ama romanlardan anlayan biri olarak bunun zevk ve renk tartışmasının ötesinde olduğunu düşünüyorum.
Farklı yazarların bir çok fantastik öğeli kitapları birbirine benzerken, Tolstoy'un iki kitabı birbirine benzmez.
Bütün bunların yanında, fantastik edebiyattaki temların hepsini dünya edebiyatının içinde kolayca bulabilirsiniz.Drizzt'in hikayesini, çektiklerini, Raistlin'in Göthe'nin Faust'un daki gibi ruhunu satmasını vs bulabilirsiniz.
...
Sorunsalın özü, birinde başka dünyalarda geçerken öbürleri gerçek dünyamıza ait olması. Drow'ların topluluğunu Sade'ın sapık papazlarında görmek eminim insanları "bu dünya boktan biz kaçalım" dedirtmeye yeter. Mücadele yok, sadece kaçış var. Fantastik kurguda bu yüzden var...
ben fantastik edebiyatın bir kaçış içerdiğine inanmıyorum
sadece hayal gücü . . .
ki yaptığı şeyin "kaçış "edebiyatı olmadığını tolkien de söylüyor
keza faust da insandı salvatore da insan
her ne kadar elf de yazsa, cüce de yazsa, hatta hatta ork da yazsa
"insanca" yazacak
ve insana dair olan özellikleri koyacak kitabına
sadece hayal gücü . . .
ki yaptığı şeyin "kaçış "edebiyatı olmadığını tolkien de söylüyor
keza faust da insandı salvatore da insan
her ne kadar elf de yazsa, cüce de yazsa, hatta hatta ork da yazsa
"insanca" yazacak
ve insana dair olan özellikleri koyacak kitabına
-
Quel-Shin
- Kullanıcı

- Posts: 2052
- Joined: Thu Jan 01, 1970 10:00 am
- Location: Ýstanbul
- Contact:
Ben de edebiyat hocasına kaçış edeb,yatı değildir arayış edebiyatıdır dediğim de bana "tamam işte gerçeklerden kaçıp hayallerde arayışa geçmiyormusun?"diye bi soru yöneltti ne diyim haklı.Bazenneden oynadığımızı düşünütorum,gerçeklerden kaçmak için.ve şöle bi şe daha var,frp oynadığımız arkadaşımız bize herhangi bi yamuk yaptı mı normal arkadaşımızın yapmasından daha fazla etkiler bu bizi.Yani onlarla doğruluğun,dürüstlüğün,şan ve şerefin asıl olduğu diyarlarda dolaşmışsınızdır.ve yanınızdaki şövalye size bi hayinlik yaptımı gerçek hayatta bu bi nevi hayallerinizin yıkılışı olur siz hernekadar farketmesenizade.Bazıları bunu hayatla frp'yi birbirine karıştırmak veya ayırt edememek olarak algılayabilir.Aradaki ince çizgi...pyros wrote:ben fantastik edebiyatın bir kaçış içerdiğine inanmıyorum
sadece hayal gücü . . .
ki yaptığı şeyin "kaçış "edebiyatı olmadığını tolkien de söylüyor
keza faust da insandı salvatore da insan
her ne kadar elf de yazsa, cüce de yazsa, hatta hatta ork da yazsa
"insanca" yazacak
ve insana dair olan özellikleri koyacak kitabına
Tamam hayal gücü fln ama Star Trek te bilim kurgudur meslea.Arthur C Clarke'ta hayal ürünü şeyler yazar. Ama bunlar kimsenin ilgisini çekmiyor oysaki, bilimle ilgilenenler için gerçekten sıkı bilgilerde verebiliyor. Bu da üzerinde düşünülmesi gereken birşey sanırım.
FRPnin kaçış olduğunu anladığımızdan beri, grupça bu işi daha "profesyonelce" yapmaya çalıştık. RPye çok önem verdik. Seslerdeki vurgulardan tutunda eee ııı gibi şeyleri söylemememeye kadar ilerlettik. Amaç oyunucunun kendisi dışındaki, kişilere yaptığı RPnin zevkli sonuçlarını benimsetmek.Herkes hem oyuncu hemde izleyici. Böyle olunca da ego tatminine vs gerek kalmıyor. Zaten bu seviyeye geldikten sonrada, yazılan senaryoya göre oyun yada film çevirmeye fln kadar götürdük işi. Tabii bunlar sadece teoride. Pratiğe geçirmedik ehah..
FRPnin kaçış olduğunu anladığımızdan beri, grupça bu işi daha "profesyonelce" yapmaya çalıştık. RPye çok önem verdik. Seslerdeki vurgulardan tutunda eee ııı gibi şeyleri söylemememeye kadar ilerlettik. Amaç oyunucunun kendisi dışındaki, kişilere yaptığı RPnin zevkli sonuçlarını benimsetmek.Herkes hem oyuncu hemde izleyici. Böyle olunca da ego tatminine vs gerek kalmıyor. Zaten bu seviyeye geldikten sonrada, yazılan senaryoya göre oyun yada film çevirmeye fln kadar götürdük işi. Tabii bunlar sadece teoride. Pratiğe geçirmedik ehah..
-
Quel-Shin
- Kullanıcı

- Posts: 2052
- Joined: Thu Jan 01, 1970 10:00 am
- Location: Ýstanbul
- Contact:
Ben fantezi edebiyarına "kaçış edebiyatı" demekte bir kusur göremiyorum."kaçmak " kelimesini kötü bir anlamda düşünmeyin.Kaçmak kurtulmak demektir aynı zamanda.Hayatın yalanlarından ve dolanlarından kaçmak onlardan kurtulmak demektir.burda "kaçmak" kelimesi "kurtulmak" anlamına geliyor burda.Benim düşüncem böyle,dinlediğiniz için teşekkürler.
şimdi insanlar yazdığı için insani şeyler yüklerler tabii. Hatta alegori yaparak insan olmayan bir yaratığıda hayal edip yazabilirler. Ancak fantazi edebiyatında amaçlanan alegori çok başkadır. Mesela Vladimir Nabokov'un Lolita'sında çocuksevici bir adamın düşüncelerini son derece büyük bir başarıyla yansıtmıştır okuyucuya.Ancak bir kaçış amacını gütmek bir yana, varolan acı gerçekleri okuyucuya en dürüst ve duygusal şekilde aktarmaktır herifin olayı. Fantazi edebiyatında ise bambaşka bir dünya yaratılıyor. Efsaneleriyle ve insan olmayan "üstün yaratıklarla" (elfler) döşenmiş dünyalar.Bu dünyalarda sadece insan ne yapacağı belli olmayan bilinçli yaratıklardır. Ã?bürleri ya kötü doğar yada iyi doğası belirlidir. Güçlü iyiler vardır dünyayı düzeltebilir ve güçlü kötüler vardır dünmyayı yokedebilir. Böyle bir dünya ne kadar kolay değilmi?herşey belirli. Kötüler ve iyiler.Oysaki iyi-kötü diye bir şey yoktur.
Edebiyat bunlardan sıyrılmalıdır. Lowenthal'in dediği gibi "uyumsama yanılsamasını" taşımamalıdır.
Kaçmak aslında hoş olmayan bir kawramdır bu bağlamda. Özellikle edebiyat için.Marquis de Sade'ın eserleri bir kaçış değil bir meydan okumadır. Tolstoy'un Napoleon'u SAvaş ve Barış'ta yerden yere vurması gerçekçi bir meydan okumadır genel olgulara. Balzac bile gerici ve kralcı bir katolik olarak, Fransız Devriminin ilericilerini en sert ekilde eleştirmiştir kitaplarında. Ancak Fantazi edebiyatı bu mücadeleden yoksun olarak kitleleri uyuşturmakta. Sanat eserinin toplumsal bir amacı olmak diye bir zorunluluğu yoktur. Ama içinde ideolojik yanılsamalarıda kullanmamaya çalışmalıdır. Greenwood veya Salvatoıre'nin hangi kitabında iki sevişen insanın sevişmesini anlatmıştır, yada elflerin nasıl çiftleştiğini? Peki ya "erdem" dedikleri şey nedir?
Sıkıldım yazmaktan...
şimdilik bu kadar
Edebiyat bunlardan sıyrılmalıdır. Lowenthal'in dediği gibi "uyumsama yanılsamasını" taşımamalıdır.
Kaçmak aslında hoş olmayan bir kawramdır bu bağlamda. Özellikle edebiyat için.Marquis de Sade'ın eserleri bir kaçış değil bir meydan okumadır. Tolstoy'un Napoleon'u SAvaş ve Barış'ta yerden yere vurması gerçekçi bir meydan okumadır genel olgulara. Balzac bile gerici ve kralcı bir katolik olarak, Fransız Devriminin ilericilerini en sert ekilde eleştirmiştir kitaplarında. Ancak Fantazi edebiyatı bu mücadeleden yoksun olarak kitleleri uyuşturmakta. Sanat eserinin toplumsal bir amacı olmak diye bir zorunluluğu yoktur. Ama içinde ideolojik yanılsamalarıda kullanmamaya çalışmalıdır. Greenwood veya Salvatoıre'nin hangi kitabında iki sevişen insanın sevişmesini anlatmıştır, yada elflerin nasıl çiftleştiğini? Peki ya "erdem" dedikleri şey nedir?
Sıkıldım yazmaktan...
şimdilik bu kadar
Ben zaten bu siteye giren pek az insanın, belkide hiç, şu anda piyasdada bulunan fantastik eserleri edebi saydıklarını düşünüyorum. Ben kendim için konuşursam artık maalesef fantastik kitapları okuyamıyorum (frp). Bana artık heyecan vermiyor bu kitaplar. Eski heycanları yok. Baktım tek yaptıkları kendilerini tekrar etmek.
Zaten bir Tolstoy ile, dostoyevski, bir cervantes ile bu kitapların yazarları karşılaştırılamaz bence. FRp kitapların yazarları bu kitapları para karşılığında yazmaktadırlar- hoş Balzac'ta kumar için kitap yazmış ama niyseee
- belkide bu yüzden onlarda bir samimiyet aramak yerisiz olur.
Zaten bir Tolstoy ile, dostoyevski, bir cervantes ile bu kitapların yazarları karşılaştırılamaz bence. FRp kitapların yazarları bu kitapları para karşılığında yazmaktadırlar- hoş Balzac'ta kumar için kitap yazmış ama niyseee
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
matteo alınma ama bence fantezi dünyasında allegori yok
yani tolkienin de dediği gibi sauron, hitleri temsil etmiyor
middle earth savaşı da ikinci dünya savaşını
buna birçok kişide rastladım fantezi edebiyatını dünya edebiyatından örneklerle bir yerlere sokma çabası bu!
neden ki?
neden başlı başına bir tür değil, neden bir fantezi yazarı mutlaka bir ekolün veya ustanın etkisi altında olmalı?
verdiğin örnekler doğru . . . ama bunlar bütün edebiyat türlerine yansır
sevgi dünya kurulduğundan beri sevgiydi, savaş desen aynı, seks, ihtiras, güç tutkusu, dostluk . . . uzar gider
galiba insanların anlayamadığı ve bir yere sokmaya çalıştığı bir insanın değil de bir elfin veya cücenin sevmesi, güce hasret duyması, savaşması . . . yine uzar gider
yani tolkienin de dediği gibi sauron, hitleri temsil etmiyor
middle earth savaşı da ikinci dünya savaşını
buna birçok kişide rastladım fantezi edebiyatını dünya edebiyatından örneklerle bir yerlere sokma çabası bu!
neden ki?
neden başlı başına bir tür değil, neden bir fantezi yazarı mutlaka bir ekolün veya ustanın etkisi altında olmalı?
verdiğin örnekler doğru . . . ama bunlar bütün edebiyat türlerine yansır
sevgi dünya kurulduğundan beri sevgiydi, savaş desen aynı, seks, ihtiras, güç tutkusu, dostluk . . . uzar gider
galiba insanların anlayamadığı ve bir yere sokmaya çalıştığı bir insanın değil de bir elfin veya cücenin sevmesi, güce hasret duyması, savaşması . . . yine uzar gider
Allegori açısından yanılıyosun. National Geographics'te bi belgesel izledim. Ki Tolkien uzmanından tut, tarihçilere kadar, karaktererin tarihteki yansımalarından örnek vermişler. Aragorn'u William Wallace'a, Gondor'un savaşlarını Royal Air Force'un WWII'de alman hava kuvvetleri (Luftwaffe)ne karşı savaşlarına, Gandalf'ın bilgeliğini Benjamin Franklin'e(?),Wormtongue'u Rusyanın son Ã?arlık ailesinin danışmanı Rasputin'e fln benzetmişler. Ki bu bir edebi eserin kalitesini düşürmez.
Benim eleştirdiğim Tolkien değil, Tolkienden sonra gelen yazarlar. Hepsi neredeyse aynı anlatımlar (ki bi çok dünya klasiklerinde temaları ve anlatım biçimleri vardır) üzerinden yola çıkar.
...
İnsan yarattığı her türlü imgeye insansal bir özellik koyar. Bu sadece edebiyatta değil sinema filmlerinde de böyle olur.Kendi yarasttığı tanrılara da içinde bulundukları koşullardan edindikleri özellikleri koyarlar.Elf'ler ve cücelerde bu insansal özellikleri ister istemez taşırlar.Cüceler tıpkı Vikingler gibi savaşçı ataerkillerdir. Elflere de anaerkil özellikler koyulmaya çalışılmış ama ahlaki sınırlamalara kurban gitmişlerdir mesela.
Fantazi edebiyatı bir tür oluşturamadı.TOlkien ise eserlerini masal çerçevesinde değerlendirdi hep. Yaratılan yeni bir akım değil, yeni bir ticari meta oldu.
Benim eleştirdiğim Tolkien değil, Tolkienden sonra gelen yazarlar. Hepsi neredeyse aynı anlatımlar (ki bi çok dünya klasiklerinde temaları ve anlatım biçimleri vardır) üzerinden yola çıkar.
...
İnsan yarattığı her türlü imgeye insansal bir özellik koyar. Bu sadece edebiyatta değil sinema filmlerinde de böyle olur.Kendi yarasttığı tanrılara da içinde bulundukları koşullardan edindikleri özellikleri koyarlar.Elf'ler ve cücelerde bu insansal özellikleri ister istemez taşırlar.Cüceler tıpkı Vikingler gibi savaşçı ataerkillerdir. Elflere de anaerkil özellikler koyulmaya çalışılmış ama ahlaki sınırlamalara kurban gitmişlerdir mesela.
Fantazi edebiyatı bir tür oluşturamadı.TOlkien ise eserlerini masal çerçevesinde değerlendirdi hep. Yaratılan yeni bir akım değil, yeni bir ticari meta oldu.
Fantazi edebiyatını hiçbir zaman kaçış olarak düşünmedim. Daha çok içinde yaşamadığımız farklı bi dünyayı hayal etme gibi bir şey.. Bir çeşit masal gibi... Bir şey yaratmayı düşünen tüm insanların yaşaması gereken bir deneyim bence bu... Bir çeşit masal gibi (ki bildiğim kadarı ile bugün pek çok kişi masalın çocuklar için yararlı olduğunu kabul ediyor) ama onun daha ayrıntılı hali... Ben mesela adla okurken gerçek dünya ile bağlıntı kurarak okumayı sevemem. Kitabı okumak onun içindeki dünyada kendini hissedince güzel... Tabiii sonra bazı olaylarda oradaki olaylardan ders alınarak hareket edilebilir. Bu ayrı bir şey ama eğer o kitapta ben ancak kendi hayatımı görüyorsam veya bugünü (tabii eğer gerçek konu bugünde geçmiyorsa) bence çok bir şey katmıyordur o kitap.. Evet bu şekilde bakılırsa aslında tüm kitaplara da kaçış denebilir. Tolstayda da 21. yüzyılın gerçeklerinden kaçıp örneğin Napolyon savaşlarına sığınıyor bir insan ve aynı fantazi edebiyatında yaşandığı gibi bu yazarlar da kendini kaptırıp gerçek dünyadan soyutlanan insanlar var ama orada yazanları yorumlayıp sonra gerçek yaşamında onlardan yararlananlar var... Ã?rnğin Drittz ben orada Belwar ve Drizzt dostluğundan çok hoşlanırım.. Ve ayrıca tüm drizzt kitaparında en fazla hoşuma giden sahne Clacera Drittzin adın neydi diye sorduğu sahnedir .. Bunun dışında da örneğin o dünyanın günlük yaşamını ve çok daha ayrıntılı entrikalarını yazan insanlar da var ve örneğin ellain Cunningham.. Kadın bir sürü entrikanın arasına günlük yaşamın ufak sahnelerini sokmuş ki bence muhteşem.. Ama ondan çoğu insan hoşlanmıyor daha çok dövüş olmadığı için aslında bu sorun sadece fantazi edebiyatının değil yüzyılın sorunu aksiyon olmayan kitapların çok rağbet görmemesi.. Ve fantazi edebiyatının belki şanssızlığı bu dönemde gelişmiş olması Matteonun saydığı yazarların hepsi hatırladığım kadarı ile 19. yüzyılda ve 20. yüzyılın başlarında yaşamışlar .. Tolkien bile eserlerini bu akımın yükselişinden önce yazdı. Bir de tabii fantazi alanında derin öykü yazmanın zorluğu var zaten içinde yaşadığın dünyada derin öykü yazmak bence tamamen hayal ürünü olan bir dünyada bunu yazmaktan daha kolaydır.. Bu açıdan bence fantazi yazarları zor olanı seçiyorlar ve bu da yeni olan bu alanda başaranların sayısını daha da azaltıyor .. Aynı sorun bildiğim kadarı ile bilimkurguda da var birçok eser o dönem teknolojilerini tanıtmaktan fazlasını yapamıyor ama birkaç eser var ki (tabii bilimkurgunun yine daha eski olduğunu kabul etmek lazım bu alan yine görece basit denbilecek kitaplar yazan ama yine de bence tolkien kadar önemli bir iş becermiş jules vernele başladı) bunların bana vediği tad günümüzde geçen bir çok derin eseri aşıyor çünkü bunlar anlatmak istediklerini farklı bir dünyaya yerleştirip anlatmayı başarıyorlar. Ve herşeye rağmen birçok fantazi eserinde de aksiyonun arka planında güzel bir öykü de bulunduğunu düşünüyorum belli esinlenmeler olabilir ama bu zaten bütün yazarlarda yok mu klasiklarde bile Ã?rneğin sheakspearde belli mitoloji öylülerindeki öğelerini aldığı söylenir ama o mitoloji eserleri değil şekspir okunuyor niye çünkü o bunları daha güzel anlatmış aynısı bence fantazi eserleri için geçerli...
elflerin merak edilen yanlarına mı değinelim?
Ben şahsen fantezi edebiyatı ürünlerinin kendini tekrarladığı görüşüne karşıyım. Normalde edebiyat da aşk konusunu milyonlarca kez işlemiştir. Gene de kimse aşk konusu tekrarlanıyor demez. Neden dersin arkadaşım? Ã?ünkü her seferinde aşk farklı bir yönüyle farklı bir üslupla işlenir.
Peki sence fantezi ürünü bir eserde büyünün pek çok kez işlenmesi çok mu tekrar? Hiç sanmıyorum. Nitekim ben aynı büyünün aynı şekillerde tekrar edildiğini hiç görmedim. Ancak defalarca aynı tarz üsluplarla sevişme sahnelerinin anlatımını görmüşümdür ve inan bana ben o tarz kitapları okuyan biri değilimdir. Seni bilmem.
Aslında bence fantezi edebiyatı tarzında sevişmede yazılmayacak bir şey değil ama şimdiye kadar hiçbir yazarın aklına gelmememiş, meraklısı da vardır hani. Ben bunun detaylı bir anlatımını şu ana kadar hiiiç merak etmemiştim. Acaba oyuncunun el kitabında bu konu hakkında bir şeyler var mıdır? Yoksa epic level handbook da mı geçer?
Zaten önceden geçmiş olan olayların üzerinde giderek onlara ilave yapmayı düşünen bir zihniyet bence fantezi edebiyatı da çok iyi yazmıyordur. Elflerin hayatını bilip sevişmelerini merak etmek gibi.
Ancak çok daha farklı bir ırk yaratıp, ve bu gerçekten farklı bir ırk olacak ve bunları çok farklı bir atmosferde ve koşullarda yaşatırsa yazar ben buna daha çok saygı duyarım. Ama bu da fantezi edebiyatına özgü güzelliklerden biridir. Normal diğer edebiyat türlerinde böylesi bir yaratıcılık ürünü söz konusu da olamaz. Her zaman insan faktörünün farklı bir yanı üzerinde yoğunlaşmak zorunluluk gibidir. Peki insanlar devamlı insanı farklı bir gözden, farklı bir felsefeden görmeye çalışan edebiyatın diğer ürünlerinden sıkılmışsa kaçıyor mudur? Yoksa diğerleri tekrar olduğunun farkında mı değildir? Buna sen karar ver.
şimdi sen bir de ordaki elfler de insandan yaratılmış demeye kalkarsın. Böyle bir şeyi de diyebileceğini sanmıyorum. Gene de dersen konuşuruz, beklerim.
Peki sence fantezi ürünü bir eserde büyünün pek çok kez işlenmesi çok mu tekrar? Hiç sanmıyorum. Nitekim ben aynı büyünün aynı şekillerde tekrar edildiğini hiç görmedim. Ancak defalarca aynı tarz üsluplarla sevişme sahnelerinin anlatımını görmüşümdür ve inan bana ben o tarz kitapları okuyan biri değilimdir. Seni bilmem.
Aslında bence fantezi edebiyatı tarzında sevişmede yazılmayacak bir şey değil ama şimdiye kadar hiçbir yazarın aklına gelmememiş, meraklısı da vardır hani. Ben bunun detaylı bir anlatımını şu ana kadar hiiiç merak etmemiştim. Acaba oyuncunun el kitabında bu konu hakkında bir şeyler var mıdır? Yoksa epic level handbook da mı geçer?
Zaten önceden geçmiş olan olayların üzerinde giderek onlara ilave yapmayı düşünen bir zihniyet bence fantezi edebiyatı da çok iyi yazmıyordur. Elflerin hayatını bilip sevişmelerini merak etmek gibi.
Ancak çok daha farklı bir ırk yaratıp, ve bu gerçekten farklı bir ırk olacak ve bunları çok farklı bir atmosferde ve koşullarda yaşatırsa yazar ben buna daha çok saygı duyarım. Ama bu da fantezi edebiyatına özgü güzelliklerden biridir. Normal diğer edebiyat türlerinde böylesi bir yaratıcılık ürünü söz konusu da olamaz. Her zaman insan faktörünün farklı bir yanı üzerinde yoğunlaşmak zorunluluk gibidir. Peki insanlar devamlı insanı farklı bir gözden, farklı bir felsefeden görmeye çalışan edebiyatın diğer ürünlerinden sıkılmışsa kaçıyor mudur? Yoksa diğerleri tekrar olduğunun farkında mı değildir? Buna sen karar ver.
şimdi sen bir de ordaki elfler de insandan yaratılmış demeye kalkarsın. Böyle bir şeyi de diyebileceğini sanmıyorum. Gene de dersen konuşuruz, beklerim.
Karanlık yolumu gösterir, sessizlik gerçeği bana fısıldar. Onlar benim yoldaşım, ben onların parçası.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests