Benimde aklımda kalan bir kaç tane var bir tanesi daha yeni oldu öbürü ise baya eski.
Bu ilk okula giderken gördüğüm bir rüya :
Bizim ufakken maç yaptığımız futbol sahasındayım rüyamda, arkadaşlarımla beraber futbol oynuyorum inanılmaz gerçekçi bir rüya çünkü her allahın günü yaptığımız şey ve her şey sıradan ve yolunda gidiyor taki ben arkadaşlarımdan birine faul yapıp düşürene kadar.
Arkadaşlardan birine top ayağındayken faul yapıyorum ve yere düşürüyorum sonra aramızda tartışmalar başlıyor. "Faul ! faul değil !" tartışmaları. Kısa süreli bir atışmanın ardından garip bir ses duyuyoruz her tarafta yankılanan ürkütücü bir ses sanki bir sur üflenmesi gibi bu sesin ardından arkadaşlarım ve ben garip garip etrafa bakınıyoruz çok geçmeden inanılmaz bir deprem başlıyor (bu rüyayı gördüğüm zamanlar daha 99 depremine çok vardı) ama inanılmaz bir deprem ayakta durmakta güçlük çekiyoruz yerlere düşüyoruz, tam futbol oynadığımız alanın ortasında bir sürü büyük büyük çatlaklar oluşuyor ve arkadaşlarım birer birer bu açılan yarıkların içine düşmeye başlıyor. Arkadaşlarımdan biri bir yarığın içine düşmeden önce şu sözü sarfediyor : "Dünyanın sonu geldi!" İşte o an ben bildiğim bütün duaları etmeye başlıyorum ve tam bir yarığın içine düşecekken uyanmıştım. Beni en çok etkileyen, ürküten rüyalardan biride buydu.
O zamanlar, dine karşı baya bir ilgiliydim ve din hocalarının anlattığı dünyanın sonu hikayeleri beni baya etkilerdi, bu rüyayı görmeme bu ilgim sebep oldu sanırım
Bu anlatacağım ise yeni gördüğüm bir rüya.
Evdeyim ve televizyon izliyorum vakitte öğlen falan, televizyonda National Geographic 'de bir belgesel izliyorum belgeselin konusu ise tehlikeli ve zehirli böcekler. Belgeselde uçan simsiyah bir kaç cm büyüklüğünde bir böcekten bahsediyor, böcek acayip tehlikeliymiş ve soktuğu canlıları insanlarda dahil olmak üzere, iç organlarını içeriden eriterek ölümlerine sebebiyet veriyormuş. Belgeseldeki manyaklık ise bu böceğin sokması sonucunda iğrenç bir şekilde ölen canlıları gösteriyor olması. Ağzından bağırsaklarını kusan bir sığır, karnı parçalanmış bir kertenkele... sonrasında TV 'yi kapıyorum ve bardağıma çay doldurmak için mutfağa gidiyorum, tekrar TV nin bulunduğu salonun kapısını açtığımda ise karşılaştığım manzara şu : O manyak böceklerden bizim evin salonun da 3-4 tane var


