İki tane emin olduğum şey söyleyeyim.
1. şiddetten nefret ederim.
2. 13 yaşımdan beri bir kere kavga ayırmak için güç kullanmak dışında hiç güç kullanmadım.
Herkesin fikrini okudum. Söylediklerinizin çoğuna katılıyorum ama işte budur diyebileceğim bir post'da görmedim. Ã?ünkü şiddet kelimesinin yorumlanması zaman içinde biraz değişmiş ve başlık açılırken ki tanımdan sapmış.
Doğada şiddet var mıdır sorusuna benim cevabım "Hayır yoktur." olacak. Testesterondan deliye dönmüş iki tane filin ağızlarından salyalar saçarak birbirine saldırmasını şiddet olarak mı yorumlayacağız? İki filin dişilerini elde edebilmek için pahalı hediyeler, konuşarak ikna veya karşı tarafı gülünç duruma düşürecek komplo teorileri ürettiği görülmüş mü?
Veya bir başka açıdan bakacak olursak. Bakıcısına tepesi atmış bir fil onu sözle güzelce uyarıp bakıcının bu davranışına devam etmemesini ister mi?
Bizim şiddet diye bir kavramı ortaya atmamızın nedeni emellerimize bu yola başvurmadan da ulaşabilecek olmamızdır. Yukarıda anlatılanlar doğru ama... şiddete başvurmamızın nedenleri yüksek testesteron seviyesi, sosyal yetiştirilme tarzı, türün devamı gibi etkenler olabilir. Ancak şiddetten bahsedebilmek için öncelikle ona alternatif yöntemlerin mevcut olması gereklidir.
Gabriell-the-sorcerer'ın da belirttiği gibi TDK şiddet için "karşı görüşte olanlara, inandırma veya uzlaştırma yerine kaba kuvvet kullanma" demiş.
Düşüncemi kısaca özetlemek gerekirse şiddet'i inandırma ve uzlaştırma gibi kavramlar içerdiği için insanlara özgü bir kavram olarak görüyorum. Doğada kullanılan yukarıda örneklerini verdiğim kaba kuvvete şiddet demek doğru olmaz. Bu şekilde düşünürsek şiddeti doğallaştırmış ve meşrulaştırmış oluruz. Yani güç kullanma, kaba kuvvet uygulama gibi kavramlarla "şiddet"'i karıştırmamak gerekiyor. Ben bir arkadaşımla boğuşurken de kaba kuvvet uyguluyorum ama şiddet uygulamıyorum değil mi?
"şiddet bir insanın, kurumun veya devletin emellerine ulaşması için farkında olduğu diğer yöntemleri yok sayarak kaba kuvvete başvurmasıdır" bence daha doğru bir tanım.
şiddete bu yüzden karşıyım. Saksıyı çalıştırıp diğer yöntemleri uygulamadan hemen en kolay yol olarak kaba kuvveti seçme "seçimine" karşıyım. Ama güdüsünün olduğunu biliyorum ve evet ben de bu güdünün olmasını ayıp olarak görmüyorum. Marifet o güdüyü dizginleyebilmekte zaten.
13 yaşımdan beri az kalsın kurşunlanacağım, bıçaklanacağım, karşıdakini komaya sokabileceğim vs. pek çok olay benim başımdan da geçti. Ã?ncelikle bu tür durumlara girmemeye, ardından da bu tür durumlardan kavga çıkarmadan kurtulmaya baktım. Ve burada kaçmaktan bahsetmiyorum. Kaçmaya gelene kadar pek çok yöntem var.
şimdi elbette şiddetin son çare olduğu pek çok örnek verebilirsiniz bana... Burada şiddet uygulamazsın da ne yaparsın, oturup alternatif bir yöntem mi düşünürsün diye... Burada da kişinin kendini savunma hakkını şiddet ile karıştırmamak gerek diye düşünüyorum. Buna aile, arkadaşlar da dahil.
şiddetin anlamını daraltırsak görüşlerimizi daha sağlıklı anlatabiliriz diye düşünüyorum, ben de bunu yapmaya çalıştım. Aksini iddia eden varsa kafasını kırarım.

<div><strong>Çığlıkta henüz umut vardır, çığlık atmak güç ister. Tehlike, fısıltıdadır. Çünkü fısıltı bir tükenişin ifadesidir.</strong></div>