Ödüllü Frpworld Hikaye Yarışması (3) (hikaye

Baştan aşağı kendi özgün hikayelerinizi yazmak için…
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Ben de tebrik ederim birinci arkadaşı öyküler gerçekten güzeldi. Amatör bir yazar olarak kendimi profesyonel bir yarışmada gibi hissettim.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
EldariL
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 137
Joined: Mon Sep 18, 2006 10:00 am
Contact:

Post by EldariL »

ben de tebrik ederim :)
Do you really want to see something from your worst dreams? I'll take you into the land of the dead, where you should never go alone and where the past has a frightening habit of repeating itself-for ever!
Artemis Entreri
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1521
Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
Location: Ýstanbul
Contact:

Post by Artemis Entreri »

Khufu'ya...

Zor oldu. Yaklaşık 10 kere okudum bir şeyler yazmaya başlamadan önce. Hikaye ilk elime ulaştığında sadece bir göz atmıştım ve dürüstçe söylemek gerekirse "başka zaman okurum" demiştim. İyi de yapmışım. Eminim yazını okuyan pek çok kişi şöyle bir göz gezdirmiş arada 1 2 paragraf atlayıp, çok da birşey anlamadan bir de sonuna bakmıştır. Ve bunun sebebi sensin. Senin yazım tarzın, senin ayrıntıya ve karmaşıklığa düşkün zihnin, senin duygu yüklü, patlamaya hazır kalemin.

Ve bu yazı da hepsi açığa çıkıvermiş. Koca bir patlama ile.

Baştaki yazıyı yazan şahısa açıkçası uyuz oldum. Benimle konuşuyor ancak o kadar ukala, o kadar kendini beğenmiş, o kadar bilmiş konuşuyo ki içimden "Kes be adam, yeter." dedim yani. Canımı sıktı biraz, ama sonradan düşününce böyle bir duyguyu bana katabildiği için o adama teşekkür ettim. Hani kurduğu cümleler güzel ama ne kadar düşünürsem düşüniyim hiç bir şey anlamadığım cümleler de yok değil. Sanki güzel dursun diye oraya koyulmuş gibi. Sanki okuyucu bir şey anlamasın diye orada duruyor. Sanki laf kalabalılığı... Ama değildir biliyorum, öyle olsunlar diye yazmadın. Yinede orada öyle duruyorlar, sen onları açığa çıkarana kadar.

2. bölüm ilk bölüme göre daha sade ve anlamlı. Ama çok kısa. Ã?yle ki, bazı ayrıntılar gereksiz, lüzumsuz kalmış. Hikayenin kısa kalmasını istiyorsan babanı, kütüphaneyi anlatmazsın. Gereksiz ayrıntılara girmezsin. Bir de aradaki bağlantı sağlam kurulamamış. İster istemez "ne alakası var." diyor insan. şunu da eklemek isterim ki, hikayenin içinde geçen bir kısım sadece tarih ile ilgili. Aslında hikayenin genel kurgusu tarih ile ilintili olmalıydı. Yani o kişinin orada notu bulmasının tarihi bir önemi olmalıydı, notta yazanların değil.

Sonuç olarak yazı içinde boğuldum, yüzmeye çalıştım, yüzmeyi öğrendim. Yazıların çok daha anlaşılır bir dille yazmandır dileğim. Ya da değildir vazgeçtim. Ã?ünkü bu haliyle de güzel. Tabi diğer türlü olsa daha iyi. Ama dilini çözdüğümü düşünüyorum. O yüzden nasıl istersen öyle yaz. (:

Kalemin asla kırılmasın !
Been there. Seen that. Got the scars.
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests