Birthright: The Gorgons Alliance

Mucit Gnomların hayal makineleri, pc, konsol oyunları hakkında her sey..
Post Reply
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Birthright: The Gorgons Alliance

Post by Darkgnome »

Son zamanlarda çıkan oyunlara bakıyoruz ve çok tutan oyunlar aklıma geliyor. Mesela bir Baldursgate vardı, maceralara atılıyor, büyülü eşyalar buluyor ve hatta 2. oyununda tanrı bile oluyordun. Ancak asla tanrılığını hissetmiyor sadece güçlendikçe daha da daha da güçlü ecüş bücüş düşmanlarla savaşıyordun. Yada Heroes of Might and Magic vardı. şehirler kuruyor, dev ordular yaratıyor, savaşlarda büyüler yağdırıyor ve büyülü eşyaloar buluyordun. Ancak bunları yaparken gerçekten de sen yapıyormuş gibi hissetmiyordun çünkü savaş dışı olaylar hep kısaca geçiliyordu. Ancak D&D oynamayı seven birinin isteyebileceği her şeyi barındırmaya çalışan bir oyun vardı.

ADI: Birthright; The Gorgons Alliance

Ã?ıkış tarihi: 1996

Türü: FRP, strateji

Birthright: gorgons alliance'yi diğer oyunlardan olayı içinde barındırdığı çeşitliliğiydi. Size neredeyse Medieval: Totalwar'daki kadar büyük bir harita veriliyor ve yönetmek istediğiniz krallığı seçmeniz isteniyor.

Image

Sonrasında ise bu krallığı layık olduğu şekilde tüm o kıtaya söz geçirebilen bir hale getirmenizi istiyorlar. Bildik hikaye, ancak bunu başarmak için sadece ordular kurmuyor

Image

ayrıca ticaret ve diğer şehirlerle olan politik dengelerinizle de ilgileniyor, şehrinizi korumaya kaleler, büyücü kuleleri; asayişi sağlamaya karakollar; Rahipler için tapınaklar; büyücüler için büyü kaynakları; yada karşınızdakine darbe vururken en çok parayıda kazanabileceğiniz loncalarınızı kurmaya çalışıyor,

Image

kentleriniz üstüne yapılan lanet büyüleri yok ediyor, kendi topraklarınızı kutsuyor yada başkalarının ordularını büyülerin en güçlüleri ile ölümle tanıştırıyorsunuz.

Image

Asi gnol, goblin kentlerinizin huzurunu kaçırmaması için ortaya çıktıkları anda başlarını eziyor,gerektiğinde ordularınızın başında savaşa giderken

Image

gerektiğinde de yandaşlarınızla maceralara atılıyor ve efsanelerde sözü geçen büyülü antikaları krallığınıza kazandırıyorsunuz.
Image

Bütün bunları ayrı ayrı yaptığınız gibi birbirlerini de etkilemeleri bambaşka bir hava katıyor.

Ã?rneğin maceralarınız sırasında bulduğunuz bir alevtopu asası bir savaş sırasında size belli bir miktar alev topu atabilmenizi sağlıyor. Yada sizin büyü kaynaklarınız arasında geçitler oluşturmanızı sağlayan bir özelliğinizi her turda fazladan bir defa uygulayabilmenizi sağlayan efsanevi yüzük labirent delisi bir elfin kalesinde geçirdiğiniz macera sonrasında ortaya çıkıyor. Savaşlarda kazandığınız tecrübeleriniz sayesinde maceralarda dahi verimli bir karakter de olabiliyorsunuz.

Kurallar tam anlamıyla sindirilmiş mi bilemem. Ã?ünkü maceralarda hırsızların saklanma, tuzak bulma yada kapı açma gibi özelliklerini kullanamıyorsunuz. Keza savaşçılarınız büyülü yüzükler, yada büyücüleriniz büyülü asalar çıkarken, hiç büyülü silah yada zırh çıkmıyor. Tabii bu da oyununun kötü tarafı olarak görülebilir. Ancak bu oyun 1996 yılında yapılmış ancak hala hiç bir oyunda göremediğim kadar zenginliğe sahip bir oyun. Neden bu oyunun üstüne gidilmedi onu da anlayamıyorum.

Birthright AD&D dünyaları arasında en ilginç kurulumlardan biriydi. Bir maceracı olarak değil sadece, tanrı özüne sahip bir kralı da oynuyordunuz.

Birthright dünyasının tarihini hızla çevirecek olursam:

Cerilianın asıl yerlileri elfler, cüceler ve goblinlerden oluşuyordu. Azrai tarafından yıkıma uğrayan Aduria’dan kaçan insanlar daha sonradan yerleştiler. Elflerle insanlar arasındaki ilk temas barışçıldı, ancak insan nüfusunun elf topraklarına taşması sonrasında çatışmalar başladı.

Uzun zaman ve uğraşı sonunda Azrai’nin orduları Cerilia’ya ulaştılar. Taraftarları önceki savaşlardan kalan yaratıklar, Vos adı verilen kalbi Azrai tarafından karartılmış bir insan klanı ve insanların bu fütursuzluğundan bıkmış elflerdi. İnsanlar ve onların baş tanrıları bu orduyu iki Cerilian ve Aduria’yı birleştiren geçidin orada, Deismaar adındaki dağın üstünde karşıladılar. Elfler Azrai tarafından kandırıldıklarını anlayıp taraf değiştirdiler. Savaş Dağın yamaçlarına vardığında Tanrıların kendileri de savaşa katıldılar ve diğer tanrılar Azraiyi ancak kendilerini feda ederek yenebildiler. Devasa bir patlama sonrasında Dağ, geçit ve Azrai ile birlikte yok oldular.

Ancak tanrıların özü yok olmadı. Bu öz etrafa saçıldı ve savaş alanında olanlarla bir oldu. Tufan sırasında tanrılarının düşüncesine en çok bağlı kalan, sadece zihinsel değil fiziksel olarak ta bu gücü taşıyabilecek olanlar bu güç ile daha fazla donatıldılar. Bu şekilde savaş özü özümseyenler tanrıların kendileri oldular ve yeni bir dinsel birlikteliğin doğumuna şahit olundu.

Diğer savaşçılar da tanrıların özlerinden aldılar. Savaş alanında bu gücün içlerinde olduğunu fark etmeleri çok zaman almadı ve bu gücün başkalarından zorla alınabileceği de. Eğer öze sahip biri kalbini delecek bir darbeyle öldürülürse özü çalınıyordu.

Öze sahipler başarılı liderler olduklarını kanıtladılar. İnsanları ve toprakları ile bir bağa sahiptiler,güçlerini onlardan alıyorlardı. Gerektiğinde de bu gücü onların hizmetine sunuyorlardı. Ayrıca kansınırı güçlerine ve özün aslı olan tanrıya gore, uzun yaşam, zehri hissetme, etraflarında ilahi bir alan oluşturmak başka ilahi güçlere de sahiplerdi.

Azrainin özü ile dolanlar sonunda kendilerini güçlü ucubeler olarak buldular. Kendi kanları ile çürümüş ruhlarının aynası olan korkunç şekillere sahip oldular.Bu yaratıklara örnek olarak taş eden bakışları ve taş kadar sağlam derisi ile belki de Cerulia’daki en güçlü yaratık olan Gogon, Soruları seven deli yarı kedi sfenks, Deismaar’da savaşmış eski bir goblin kral olan Ã?rümcek, Sinister adında bir değişmişi öldürerek lanetlenen vampir verilebilir.

Çok yaratıcı bir tarih gibi gelmiyor ancak sunduğu tarz ile AD&D oyununu başka bir boyuta çekebilecek bir malzemeye sahip bir sistem dikkat ederseniz.

Birthright: The Gorgon's Alliance tarzında başka bir oyuna daha rastlayamadım. Siz biliyorsanız buraya yazarsanız gerçekten de memnun olurum. Yıllar öncesinde böyle bir oyun çıkmasına rağmen neden hala kısıtlı v kısır oyunlar yapılıyor bilgisayarlarda onun içinde birlikte bir kafa yoralım isterseniz.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by burock »

birthright CS, AD&D'den DnD'ye geçilirken terkedilen evrenlerden biri olduğundan, bu CS üzerine resmi tüm neşriyat durduruldu. şu anda, resmi olmamasına rağmen oldukça ciddi çalışmalar sonucu ortaya ürünler çıkaran bir fan oluşumu var. http://www.birthright.net adresinden bu gruba ulaşabilirsiniz. Bu sitede BR'ye ait başta 3e ve 3,5e CS uyarlamaları olmak üzere pek çok döküman mevcut. Playtesti bizzat ben ve Anchorite tarafından yapılmıştır, lezizdir.

Bi de bende 2nd ed BR boxed set var. öyleyse niye hava atmıyorum. :D
War, war never changes...
Yener
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1742
Joined: Wed Jan 12, 2005 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Yener »

Böyle bir dünyanın terk edilmesi oldukça yazık olmuş.

Darkgnome, Birthright PC oyunu tanıtımı için çok teşekkürler, kesinlikle bir yerlerden edineceğim bu oyunu.
[b:bc27a75495]Ignorance is not bliss, merely uninformed misery.[/b:bc27a75495]
Araxiel
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 65
Joined: Sun Aug 21, 2005 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Araxiel »

BR'yi askere gitmeden önce çok oynardım. Bilgisayar zekası pek yeterli değildi ama olabildiğince gerçek oyuncularla oynansa çok zevkli olur. Hatta bir kaç arkadaşla beraber oynamak istedim ama hiç biri sıcak bakmamıştı.
Uwriel, Artex ve Brokenblade arkadaşımdır.
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest