ÖLÖM şARKISI

Birisi hikayeyi başlatır ve herkes tarafından devam ettirilir.
Post Reply
ErchamionOrodruin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 8
Joined: Mon Jan 03, 2005 10:00 am
Contact:

ÖLÖM şARKISI

Post by ErchamionOrodruin »

Oda karanlıktı...Sırtı kapıya dönüktü,pencereden bomboş görünen araziye bakarak 'Çok uzun zaman geçti'dedi...Sanki kendi kendine konuşur gibiydi,cevap vermekle vermemek arasında tereddüt ettim bir süre,onunla uzun bir süre kalmıştım gazabının ne denli korkunç olabileceğini bilirdim...Tepkisiz kalmamak için bir adım öne gittim,zaten fiziksel özelliklerim daha fazlasına izin vermiyordu...O zamanlar aynaya hiç bakmamıştım,bilmiyordum geçen yıla kadar neye benzediğimi...Sırtımda kambur dedikleri çıkıntılar var yüzümde envai çeşit yara ve oyuk,her neyse konumuz bu değil...Ne diyordum,ah evet,tepkime kızmamıştı...Tekrar konuştu...'Oradan ayrıldığımdan beri o kadar uzun zaman geçti ki' Uzaktaki küçük ışıkları yanan kasabaya bakarak...'Ailemi,masumiyetimi,inancımı çaldı o kasaba benden,büyü gücümü kötüye yordular,tüm ailemi anlamadıkları ve asla anlayamayacakları sanatları yüzünden yaktılar,Mervil olmasaydı bende onlara katılacaktım,ama Tanrıça Mystra onların intikamını almam, büyüye yapılan bu saygısızlığın bedelini ödetmem için beni sağ bıraktı,ve şimdi daha güçlüyüm çok çok daha güçlü!'...HIzla arkasını döndü,irkildim ,uzun kırmızı saçları savruldu,yüzüme baktı...'Melainlerimin ölümcül şarkıları yankılanıyor,her geçen gün dahada güçle,kurdukları o aptal büyü ağı çok yakında gücüm altında ezilecek ve onlara yaptıklarının bedelini ödeteceğim...APTAL DÃ?NYANIZDA KORKU OLDUğU SÃ?RECE HİÃ? BİRşEY BENİ ENGELLEYEMEYECEK!'diye haykırdı...Hızla kulenin tepesine çıktı,kollarını gökyüzüne kaldırdı...'Susmayın söyleyin şarkınızı'...'SHİRKİT MUAN!'...Ve Melainlerin ölümcül şarkıları duyulmaya başladı...Bu kadarı benim gibi bir mahlukat için çok fazlaydı ama nasıl olduysa dayanmıştım...
Lugtarias
Forum Yöneticisi
Posts: 726
Joined: Wed Jun 13, 2007 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Re: ÖLÖM şARKISI

Post by Lugtarias »

Derken dünyaya o güne kadar hiçbir galakside görülmemiş devasa bir meteor çarptı ve barındırdığı tüm yaşam formlarıyla birlikte havaya uçtu gezegen...

Sonra irkildim...

Dediğim gibi, bu kadarı benim için fazlaydı ve ve dayanamamış, bilincimi yiirmiş ve muhtemelen tek bir düş sahnesi görmüştüm, ama belki de düş değildi...

Kim bilir belki de bu bir durugörüydü...
Ve sonbahar gelmeden toprağa düştü yeşil renkli yaprak, geceyi beklemeden ortaya çıkan ayla birlikte.
Dragon_Knight
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 165
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Sivas
Contact:

Post by Dragon_Knight »

Kendime geldiğimde kızıl saçların akrasında kalan bir çift göz bana tiksintiyle bakıyordu. Galiba gezegen hala yerinde duruyordu. Kanıt ararcasına etrafıma baktım. Evet evet hala yerinde duruyordu. Karşımda duran efendim bunu kanıtıydı. Yeteri kadar güç topladığıma inandığımda hemen ayağa kalktım. Affedilmek için yalvaracağım sırada arkasını döndü ve uzaklaştı. Ancak ayak sesleri kesildiğinde korkum geçti ve nefesim normal düzenine girdi.
şimdi kulenin tepesinde yalnız başınaydı. Gördüğü düşü ve efendisinin kasabasını düşündü. Büyü kalkanının zayıfladığını bu zavallı mahluk bile hissedebiliyordu. Gördüğü düşü kötüye yorumladı. Efendisinin kalkıştığı bu iş efendisinin sonu olabilirdi. "Efendimi uyarmalıyım." diye mırıldanarak kulenin iç kesimlerine doğru topallamaya başladı.
Bir kaç saattir kulede ileri geri dolaşıyordu. Efendisine doğrudan söylemeye cesaret edemezdi. Zira gazabı çok fena olabilirdi. Korkaklığına lanetler okuyarak 'odam' olarak adlandırdığı yere doğru ilerledi.
"Efendimi uyarmalıyım." Yaklaşık yarım saattir aynı cümleyi söyleyerek yatağında gözünü kırpmadan kıvrandı. "Efendimi uyarmalıyım. Ama benim gibi bir mahluk Yüce Efendiye nasıl akıl verebilir ?"
"Belkide efendinin dinleyeceği birine söylemelisin.". Bu beklenmedik ses yüzünden dizlerinin bağı çözüldü.
Neden insanlar bu kadar acımasız ?<br>Neden dostum düşmanımdan farksız ?<br>Neden kaybedilince değerler anlaşılır ?<br>Neden güçlü hep duygularla oynaşır?<br>
CLiCKs
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1392
Joined: Mon Dec 03, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by CLiCKs »

"Sen de kimsin?" diyebilmişti normale dönünce. "Söyledim ya efendinin dinleyeceği biri." dedi o ses. Kendini belli etmiyordu. Nereden geldiğide belirlenemiyordu. Sanki içinde konuşuyordu bu ses. Bekledim. Sesten gerçek bir yanıt almayı bekledim. Heralde sonunda anlamış olacak ki bana cevap verdi.
"Ben efendinin içindeki sesim. Ona neyin doğru neyin yanlış olduğunu söyler, kararı kensine bırakırım."
"Peki şimdi neden benim içimdesin?".
"Ben herkesin içindeyim. Ağaçların, kuşların, kedilerin, köpeklerin, insanların..."
"Eğer içimdeki sessen ne yapmalıyım?" dedim kuşkuyla.
"Düşünü açıklayabilirsin. Efendin belkide düşlere çok önem veriyor? Ama belkide senin bu düşünü çok saçma bulucak ve seni cezalandırıcak? İşte benim işim buraya kadar. Karar senin."
"Bekle, gitme!".dedim bu sesin gitmesinden korkarak. Bana yakın geliyordu artık bu ses.
"Yoo, hayır. Ben içindeki sesim nasıl bir yere gidebilirim ki?"
Dragon_Knight
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 165
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Sivas
Contact:

Post by Dragon_Knight »

Bu sesin doğru söyleyip söylemediğini hatta gerçek mi yoksa korkudan aklını kaybedip kendi uydurduğu bir ses mi olduğundan emin değildi.
Efendisinin yanında gerçirdiği uzun yıllar boyunca gerçekten tuhaf şeylerle karşılaşmıştı fakat bu kesinlikle karşılaştığı en tuhaf şeydi.
Bu uzun yıllar içinde öğrendiği bir şey varsa oda bir şey yapmadan önce iki kere hatta üç kere düşünmesi gerektiğiydi. Fazla zeki olduğu söylenemezdi ama dikkatli bir yaratıktı.
"Orda mısın?"
"Söylediğim gibi ; Her zaman burdayım."
Düşünde ne gördüğünü bu tuhaf 'şey'e anlatmaya karar verdi.
Neden insanlar bu kadar acımasız ?<br>Neden dostum düşmanımdan farksız ?<br>Neden kaybedilince değerler anlaşılır ?<br>Neden güçlü hep duygularla oynaşır?<br>
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest