Yüzyıllarca doğanın kollarında büyüdü insanoğlu
Derken bir gün baktı gökyüzüne
Sonra döndü etrafına baktı bir de
Taşlara, derelere, hayvanlara, ormana..
Ve merak etti kim olduğunu ve nerede olduğunu
Tanrılar doğdu sonra
Tanrılar devdi, tanrılar korkunçtu, tanrılar merhametliydi..
Ne olursa olsun ama karşı konulmazdı tanrılara
Savaşlar çıkarttılar insanlar arasında
Köyleri yok ettiler bazen nefretleri ile....
Ancak yardım da ettiler insana
Ve onların da yardımıyla insanoğlu
Ã?ıktı orman ve mağralardan
şehirler kurdu.
Dev binalar yarattı.
Büyük kişiler çıkardı içinden
Savaşçılar rahipler tüccarlar filozoflar
Ve de krallar değişmeye başladılar Dünyayı
Yeni yürümeye başlayan bir bebeğinki gibiydi adımları
Korkarak ama yine de cesurca
Ve her adım da destek için bakarak arkalarındaki Tanrılara
Yürüdüler...
Bir gün gelecekti elbet
Bir gün gelecek ve onları yürütenlere de meydan okuyacaktı her biri
Ancak ilk çekingen adımların atıldığı günlerde
İlk meydan okuyan bir tanrıya
Ne bir filozof ne bir savaşçı ne de kraldı...
İlk cesaret eden
yarışmaya bir tanrının gücüyle
Bir ozandı...
Anadolu nun batısında başladı hikaye
Bir yarışma yapıldı iki tanrı arasında
Doğruysa eğer efsane
O kadar güzel çalıyordu ki Pan flüdünü
Müzik Tanrısı Apollon bile kıskanmıştı onu
Ve bir gün davet etmek zorunda kalmıştı bir yarışmaya
İspat etmek için kendisine Pan da daha iyi olduğunu
Eğlencenin ve şakanın tanrısıydı Pan...
Yarışmalar bir çeşit oyun gibiydi onun için
Hiç düşünmeden başına gelebilecekleri
Ve de kazanmayı ya da kaybetmeyi
Gitti o nedenle Apollonun onu davet ettiği meydana
Apollon Anadolu nun en güçlü kralını seçmişti hakem olarak
Midas Anadolu nun yarısından büyük bölümünün kralı
Ölkesi Frigyanın başkenti Gordeon dan çıkı geldi meydana
Gülümsedi
Her insana nasip olmazdı iki tanrı arasında hakem olmak
Ancak o da anlayamadı Apollon un aklındakileri
İlk Apollon çaldı lirini
Sessiz bir hüznü anlatıyordu müziği
Ã?yle bir hüzün ki sarıyordu insanın yüreğini
Ve tüm diğer duygular birer birer terkediyordu ruhu
Sadece Apollonun müziğinin eşsiz ezgisi kalıyordu geriye
Pan ın müziği farklıydı.
Flüdün nameleri lirinkiler gibi sarmıyordu ruhu ve yüreği
Ancak öylesine uyumluydu ki çevredeki yaşamla
Sanki ağaçlar kuşlar hatta rüzgar bile oynuyordu şarkıyla.
Çok daha yaşamın kendisine, insana aitti müzik
Midas düşündü hiçbir art niyet duymadan...
Daha önemli buldu hayata daha fazla ait olmayı
Ve de Pan ı seçti yarışmanın galibi olarak.
Apollon ise seyretti
Ã?ylesine büyüktü ki öfkesi ve nefreti
Hiçbir söz çıkmadı dudaklarından
Seyretti
Ve öfkesi şekil vedi içinde beliren intikam fikrine...
Midas a ve Pan a baktı
Söz verdi kendine ve de
Böyle bitmeyecekti bu hikaye
--------------------------------------
Ormanların en kuytu yerlerindeki ağaçların üzerinde
şehir şehir gezen tüccarların arabalarında
Dev tapınakların duvarlarında bir gün de belirdi yazı...
Anadolu'nun her köşesine yayılmıştı yazı
Doğudaki Urartu ülkesinden
Doğu Akdenizin şehir devletlerine
Ege nin eşsiz Truvasından
Frigya nın başkenti Gordeon a kadar
Her şehirde okundu sözler...
DUYUN ANADOLUNUN TÃ?M OZANLARI
DUYUN ANADOLUNUN MÖZİK AşIKLARI
MÖZİğİN TANRISI NASIL HAKARET ETTİ HEPİMİZE Ã?ğRENİN HEPİNİZ
PAN IN MÖZİğİNİN GÖZELLİğİ GERİDE BIRAKTIğINDA LİRİ
APOLLON YENİLGİYİ BİR TÃ?RLÃ? KABUL EDEMEDİ
Ã?FKESİ APOLLONUN MAHKUM ETTİ PAN I SONSUZ HÖZNÃ?N PENÃ?ESİNE
şİMDİ DÃ?NYANIN EN BÃ?YÃ?K OZANI CAN Ã?EKİşMEKTE
OZANLAR BORCUMUZDUR İNTİKAMINI OLMAK USTAMIZIN
GÃ?STERELİM APOLLONA OZANLIKTA USTALIK MÖZİKLE KANITLANIR
YETERİNCE CESURSANIZ APOLLONLA YÖZLEşMEYE
DORLAİON DA TOPLANALIM
OZAN HERİMES
Bir delinin işi gibiydi bu iş...
Ancak bir deliden daha fazlası gerekirdi
Bu kadar kısa sürede bu sözleri yaymak için
Yine de o kadar imkansızdı ki insanlar için bir Tanrı ile yüzleşmek
Sadece beş kişi cesaret edebildi yolunu değiştirmeye
Yazıyı gördüğünde..
Klikya nın Akdeniz e serilmiş yatan şehirlerinden birindeydi Edmond
Belki bir öfke hissetti yapılan haksızlığa
Ya da yeni bir başlangıcın vaadeini duydu çağrıda
Ne olursa olsun aldı sazını eline ve koyuldu yola
Truva'nın hanlarında çalıyordu Novel
Bir türlü uzamıyordu boyu
Ve o nedenle belki çocuk Novel diyorlardı ona
Ancak ne her gün onunla dalga geçen insanları sevebilmişti
Ne de onun yaşadıklarını görmeyen
Ya da umursamayan daha beteri Tanrıları
Bir sabah terk etti çalıştığı hanı
Karadeniz in ıssız kıyılarındaydı Batı
Gezmekle geçmişti hayatı
Ã?ağrıda ne bulmuştu?
Bilmiyordu, belki yeni bir öykü
Nedeni ne olursa olsun o da değiştirdi yolunu...
Urartu şehrinde yaşıyordu Kutsamen
Bir savaşçıydı...
Bir gece rüyasında tanışmıştı ozanlıkla...
şimdi belki de daha çok kaderi olarak görüyordu şarkıları
Belki de kaderini takip etmek için çıktı doğduğu şehirden
Son katılan aralarına bir hırsızdı.
Neredeyse her şehirde aranıyordu Stuti
Kimbilir belki gerçekse yazılar
Gizleyebilirdi bu grup onu bir süre
Gerçek değilse de başka bir yol düşünürdü o zaman
Bir ozan kıyafeti bir de saz bulup çıktı yola
Düşünmeden sazı nasıl çalacağını ve de nasıl söyleyeceğini
On onbeş bardak bira içip sızdığı o tatlı geceler dışında
Daha önce hiç söylemeyi denemediği şarkıları
Kaderin bir cilvesi belki
Belki tanrıların oyunu
Ya da kim bilebilir tanrılardan bile büyük bir gücün
Denk getirmesiyle oldu belki
Ancak ne olursa olsun nedeni
Aynı gün girdi beş "ozan" şehire
Hepsinin girişini izledi Herimes
En son ozan da girdikten sonra şehire
Ã?ıktı Porsuk Ã?ayını gören tepenin üzerine
Güneşin yavaşça inişini izledi Dünya nın öte yüzüne
Nasıl sahiplendiğini düşündü Apollon un güneşi bile
Oysa onun kendisine ait sandikları herkesindi
Tüm insanların canlıların hatta cansızların bile
İsyan duygusu sardı içini
Onun üstünde ve ona hükmettiği söylenen bir tanrıya isyandı bu
Kimbilir belki başkaları da duymuştu bu duyguyu
Ancak ilk defa birisi kararlıydı
Yerine getirmeye gereğini
Bir tanrının adaletsizliğine karşı hissettiklerinin
Sessizce girdiler yattıkları odalara
En dikkatli olanı bile fark etmedi odadan çıkarılırken...
Stuti ve Edmond uyandı götürülürken
O kadar şaşkındı ki Edmond denemedi bile konuşmayı
Stuti ise korkuyordu
Belli etmedi korkusunu
Doğru anın gelmesini bekleyerek sessizce izin verdi
Zorlukla hareketsiz tuttukları bedenini taşımalarına
Sonunda geldiklerinde Herimes in yanına
Sessizce baktılar onları çağıran adama
Novel unutmuştu bile onu zorla taşıdıklarını
Merakla inceliyordu onu çağıran ozanın yüzünü
Stuti askerler çıkıp yakalayacakmış gibi onu bakıyordu etrafa
Ancak yavaş ve dikkatliydi bakışları fark etmedi kimse
Kutsemen ise öfkeliydi izni olmadan onu getirmelerine
Yine de başardı öfkesini kontrol etmesini
Bu beş kişi çıkacaktı onunla Olimpos a
Kazanmak için bir çok insanın gördüğünde bile titreyeceği
Belki de diz çöküp saatlerce tövbe edeceği bir tanrıya karşı
O kadar uzaktı bu onlar için o anda
Deli gibi hissediyordu kendini oraya gelmiş olanlar bile
Ancak eğer bir delilikse yaptıkları ve yapmak istedikleri
Delilik güzeldi...
------- Giriş Bölümünün Sonu-------




