Kardeşliğin Tohumu (Hikaye)
Üç gezgin yanlarına verilen üç askerle birlikte yola çıktılar. Yaklaşık yarım saatlik bir yolun ardından şehre vardılar.
Sivas şehrindeki karanlık havayı fark etmemek imkansızdı. Yakılmış binalar, sağda solda görülen aklını kaçırmış gibi görünen insanlar. Sıradan insanlar bile yürürken başlarını öne eğiyorlar. Krotis az da olsa gözlerinin içine bakabildiğinde oradaki kederi görebiliyordu.
Ele geçirilen şehirlerin yağmalanması bir çeşit kural gibiydi. Krotis bunu biliyordu. Eğer Rumlar bir müslüman şehrini bir gün fethederlerse onlar da o şehri yağmalayabilirlerdi. Ancak Krotis şehirlerin yağmalanışı ile ilgili öykülerden hep nefret etmişti. şimdi bir yıl sonra bile yağmalanmış bir şehri görmek duyduğu dehşetin ne kadar haklı olduğunu gösteriyordu.
İleride kuleleri yarım kalmış büyük bir bina vardı. Çokince bir işçilikle çok güzel yapılmıştı. Özellikle kuleleri... İki kule de birbirinden farklıydı. Oysa hem müslümanlar hem hristiyanlar binaların kulelerini birbirine benzer inşaa ederlerdi.
Ã?ifte Minareli Medrese dedi arkdan gelen bir ses. Güzel binadır. Timur bile o binayı yıkmaya kıyamadı. Oraya sığınan Sivaslılar kurtuldular bu sayede...
Krotis arkasını döndüğünde sakallı bir islam alimine benzeyen bir adam gördü. Acı günler yaşıyoruz şehir olarak. Yine de şehrimize hoşgelmişsiniz. İsterseniz kahveye gidelim beraber bir kahve ısmarlayım size... Sonra eğer isterseniz sizi bir hana götürürüm. Ya da medreseye gideriz. Orada kalırsınız bu gece... Doğrusu her türlü desteğe ihtiyacımız var medresede. Eğer bize bir günlük de olsa yardım ederseniz de memnun oluruz.
Sivas şehrindeki karanlık havayı fark etmemek imkansızdı. Yakılmış binalar, sağda solda görülen aklını kaçırmış gibi görünen insanlar. Sıradan insanlar bile yürürken başlarını öne eğiyorlar. Krotis az da olsa gözlerinin içine bakabildiğinde oradaki kederi görebiliyordu.
Ele geçirilen şehirlerin yağmalanması bir çeşit kural gibiydi. Krotis bunu biliyordu. Eğer Rumlar bir müslüman şehrini bir gün fethederlerse onlar da o şehri yağmalayabilirlerdi. Ancak Krotis şehirlerin yağmalanışı ile ilgili öykülerden hep nefret etmişti. şimdi bir yıl sonra bile yağmalanmış bir şehri görmek duyduğu dehşetin ne kadar haklı olduğunu gösteriyordu.
İleride kuleleri yarım kalmış büyük bir bina vardı. Çokince bir işçilikle çok güzel yapılmıştı. Özellikle kuleleri... İki kule de birbirinden farklıydı. Oysa hem müslümanlar hem hristiyanlar binaların kulelerini birbirine benzer inşaa ederlerdi.
Ã?ifte Minareli Medrese dedi arkdan gelen bir ses. Güzel binadır. Timur bile o binayı yıkmaya kıyamadı. Oraya sığınan Sivaslılar kurtuldular bu sayede...
Krotis arkasını döndüğünde sakallı bir islam alimine benzeyen bir adam gördü. Acı günler yaşıyoruz şehir olarak. Yine de şehrimize hoşgelmişsiniz. İsterseniz kahveye gidelim beraber bir kahve ısmarlayım size... Sonra eğer isterseniz sizi bir hana götürürüm. Ya da medreseye gideriz. Orada kalırsınız bu gece... Doğrusu her türlü desteğe ihtiyacımız var medresede. Eğer bize bir günlük de olsa yardım ederseniz de memnun oluruz.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Alperen yıkılmış bir şekilde adama baktı.*Ya emmi, böttün bunları Timur mu eyledi?Seni, kocca kenti Timur bu hale getirdi?*
*He yavrım!*
*Ya emmi, Allah Timur'un belasını tez nasip eylesin.*
*Amin yavrım!*
Alperen ağlamaklı bir halde, medreseye doğru ilerliyordu.Medreseye girdiklerinde, dev bir kütüphane karşıladı onları önce.Sonra da mescit, en sonunda içeri girmişlerdi.Alperen içeriye baktığında, içeride neredeyse bütün halkın bulunduğunu farketti.
*Selamunaleyküm ağalar!*
karşıdakiler de selamı gülümseyerek aldılar.
*Allah işinizi rast getire, ben Alperen deyü bir ozanım, kent kent gezerim, şincik de Tırabzon'a gediyom.Sizler burada nediciğiniz, yardıma muhtaç iseniz, söyleyiveriniz, hemmen biraderlerimle yardım ederik?*
Sonra, millet utangaç bir şekilde var dediler.Alperen hemen kolları sıvamıştı.
*He yavrım!*
*Ya emmi, Allah Timur'un belasını tez nasip eylesin.*
*Amin yavrım!*
Alperen ağlamaklı bir halde, medreseye doğru ilerliyordu.Medreseye girdiklerinde, dev bir kütüphane karşıladı onları önce.Sonra da mescit, en sonunda içeri girmişlerdi.Alperen içeriye baktığında, içeride neredeyse bütün halkın bulunduğunu farketti.
*Selamunaleyküm ağalar!*
karşıdakiler de selamı gülümseyerek aldılar.
*Allah işinizi rast getire, ben Alperen deyü bir ozanım, kent kent gezerim, şincik de Tırabzon'a gediyom.Sizler burada nediciğiniz, yardıma muhtaç iseniz, söyleyiveriniz, hemmen biraderlerimle yardım ederik?*
Sonra, millet utangaç bir şekilde var dediler.Alperen hemen kolları sıvamıştı.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
-
ElessarTelemnar
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Sun Oct 29, 2006 10:00 am
- Location: Ankara/Bruxelles
- Contact:
Kapi acilmis ve iceriye sehrin eskilerinden biri ile bikac yabanci girmisti.
Atilla sole bir bakindiktan sonra yabancilardan biri hafif one cikarak yardim edecegini soylemis ve ardindan ise girismisti gunlerdir duraksiz calisan halk icin bu onemli guzel bir haberdi
Ama atillayi encok ilgilendiren konusan adamin kendini bir ozanim diye tanitmis olmasiydi
Hemen kapidan kosarak cikti geri girdiginde elinde olmus dedesinden miras el oymasi eski telleri kopmus bir baglama vardi ozanin yanina yaklasarak
"selamlar olsun sana ey efendi. bir mevzu-bahsim vardida" utangacca elindeki eski baglamaya bakti
" bu buyukbabamdan hatiradir bana eger biraz vaktiniz olursa " gerisini getirmekte tereddut etmisti ama derin bir nefes alarak devam etti " tamir etmeniz mumkun olurmuydu "
Atilla sole bir bakindiktan sonra yabancilardan biri hafif one cikarak yardim edecegini soylemis ve ardindan ise girismisti gunlerdir duraksiz calisan halk icin bu onemli guzel bir haberdi
Ama atillayi encok ilgilendiren konusan adamin kendini bir ozanim diye tanitmis olmasiydi
Hemen kapidan kosarak cikti geri girdiginde elinde olmus dedesinden miras el oymasi eski telleri kopmus bir baglama vardi ozanin yanina yaklasarak
"selamlar olsun sana ey efendi. bir mevzu-bahsim vardida" utangacca elindeki eski baglamaya bakti
" bu buyukbabamdan hatiradir bana eger biraz vaktiniz olursa " gerisini getirmekte tereddut etmisti ama derin bir nefes alarak devam etti " tamir etmeniz mumkun olurmuydu "
Alperen gülümseyerek adama baktı, *Ã?nce bir selam verseydin bre ağam.Sen ver bakam onu.* aldı sazı, basitçe yıpranmıştı.Telleri gevşemişti.Aldı eline, düzeltti düzeltebildiği kadar, ne zamandır ilk kez saz çalıyordu.Güzeldi saz, sesi harikaydı.
*Buyur ağam, adın nedir?Ben Alperen, neyzenim emme, saz da bilirik azcık.*
Sonra gülümsedi adama ve Krotis ile Louis'e baktı kendilerini tanıtmaları için.
*Buyur ağam, adın nedir?Ben Alperen, neyzenim emme, saz da bilirik azcık.*
Sonra gülümsedi adama ve Krotis ile Louis'e baktı kendilerini tanıtmaları için.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Ben ozan değilim dedi Krotis. O nedenle bilmiyorum nasil tamir edildiğini bağlamanin... Ancak yapabileceğim bir sey varsa yaparim elbette...
Kütüphanedeki kitaplara baktı. Biraz yunan alfabesini okumayı öğrenmişti küçükken Arap alfabesini hiç bilmiyordu. O nedenle okuması imkansızdı. Yine de bu kadar kitabı görünce hiç olmazsa birkaç tanesini eline almamak için kendini zor tuttu.
Cok güzel bir yer burasi dedi.
Kütüphanedeki kitaplara baktı. Biraz yunan alfabesini okumayı öğrenmişti küçükken Arap alfabesini hiç bilmiyordu. O nedenle okuması imkansızdı. Yine de bu kadar kitabı görünce hiç olmazsa birkaç tanesini eline almamak için kendini zor tuttu.
Cok güzel bir yer burasi dedi.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
ElessarTelemnar
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Sun Oct 29, 2006 10:00 am
- Location: Ankara/Bruxelles
- Contact:
"Kusura bakma efendi heyecandan iste uzun suredir bizden gayri insan gormemisiz buralarda oyuzden bizi affeyle. Adim atilladir agam yagmalardan evvell gelmisidik buralara emme kader iste. oyle gafamizi kaldiracak bi mazim de yoktur" " ha bide tesekkur etmekte boynumun borcudur"Atilla alperenin digerlerine baktigini gorunce " ha bunlarda arkadaslarindir elleham, agalar sizlerde hosgelmissiniz"
-
Alenthas
- Forum Yöneticisi
- Posts: 2670
- Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
- Location: Innsmouth
- Contact:
"Salamın aleykum," gibi bir şeyler söyledi Louis Alperen'i taklit etmeye çalışarak. Sonra Krotis'in elindeki kitaba omzunun üzerinden bakarak "Arapça değil mi? Türklerin latin alfabesi yerine neden arapça kullandıklarını bir türlü anlayamadım! şuna baksana, karman çorman. Hiç bir şey anlaşılmıyor. Bahse girerim araplar bile anlamıyordur," dedi sırıtarak. Ve Krotis'i kendi başına bıraktı. "Selamlar ola," dedi Atilla'ya "Benim adım Louis. Demek sende bir ozansın ha? Ne kadar hoş, değil mi?"
-
ElessarTelemnar
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Sun Oct 29, 2006 10:00 am
- Location: Ankara/Bruxelles
- Contact:
"Henuz kenime ozan diyemem beyim, daha yolun cok basindayim ama o yolda yuruyen biriyim"
"nasil begendinizmi buralari aksam icin kalacak yer buldunuz insallah eger bulamadiysaniz ?" sonucta bu yabancilari tanimiyordu laflar agzindan biranda cikivermisti Turk konukseverligi iste
ama laf agizindan cikmisti gerci kotu niyetli gozukmuyorlardi ayrica karsisindakiler ozandilar kendisine hocalik edebilirlerdi " evet yer bulamadiysaniz sizi agirlamaktan cok buyuk memnun olurum"
"nasil begendinizmi buralari aksam icin kalacak yer buldunuz insallah eger bulamadiysaniz ?" sonucta bu yabancilari tanimiyordu laflar agzindan biranda cikivermisti Turk konukseverligi iste
ama laf agizindan cikmisti gerci kotu niyetli gozukmuyorlardi ayrica karsisindakiler ozandilar kendisine hocalik edebilirlerdi " evet yer bulamadiysaniz sizi agirlamaktan cok buyuk memnun olurum"
Alperen önce Louis'in sözlerine gülümsedi.
*Biz onu çok gözel anlayok, hemide Kur'an bile o dilde yazılık.Sen biliyon mu ki Kur'an bir şiir.Tömmüyle Arruz denilen ölçüde yazılık.Türk'ler bu yazıyı kullanıyor, çönkü Kur'an da bu yazıyla yazılık.*
Sonra diğer adama döndü, *Siz nassı isterseniz, kalacak yerimiz yok galiba.*
*Biz onu çok gözel anlayok, hemide Kur'an bile o dilde yazılık.Sen biliyon mu ki Kur'an bir şiir.Tömmüyle Arruz denilen ölçüde yazılık.Türk'ler bu yazıyı kullanıyor, çönkü Kur'an da bu yazıyla yazılık.*
Sonra diğer adama döndü, *Siz nassı isterseniz, kalacak yerimiz yok galiba.*
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
O ölcü bir engel değil bir rehberdir dedi Krotis. Müsliman değilim ama ben de bu topraklarin çocuğuyum. O ölçü olmadan sarki söylemeye calismak daha cok kafa yedirir insana. Tabii eğer gercekten guzel soylemek istiyorsan...
Bir rum olarak ben de isterim sizin yaninizda kalmayi Atilla Efendi. Sivas'in her hangi bir yerinde yapilacak bir is varsa emrinizdedir Krotis. Sonuc olarak Timur tüm Anadolu icin bir tehlikedir aslinda... Ben de Anadoluluyum sizler gibi.
Bir rum olarak ben de isterim sizin yaninizda kalmayi Atilla Efendi. Sivas'in her hangi bir yerinde yapilacak bir is varsa emrinizdedir Krotis. Sonuc olarak Timur tüm Anadolu icin bir tehlikedir aslinda... Ben de Anadoluluyum sizler gibi.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
*Anadolu ozanları,*
diye söze başladı Alperen.
*Aruz değel, hece ölçüsü kullanır.Ancaak, sarayda bazı kendine ozan deyiler aruz kullanmaya başlamışler.Ne lözümü varsa?*
Alperen hece ölçüsünü mutlaka kullanırdı.Aruzu birkaç kere denemişti de kullanamamıştı.
diye söze başladı Alperen.
*Aruz değel, hece ölçüsü kullanır.Ancaak, sarayda bazı kendine ozan deyiler aruz kullanmaya başlamışler.Ne lözümü varsa?*
Alperen hece ölçüsünü mutlaka kullanırdı.Aruzu birkaç kere denemişti de kullanamamıştı.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Saray artik Anadolu'da değil mi nasil olsa ? Artik Anadolu'ya sadik kalmayi istemiyorlar pek Osmanli'nin beslediği ozanlar... Oysa Anadolu bambaskadir... Eğitir de bizi... Anadolu'da doğup büyümüş olanlar hengi milletten ya da dinden olursa olsun kardes gibi görürüm ben onları çünkü neye inanirsa inansin Anadolu yetistirmistir onlari.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Alperen gülümseyerek :
*He ya, amma Osmanlı'ylen alakalı değel, bu kendine ozan deyiler, havalara giriyiler, bilmiğiler ki, Türk'lük başkadır.*
Ardından Attila'ya döndü:
*Attila gardaş, şincik nedeceğek?*
*He ya, amma Osmanlı'ylen alakalı değel, bu kendine ozan deyiler, havalara giriyiler, bilmiğiler ki, Türk'lük başkadır.*
Ardından Attila'ya döndü:
*Attila gardaş, şincik nedeceğek?*
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Eh Alperen... Bilmiyorum buradaki insanlara da bir seyler anlatabilir misiniz Luis'le ne de olsa bir üniversitenin, ya da iste medresenin icindeyiz değil mi? Eh okumayi ve de dinlemeyi en çok seven insanlar burada bulunurlar diye düsünüyorum ben...
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
