Yeşeren Umutlar [Karakterler]

Baştan aşağı kendi özgün hikayelerinizi yazmak için…
Post Reply
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Yeşeren Umutlar [Karakterler]

Post by Edmond »

Buraya ayrı ve daha düzgün bir başlık açmak gerektiğini düşünüyorum.Ã?ünkü karakterlerin, kim oldukları, nereden gelip nereye gittiklerini bir başlık altında toplamak gerek.Lütfen yorum yapılmasın, sohbet olmasın, sadece karakterlerle ilgili bilgiler düzenli olarak yerleştirilsin.

Huor Tinehtelë

Orman Elf Prensi.400 yaşlarında falan.Bir yandan ozan, bir yandan kolcu.Düşüncelerinden sinyaller gönderebiliyor, zihnini açanlarla konuşabiliyor zihinden.Ve Minnä düzenli olarak konuşma bağı içerisinde.Zihnini açmayanlarınkini ise, çok zorlarsa zihninden geçirdiklerini duyabiliyor.Yay kullanmada fazla usta, Legolas yanında halt ediyor :D Aynı zamanda iki de kılıç taşıyor yanında.Yay olarak yanında deniz elf liderinin (Par-Tesa) ölmeden önce ( :D ) verdiği yay var.Çok sağlam bir şey, ilavetten yine aynı kişinin yine aynı zaman zarfında verdiği NEY var.O daha da sağlam.

Grubun lideri, onun lider olmasının sebebi, asla doğrudan saldırmaması, güçlü olduğu halde, zekasıyla gücünü çok daha yukarıda tutması.Sağlam taktikler kurabiliyor.Düşünceli, fakat fazla asabi.Ama başkalarının hayatı onun için kendi hayatından daha önemli.Minnä için ölebilir.

Geçmişi olarak pek de bir şey yok.Orman Elf Meclisi'nde çok üstün bir kişinin kızıyla sürekli gerekli eğitimi alıyordu.Yay ve ok eğitimi.Sürekli birlikteydiler.Evlenmişlerdi en sonunda.

Huor sürekli savaşlardan haberler alıyordu.Sürekli savaş, sürekli savaş.Bıkmıştı artık.O sevmezdi savaşı.Minnä ile birgün konuşurken savaşlardan nefret ettiğini söyledi.Minnä susmuş onu dinliyordu.

*Savaş, savaş, savaş....Babam bile savaş yapmaktan az biraz hoşlanıyor.İnkar etse de seviyor savaşı.Orman Elf'lerinin gücünü göstermeyi seviyor.*

Huor o konuşmadan sonra ozanlığa merak salmıştı.Sürekli şiirler yazıyor, geçmiş ozanların hayatlarını araştırıyordu.Yeni büyüler öğrenmişti, NEY çalmayı öğrenmişti.İlk büyünün tadına bakmıştı.Aynılarını Minnä da yapıyordu fakat Minnä inanılmaz derece de çalışkandı, onun babası zaten büyücüydü.Gerçi Minnä ney çalışmıyordu ama büyü açısından çok güçlenmişti, fakat Huor gibi yay kullanamıyor, Huor gibi şiirler söyleyemiyordu.Fakat inanılmaz güçlü büyüler yapıyordu.

Huor sonunda kararını vermişti.Babasının yanına ağır adımlarla çıkmıştı.

*Baba, bu savaşlara artık bir dur demen gerekiyor.*

Babası gülümsüyordu.

*Neden sen demiyorsun.Ben dur demek için bile çok yaşlıyım.*

Huor şaşırmıştı, babasının ona kızmasını bekliyordu.Fakat bir yandan da gülümsüyordu, istediği olmuştu.

*Evladım, öyleyse buyur, serbestsin, ancak bilmeni isterim ki, barış için savaşman gerekecek.*

Huor Minnä ile birlikte bulundukları kıtadan uzaklaşmaya başlamışlardı ki gemiye isabet eden ilk okla macera başladı.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Alenthas
Forum Yöneticisi
Posts: 2670
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Innsmouth
Contact:

Post by Alenthas »

Thereon

Normal bir çocuktu. Herkes gibi eğlenmeyi, oynamayı seviyordu. Bilmediği bir nedenden dolayı tapınakta şamanlardan eğitim gördü. En küçük şaman ünvanı verilmişti, zaten şaman olmayı fazla kişi istemiyordu. Nedeni ise şaman olmanın yolu sarp patikalardan geçmekteydi.

Lakin Thereon gücünü doğumundan itibaren taşıyordu. Ve şamanlarla eğitim görmesinin nedeni buydu. Tapınaktaki şamanlar Thereon'un içerisindeki gücü farketmiş, bu yönde gelişmesine yardımcı olmuşlardı.

Ve bir akşam...

Her şey gayet normaldi. Güneş batarken kızıllaşan gökyüzünü gören anneler çocuklarını eve, yemeğe çağırıyorlardı. O da çağırılanlar arasındaydı. Eve gitme vakti gelmiş, sokaklar çocukların o neşeli kahkahaları ve gürültülerinden arınmış, sessiz ve boş bir halde uzanıyordu.

Tam olarak hatırlamıyordu, annesi o yemek yerken bir nedenden dolayı dışarı çıkmıştı bir süreliğine. Neydi o neden..?

Ã?orba, evet, çorba... Ã?orba ekmeksiz yenir mi hiç? Komşulardan ekmek almaya çıkmıştı, doğru ya! Neden bu kadar uzun sürmüştü ki..?

Kapı aniden açıldı ve duvara çarparak kapının kolu kırıldı. Annesi girmişti içeri. Tek bir laf bile etmeden hemen kapıyı kapattı ve kapının önüne sandalye, dolap, ne varsa koymuştu.

(Ki zaten devamını hikaye içerisinde anlattım)

şu ana gelelim.

Parti içerisinde Lydronk ve Deru en hoşlandığı kişiler. Fuji ve Elessar hakkında pek fazla bir düşüncesi yok. Ve geri kalanından fazla hoşlandığı söylenilemez.

En başından beridir Huor'un lider olmasını kabul etmiyor. Aslında başlarda fazla umursamıyordu. Fakat Minnä geldiğinden beri fazla duygusal olduğunu düşünüyor ve duygusal bir insanın kararlarının da duygusal yönde olduğu kanısında. Kısacası: "Kalbini dinleyen kişiler hata yapar," görüşünü benimsemiştir. Fakat yinede doğru zaman gelene kadar çenesini kapalı tutmayı planlıyor.
Image
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Huor gelişmeler:

Minnä'ya kavuştuğundan beri, zihinsel güçlerini artırıyor.Sürekli zihinlere dalgalar gönderiyor, Safir ve Elessar ile zihninden konuşmaya çalışıyor vs.Bard olduğu için zihninden başkasının beynine düşünceler gönderme yetisine sahipti, fakat zihinden herkes ile konuşamıyordu.Fakat bunu da başardı.

Son olarak insanların düşüncelerini okumaya çalışıyor, fakat henüz başarabilmiş değil.Sürekli zorluyor, ama hala başaramadı.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 0 guests