Kardeşlik (Oyun)
Huor sırıtarak para kesesine bakarken:
*Seve seve gideriz!*
Gerçi bir dahaki sefere sağ çıkamayabilirdi ya!Olsun.
*Seve seve gideriz!*
Gerçi bir dahaki sefere sağ çıkamayabilirdi ya!Olsun.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Evet. Naolas sizin buraya bir göz atmanızı istiyordu ama o aceleci rahip ortalığı karıştırmış. Buraya gelirken be de yanınızda olacaktım aslında."
Benjamin'e burada olanları kısaca anlatacaklardı ki, iki Mor Ejder şövalyesi gelip Lord Redbeard'ın çağrısını ilettiler.
Eh bir selam fena olmazdı! diye düşündü Benjamin ama arkadaşları çok ciddilerdi. en iyisi bu zırhlıyı takip etmekti. Zırhı çok para etmezdi.
Kısa süre sonra Lord'un konağına gitmişlerdi hepsi. Lord masasındaki evraklara bakıyordu, içeri girenleri görünce ayağa kalktı.
"Hoşgeldiniz, kahramanlar." dedi gülümseyerek. Lord ağır zırh giymiş, kırmızı saçı ve sakalı olan orta yaşlı bir adamadı.
"Burada neler dönüyormuşta haberimiz yokmuş."
Güzel bir tablo!
O lanet olası rahibenin büyüleri hepimizin gözünü bağlamış resmen.
Herhalde bu pencereden güneşin bakışına bakıyorlardı.
Size şükranlarımızı sunarız."
Ohh! oldukça sükse yapmışlar ablaşılan.
Eliyle bir işaret yaptı arkada duran bir nöbetçi büyük bir keseyi Huor'a uzattı.
Para!
Sanki pür dikkat onları bu odaya getiren adamı dinliyormuş gibi gözükmesi çok zor değildi. Zaten bunu hep yapıyordu. Ama o kadar para gözünün önünde arkadaşlarına verildiğinde... Daha çok ustasının yanında bulunduğundan para işleriyle ilgilenmezdi. Bu kadar parayı bir arada görmüştü ama kendisine doğru uzatılırken değil. şimdi dikkati sadece görüntüde adamın üstünde değildi.
"Tabii ki bu yaptıklarınızın karşılığı değil ama kabul ederseniz minnettarlık duyarız." Sonra durdu bir şey isteyeceği aşikardı.
"Nasıl söylesem bilemiyorum. Bu Kayıp Sığınak denilen yer. Oraya asker gönderecek durumda değilim ama arı kovanına çomak soktuktan sonra yuvayı da parçalamak gerekir. Eğer gözünüz keserse bu Kayıp Sığınağa benim görevlim olarak gider misiniz? Merak etmeyin bu zahmetleriniz de ödüllendirilecektir."
"Heh!" Sorulacak sorumuydu bu şimdi!
Diğerleri kabul etti kendi sözlerince.
"Peki burada ne olduğunu biri bana anlatabilir mi?"
bunu söylememesi sanki daha doğru olurdu. Yani "Sen neden buradasın" deseler ne diyecekti. Eliyle grubu ve kendisini işaret ederek...
"Olaylarda sırasında yoktum ama birlikteyiz biz!"
Evet bunu dediği iyi olmuştu. Adam çok salak bakıyordu zaten. Gerçi arkadaşları da öyle bakıyordu. Bir an Tanımadılarmı acaba diye düşündü. Neyse ki nerede susması gerektiğini bilecek kadar bilgeydi.
"Ne kadar var o kesede?"
Tamam bundan sonra susması en doğrusuydu.
Benjamin'e burada olanları kısaca anlatacaklardı ki, iki Mor Ejder şövalyesi gelip Lord Redbeard'ın çağrısını ilettiler.
Eh bir selam fena olmazdı! diye düşündü Benjamin ama arkadaşları çok ciddilerdi. en iyisi bu zırhlıyı takip etmekti. Zırhı çok para etmezdi.
Kısa süre sonra Lord'un konağına gitmişlerdi hepsi. Lord masasındaki evraklara bakıyordu, içeri girenleri görünce ayağa kalktı.
"Hoşgeldiniz, kahramanlar." dedi gülümseyerek. Lord ağır zırh giymiş, kırmızı saçı ve sakalı olan orta yaşlı bir adamadı.
"Burada neler dönüyormuşta haberimiz yokmuş."
Güzel bir tablo!
O lanet olası rahibenin büyüleri hepimizin gözünü bağlamış resmen.
Herhalde bu pencereden güneşin bakışına bakıyorlardı.
Size şükranlarımızı sunarız."
Ohh! oldukça sükse yapmışlar ablaşılan.
Eliyle bir işaret yaptı arkada duran bir nöbetçi büyük bir keseyi Huor'a uzattı.
Para!
Sanki pür dikkat onları bu odaya getiren adamı dinliyormuş gibi gözükmesi çok zor değildi. Zaten bunu hep yapıyordu. Ama o kadar para gözünün önünde arkadaşlarına verildiğinde... Daha çok ustasının yanında bulunduğundan para işleriyle ilgilenmezdi. Bu kadar parayı bir arada görmüştü ama kendisine doğru uzatılırken değil. şimdi dikkati sadece görüntüde adamın üstünde değildi.
"Tabii ki bu yaptıklarınızın karşılığı değil ama kabul ederseniz minnettarlık duyarız." Sonra durdu bir şey isteyeceği aşikardı.
"Nasıl söylesem bilemiyorum. Bu Kayıp Sığınak denilen yer. Oraya asker gönderecek durumda değilim ama arı kovanına çomak soktuktan sonra yuvayı da parçalamak gerekir. Eğer gözünüz keserse bu Kayıp Sığınağa benim görevlim olarak gider misiniz? Merak etmeyin bu zahmetleriniz de ödüllendirilecektir."
"Heh!" Sorulacak sorumuydu bu şimdi!
Diğerleri kabul etti kendi sözlerince.
"Peki burada ne olduğunu biri bana anlatabilir mi?"
bunu söylememesi sanki daha doğru olurdu. Yani "Sen neden buradasın" deseler ne diyecekti. Eliyle grubu ve kendisini işaret ederek...
"Olaylarda sırasında yoktum ama birlikteyiz biz!"
Evet bunu dediği iyi olmuştu. Adam çok salak bakıyordu zaten. Gerçi arkadaşları da öyle bakıyordu. Bir an Tanımadılarmı acaba diye düşündü. Neyse ki nerede susması gerektiğini bilecek kadar bilgeydi.
"Ne kadar var o kesede?"
Tamam bundan sonra susması en doğrusuydu.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Lord Redbeard'ın yanından ayrıldıktan sonra yolculuk hazırlıklarına başladılar. İşlerine yaramayacak eşyaları oradaki esnaflara sattılar. Benjamin gerçekten sıkı pazarlıkçıydı, eşyaları gerçekten iyi fiyatlara sattılar.
Ertesi gün, atlarına binip yola koyulmadan önce bir kaç kadın kahramanlarımızı görmeye geldi. Kitapçı Amnic Basult'un eşi de aralarındaydı. Ağlayarak Olaf'ın elini eteğini öptüler, zavallı kocalarının ruhlarını kurtardıkları için hepsine teşekkür ettiler.
Yola çıkarken uğurlamaya gelen Tholl giden sekiz kişinin kimliklerini tespit ettiklerini bildirdi.
Moradin rahibi cüce Durgen
Tyr paladini Kareem
Sorcerer buçukluk Smote
Büyücü Tholwick
Mystra rahibi Halish
ve Marsember'li bir büyücünün üç çırağı: Dava, Mendios, Zephan
Yola koyuldular, şimdi bir seçim yapmaları gerkiyordu: yolu takip edip sonrasında kuzeye çıkabilirlerdi ya da haritada gösterilen J1, J2, V1, V2 noktalarına (ki bunlar ikmal yerleri olması muhtemel noktalardı) uğrayarak ilerleyebilirlerdi.
Ertesi gün, atlarına binip yola koyulmadan önce bir kaç kadın kahramanlarımızı görmeye geldi. Kitapçı Amnic Basult'un eşi de aralarındaydı. Ağlayarak Olaf'ın elini eteğini öptüler, zavallı kocalarının ruhlarını kurtardıkları için hepsine teşekkür ettiler.
Yola çıkarken uğurlamaya gelen Tholl giden sekiz kişinin kimliklerini tespit ettiklerini bildirdi.
Moradin rahibi cüce Durgen
Tyr paladini Kareem
Sorcerer buçukluk Smote
Büyücü Tholwick
Mystra rahibi Halish
ve Marsember'li bir büyücünün üç çırağı: Dava, Mendios, Zephan
Yola koyuldular, şimdi bir seçim yapmaları gerkiyordu: yolu takip edip sonrasında kuzeye çıkabilirlerdi ya da haritada gösterilen J1, J2, V1, V2 noktalarına (ki bunlar ikmal yerleri olması muhtemel noktalardı) uğrayarak ilerleyebilirlerdi.
Wulfgar Benjamin'in de peşlerine takıldığını görünce pek memnun olmamıştı.
"Ã?ocuk bakıcılığı mı yapacağız şimdi? Senin elin silah ta tutmaz, ne yapacaksın düşmanla karşılaşınca? Hayatın için pazarlık mı?" Kalın sesiyle gür bir kahkaha attı yaptığı manasız şaka belliki çok hoşuna gitmişti.
"Bence ilk hedef olarak Kayıp Sığınağa gidelim. Eğer aradaki işaretli bölgeler bunların yeriyse bile başını ezdik, kuyruğunuda ezersek orta kısımların bir önemi kalmaz."
Sigarasından derin bir nefes çekti.
"Bu arada son savaşımızda hepimiz geberiyorduk az daha. Dikkatli olalım bu sefer, Huor sen de kılıcına davranma hemen, ok-yay filan kullan."
"Ã?ocuk bakıcılığı mı yapacağız şimdi? Senin elin silah ta tutmaz, ne yapacaksın düşmanla karşılaşınca? Hayatın için pazarlık mı?" Kalın sesiyle gür bir kahkaha attı yaptığı manasız şaka belliki çok hoşuna gitmişti.
"Bence ilk hedef olarak Kayıp Sığınağa gidelim. Eğer aradaki işaretli bölgeler bunların yeriyse bile başını ezdik, kuyruğunuda ezersek orta kısımların bir önemi kalmaz."
Sigarasından derin bir nefes çekti.
"Bu arada son savaşımızda hepimiz geberiyorduk az daha. Dikkatli olalım bu sefer, Huor sen de kılıcına davranma hemen, ok-yay filan kullan."
Wulfgar Snowtiger, Shifter, Barbarian 2/ Ranger 2 /Warshaper 2
Str: 31
Dex:14
Con:26
Pençe:
Saldırı, +16/+16
Hasar, 1d6+12
Str: 31
Dex:14
Con:26
Pençe:
Saldırı, +16/+16
Hasar, 1d6+12
Huor somurtarak Wulfgar'a baktı.
*Tavsiyen için sağol.Fakat bütün büyülerim tükenmiş olmasaydı, hepsini haklardım ben!*
Sonra düşünceli bir şekilde bakındı ve ekledi.
*Açıkçası ben ilk önce işaretli bölgelere gidelim derim.Canım eğlence istiyor.Tabi, bu kez gebermeyeceğimi kimse garanti edemez maalesef.Ama olsun.*
*Tavsiyen için sağol.Fakat bütün büyülerim tükenmiş olmasaydı, hepsini haklardım ben!*
Sonra düşünceli bir şekilde bakındı ve ekledi.
*Açıkçası ben ilk önce işaretli bölgelere gidelim derim.Canım eğlence istiyor.Tabi, bu kez gebermeyeceğimi kimse garanti edemez maalesef.Ama olsun.*
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Wulfgardan o kadar korkmasa haddini bilidirirdi Benjamin. Manasız kaba kuvvete hiç değer vermezdi.
"Hani bari manalı olsa!" diye fısıldadı farketmeden. Sonra etrafına baktı duyan oldumu diye. Manalı kaba kuvvet! düşüncesi ona birden komik gelmişti ve bu biraz sırıtmasına yol açtı. Sonra biraz daha ve biraz daha. Tam bu sırada Wulfgar'ın kuyruk ve başlardan oluşan bir konuşma yaptığını duydu ama inadına dediklerini dinlemedi!
Wulfgar'ın, kendisinede yaptığı gibi Huor'uda aşağılayıcı bir takım sözler söylediğini duydu. huorun cevabı ise onun koltuklarının kabarmasına yol açtı. Sıkıcı yolculuğunda bükülmüş belini dikleştirdi. Sonra Huorun işaretli bölgeden bahsettiğini duydu. Atıyla yavaşça yanına yanaştı ve Atı üstünde Huor'a hafifçe eğilip fısıldamaya başladı.
"Hour! Bu işaretli bölgeler de neyin nesi. Ben sadece kayıp sığınağı biliyorum!"
"Hani bari manalı olsa!" diye fısıldadı farketmeden. Sonra etrafına baktı duyan oldumu diye. Manalı kaba kuvvet! düşüncesi ona birden komik gelmişti ve bu biraz sırıtmasına yol açtı. Sonra biraz daha ve biraz daha. Tam bu sırada Wulfgar'ın kuyruk ve başlardan oluşan bir konuşma yaptığını duydu ama inadına dediklerini dinlemedi!
Wulfgar'ın, kendisinede yaptığı gibi Huor'uda aşağılayıcı bir takım sözler söylediğini duydu. huorun cevabı ise onun koltuklarının kabarmasına yol açtı. Sıkıcı yolculuğunda bükülmüş belini dikleştirdi. Sonra Huorun işaretli bölgeden bahsettiğini duydu. Atıyla yavaşça yanına yanaştı ve Atı üstünde Huor'a hafifçe eğilip fısıldamaya başladı.
"Hour! Bu işaretli bölgeler de neyin nesi. Ben sadece kayıp sığınağı biliyorum!"
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Huor gülümseyerek baktı yeni arkadaşlarına:
*Görevlerden birinde, -Nemhir'i araştırma görevinde- bir şifre öğrenmiştik ve yanlış hatırlamıyorsam Wulfgar çözmüştü, yoksa rahibimiz miydi?Bunun bir önemi yok, şifreyi çözdüğümde, bir harita üzerinde işaretli bölgeler görmüştük, şimdi oralara mı gitsek diyoruz, yoksa direk Kayıp Sığınak'a mı?*
Ardından çenesini sıvazlayarak:
*Yahu Wulfgar, her şeye rağmen -ki buna bir ozan olmam da dahil- çok güçlü sayılmam mı ben!Neticesinde sen bir, hmm, barbarsın!Fakat ben güçsüz bir Elf'im ve tek yapabildiğim şu sazı çalmak!*
Aklına kestiği zombi ve sonrasında ölümün eşiğine gelmesi gelmişti, neydi o öyle!
*Görevlerden birinde, -Nemhir'i araştırma görevinde- bir şifre öğrenmiştik ve yanlış hatırlamıyorsam Wulfgar çözmüştü, yoksa rahibimiz miydi?Bunun bir önemi yok, şifreyi çözdüğümde, bir harita üzerinde işaretli bölgeler görmüştük, şimdi oralara mı gitsek diyoruz, yoksa direk Kayıp Sığınak'a mı?*
Ardından çenesini sıvazlayarak:
*Yahu Wulfgar, her şeye rağmen -ki buna bir ozan olmam da dahil- çok güçlü sayılmam mı ben!Neticesinde sen bir, hmm, barbarsın!Fakat ben güçsüz bir Elf'im ve tek yapabildiğim şu sazı çalmak!*
Aklına kestiği zombi ve sonrasında ölümün eşiğine gelmesi gelmişti, neydi o öyle!
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
"Bilmece bulmaca filan çözmedim ben. Üstelik senin bir ozandan daha fazlasını olduğunu gayet iyi biliyorum, silahı çekip saldırma işini bana bırak."
Ceplerini karıştırıp haritayı çıkattı.
"Neredeydi bu harita? Benji bak işaretler burda."

"Tamam diğer işaretli yerlere de gidelim. Fakat dikkat edin buradakiler elimizden kaçarsa düşmanlarımız hazırlık yapar bizim de süpriz saldırımız suya düşer."
Ceplerini karıştırıp haritayı çıkattı.
"Neredeydi bu harita? Benji bak işaretler burda."

"Tamam diğer işaretli yerlere de gidelim. Fakat dikkat edin buradakiler elimizden kaçarsa düşmanlarımız hazırlık yapar bizim de süpriz saldırımız suya düşer."
Wulfgar Snowtiger, Shifter, Barbarian 2/ Ranger 2 /Warshaper 2
Str: 31
Dex:14
Con:26
Pençe:
Saldırı, +16/+16
Hasar, 1d6+12
Str: 31
Dex:14
Con:26
Pençe:
Saldırı, +16/+16
Hasar, 1d6+12
Düşüncelere daldığından atı Huorun biraz ardında kaldı. Biraz dışlanmış gibi hissediyordu. Ancak çabuk toparlandı ve atını yine hızlandırarak Huorun yanına bir kere daha vardı.
Bu sırada Huor, Wulfgar'a bende güçlüyüm aslında konuşması yapmıştı. Üstüne Wulfgar'a barbar deme cürretinde bulunmuştu. Bir an Wulfgarın sigarasından çıkan duman sanki kafasından da çıkacakmış gibi bir his uyandı içinde ama hislerine güvenmemeyi çok öncesinden öğrenmişti.
Elleriyle, mimikleri eşliğinde
"Bir ozan..."
dedikten sonra, kısa bir süre durdu
"Wulfgarda olduğu gibi sadece kaba kuvvetten ibaret değildir. Sen ayrıca bir sanatçısın. Sizin kahramanlığınızın büyüklüğünü sadece siz bilebilirsiniz ve bir süre sonra unutulur. Kahramanlığı efsaneye dönüştüren ise ozanlar ve yazdıklarıdır. Sen şimdiye kadar yaşadıkların için hikaye yazdın mı? Yazdıysan dinlemeyi çok isterim."
Benjamin ki yeni ismiyle Benji, Yeni adının pratikliğine gülmüştü. Efendisi illaki adını tam söyleme taraftarıydı. Bu cömert arkadaşlığa karşılık vermeydi.
"Teşekkürler Oli. Wulfi, bence ilk önce asıl işimiz olan kayıp sığınağı bitirsek ve sonrasında ne olduğunu bilmediğimiz işaretlere gitsek daha iyi olur. Hem bakarsın o işaretlerin ne olduğu hakkında kayıp sığınakta daha fazla bilgi bulabiliriz. Dönüşte de zaten aynı yönden döneceğimize göre kaşan bir şey yok değil mi?"
Yeni isimlerini almış arkadaşlarının yüzlerinde görmeyi beklediği gibi bir gülümseme şimdi kendi yüzünde parıldıyordu.
Bu sırada Huor, Wulfgar'a bende güçlüyüm aslında konuşması yapmıştı. Üstüne Wulfgar'a barbar deme cürretinde bulunmuştu. Bir an Wulfgarın sigarasından çıkan duman sanki kafasından da çıkacakmış gibi bir his uyandı içinde ama hislerine güvenmemeyi çok öncesinden öğrenmişti.
Elleriyle, mimikleri eşliğinde
"Bir ozan..."
dedikten sonra, kısa bir süre durdu
"Wulfgarda olduğu gibi sadece kaba kuvvetten ibaret değildir. Sen ayrıca bir sanatçısın. Sizin kahramanlığınızın büyüklüğünü sadece siz bilebilirsiniz ve bir süre sonra unutulur. Kahramanlığı efsaneye dönüştüren ise ozanlar ve yazdıklarıdır. Sen şimdiye kadar yaşadıkların için hikaye yazdın mı? Yazdıysan dinlemeyi çok isterim."
Benjamin ki yeni ismiyle Benji, Yeni adının pratikliğine gülmüştü. Efendisi illaki adını tam söyleme taraftarıydı. Bu cömert arkadaşlığa karşılık vermeydi.
"Teşekkürler Oli. Wulfi, bence ilk önce asıl işimiz olan kayıp sığınağı bitirsek ve sonrasında ne olduğunu bilmediğimiz işaretlere gitsek daha iyi olur. Hem bakarsın o işaretlerin ne olduğu hakkında kayıp sığınakta daha fazla bilgi bulabiliriz. Dönüşte de zaten aynı yönden döneceğimize göre kaşan bir şey yok değil mi?"
Yeni isimlerini almış arkadaşlarının yüzlerinde görmeyi beklediği gibi bir gülümseme şimdi kendi yüzünde parıldıyordu.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Huor Wulfgar'a Wulfi denmesiyle gülmekten atından düşüyordu neredeyse.Sonra kendisini tutarken.
*Yahu Benji, ben şimdi Hori mi olsam, Huri mi?Ama Huri dersen kavga çıkarırım ona göre!*
Hâlâ kahkahalar atıyordu.Kahkahaları ne kulak tırmalıyordu, ne sinir bozuyordu.
*Kayıp sığınak falan filan!Boşver şimdilik orayı, ben o işaretli noktaları çok merak ediyorum.*
Ardından düşünceli bir şekilde.
*Yahu o değilde, iki olay birbirinden ayrı mıydı?Yani Nemhir'e olanların sorumlusu, bu sözde rahipler mi?Ã?ünkü eğer öyle değilse, yani olaylar bağımsızsa, işaretli noktalarda neler çıkabileceğini bilmiyoruz!*
Gülümsedi ve Yenendithas'a baktı.
*Hey Yeni!Sen ne düşünüyosun bu konuda?*
Kahkalarla gülüyordu.
*Yahu Benji, ben şimdi Hori mi olsam, Huri mi?Ama Huri dersen kavga çıkarırım ona göre!*
Hâlâ kahkahalar atıyordu.Kahkahaları ne kulak tırmalıyordu, ne sinir bozuyordu.
*Kayıp sığınak falan filan!Boşver şimdilik orayı, ben o işaretli noktaları çok merak ediyorum.*
Ardından düşünceli bir şekilde.
*Yahu o değilde, iki olay birbirinden ayrı mıydı?Yani Nemhir'e olanların sorumlusu, bu sözde rahipler mi?Ã?ünkü eğer öyle değilse, yani olaylar bağımsızsa, işaretli noktalarda neler çıkabileceğini bilmiyoruz!*
Gülümsedi ve Yenendithas'a baktı.
*Hey Yeni!Sen ne düşünüyosun bu konuda?*
Kahkalarla gülüyordu.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
"He he. Oli'de iyiymiş!" Kıkırdayıp duruyordu, neşesi yerine gelmişti, uzun süredir bu kadar içten gülmemişti.
"Oraya gidince ne yapacağız? Bence en iyisi doğrudan saldırmak. Rahibenin ismi neydi? Belki onu canlı ele geçirmeye çalışabiliriz."
"Oraya gidince ne yapacağız? Bence en iyisi doğrudan saldırmak. Rahibenin ismi neydi? Belki onu canlı ele geçirmeye çalışabiliriz."
Wulfgar Snowtiger, Shifter, Barbarian 2/ Ranger 2 /Warshaper 2
Str: 31
Dex:14
Con:26
Pençe:
Saldırı, +16/+16
Hasar, 1d6+12
Str: 31
Dex:14
Con:26
Pençe:
Saldırı, +16/+16
Hasar, 1d6+12
Huor hayır demediğine göre bu bir evet demekti. Bu akşam ondan yokluğunda neler olduğunu dinleyecekti. Ama yolun bu sıkıcı havasını giderecek bir uğraşısıda yoktu. Belki diğerleri dikkatini şekebilecek bir şeyler bulmuşlardı. Atolyeden uzakken, hele birde bu atın üstündeyken becerilerinin körelmesinden se belki değişik bir şeyler öğrenebileceği bir eşyaları olmuştur. Mesela Wulfgar'ın mızrağı yeni gibiydi. Ama ona sormaktansa daha yakındaki başka birine sormayı tercih ederdi.
Huor baştan aşağı yeni gibiydi. Başındaki taç ilk göze öarpan nesneydi. İşçiliği çok güzel ve herhangi birinden hediye olmayacak kadar özel bir nesne.
"Huor, o başındaki güzel bir şeye benziyor. Nereden buldun? Biraz daha yakından bakabilirmiyim?"
Huor baştan aşağı yeni gibiydi. Başındaki taç ilk göze öarpan nesneydi. İşçiliği çok güzel ve herhangi birinden hediye olmayacak kadar özel bir nesne.
"Huor, o başındaki güzel bir şeye benziyor. Nereden buldun? Biraz daha yakından bakabilirmiyim?"
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Neşeli bir şekilde sohbet ederek Mantikor yolunu takip ettiler. Yolları biraz uzamıştı, akşam olmaya başlayınca yol kenarında konakladılar. Hesapları doğruysa ertesi akşam Kayıp Sığınağa ulaşacaklardı.
Last edited by devrimk on Thu Jun 12, 2008 5:58 pm, edited 1 time in total.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests

