Bölüm 1 Yağma
Ã?öl güneşi kavurucuydu. Alışık Olmayanlar içinse adeta bir cehennemdi Pakinorin Ã?ölü. Kum Tepesinin arkasında pusuda bekleyen grup içinse hiçbir etkisi yok gibiydi.Tedbirliydiler,her zamanki gibi.Güneşten korunmak için giydikleri Beyaz Pelerinleri rüzgarın etkisiyle hışırdıyordu.Agh'teron aciz insanların giydiklerine baktıkça gülüyordu.Aptallar Pakinorin Ã?ölünde pelerinsiz ve zincir zırhları üstlerinde yolculuk ediyordu.Barbarlara göre ağır zırhlar giyenler,ölümden korkan aciz yaratıklardı. Pakinorin Barbarları o Cehennem güneşi tepedeyken sadece kumaş tunik ve pantolon giyerlerdi. Daha çok geceleri çöl rüzgarlarının getirdiği serinlikte yolculuk eder,sabahları dinlenirlerdi.
Bölgedeki kuyuları,vahaları adı gibi bilen bu Barbar topluluk rahatlıkla hayatta kalır ve diğer halklarla iletişim kurmaya pek az ihtiyaç duyarlardı.Bu Güneyliler ise cücelerden satın alınmış üstün demircilikleri ile yapılmış silahlar,taşıdıkları değerli parlak taşlar ve tarım ürünleriyle Pakinorinlilerin epey ilgisini çekerdi.Bunları elde etmek için onlarla kurdukları en fazla iletişimse,kafalarını uçurup cesetlerini soymak olurdu.
Büyük ihtimalle Solonth denilen ticaret yollarının kesiştiği şehirden cücelerin kalesi Cyhenorin'e doğru yol alıyorlardı.İnsanlar ürettikleri buğdayları ve arpaları,cücelere satıyor,cüceler de bunların sayesinde ekmek,bira yapıyordu.Bunun karşılığında ise değerli cüce içkisi,cücelerin ürettikleri zırhlar ve silahlar alıyorlardı.Tabi ki cüceler insanların kendileri kadar dayanıklı olmadıklarını bildiğinden alkol oranını yarısında tutuyordu(Alkol komasına giren biriyle ticaret yapamazlardı sonuçta).İnsanların bu kadar uzak mesafeye ticarete gelmelerinin asıl nedeni ise cücelerin üstün işçiliğiyle üretilmiş zırh ve silahlardı.Aynı kalitede ürünleri başka bir yerde bulmak imkansızdı.Ayrıca Thorilp'in kuzeyiyle güneyini ayıran Braskta dağlarından geçmenin tek yolu Pakinorin Ã?ölünden geçip, Braskxas geçidine ulaşmaktı.
''Kaç Kişi Görüyorsun Maltkin?''dedi kardeşine Roshnak.
Balta Fırlatma konusunda çok usta olan kardeşi Maltkin çok keskin gözlere sahipti ve bu özelliğinden dolayı Hexzgor klanının gözcüsüydü.
''10-15 kişi kadarlar'' diye cevap verdi Maltkin.
Bu sayı barbar grubun bir buçuk katı olsa da,barbarlar rahatlıkla yenebileceklerini biliyordu.Maltkin'in işaret vermesiyle barbarların fırlattığı baltalar sessizliği bozdu.Atılan altı baltadan üçü hedef bulmuş,bir Solonthlu kafasından diğeri de göğsünden vurularak ölmüştü.Üçüncü balta ise başka bir adamın bacağına saplanmıştı.İnsan yere yığılıp acılarak içinde baltayı çıkarmaya çalışırken Hexzgorlar saldırıya geçmişti.İnsanlar daha ne olduğunu kavrayamamış bir halde etraflarına bakınıyordu.Daha önce çoğu sadece güneyli hırsızlarla savaşmış olan grup,ilk defa gerçek bir savaşın içine giriyordu.Pusu avantajını elinde bulunduran barbarlar bu çatışmada üstünlük sağladığı belliydi.
Roshnak gördüğü ilk adama bir buçuk metrelik dev kılıcını savurdu.Büyük bir devinimle dönen kılıç savaşçının omzunu biçti.Daha toparlanamadan Roshnak kılıcının sapını kafasına geçirdi.Ölen Rakibinin üstünden kalkarak yeni bir düşman arayan Roshnak yerde kardeşlerinin öldürdüğü 3 adamın cesedini gördü ancak tüccar grubu azalmamış aksine sayısını korumuştu.At arabalarının içindekileri hesaba katmayı unutmuşlardı.İnsanlar toparlanıp grup halinde savaşmalarına rağmen barbarlar çok düzensizdiler.Bu düzensizlik onların sonunu getirmeye yetmezdi tabi ki.Ã?ünkü barbarlar düşmanlarını zekasıyla değil kas gücüyle yenmeye alışıktı.
Aniden Roshnak omzunda bir karıncalanma ve acı hissetti.Düşmanını ve nerden saldırdığını arayan Roshnak,gördüğü şey karşısında şok olmuştu.Midesinden okla vurulmuş,yerde acı spazmları geçirerek ölen Maltkinin görüntüsü Roshnak'a omzuna saplanan oktan daha fazla acı vermişti.Savaş öfkesi onu ele geçirirken Roshnak omzundaki oku çıplak elleriyle söktü.Roshnak'ın omzunda kanlar fışkırmasına rağmen,savaş öfkesi içinde hiçbir şey hissetmiyordu.Ufak tefek olan okçu Roshnak'ı boynundan değil omzundan vurduğu için lanet okurken,aynı zamanda elindeki elf yayına ok yerleştirmekteydi.Roshnak koşarken aradaki mesafeyi hesaplıyordu.25,20,15....
Rakibine ulaşmasına 15 metre kala elinde uzun bir teber(halberd) olan başka bir askeri gören Roshnak bir buçuk metrelik kılıcını koşmanın verdiği devinimle,rakibine fırlattı,kılıç askerin göğsüne çarparken kaburgalarının kırılma sesi Roshnak'ın kulağına kadar gelmişti.Barbar savaşçı rakibinin üstünden atlayarak kılıcını alma gereği duymadan koşmaya devam etti.İnsan Okçuya ikinci bir saldırı yapmasına izin vermeden 5 metre kala rakibinin üstüne atladı.Braskxas barbarı o anda bir silaha sahip olmamasını avantaj olarak gören okçu kemerindeki bıçağı çıkartıp Roshnakın üstüne salladı.Barbar,Solonth'lunun bileğini tam ters yönde bükerek kırarken,diğer eli de rakibinin suratını yumrukluyordu.Solonthlu okçunun kaftasını kırılmasına rağmen,öfkeyle yumruklamaya devam eden barbar,arkadan gelen saldırının çok geç farkına varmıştı.Bunun bedelini daha önceden zaten okla yaralanmış omzuna yediği topuz darbesiyle ödedi.Ayağa kalkarken okçunun cesedine çarparak tökezleyen Roshnak dengesini sağlayamayıp yere yuvarlandı.Bu sırada etrafına ksıa bir göz gezdirmeye fırsat bulmuştu.Yedi asker 2 barbarı at arabalarının yanında sıkıştırmıştı.İnsanların sayı üstünlüğüne rağmen barbarlar korkmadan savaşmaya ve Savaş Tanrısı Mogh'rath'a ilahi söylemeye devam ediyorlardı.Ancak kısa süre içinde Solonthlular bu barbarların üstesinden gelmişti,ancak bunu yaparken bir arkadaşlarını da feda etmişlerdi.Elinde çift topuz tutan rakibinin birden yere bayılıp yere yığıldığını gören Roshnak birkaç saniye sonra ne olduğunu anladı.Elinde demirden yapılmış uzun savaş sopasını tutan Korgrath'ın yüzünde de vahşi bir gülümseme yer almıştı.Ancak bu gülümseme bir saniye sonra sırtından yediği büyülü oklarla bozulmuştu.Yere yığılan Korgrath'ı vuran rakibini gördü Roshnak.Beyaz cüppesi kanla lekelenen uzun boylu adamın üstünde ne bir zırh,ne de bir silah vardı.Yeni rakibini gözüne kestiren Roshnak koşmaya başladı.Bunu farkeden uzun boylu adam garip el hareketleri yapmaya ve dudaklarını oynatmaya devam ediyordu.Bir anda Roshnak ne olduğunu anlayamadan yerde yuvarlandı.Ayaklarını hissedemiyordu.
''Lanet Olası Büyücü''diye bağırdı Roshnak
Büyücü'nün cevabı ise sırıtmak ve dostlarına verdiği bir işaret oldu.Hareket edemeyen Barbarın üstüne çullanan dört kişi,Hexzgor'lu savaşçıyı bayıltana kadar dövdü.Barbar savaşçı artık ne bir acı ne de bir öfke hissediyordu.Aldığı darbelerden dolayı beyni kendisini kapatmıştı.Barbar'ın artık hareket edemeyeceğini anlayan insanlar Büyücüye baktılar.
''Öldürelim mi bu pisliği?''diye sordu içlerinden birisi
''Hayır.Canlı olarak daha çok işimize yarar.Bir çok atımızı ve savaşçımızı kaybetmişken çölün ortasında o olmadan hayatta kalmamız imkansız.''diye cevap verdi Büyücü
''Ellerini ve ayaklarını sıkıca bağlayın''diye ekledi ardından
Büyük bir hızla barbarın elini ve ayağını halatlarla doladılar.Bunun ardından Beyaz Cüppeli Adam düğümleri barbarın kopartamaması için büyüyle güçlendirdi.
''Kaç kişi kaldık''diye sordu beyaz cüppeli adam
''3 yaralı ve 1 baygın adamla beraber 11 kişiyiz''dedi Goranth
''Bu gece burada kamp kuruyoruz,cesetleri toplayın ve yakın,akbaba ve diğer leşçi yaratıkların bizi rahatsız etmesini istemiyorum'' dedi Büyücü
''Bu emirleri verme hakkını da nerden buluyorsun Photren,zaten senin lanet olası büyün yüzünden Kaenth yanarak öldü''diye cevap verdi Goranth
''O attığım ateştopu ikizini öldürmüş olabilir ancak yanında 4 barbarı da yaktığını unutma,savaşın kaderini ben değiştirdim.Ayrıca Tüccar Lideriniz de
öldüğüne göre artık Komuta bende.Her biriniz bundan böyle bu malların yirmide birine sahipsiniz.Geri kalan yarısı ise bana ait''dedi Photren
Paralı asker grubu homurdanarak da olsa bu gerçeği kabullendi,eğer büyücü olmasaydı şu anda hayatta kalmaları imkansızdı.
''Bu arada Goranth,barbarı da benim at arabama koymayı unutmayın,ondan alacağım bilgiler var.''diye ekledi Photren,Goranth cesetleri toplamakla uğraşırken.
Solonthlular işlerini olabildiğince hızlı bitirmeye çalışıyordu.Yara almış olanların kanamasını durdurmak için yaralarını bandajla sarıyor,savaş sırasında kaçan atları arıyor,Photren'in büyüyle yakması için cesetleri kamp alanından 50 metre uzağa yığıyorlardı.
Herkes için uzun ve zorlu birgün olmuştu.Ancak bütün Solonthlular da yaşadıkları için Gallauda şükrediyorlardı.
Ps:Gallaud:Tüccarların inandığı tanrı,para,bolluk ve alışveriş tanrısı
Mogh'rath:Barbarların inandığı tanrı,savaş tanrısı
Köle
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
