Ölüm Labirenti
Adrian ortamın mistikliği içinde şaşkındı.Bu kesinlikle ona göre değildi. Ancak burda olmak içinde bir şeyleri kıpırdatmıştı.Adam o kadar sessizdi ki koca cüssesiyle kaplağı yer olmasa herkese kendini unutturcaktı.
gözünün önüne gelen bir tututam saçıyla oynarken Thereon denilen adamın söyledikleri karşısında saçıyla oynamayı bırakmış ve şaşkınlığını saklayamadan sormuştu.
"Nasıl yani??" ardından Elessara dönüp "şimdi nolcak diğer çocuğuda mı çağırdın Elessar yoksa buraya kadar mı?" diye sordu hayal kırıklığını saklamadan.Bu toplantı daha başalamadan bitmiş miydi yoksa oysa buraya kadar o kadar kusursuzdu ki.Yüce Elessar bunu görememişmiydi.
gözünün önüne gelen bir tututam saçıyla oynarken Thereon denilen adamın söyledikleri karşısında saçıyla oynamayı bırakmış ve şaşkınlığını saklayamadan sormuştu.
"Nasıl yani??" ardından Elessara dönüp "şimdi nolcak diğer çocuğuda mı çağırdın Elessar yoksa buraya kadar mı?" diye sordu hayal kırıklığını saklamadan.Bu toplantı daha başalamadan bitmiş miydi yoksa oysa buraya kadar o kadar kusursuzdu ki.Yüce Elessar bunu görememişmiydi.
Neredeyse tamamen sessizdi. Zaten yeniden tanıma zorunda kaldığı bir dünyaya çok ciddi bir yerden alışması gerekmişti.
Adaya giderken yol boyunca suyu ve sudaki yansımaları izledi. Sanki kayıp geçmişi suyun derinliklerindeydi oysa ki o dalıp çıkarmak istediğinsden emin vile değildi...
Bütün bunlara rağmen bir şekilde seçilmiş kişiler arasında bulmuştu kendini. Fakat kimin seçtiğini ve neye göre seçtiğini bilemiyordu. Belki bu kişilerden en azından biri kendi hakkıdna kendinden daha fazla şey biliyor orabilirdi fakar kendisi öğremek istediğinden bile emin değildi.
Bir yandan derin bir boşluk vardı diğer yandan daboş bir zihnin verdiği derin huzur... Belki buna alışabilirdi.
Adaya vardıklarnda kayıp hafızasının yaşattığı ilk ciddi sinir bozucu durumla karşılaştı. Bir çeşit tarihsel bilgilendirme yapılıyordu fakat adı geçen isimler ne yazıkki kayıp kısımlarına rasındaydı genellikle sadece bazen bir yerden daha duyduğu izlenimi oluşuyordu. Yine de hafızasının yitik olmasıa rağmaen hala kuvvetli olduğunu farketti. Söylenenleri elinden geldiğince zihnine yerleştirdi. Soru sormayı seven biri değildi belki fakat bazı parçaların zamanla yerine oturacağına emindi.
Bekliyordu şimdilik...
Adaya giderken yol boyunca suyu ve sudaki yansımaları izledi. Sanki kayıp geçmişi suyun derinliklerindeydi oysa ki o dalıp çıkarmak istediğinsden emin vile değildi...
Bütün bunlara rağmen bir şekilde seçilmiş kişiler arasında bulmuştu kendini. Fakat kimin seçtiğini ve neye göre seçtiğini bilemiyordu. Belki bu kişilerden en azından biri kendi hakkıdna kendinden daha fazla şey biliyor orabilirdi fakar kendisi öğremek istediğinden bile emin değildi.
Bir yandan derin bir boşluk vardı diğer yandan daboş bir zihnin verdiği derin huzur... Belki buna alışabilirdi.
Adaya vardıklarnda kayıp hafızasının yaşattığı ilk ciddi sinir bozucu durumla karşılaştı. Bir çeşit tarihsel bilgilendirme yapılıyordu fakat adı geçen isimler ne yazıkki kayıp kısımlarına rasındaydı genellikle sadece bazen bir yerden daha duyduğu izlenimi oluşuyordu. Yine de hafızasının yitik olmasıa rağmaen hala kuvvetli olduğunu farketti. Söylenenleri elinden geldiğince zihnine yerleştirdi. Soru sormayı seven biri değildi belki fakat bazı parçaların zamanla yerine oturacağına emindi.
Bekliyordu şimdilik...
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
Kolye. Büyünün yapılması için gereken kolye. Bunca kral, prenses, baş büyücü, druid, bunca insan buraya Elessar tarafından çağırılmıştı ve o büyük yapılacaktı. Herşey hazırdı. Son bir şey hariç. Kolye.
Mistik, önemli ve bu güçlü büyünün son kalan parçası kolye... ve burada değil!
"Kolye"
diye fısıldadı. Yüzüne bir gülümseme yerleşmişti. Elessar büyük Druid...
"Ahh kolye..."
Gülümsemesini kapatmak için ağzını kapattı ama kocaman gülümsemeye o büyük elde yetmeyecekti. Eli ardından kıkırdamalarını tutmak için artık uğraşmasının bir anlamı yoktu. Karşısında biri böylesine fena çuvallamayalı, o kadar çok olmuştuki!
"Elessar, yaşlı kurt! Demek kolye son gerekendi ve sen bunu bir süpriz olarak hepimizden sakladın!"
Eli belinde karnına ağrılar girerek kahkasını bütün ormana duyurdu. Sonra kollarını göğe doğru açtı. hala kahkaha atıyordu kahkahaları arasında konuşmaya da çalışıyordu.
"Ey tanrılar duyuyormusunuz! Sizin kutsal adamlarınız hepsi burada ve sizden bir kolye dileniyorlar. Onlara bir kolye verin. Ama herhangi biri olmaz onlara özel bir kolye verin. Ã?ünkü bu özel insanlar ancak ona layık! "
Başarısız Elessar, aptal Safir, aciz Huor!
Kahkahası birden kesildi. Yüzündeki ciddiyet, tehditkar bir havaya döndü.
"Burada göründüğünden çok daha fazlası var. Bize sanırım bir açıklama borçlu olanlar var!"
Bir süre daha o şekilde bakmayı sürdürdü ve tekrar kahkahalar içinde gülmeye başladı. Gülmesini artık kontrol edemiyordu ve herkesin arasında uzaklaşarak en uzak köşeye gitti ve orada kahkahalarını durdurmak için mücadelesini vermeye başladı.
Mistik, önemli ve bu güçlü büyünün son kalan parçası kolye... ve burada değil!
"Kolye"
diye fısıldadı. Yüzüne bir gülümseme yerleşmişti. Elessar büyük Druid...
"Ahh kolye..."
Gülümsemesini kapatmak için ağzını kapattı ama kocaman gülümsemeye o büyük elde yetmeyecekti. Eli ardından kıkırdamalarını tutmak için artık uğraşmasının bir anlamı yoktu. Karşısında biri böylesine fena çuvallamayalı, o kadar çok olmuştuki!
"Elessar, yaşlı kurt! Demek kolye son gerekendi ve sen bunu bir süpriz olarak hepimizden sakladın!"
Eli belinde karnına ağrılar girerek kahkasını bütün ormana duyurdu. Sonra kollarını göğe doğru açtı. hala kahkaha atıyordu kahkahaları arasında konuşmaya da çalışıyordu.
"Ey tanrılar duyuyormusunuz! Sizin kutsal adamlarınız hepsi burada ve sizden bir kolye dileniyorlar. Onlara bir kolye verin. Ama herhangi biri olmaz onlara özel bir kolye verin. Ã?ünkü bu özel insanlar ancak ona layık! "
Başarısız Elessar, aptal Safir, aciz Huor!
Kahkahası birden kesildi. Yüzündeki ciddiyet, tehditkar bir havaya döndü.
"Burada göründüğünden çok daha fazlası var. Bize sanırım bir açıklama borçlu olanlar var!"
Bir süre daha o şekilde bakmayı sürdürdü ve tekrar kahkahalar içinde gülmeye başladı. Gülmesini artık kontrol edemiyordu ve herkesin arasında uzaklaşarak en uzak köşeye gitti ve orada kahkahalarını durdurmak için mücadelesini vermeye başladı.
Last edited by Darkgnome on Fri Jun 27, 2008 7:52 am, edited 1 time in total.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Huor duruma az da olsa sırıtmıştı.Bu karizmatik adam, deliydi sanki.Ama olsun, farketmezdi Huor için.
*Güzel bir durum değil, Thereon, kolyeyi bir çocuğa verdin mi?Yoksa sattın mı?Eğer sattıysan ne kadar sattın?Ve bize de verirsin herhâlde paradan.Buraya kadar geldik, ve sayende yapamıyoruz?*
*Güzel bir durum değil, Thereon, kolyeyi bir çocuğa verdin mi?Yoksa sattın mı?Eğer sattıysan ne kadar sattın?Ve bize de verirsin herhâlde paradan.Buraya kadar geldik, ve sayende yapamıyoruz?*
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Kiba hayretle Elessar'a ve Huor'a bakıyordu... Sonra da dönüp Safiel'in gözlerinin içine baktı. Bütün o gösterişli imalar ve konuşmalardan sonra bu insanlar burada bir anda çaresiz kalmışlardı. Ruhları mühürleyen adam, Druidlerin lideri, hatta Elf'lerin kralı. O tuhaf adam gülmekte haklıydı...
Seçilmişler çuvallamıştı ya da tanrılar bir kez daha güçlerini ispatlamışlardı. Onların yaratısı eşyalar olmadan en kudretli insanlar bile sandalyesinde kıvranıp duran, bir ruh çağırma seansından başka bir şey görmek istemeyen, 14 yaşındaki kürek çekmekten başka bir işe yaramayan Kiba'nın durumuna düşmüşlerdi.
Hatta onun kadar iyi kürek çekemeyenler bile vardı...
Yine de Kiba Elessar'ın bütün kozlarını oynamamış olduğunu umuyordu. Tuhaf adamın ezici kahkası kulaklarında çınlarken Druid'in dudaklarından "Bir yol daha var!" demesini umdu.
Yoksa bu adanın ve toplantının mutlak hakimi alaycı kahkahalar olacaktı.
Seçilmişler çuvallamıştı ya da tanrılar bir kez daha güçlerini ispatlamışlardı. Onların yaratısı eşyalar olmadan en kudretli insanlar bile sandalyesinde kıvranıp duran, bir ruh çağırma seansından başka bir şey görmek istemeyen, 14 yaşındaki kürek çekmekten başka bir işe yaramayan Kiba'nın durumuna düşmüşlerdi.
Hatta onun kadar iyi kürek çekemeyenler bile vardı...
Yine de Kiba Elessar'ın bütün kozlarını oynamamış olduğunu umuyordu. Tuhaf adamın ezici kahkası kulaklarında çınlarken Druid'in dudaklarından "Bir yol daha var!" demesini umdu.
Yoksa bu adanın ve toplantının mutlak hakimi alaycı kahkahalar olacaktı.
<div><strong>Çığlıkta henüz umut vardır, çığlık atmak güç ister. Tehlike, fısıltıdadır. Çünkü fısıltı bir tükenişin ifadesidir.</strong></div>
-
Alenthas
- Forum Yöneticisi
- Posts: 2670
- Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
- Location: Innsmouth
- Contact:
O sırada herkes birbirine laf atmaya başlamıştı, tam bir cümbüş kopuyordu. Thereon hiddetle ayağa kalkıp herkesi susturacak bir şekilde haykırdı "Sayemde mi? Satmak mı? Orada bir dakika dur efendi! Beni ne ile suçladığınızın farkında değilsiniz zannımca! Bu kolyenin böyle değerli olduğunu nereden bilecektim. Dediğim gibi, kolyeyi hayırlı bir hadise için bir çocuğa teslim ettim. Benden daha çok ihtiyacı vardı. Tartışmayı ve alayları..." derken gülme krizine girmiş tuhaf adama sert bir bakış attı "...bir kenara bırakıp ne yapacağımıza karar vermemiz gerekiyor."
Huor Thereon'un sinrine baktı:
*Bazen insanlar hiç değişmiyor, bir ömür boyunca hem de!*
Sonra çenesini kaşıyarak:
*Elessar, iş sana düştü galiba?Ya da Safiel, o kolyeyi getirecek bir büyün vardır?*
*Bazen insanlar hiç değişmiyor, bir ömür boyunca hem de!*
Sonra çenesini kaşıyarak:
*Elessar, iş sana düştü galiba?Ya da Safiel, o kolyeyi getirecek bir büyün vardır?*
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Kalın bileklerini masaya koydu.Sinirlenmişti bu kadar çaba boş bir uğraş için miydi?Ellerini öfkeyle yumruk yapmış Elessara sorduğu sorunun cevabını bekliyordu.Bir an için kahkahalar atan adam dikkatini dağıtmıştı.Adama ters ters baktı.Verdiği tepkiye anlam veremiyordu.
Adrian o anda fark ettiki adamın sarı saçlarına uyuz oluyordu.Ona eski nişanlısını hatırlatıyordu arkadan bakınca;alaycı tavırar ve sarı saçlar...
Ardından şimdiye geri geldi.şu ana.Masadaki herkes aldatılmışlığın verdiği acıyı çekiyordu.Birbirlerini suçluyorlardı.Tam bi karmaşa başlamıştı.Ancak Elessar suskunluğunu koruyordu.Derin düşüncelere dalmıştı.Ancak konuşma zamanın geldinin farkındaydı.
Adrian o anda fark ettiki adamın sarı saçlarına uyuz oluyordu.Ona eski nişanlısını hatırlatıyordu arkadan bakınca;alaycı tavırar ve sarı saçlar...
Ardından şimdiye geri geldi.şu ana.Masadaki herkes aldatılmışlığın verdiği acıyı çekiyordu.Birbirlerini suçluyorlardı.Tam bi karmaşa başlamıştı.Ancak Elessar suskunluğunu koruyordu.Derin düşüncelere dalmıştı.Ancak konuşma zamanın geldinin farkındaydı.
Last edited by Starfell on Fri Jun 27, 2008 11:32 pm, edited 1 time in total.
-
Alenthas
- Forum Yöneticisi
- Posts: 2670
- Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
- Location: Innsmouth
- Contact:
"Druidlerin lideri aciz bir bunak, orman elflerinin kralı ise bir tahtta oturamayacak kadar otoriteden yoksun! Bir kız benimle asla böyle konuşamaz! Sahi, burada ne yapıyor? Siz kızların gidip dedikodu yapmanız gerekmiyor mu, hım? Sana evdeyken sessiz durman gerektiği zamanları söylemediler mi? şimdi o narin çeneni kapalı tut ve söylenecekleri dinle!"
"Ahah! Sen daha emeklerken ben savaşmayı öğreniyordum ukala şey. Dedikodu senin gibi yaşını bilmez bebekler içindir! Ve bir kız reven prensesiyse seninle istediği gibi konuşur!" dedi. Küplere binmişti. Yaşını bilmeyen biri gibi konuşuyordu karşısındaki. Halbuki 20-25 yaş arasında gösteriyordu. Tabii bir insan için."Ve tekrar söylüyorum bu dalga geçtiğin kişilerle saygılı konuş onlar her açıdan sen büyüğün. Aptallık gösterine gerek yok!" diyerek bitiridi sözlerini. Hırçınlaşmıştı. Biraz daha sinirlense...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest




