Yarı elf aegron

Birisi hikayeyi başlatır ve herkes tarafından devam ettirilir.
Post Reply
Aegron Linwelin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2614
Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Yarı elf aegron

Post by Aegron Linwelin »

aegron elf bir anne ile insan bir babadan meydana gelen yarı elf bir çocuktu.Sıradan bir hayatı vardı.Taki 100 yaşında ormana tek başına bir ava çıktığı ana kadar.Bir geyiği kovalamakla başlayan serüveni onu nereye kadar götürecekti.Bunlar dan habersiz aegron ormanda karşısına çıkan geyiğin arkasından sinsince onu takip ediyordu.

Ormanın çok sık olduğu bir yerdi.Geyiği takip etmek bu yüzden zor oluyordu.Saat larce süren takibin sonunda geyik az bir açık alana gelmişti.Aegron bunun farkına varınca okunu yayına koydu ve germeye başladı.Uzun yürüyüş sonrasında çok yorulmuştu bu yüzden oku germek bile ona zor geliyordu ama son kuvvetini orda harcıycağını bilse yinede o geyiği bırakmazdı.Zor bela okunu sonuna kadar gerdi.Tam atışını yapacağı sırada daha önce hiç görmeiği iki yaratık aegronun geyiğini yakalayıp parçalamaya başladı.

Aegron hayretler içinde o iki yaratığa bakıyordu.Korkusundan kıpırdıyamıyodu.

devamı sonra.......
Thanks Mario but The princess is in another castle!!
:mrgreen: :-P
Aegron Linwelin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2614
Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by Aegron Linwelin »

devamını bekliyorum. hayal gücünüzü zorlar ve hikayeyi hemen bitirmesseniz sevinirim. :evil:

şİMDİDEN KOLAY GELSİN.........
Thanks Mario but The princess is in another castle!!
:mrgreen: :-P
Aegron Linwelin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2614
Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by Aegron Linwelin »

Düşündüm de biraz daha devam edeceğim.

Aegron nun düşündüğü iki şey vardı artık.Anne ve babasını görebilmek ve hayatta kalabilmek.Aegron bu düşünceler içindeyken yaratıklar geyiğin tümünü bitirmişlerdi bile.Bir süre sonra Aegron arkasına değen ani bir el ile irkildi.Arkasına baktığında cüppeli bir adam gördü.Adam ona eli ile sessiz olmasını ima ediyordu.Aegron a onu takip etmesini söyledi.Aegron kısa bir süre aklından bu hiç tanımadığı adama güvenmek mi yoksa burda yaratıkların gitmesini beklemek mi düşünceleri aralrında kaldı.Korkusu yüzünden adamla gitmeye karar verdi. :evil:
Thanks Mario but The princess is in another castle!!
:mrgreen: :-P
Aegron Linwelin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2614
Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by Aegron Linwelin »

Adamın büyücü olduğu üstündeki cüppeden ve elindeki asadan belliydi.Yarım saat kadar sessizce yürüdüler.En sonunda aegron adama kim olduğunu sordu. Adam bunun önemi yok dedi.Ã?enmli olan senin gibi genç bir yarı elfin minator bölgesinde tek başına ne yaptığın dedi.Aegron minatormu o da ne dedi.Adam onların çok tehlikeli yaratıklar olduğunu söyledi. :evil:

Adamla tanışmasından sonra yeni bir serüvene daha atılacağından haber siz olan aegron arkasına bakmadan yoluna devam etti.Kafasında bununla ilgili birçok soru vardı ama şu anda onun aklında olan tek şey anne ve babasına bu garip adamın
yardımıyla tekrar görebilmek :evil:

BENDEN BU KADAR DEVAMINI SİZLERDEN BEKLİYORUM HADİ KOLAY GELSİN.................. :clap:
Thanks Mario but The princess is in another castle!!
:mrgreen: :-P
_Laurana_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 72
Joined: Wed Jul 12, 2006 10:00 am
Location: Qualinesti
Contact:

Post by _Laurana_ »

Gözünü açıp kapayana kadar kaybolmuştu esrarengiz büyücü ... . Hızlı adımlarla köyüne vardığında gördüklerinin bir hayalden ibaret olduğunu düşündü... Gördükleri gerçek olamayacak kadar korkunçtu . Bunları ailesine anlatmamaya karar verdi . Fakat hayal sandığı kadim gerçeklerin hayatını değiştireceğinin farkında bile değildi...
Kılıcın ne kadar keskin, Kalkanın ne kadar dayanıklı ,
Miğferin ne kadar güçlü olursa olsun
Yüreğin olmadıkça bu savaşı çoktan kaybetmişsindir
sanguis
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 45
Joined: Wed Dec 27, 2006 10:00 am
Contact:

Post by sanguis »

"Geyik vurabildin mi?" diye soru babası. Artık 60'lı yaşlarına gelmişti ve bu da insanlar için oldukça yüksek bir yaştı. 30'lu yaşlarında olan Aegron ise 18 yaşında bir insan gibi görünüyordu.

"Hayır, baba. Birini takip ettim ama elimden kaçtı." Babasının hayal kırıklığı yüzünden okunuyordu. Uzun süredir iyi bir yemek yiyememişlerdi çünkü tahta yeni geçen kral tarlalarına el koymuştu. Aegron'un annesi ise yıllar önce onları terketmişti ve şu anda uzak bir yerde diğer elflerin arasında kaliteli elf şarapları içerek yaşıyordu.

"Merak etme baba, yarın yine ormana gideceğim ve bu sefer söz veriyorum ki bir geyikle döneceğim." dedi Aegron.
Aegron Linwelin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2614
Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by Aegron Linwelin »

Babasına verdiği sozu yerine getirmek istesede hala içinde büyük bir korku olan aegron ne yapacagını tam olarak bilemiyordu. Yaslı babasını üzmek mi yoksa yaratıkların oldugu diyara gidip tekrar bir geyiğin peşinden hayatını tehlikeye atmak mı... aegron buna bir çözüm bulmalıydı ama ne ? Yaslı babası için herşeyi yapabilirdi babasını bir daha hayal kırıklıgına ugratmayacaktı. Bunun içide elinden geleni yapacaktı ölümü söz konusu olsa bile nedense artık sadece babasını düşünüyordu bunun dışındaki kavramlar onun için soyut ve önemsiz di artık. Annesi ise içinde sakladıgı büyük bir acıydı. Cesaretini toplayıp kararını vermişti. Sefalet içindede olsa yarın akşam yemeklerinde geyik olacaktı. Bu düşünceler içinde kendini uykunun derinliğinde buldu. Sabahın gozunun acıtan ilk ışıklarıyla uyasndıgında fikri degismis deildi....

(UZUN ZAMAN OLDU AMA BEN DEVAM ETMEYE HAZIRM HERKESE SELAMLAR :D)
_Laurana_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 72
Joined: Wed Jul 12, 2006 10:00 am
Location: Qualinesti
Contact:

Post by _Laurana_ »

Hemen kalktı giyindi yayını ve sadağını alıp dışarı çıkmak üzereyken babasına tebessümle baktı ama bunun onun babasına son bakışı olacağını kim bilebilrdi ? Geçen günkü yolunu izledi ,yürüdü yürüdü fakat önüne ne bir geyik ne bir tavşan yada herhangi bir canlı çıkmıyordu, sanki ormanın ruhu çekilmişti , hiç bir canlı varlıktan işaret yoktu... Aklına dün gördüğü yaratıklar geldi...Bir an geri dönmeyi düşündü ama bir söz vermişti bu gün babasına o geyiği getirecekti ...Kendinden emin bir şekilde yola dewam ederken bir çıtırtı duydu .Ağaçların arasında hareket eden bir şey vardı...
Kılıcın ne kadar keskin, Kalkanın ne kadar dayanıklı ,
Miğferin ne kadar güçlü olursa olsun
Yüreğin olmadıkça bu savaşı çoktan kaybetmişsindir
Aegron Linwelin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2614
Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by Aegron Linwelin »

Korkuyla o yöne yöneldi. Hayalinde gorduunu sandıgı adam oradaydı. Ona sessiz olmasını işaret etti. Nedenini bilmediği bir sebepten sessiz kalmak aegron a gore deildi. Ve yüksek bir sesle neden diye sordu. Adam Sussss desede aegron ısrar etti. Adam kaç diye bağırınca aegron bir şeylerin ters gittiğini anladı. Arkasına döndüğünde onu bekleyen iki yaratıkı hesaba katmamıştı. Var gücüyle koşuyordu Aegron. Adam elindeki asayı yere vurdu ve Aegronu sıkıca tuttu. Aniden kendilerini başka bir yerde buldular. Burası adamın barınağıydı. Aegron ne diyeceğini bilmiyordu. Adam ona senin derdin ne diye sordu. Aegron ise asıl senin derdin ne bana yaratıkların orda oldugunu soyleyebilirdin dedi. Adam iki minator un yanında bunu nasıl yapacagını aegrona sordu. Aegron haksız oldugunun farkındaydı. Adamda peki sen kimsin dedi. Adam tekrar bunun onemsiz olduğunu soyledi. Aegron ısrar edince anlattı...................
Aegron Linwelin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2614
Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by Aegron Linwelin »

minator bolgesinin koruyucusu olduğunu soyledi. Aegron çok şaşırmıştı:

-Bu yaratıkları korumak mı? çıldırmış olmalısın bunlar seni gorseler canlı canlı yerler niye

sana zarar vermek isteyen yaratıkları koruyorsun bir anlam verebilmiş değilim.

Adam hafif gülümseyerek Aegron a :

-Onlar beni değil iki gündür seni öldürmeye çalışıyorlar onlara yem getirdiğimi zannedip

seni yakalmaya çalıştılar. Bugünde onlarlan oyun oynuyorum sanmış olabilirler.

Aegron şaşırmış bir şekilde adama bakarak:

-bunlara inanmamı beklemiyorsun değil mi dedi. Adam:

-Gel benimle sana bunu kanıtlayabilirim dedi

Ve birlikte yola koyuldular. Ormanın ortalarına kadar gelmişlerdi.Aegron git gide içinde

artan korkuyu durdurmaya çalışsada korktuğu yüzünden çok net belli oluyordu zaten.Bu

korku bir süre daha devam etti taki minatorlar gözükünceye kadar. Yaklaşık 25 30 tane

minatorun olduğu büyük bir yuvaya gelmişlerdi. Adam Aegronun şaşkınlıkları içinde onların

çıkardığı gibi garip bir ses çıkardı ve tüm minatorlar adamın etrafına toplandı. Hepsi

Aegron u yemek için can atıyor gibiydi. Adam onlara kendi dillerinde onun dost olduğunu

açıkladı. Minatorlar Aegronu yemek listelerinden çıkarmışlardı artık.Aegron garip bir

şaşkınlık içinde adama:

-Bu nasıl olur yani bennn anlayamıyorum sen kendinden katlarca büyük bir minator

sürüsüne nasıl soz geçirebiliyorsun diye sordu.

Adam gülümseyerek:

-Onlarla aramızda bir bağ var. Bu bir sihir gibi. Ben onların kurallarına uyuyorum onlarda

benim. Bu kadar basit. Direnişcilerin halkı yağmaladıkarı zamnlarda direnişcileri toprak

vaadiylen buraya getirirdim ve onları minator arkdaşlarıma birer kurban gibi sunradım.

Aramızdaki dosluk boyle basladı tam olarak sonra da devam etti. Neyse bunlar uzun

hikaye. Sen dün bu yaratıkların burda olduğunu ogrendiin halde bugün neden burdasın

seni baygın bir şekilde koyune bıraktım ve bir daha gelicegini hiç sanmıyordum açıkcası

dedi.

Aegron:

-Babama verilmiş bir sozum var bu aksam geyik eti yiyeceğiz bu ne pahasına olursa olsun

olacak ben gitmeliyim dedi.

Adam Aegron a yardımcı olabileceğini soyledi e birlikte oramnda avlanmaya çıktılar şanslı

olduklar için iki geyik avladılar ve aralarında paylaştılar. Aegron babasına vermiş olduğu

sozu gerçekleştirmenin verdiği mutlulukla evine giderken adamda yalnızlık barakasına geri

dondu.

:D
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest