Ölüm Labirenti

Baştan aşağı kendi özgün hikayelerinizi yazmak için…
CLiCKs
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1392
Joined: Mon Dec 03, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by CLiCKs »

Kapı çalındı.

"Evet?"

"Benim Miaé". dedi kapıdaki ses. Miaé sesi tanıdı.

"İçeri gel Daylight." dedi içeri girdiğinde gülümseyerek."Bugün sana bir sürprizim var. Yoksa yarın mı yapsam bu sürprizi." dedi düşünür gibi yaparak. Sonra hafifçe gülümsedi."Seni fazla bekletmek için bir neden göremiyorum. Ama daha değil. şimdi biraz yemelisin. Yemek yemediğini düşünüyorum? Bizimler beraber sofrada değildin. Rahibenin yanına gittiğini biliyorum sadece." dedi.

Ayağa kalktı. Onun için hazırlattığı tepsiyi getirdi. Ve başka tepsilerde vardı. Değişik çeşit meyveler. Ve Reven'e ait iç açıcı gözüken sebzeler. Daylightı yatağa oturttu. Ã?nüne tepsileri yığdı." Et sevmediğini bildiğim için sebze ve meyve getirdim. Zaten buralarda pekde et yiyen birilerini bulamazsın. İstediğini ve istediğin kadarını ye. Bugün prenses sensin." dedi sırıtarak.
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood
Contact:

Post by Illyra »

Eline çatalı ve bıçağı almıştı gülümseyerek arkadşına baktı.

"Sana nasıl teşekkür etsem bilmiyorum ki. Benden de asla bir prenses olacağını zannetmiyorum ama..."

Cümlesinin gerisi gelmedi. Ã?ünkü ağzına attığı sebzelerden birisini çiğnemeye başlamıştı. Uzun bir süre nefes bile almadan yemek yedi, arada bir omzundaki Bargier meraklı kafasını uzatıyor, Daylight ona bir parça sebze veya meyve uzatıyor, kuzgun bunu iştahla gagalayıp mideye indiriyordu. Bu daha çok aralarında bir oyuna benziyordu. Sonunda kibarca peçete ile ağzını silip ayağa kalktığında elbisesinin karnı gerginleşmişti. Gülümseyerek elf prensesine baktı.

"Gerçekten çok güzel bir yemekti. Cidden sana nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum..."
Image
CLiCKs
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1392
Joined: Mon Dec 03, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by CLiCKs »

"Bana peşimden gelerek yardım edebilirsin mesela." dedi sırıtarak."Gel hadi." dedi ve daha konuşmasına izin vermeden elinden çekip götürmeye başladı. Kapıdan çıktıkları an ona siyah bir cübbe verdi."Bunu giy." dedi ve kendiside bir tane giydi."şimdi tamamen yaşlı kadınlara benziyoruz." dedi ve aşağıya indiler. Miaé onu elf elinin az deydiği bir yere götürüyordu. Daylight daha şaşkınlıktan pek bir şey diyememişti. Tanınmamak için bunları giydirmişti. Sık ağaçların olduğu bir yerden geçtiler. Sonra şaşırılacak dereceki güzelliğe sahip bir yere çıktılar. Ã?nlerinde bir kaç griffon yere uzanmış havanın güzelliğini çıkarıyor. Bir kaç tanesi havada özgürce süzülüyor. Diğer bir kaçı da kristal renginde olan masmavi şelalenin suyundan içiyordu. Manzara çok güzeldi. Birinin kalbinin küt küt atmasını sağlayacak derecede. "Sürprizim daha tamamlanmış değil." dedi Daylight'a bakarak Miaé. Sonra asi tavrına yaraşır bir ıslık çaldı. Griffonların en büyüğü önlerine indi. Ama temkinli bir şekilde. Zihinsel olarak Larfell'le konuşmaya başladı.

"Sana çok teşekkür ederim."

"Benim için önemli olsada buna değer." dedi griffon.

"Ona iyi bakacak."

"Bundan eminim." dedi ve dizlerinin üstüne çöktü griffon. Miaé sırtından bir şey aldı. Daylight daha ne olduğunu çıkaramamıştı. Arkasını döner dönmez elindeki yavru griffona bakakaldı. Yeni doğmuş bir yavru.

Nazikçe Daylight'ın ellerinin içine bıraktı. 1-2 yaşlarında bir bebek kadardı. Uyuyordu. Babasının sırtında güvenle uçarken bile uyanmamıştı.

"Bu senin prenses. Aramızdaki bağı kolaylaştırmak ve sağlamlaştırmak için. Bir gün grup dağılırsa bile haberleşebilmemiz için. Larfell'le yani babasıyla zihninde güçlü bir bağ var. Ve ileride o yavrunun zihni sana da bağlanacak. Böylece birbirimizden haberdar olucaz. Ve bargierle sana iyi bir dost olucak." dedi sevgiyle gülümseyerek...
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Ã?anakkale
Contact:

Post by Edmond »

Öleceğini hafif hafif seziyordu içeri girerken Huor, yolculuğunun son adımları.Ölüme atılan ilk adımlar.Her son bir başlangıç değil miydi?

"Ee, Olevia, bu kulunu Brutha'ya mı gönderirsin, yanına mı alırsın?"

Başını öne eğerek içeri girdi.Yavaş yavaş Edmond'u neden getirmediğini anlıyordu.Ã?ünkü kendisinin gelmesi, ölmesi gerekiyordu.Edmond'un ise, kral olması, gerçi Huor, kendi kanından birisinin gelmesini isterdi ya, Edmond da oğlu gibiydi.Abisinin son arzusu gerçekleşiyordu, kendi kanından olan tahta geçecekti.

"Olevia, ben öleceğim, yanına gelmek istiyorum, beni Burtha'da lanetlenenlerden etme."

Gülümsedi ve yatağına baktı, yatağın tepesindeki tül, krallara yakışırdı, aslında Huor, kendisini sıradan bir kraldan fazlası olarak gördüğünü itiraf etmeliydi.Ã?ünkü kendisi, o tahta TIRMANMIşTI.Hem de tam anlamıyla.

Oda aşırı genişti, kendi sarayındaki kadar vardı, fakat bir fark vardı, o sarayda kenarda sarmaşıklar, ağaçlar, çiçekler vardı, burada ise, onlarca raf vardı.Fakat yine de değişik bir güzellik katıyordu.Hele hele eski ozan için.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood
Contact:

Post by Illyra »

şaşkınlıkla kucağındaki yavru griffona bakıyordu, gözleri kocaman açılmıştı ve heyecandan nefesi tıkanmıştı. Bargier omzundan uzanmış uyuyan yavruya bakıyordu. Kız uyandırmaya korkarcasına yavruya bakıyordu. Konuştuğunda sesi kısıktı ve titrek çıkıyordu.

"Ama bu... Çok büyük bir şey... Bunu nasıl kabul edebilirim.... Çok şaşırdım... Hem o büyüyünce.. Beni seçmesi gerekmezmi..."

şimdi kocaman açılmıl gözleri bir çocuk edası ile Miaé'ye dikilmişti. Elindeki yavruyu incitmekten korkarcasına tutuyordu.

Sonra bir an bakışları Larfell'e kaydı. Onun bu konu hakkında ne düşündüğünüde meak ediyordu. Sonra yeniden Miaé'ye baktı...
Image
CLiCKs
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1392
Joined: Mon Dec 03, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by CLiCKs »

Bakışlarından anlamıştı."Merak etme. Larfell bu konuda çok memnun. Ã?ocuğunun hayatı erken öğrenmesi ve benimle larfellde olduğu gibi dost kazanması çok güzel bir şey. Unutma aramızdaki bağ kopmayacak. Bu yavru sayesinde. En son kalan sürprizimde adını ona senin vermen." dedi. Gülümsemesi bunları söylerken hiç solmadı."Bu arada Larfell'in bir çocuğu daha var. Bu kabul etmesinde de büyük rol oynadı."dedi.

Oturdu ve manzarayı doya doya izledi."Yavruları çok şirin olur." dedi kafasını çevirmeden. Daylight'ta yanına oturunca. Elini tutup "Ona iyi bakacağına adım gibi eminim." dedi.

"Bir erkek. Larfell gibi savaşçı ruhlu olacağına eminim. Peki burayı nasıl buldun. Bu sürprizi yapmak için en uygun yer gibi geldi bana." dedi.
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood
Contact:

Post by Illyra »

Yere oturdu, yavru hala kucağındaydı. Tek eli hala elf prensesi ile birlikteydi.

"Bu çok büyük bir şey... Sana, Larfell'e ve yavrunun annesine nasıl teşekkür ederim bilmiyorum. Ama ona çok iyi bakacağım. Her şeyim üzerine yemin ederim ona Ormanımdan bile iyi bakacağım."

Böylece en büyük yeminini vermişti.

"Burası çok güzel, küçük kutsal bir yer gibi. Gertçekten burası Reven çok huzurlu prenses. şimiden buradan ayrılacağım zamanı düşünüp hüzünleniyorum buradan..."

"Ve isme gelince... Aklımda bir sürü elf kelimeleri uçuşup duruyor. Sana bahsettiğim arkadaşım Dellanor bana elfçe öğretirdi ormanda yalnız olduğumuz vakitler. Ama uygun hiç bir kelime gelmiyor aklıma..."
Image
CLiCKs
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1392
Joined: Mon Dec 03, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by CLiCKs »

Olanları düşünüyordu ve gülümsüyordu. Sonra aklına gelen şey bütün gülümsemesini alıp uzak diyarları gönderdi.

"Kafam çok karışık. Reven saldırıya uğrayacak. Bir kez daha. Annem o saldırıda ölmüştü. Hatırlamıyorum aslında. Serferal bize seçim şansı verdi. Ben işte bu gördüğün güzelliği korumak için burda kalmaya hevesliyim." dedi şelaleyi ve çevresini göstererek.

"Ve belkide annem gibi burayı korurken ölmeliyim. Ama diğer yanım sen gidersen ki büyük ihtimalle gidiceksin seninle gitmemi söylüyor. Bu griffonları bırakamam. Larfell hiç kuşkum yokki onları korur, yavruları ve dişileri bir yere saklar. Diğer erkeklerle beraber. İstersem ona benimle gelmesini emredebilirim. Onun prensesiyim. Ama bencilce davranmış ve belkide bağımızı bir nebze koparmış olurum. Ve Reven'i de korumak için elinden geleni yapar. Canını verebilecek kadar.".

Uzun süre sustu.

"Bu anın tadını çıkarmalıyım." dedi ve Larfell'i izleyerek uzandı.
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood
Contact:

Post by Illyra »

Minik griffona dikkatle bakıyor ve prensesin söylediklerini düşünyordu.

"Gerçekten ağır bir karar vermen gerekiyor. Ama kalbin dışarı gitmeni söylüyorsa gitmelisin. Ben sizlere yardım etmek için ormanımı ve dostlarımı bıraktım..."

Yine de gülümsüyordu.

"Sizlerle olmak, özellikle seninle, dostumla olmak her şeye değer çünkü..."
Image
CLiCKs
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1392
Joined: Mon Dec 03, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by CLiCKs »

Uzanarak cevap verdi.

"En azından bir şey daha yapıp ayrılmalıyım. Larfell'den beni tekrar bulacağına dair söz alarak. Aslında evet bir emir vericem." dedi Larfell'e bakarak. o da ona karşılık verdi ve kısık bir inleme sesi çıkardı.

Yavruyu incelemeye başladı. "Çok güzel bir hayvan. Larfell'in bu halini hatırlayamadığım için biraz garip geliyor. Büyümeye başlayana kadar ağzına yemek vermelisin. Sonra küçük avları yakalamayı öğretmen gerekiyor. Aynı bir bebek gibi."

Yüzünü bu sefer ona çevirdi.

"Dellanor senin için önemli biriyse onu bulmana yardım edebilirim. Buradan tekrar uzağa gidicez ve birdaha görme fırsatın olmayabilir. Tabii burdaysa." dedi. "Ahh. Fazla kurcalamak istemem. Sana kalmış. Belkide senin için özel bir arkadaştır. " şimdi ise gülümsemesi çok dostaneydi.
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood
Contact:

Post by Illyra »

"Bargier ve ben ona tüm bunları öğretiriz. Özellikle onunla zihinsel bağ kurduğumda her şey çok daha kolay olacaktır. Ama ona çok iyi bakacağım..."

Yüzünü elmas gibi parlayan şelaleye çevirdi. Gözleri hafifçe buğulu, yanakları ise pembeydi. Tek eli ile boynundaki zinciri çıkartttı ve zincirle yüzüğü elf prensesinin avcuna koydu.

"Dellanor benim ormanımdaki koruculardan birisidir. Bir gün bana bu yüzüğü vermişti. Ne anlama geldiğini bilmiyordum. Ã?ünkü ona hiç o gözle bakmamıştım. Ama geçen gün yoldayken tuhaf bir rüya gördüm. Benden evinin hanımı olmamı istiyordu. İşte o zaman öğrendim anlamını. Serferal söyledi bana bu bir nişan yüzüğü imiş. Ama bundan kaçınmam gerektiğinide söyledi... Son iki güne kadar bu tarz şeylerden haberim yoktu, önemsemezdim. Belkide kafam böyle şeylere gelince biraz ağır çalışıyor. Mesela şimdi olsa Adrian'ın bana o kadar yaklaşmasına asla izin vermezdim... Sanırım bende bir elfe karşı aynı şeyleri hisediyorum..."

Özüntüyle içini çekti...
Image
CLiCKs
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1392
Joined: Mon Dec 03, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by CLiCKs »

"Elfler... Hayattaki pürüzleri pek sevmezler. Farkettinmi ama ben diğer elflere göre biraz daha elfim. Yani öyle dediler. Hatta normal bir elften daha da uzun yaşıyacağımı söylediler. Ben pek bir fark göremiyorum." gözlerinin yemyeşil derinliği ve ipek gibi sarı saçları ile Daylight'a baktı."Bunun neden olduğu bana söylenmedi. Bilen kişileri tabii ki bilmiyorum. Aslında bilen birilerinin olduğundanda kuşkuluyum. Sadece içimdeki ses pek fazla kurcalamamamı söylüyor."

Sonra elindeki yüzüğe baktı ve konuşmaya devam etti.

"Ve ahh. Evet. Yüzüğe gelelim. Bu bir tür nişan yüzüğü. Bu yüzüğün anlamı birinin sana sonsuza dek bağlanacağıdır. Seni bekleyeceği. Bu önemli. Ã?ünkü elfler bir kere evlenir. Kafanı pek karıştırmak istemem. Ama bir elf bu yüzüğü verdiyse o kişiyi çok bekletmez. Seni bekler ama bu sandığın kadar uzun değildir yani. Ve eğer beklettiyse de geçerli bir sebebi vardır. Eğer buna hazır değilsen ve karşına tekrar çıkarsa bu yüzüğün anlamını çok geç öğrendiğini söylersin. Ben tekrar döneceğini sanmıyorum. Tabii bu sana ne zaman vermiş olduğuna bağlı. Bir yorum yapmak istemiyorum. Aslında yaptım. Bu tür şeyler bana saçma gelir. Seviyorsan bunu bir nesneyle desteklemene hiç gerek yok. Kalbinle desteklersin."
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood
Contact:

Post by Illyra »

Yüzüğü yeniden boynuna taktı.

"Sanırım. Ama o zaman nasıl olacak düşünmeden edemiyorum. Serferal bir insan ile bir elfin evlenmesinin imkansız olduğunu söyledi... Tabii ki anlamını bilmediğimi biliyordu şimdi düşündüğümde.. Ã?ünkü bana şöyle demişti

“Onu iyi sakla. Bir gün anlayacaksın Ve ben burada olacağım.”

Sanırım uzun süre bekleyecek, umarım çok geç kalmış olmam... Ama... Yasak..."
Image
catboy
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 3268
Joined: Fri Jan 19, 2007 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

Post by catboy »

Gulthar çalışma odasından ayrılmamıştı daha. Birden bir kartal pencereye geldi. İçeri girdiğinde bir druide dönüştü.
Gulthar sinirlenerek: "Benim druidlerle uzun zamandır işim yok." dedi.
Ama druid yeşil gözlerini krala dikti. Hüzün doluydu ve yere yıkılmak üzereydi.
"Reks, Keirmer'i buldu ve ele geçirdi. Tüm druidler ya öldürüldü ya da kaçtılar. Liderimiz Lord Elessar ise öldürüldü. şu anda Keirmer, Reksin hizmetkarı Meher'in kontrolünde." diye anlattı.
"Yakında ise Reven ve Misat'a saldıracağını biliyoruz." diye de ilave etti.
Gulthar bir süre konuşamadı. Sonra: "Halkıma haber vermeliyim. Savaşa hazırlanmamız gerek. Misafirlerimiz umarım bir karara varmışlardır artık." dedi ve odasından çıktı.
Bir elf hizmetçi, druide yardım edip şifa evlerine götürdü. Kerrae da ordaydı ve bir druid görmesi garibine gitmişti.
Lydronk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 882
Joined: Fri Feb 10, 2006 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Lydronk »

Kerrae, odaya ne zaman birileri girecek olsa ya uyuyordu ya da uyumaya yakın oluyordu. Neyse ki, bu sefer kapı çalındığında kendini son derece güçlü hissediyordu. Girenin zayıf düşmüş bir druid olduğunu gördüğünde, druidi rahatsız etmemek için ayağa kalktı. Çok hafif, yoksayabildiği bir sızlama vardı o kadar.

şaşkın şaşkın druide bakmasının birkaç sebebi vardı. İlki, druidlerin şu sıralar savaşıyor olmasıydı. İkincisi ise beklediği kişinin tanımadığı bir druid değil, Daylight olmasıydı. şaşkın bakışları büyük ihtimalle druid için bir rahatlama kaynağı değildi.

Kerrae druidin elini sıktı. "Merhaba..." dedi elinden geldiğince sıcak bir gülümsemeyle. "İsterseniz oturabilirsiniz..." dedi gülkümsemesini koruyarak. Daha sonra ise kibarca druide savaşın halini sordu...
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 0 guests