karakterler öyküye uygun bir şekilde anlatmışsın, yani bu ne demek diyebilirsin. bu böyle oluyor yani öyküyü okurken karakterleri öyküye yakıştırabiliyorsun (burhan abi gibi yakuşturuyon da diyebiliriz!) , böylece öykü-karakter yapısı da güzel. (buraya da her türlü iyi niyet gösteren herhangi bir sıfat koyabilirsin.)
ama mükemmel de değil tabi. bazı yerler hızlıca geçiştirirken bazı sahneleri de geçse de öykü ilerlese diyorsun. tabi bu senin tarzın olmuş. karakterlerin duygularını okura iyi aktarabiliyorsun. (yani benim gibi değilsin bu konuda. tebrik ederim ayrıyetten. şimdi özeleştiriye ne gerek vardı canım ya.)
mısır konsepti zaten her zaman okumaya değer öyküler çıkartmıştır ve sen de bunu iyi kullanmışsın.
ama fazla yağ kullanma bir dahakine yoksa mısıra gitmişken göbek yapmayalım bir de! (tamam ne yapabilirim iğrenç de olsa mısır kelimesini duyunca bir tahıl ürünü olan mısır ile bir ülke olan mısır arasında bir geyik yapmazsam bir yerim eksik kalabilir gibi bir endişeye kapılıyorum.)

