Büyülü Ayna

Birisi hikayeyi başlatır ve herkes tarafından devam ettirilir.
Post Reply
mguzel
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 20
Joined: Wed Nov 21, 2007 10:00 am
Contact:

Büyülü Ayna

Post by mguzel »

Jonahan dedesinin verdiği aynaya bakıyordu. Dedesi neden böyle bir hediye vermişti ona. Anlayamıyordu. Elindeki aynayı uzun uzun inceliyordu. ''Bunu ne yapacağım ki?'' diye sordu kendi kendine. Fakat ayna çok hoşuna gitmişti. Aynanın güzelliğinden alamıyordu kendini. Sürekli aynaya bakmak istiyordu. Çok güzeldi. Bu geceyi aynayla geçirmeye karar vermişti.

Aynayı dedesinden alalı iki gün olmuştu. Gittiği her yere aynayı da götürüyordu. Daha önce böyle güzel bir ayna görmemişti.

Bir haftadır aynayla beraberdi. Aynanın bu kadar güzel olmasını anlayamıyordu. Aşık olmuştu sanki aynaya. Aynanın gücüne inanıyordu. Ã?ünkü ayna bir hafta içinde onu iki büyük tehlikeden korumuştu. Tapıyordu ona.

Aynayla birinci ayını doldurmuştu. Artık aynanın büyülü olduğuna karar vermişti. Dolabından çıkardığı aynaya uzun uzun baktı. Aynaya bakmaktan bir türlü alamıyordu kendini. Sanki bu aynada onu çeken bir şeyler vardı.
Tam bu sırada ensesinde bir ağrı hissetti. Sanki biri onu ensesinden tutup hızlıca çekiyordu. Direnmek istedi bu duruma. Dayanılmaz, karşı konulmaz bir ağrı hissediyordu ensesinde. Sonunda direnmeyi bıraktı. Aynanın içine doğru yavaş yavaş sürüklenmeye başladı.

Gözlerini açtığında yeni bir dünyada olduğunu çabucak fark etmişti. şu anda içinde bulunduğu dünyanın güzelliğinden dolayı olanları çabucak unutmuştu. Sabit bir şekilde etrafına bakıyordu. Manzara muhteşemdi. Her taraf yemyeşil, ağaçlarla dolu. Ã?eşitli hayvanlar, daha önce görmediği yaratıklar etrafında koşuşturuyordu.''Tam yaşanacak yer.'' diyerek yürümeye başladı. Kendisini bu yeni dünyada nelerin beklediğini bilmiyordu.
mguzel
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 20
Joined: Wed Nov 21, 2007 10:00 am
Contact:

Post by mguzel »

Jonahan etrafına bakarak yürümeye devam etti. şaşkınlığını gizleyemiyordu. Her teraf yemyeşil, çok güzeldi. Bu yeni dünyayı çok sevmişti. Belki gerçek olan burasıydı. Yürüyordu. Kendini nelerin beklediğini bilmeden.

Yürürken büyük gövdeli bir ağacın arkasından küçük, beyaz bir ejderha çıkmıştı. Jonahan aniden karşısında beliren bu ejderhayı görünce ürkmüş, korkmuştu. Ne yapacağını bilemiyordu. Birden arkasına dönüp koşmaya başladı. Ejderhada havadan iki metre yükseklikte onu takip ediyordu. Hızını daha da arttırmıştı. Koşarken yeşil bir tümseğin üstünde, dedesinin hediye ettiği aynayı görmüştü. Daha önce onu çeşitli tehlikelerden kurtarmıştı ayna. Aynaya doğru koştu. Ejderha onu tam yakalamak üzereyken aynaya zıpladı ve eline aldı.
Aynayı eline aldığında elindeki ağırlığı hissetti. Karşı konulmaz bir ağırlıktı bu. Ayna elinden yükseldi. Havada asılıyken büyük bir ışık saçtı etrafına. Ejderha aynadan çıkan ışığın içerisinde haykırarak kayboldu. Ejderhadan geriye kalan gri bir duman olmuştu. Fakat aynada ortalıktan kayboldu.
Olanları büyük bir şaşkınlıkla izlemişti Jonahan. Bir anlam verememişti. Sonra kulağını tırmalayan sesleri dinlemeye başladı.
''Likonya'ya hoş geldin insan. Burası senin gördüğün kadar güzel bir yer değildir. Ya aynanın ışığını bul ve dünyana dön. Yada Likonya zindanlarında öl. Çok az zamanın var insan. Bunu iyi değerlendir.''
Jonahan ne yapacağını bilmiyordu. Yüzündeki dehşet ve korku görülebiliyordu. şimdi bu dünyadan kurtulmak istiyordu. Ama nasıl yapacaktı.
Aynayı aramaya başladı. Onu bulmadan çıkış yoktu. Bunu öğrenmişti. Daha nelerle karşılaşacağını bilmeden yoluna devam etti.
Aegron Linwelin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2614
Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by Aegron Linwelin »

Yoluna çıkacak engelleri bilmeden ilerlemek onu nedense rahatsız ediyordu ve içindeki korku git gide artıyordu. Acaba kendi dünyasına geri donebilecekmiydi Jonahan. Dedesini bir daha görmek için su anda herşeyini feda edebilrdi. Yoluna devam ederken konusma sesleri duydu. Tepenin arkasından geliyordu sesler. O tarafa dogru yol aldı ve seslerin bir şenlikten geldiğini farketti. şenliğin bulunduğu kente doğru koşarak gitti. Etrafındaki valıklar insan değildi ama insana benziyordu. Sadece uzun kulakları ve kuyrukları vardı ayriyeten. Jonahan çok şaşırmıştı ne yapacağını bilemiyordu. Etrafındaki herkes ona bakıyordu. Jonahan açlıgından olsa gerek birden yere düşüp bayıldı. Gözlerini açtığında ufak tefek bir barakadaydı ve etrafındaki 10-15 kişi adeta onun uyanması beklercesine başındaaydılar. Jonahan uyanır uyanmaz etrafındaki varlıklar ona sorular sormaya basladı. Jonahan bu yaratıkların ona sanki 40 yıllık arkadaşları gibi samimi ve içten konuşmalarına şaşırmıştı. Arkadan sussssun diye bir ses yükseldi. Yaslı bir yaratık Jonahanın yanına geldi ve nasıl olduğunu sordu. Jonahan hayretler içinde iyiyim diye cevap verdi. Jonahan peki siz kimsiniz diye sordu yaslı yaratığa. oda jonahana biz Tharbadlılarız diye cevap verdi yaratık. Benim ismim Tooks ya senin diye samimi bir cevap verdi yaratık. Jonahan dedi o da. Burasının neresi olduğunu bilmek istiyordu Jonahan. Ama nedense sormaya çekindi yaslı Tharbadlıya. Bu kutlamanın niçin oldugunu sordu jonahan. Yaslı tharbadlı senin için yani kurtarıcımız için yapılan bir şölen bu. Jonahan hayretler içinde yaslı tharbadlıya baka kaldı. Ne diyeceğini bilemiyordu. Bir süre sessizce yürüdüler......
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 0 guests