Yalnız geçen iki gün
-
fingolfin
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 1636
- Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
Yalnız geçen iki gün
karar vermesi için yeterli olmuştu... Hana döndü ve kimseyle konuşmadan vampir lordun odasına yöneldi. Ne kimse yoluna çıktı ne de bir soru sordu. Odanın önüne geldiğinde kapı sanki varlığı bliniyormuşçasına hafifçe açıldı. Yüzünde hafif bir tebessümle girdi içeri. Gecenin karanlığını izlemekte olan Quel-Shin kapıya sırtı dönük olduğu halde duygusuz bir tonla 'Nihayet!' dedi... Vampir lorun bu tavrı onu şaşırtmamıştı ve fazla konuşmaya gerek yoktu. 'Teklifini kabul ediyorum!'
-
Quel-Shin
- Kullanıcı

- Posts: 2052
- Joined: Thu Jan 01, 1970 10:00 am
- Location: Ýstanbul
- Contact:
"Seninle anlaşmak beni sevindirdi.".Quel-Shin fingolfin ile yüzleşmek için arkasını döndü."Bu diyarlarda yenisin ama aptal değilsin".Oturmasını işaret etti.fingolfin yavaşça yumuşak koltuğa oturdu."Ne kadar doğru bir seçim ayptığnı zaman sana daha iyi bir biçimde ıspatlayacak"."Hemen yola çıkmanı istiyorum,şayet gideceğin yol uzun ve zor".fingolfin "Hazırım"diye belirtti hemencecik."O zaman anlatayım" dedi Quel-Shin ve anlatmaya başladı kimi avlayacağını,nerede bulabileceğini.
yine yazık oldu,fingolfinde sonsuz mutluluk ve ölümsüzlük vaadiyle kandırıldı,ama bilmiyordu ki bu sonsuzluk sadece kölelik ve esaretten ibaret olacak,ama belki de biliyordu ve bunuda kabullenmek zorunda kaldı...
sonsuz karanlıklar içinded vampirlerin efendisinin kölelerine sonsuz bir onursuzluktansa ölümlü olan ama onurlu olan bir hayatı sunabilecek,bu köleleri esaretten kurtarabilecek bir kahraman varmıdır acaba?
karanlıklar içinde kalan bir dünyada elbet bir umut ışığı bir kurtarıcı,bir yol gösterici elbet çıkacaktır ama ne zaman nerde ve nasıl olacak bu?işte bu bilinmezlikler içerisinde vampirlerin lordu,yine varlıkları köle etmeye devam ederken bir ölümlü olan kişi bunları uzaktan çaresizlik içinde seyretmekte olmanın ızdırabını yaşıyordu.acaba bir yüce bilge veya bir yol gösterici bu fani varlığa bir yol gösterebilirmi?
vampirlerin lordunun yine sinsice gülmesine engel olmaya,onun varlığını ortadan kaldırmaya ve kölelerini kurtarmaya kim yardımcı olur?ve bu faninin onurlu hayatındaki en güzel işi yapmasına kim dedstek olabilir?
sonsuz karanlıklar içinded vampirlerin efendisinin kölelerine sonsuz bir onursuzluktansa ölümlü olan ama onurlu olan bir hayatı sunabilecek,bu köleleri esaretten kurtarabilecek bir kahraman varmıdır acaba?
karanlıklar içinde kalan bir dünyada elbet bir umut ışığı bir kurtarıcı,bir yol gösterici elbet çıkacaktır ama ne zaman nerde ve nasıl olacak bu?işte bu bilinmezlikler içerisinde vampirlerin lordu,yine varlıkları köle etmeye devam ederken bir ölümlü olan kişi bunları uzaktan çaresizlik içinde seyretmekte olmanın ızdırabını yaşıyordu.acaba bir yüce bilge veya bir yol gösterici bu fani varlığa bir yol gösterebilirmi?
vampirlerin lordunun yine sinsice gülmesine engel olmaya,onun varlığını ortadan kaldırmaya ve kölelerini kurtarmaya kim yardımcı olur?ve bu faninin onurlu hayatındaki en güzel işi yapmasına kim dedstek olabilir?
Beklenen son gerçekleşti,ve ketchup bitti...
-
Quel-Shin
- Kullanıcı

- Posts: 2052
- Joined: Thu Jan 01, 1970 10:00 am
- Location: Ýstanbul
- Contact:
Quel-Shin fingolfin'i gönderdikten sonra odanın penceresinden karanlık sokağa baktı.Sokak ıssızdı.Kapı çalındı ve içeriye Shadowmaster girdi."Emrettiğiniz gibi lordum,Kasyer artık köleniz".
Quel-Shinin yüz kasları hareket etti azcık"Bizimle oyun oynamanın bedelini ödedi,sadakatsizliğini sonsuz sadakatla ödeyecek artık!"
Quel-Shinin yüz kasları hareket etti azcık"Bizimle oyun oynamanın bedelini ödedi,sadakatsizliğini sonsuz sadakatla ödeyecek artık!"
-
Quel-Shin
- Kullanıcı

- Posts: 2052
- Joined: Thu Jan 01, 1970 10:00 am
- Location: Ýstanbul
- Contact:
Beni karanlığın lordu mu zannediyorsun??
Ben ne karanlığa aitim ne aydınlığa!
Benim benim için yaşarım.Ailem benim için yaşar.Ben de ailem için.
Ne karanlık ne de aydınlık umrumda değil!
Evet aralarında bir fark var,karanlık beni gizledi.Ama bunu beni sevdiği için yapmıyor ve ben de ona şükran borçlu değilim.
Ben ne karanlığa aitim ne aydınlığa!
Benim benim için yaşarım.Ailem benim için yaşar.Ben de ailem için.
Ne karanlık ne de aydınlık umrumda değil!
Evet aralarında bir fark var,karanlık beni gizledi.Ama bunu beni sevdiği için yapmıyor ve ben de ona şükran borçlu değilim.
Gölge ile karanlığın farkını anlayacaksın bir gün Ketçap. Aydınlığın lordu varsa bile bizimle mücadele etmesi zor çünkü onun hiçbir zaman göremeyeceklerini görüyoruz biz. Bize bu şekilde meydan okuman beni eylendiriyor elf. Ancak senin ırkının bile bir bölümü aydınlığın peşinden gitmenin ahmaklığını anladı. Ancak aydınlığın lordunu bulabileceğini düşünüyorsan uğraş ve bize meydan okumanı sürdür sanırım bir süredir izlemediğim kadar iyi bir eğlenceye şahit olacağım.
Hiç bir ışık aynaya baktığınızda gördüğünüz karanlığı yok edemez.
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
göz vardır karanlığa bakamaz,göz vardır aydınlığa bakamaz,göz vardır sadece baktığını görür,ve gördüğü şeyide anlamaz,ama gözde vardır ki,baktığını anlamazsın,nereye baktığını anlamazsın,nasıl baktığını anlayamazsın,ve öyle gözler vardır ki,sahipleri aydınlıkları karanlık,karanlıkları aydınlık yapar.ve karanlıklar veya vampirler veya gölgeler,sonuçta bunlarla başa çıkabilecek birileri vardı ve var olacaktır,eğer olmasaydı şu anda her yerde sizler olurdunuz.ama her yerde değilsiniz,belki çoksunuz ama her yerde değilsiniz.ben bir elf olarak aydınlığa inandım ve o aydınlığında bir tanrısı olduğunu ve onlarında savaşçıları olduğuna eminim.ve ben nacizane bir fert olarak buna inanıyorum ve bunun için varlığımıda onun yoluna feda edebileceğimi biliyorum.ve ben o kadar önemsiz ve değersiz biriysem tanrılar ve yarı tanrılar niye bana cevap verme gereği hissetti?yoksa zavallı bir elfin bile bu basit başkaldırışından rahatsızmı oldular?birilerinin uyanmasındanmı korktular?
Beklenen son gerçekleşti,ve ketchup bitti...
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
korkumuz ya da endişemiz yok ki tam tersi adımız onlarla anılır..Işık için savaşan çok savaşcı geçti diyarlardan ..gözleri karanlığı aydınlatabilseydi hala hayatta olurlardı. kahramanlar çabuk ölür elf.. sana bahşedilmiş estetiğe böyle kolay kıymasan iyi edersin
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
-
Quel-Shin
- Kullanıcı

- Posts: 2052
- Joined: Thu Jan 01, 1970 10:00 am
- Location: Ýstanbul
- Contact:
Tüm karanlık ve aydınlık tartışmalarına rağmen hayat sürüyordu.iyiliğin beyaz cüppeli rahipleri tapınaklarında otuyor,bağışları ve yardımları kabul ediyorlardı.Verilen altınları hemencecik tapınağın kasasına koyuyorlardı.Sonra tapınağın kapısının önüne bir adam geldi.Perişen görünüşlüydü.üstü paşı paramparçaydı ve etsiz vücudundan yemek yemeyi unuttuğu belli oluyordu."Nolur tanrılar adına bana yardım edin,bir lokma bir şey verin".Adam niceler yalvardı ama beyaz cüppelilerden tek tepki alabildi.KOVULMAK.Yaka paça kovuldu adam ordan.birazda hırpalandı.
Sokağın köşesinde kıvrılmış yatıyordu adam.Yanına biri yaklaştı.Tipinden tekin adam olmadığı anlaşılıyordu."Seni doyurabilirim,seni bu beyazlığa karşı nefretle besleyebilirim" dedi.Ve onu zavallı adamı alarak loncaya götürdü.
Sokağın köşesinde kıvrılmış yatıyordu adam.Yanına biri yaklaştı.Tipinden tekin adam olmadığı anlaşılıyordu."Seni doyurabilirim,seni bu beyazlığa karşı nefretle besleyebilirim" dedi.Ve onu zavallı adamı alarak loncaya götürdü.
göz vardır karanlığa bakamaz,göz vardır aydınlığa bakamaz,göz vardır sadece baktığını görür,ve gördüğü şeyide anlamaz,ama gözde vardır ki,baktığını anlamazsın,nereye baktığını anlamazsın,nasıl baktığını anlayamazsın,ve öyle gözler vardır ki,sahipleri aydınlıkları karanlık,karanlıkları aydınlık yapar.ve karanlıklar veya vampirler veya gölgeler,sonuçta bunlarla başa çıkabilecek birileri vardı ve var olacaktır,eğer olmasaydı şu anda her yerde sizler olurdunuz.ama her yerde değilsiniz,belki çoksunuz ama her yerde değilsiniz.ben bir elf olarak aydınlığa inandım ve o aydınlığında bir tanrısı olduğunu ve onlarında savaşçıları olduğuna eminim.ve ben nacizane bir fert olarak buna inanıyorum ve bunun için varlığımıda onun yoluna feda edebileceğimi biliyorum.ve ben o kadar önemsiz ve değersiz biriysem tanrılar ve yarı tanrılar niye bana cevap verme gereği hissetti?yoksa zavallı bir elfin bile bu basit başkaldırışından rahatsızmı oldular?birilerinin uyanmasındanmı korktular?
Karanlığa ya da aydınlığa bakamamak mı? Ketçap ben ve inananlarım ikisine de ait değiliz. Ne karanlığa ne aydınlığa... Işığa tapan bir insan bunu ne kadar anlayabilir bilmiyorum ama anlatmaya çalışacağım. Sadece ışığın olduğu bir dünyayı düşün sonra da sadece karanlğın olduğu dünyayı.. Gölge ikisinde de var olamaz. Biz varlığı oluşturan bu iki gücün arasındaki denge sayesinde var oluruz.
Her yerde olmadığımızı söylemişsin?
)))))) Bu kadar emin olma elf. Hiç ummadığın yerde karşına çıkabiliriz bir gün hatta kendi beyninin bir köşesinde bile.
Aydınlığın savaşçıları demek onları ara elf ve bulduğunda gölgeleri yok etmeyi istediğini söyle belki sana sadece aptalca pransiplere uyarak elinde tutabileceğin bazı güçler verirler.
Elfin meydan okumasının bizi korkutması mı? Bu gerçekten hoş? Bin yıllardır süre gelen şeyi demek yıkacaksın? Kolay gelsin derim sana. Elinden geleni yap. Ama şunu söyleyeyim. Senin meydan okuman beni daha çok eğlendiriyor. Senden öncekilerde olduğu gibi. Dediğim gibi elinden geleni yap elf. Gölgelere meydan oku. Gölgelerin bilgeliğğine ulaşıp senin değerli gördüğün kavramların anlamsızlığını öğrenmiş insanları kendi yanına çekmeye çalış. Ancak bunun için gölgelerin içine girmen gerekecek hadi bakalım elf benim krallığıma gir bakalım çekinme seni orada bekliyor olacağım.
Karanlığa ya da aydınlığa bakamamak mı? Ketçap ben ve inananlarım ikisine de ait değiliz. Ne karanlığa ne aydınlığa... Işığa tapan bir insan bunu ne kadar anlayabilir bilmiyorum ama anlatmaya çalışacağım. Sadece ışığın olduğu bir dünyayı düşün sonra da sadece karanlğın olduğu dünyayı.. Gölge ikisinde de var olamaz. Biz varlığı oluşturan bu iki gücün arasındaki denge sayesinde var oluruz.
Her yerde olmadığımızı söylemişsin?
Aydınlığın savaşçıları demek onları ara elf ve bulduğunda gölgeleri yok etmeyi istediğini söyle belki sana sadece aptalca pransiplere uyarak elinde tutabileceğin bazı güçler verirler.
Elfin meydan okumasının bizi korkutması mı? Bu gerçekten hoş? Bin yıllardır süre gelen şeyi demek yıkacaksın? Kolay gelsin derim sana. Elinden geleni yap. Ama şunu söyleyeyim. Senin meydan okuman beni daha çok eğlendiriyor. Senden öncekilerde olduğu gibi. Dediğim gibi elinden geleni yap elf. Gölgelere meydan oku. Gölgelerin bilgeliğğine ulaşıp senin değerli gördüğün kavramların anlamsızlığını öğrenmiş insanları kendi yanına çekmeye çalış. Ancak bunun için gölgelerin içine girmen gerekecek hadi bakalım elf benim krallığıma gir bakalım çekinme seni orada bekliyor olacağım.
Hiç bir ışık aynaya baktığınızda gördüğünüz karanlığı yok edemez.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest