Hayat dediğin şey
Güzel olmuş Starfell kardeş... Bu defa gerçekten çok etkilendim.
Aegron şiirde gerekli olan şey bir çeşit tınıdır. Doğrudan kafiyeye gerek yok... Kafiye daha çok şiire başlarken o tınıyı yakalamaya yardımcı olur. Ancak o yolu hiç kullanmadan kendi yolunu bulmak da denenebilir ve kimi zaman daha güzel de sonuç verebilir.
Aegron şiirde gerekli olan şey bir çeşit tınıdır. Doğrudan kafiyeye gerek yok... Kafiye daha çok şiire başlarken o tınıyı yakalamaya yardımcı olur. Ancak o yolu hiç kullanmadan kendi yolunu bulmak da denenebilir ve kimi zaman daha güzel de sonuç verebilir.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
Aegron Linwelin
- Kullanıcı

- Posts: 2614
- Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Yok ya o konuda haklsında ben daha çok kişi eleştirisinden çok yazan var mı? manasında sormuştum mkafiyeli ben bi ara takmıştım ama sonra serbest şiirde duygularımı daha rahat anlattığımı anlayınca serbest şiire direk donus yaptım ki bence en iyi yontem de bu yazanlara helal olsun cidden ben pek beceremedim. Becerdim ama duygularımı yansıtmadı.
Thanks Mario but The princess is in another castle!!

Çok sevindim Firble bunu duyduğumaFirble wrote:Güzel olmuş Starfell kardeş... Bu defa gerçekten çok etkilendim.
Aegron Kafiye konusunda firble ın dediklerine aynen katılıyorum ve ekliyorum.
Kafiyeye uyucam diye konudan uzaklaşabilirsin. Bence anlatılan konu daha önemli tabi farklı görüşler vardır bu konuda.
MARTI
Bembeyaz bir martı.
Nede güzel süzülüyor,
Engin maviliğin üzerinde.
Kaygısız ve olabildiğine hür.
Belki uzaklarda binlercesi
Bir simit parçası peşinde
Tıpkı sen gibi,ben gibi
Tıpkı o martı gibi
Hepimiz kendimize farklıyız.
Ya vapurdan bakanlar için;
Hepimiz martı değil miyiz.
----------------------------------------
Aslında bu benim yazdığım 2. şiirim ancak o zaman başka bir başlıkta yazmıştım bunu şimdi ise hepsiinin aynı başlık altında durmasının daha iyi olduğunu düşündüm.
Bembeyaz bir martı.
Nede güzel süzülüyor,
Engin maviliğin üzerinde.
Kaygısız ve olabildiğine hür.
Belki uzaklarda binlercesi
Bir simit parçası peşinde
Tıpkı sen gibi,ben gibi
Tıpkı o martı gibi
Hepimiz kendimize farklıyız.
Ya vapurdan bakanlar için;
Hepimiz martı değil miyiz.
----------------------------------------
Aslında bu benim yazdığım 2. şiirim ancak o zaman başka bir başlıkta yazmıştım bunu şimdi ise hepsiinin aynı başlık altında durmasının daha iyi olduğunu düşündüm.
-
Aredheliquas
- Kullanıcı

- Posts: 1039
- Joined: Sat Apr 23, 2005 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
RÖZGAR
Gözlerimden yaş geliyordu.
Hissediyordum,
Yavaş yavaş ilerliyordu aşağıya
Tıpkı bir insan ömrü gibi.
Saçlarım uçuşuyordu.
Görüyordum,
Dağılıyordu birkaçı sonsuz boşluğa.
Tıpkı buğdaylar gibi.
Niçindi peki?
Bazen üşüten, bazen serinleten
Yüzüme ıslık çalaran üfleyen rüzgarın,
Olduğu içindi sanki.
Gözlerimden yaş geliyordu.
Hissediyordum,
Yavaş yavaş ilerliyordu aşağıya
Tıpkı bir insan ömrü gibi.
Saçlarım uçuşuyordu.
Görüyordum,
Dağılıyordu birkaçı sonsuz boşluğa.
Tıpkı buğdaylar gibi.
Niçindi peki?
Bazen üşüten, bazen serinleten
Yüzüme ıslık çalaran üfleyen rüzgarın,
Olduğu içindi sanki.
Dünya bile bu kadar büyük gelirken insana,
Evreni canlandırmak gözünde...
Ne bir çizgi, ne bir isim olsun istemişimdir.
Öldüğümde benden kalan,
Hep bir nehir olmak istemişimdir.
Sonzuzluğa akan.
İçinde haksızlığı, mutsuzluğu boğan.
Ama öyle sıradan bir nehir değil "Nil" gibi bir nehir.
Ã?ünkü etrafında akarken bütün pislik,
İçi ter temizdir onun.
İçine girer ve yıkanırsan,
Sende onun temizliğine ortak olursun.
Bir kere oturur konuşursan,
Sanada yayılır mutluluğu,
Ardından dünyayı kurtarmak gelir içinden.
Hani olur ya güç bende olsa dediğin.
Ölürken insanlar, etrafında,Bir şeyler yapamadığın.
Sadece izlemekle yetindiğin...
Farkında olmadan, neler yapabileceğinin,
Yada unutturulmuşken sana insan olmak.
Yaşayabiliyorsan savaşın verdiği acıyı,
En derininde
İçerken kahveni yeşil kanepede,
Kırmızı bir kitap okurken.
Aklına geliyorsa acılar,
Pencereye çıkıp, avazın çıktığı kadar bağırmak istiyorsan,
Haksızlığa,savaşa,öfkeye,nefrete ve iki yüzlülüğe.
Ancak o zaman insan olmayı hatırlıyorsan,
Bu koşturmanın arasında.
O bile senin küçük nehrini Nile'e biraz daha yaklaştırır.
Evrendeki sonsuzluğun içinde biraz daha büyümüş olursun.
Ã?ünkü paylaşmısındır, acı çekenlerin acılarını.
Tıpkı "Nil" gibi içindeki sonsuz mutlulukta onlara da yer açmışsındır.
Ve şanşlısındır; insan olmayı bir kez daha hatırladığın için.
---------------------------------------------------
İthaf: Nil bunu okursa selam olsun ona burdan!..
---------------------------------------------------
Filistinle ilgili 3 tane makale çevirmek durumunda kaldım ondan etkilendiğim açık ve nettir.Kalemim gücünün yettiği kadar imgeler serpiştirdim araya. Okuyanlarada selam olsun. Bi an içinde bulunduğumuz durumun ciddiyetini düşündürebildiysem ne mutlu bana.
Evreni canlandırmak gözünde...
Ne bir çizgi, ne bir isim olsun istemişimdir.
Öldüğümde benden kalan,
Hep bir nehir olmak istemişimdir.
Sonzuzluğa akan.
İçinde haksızlığı, mutsuzluğu boğan.
Ama öyle sıradan bir nehir değil "Nil" gibi bir nehir.
Ã?ünkü etrafında akarken bütün pislik,
İçi ter temizdir onun.
İçine girer ve yıkanırsan,
Sende onun temizliğine ortak olursun.
Bir kere oturur konuşursan,
Sanada yayılır mutluluğu,
Ardından dünyayı kurtarmak gelir içinden.
Hani olur ya güç bende olsa dediğin.
Ölürken insanlar, etrafında,Bir şeyler yapamadığın.
Sadece izlemekle yetindiğin...
Farkında olmadan, neler yapabileceğinin,
Yada unutturulmuşken sana insan olmak.
Yaşayabiliyorsan savaşın verdiği acıyı,
En derininde
İçerken kahveni yeşil kanepede,
Kırmızı bir kitap okurken.
Aklına geliyorsa acılar,
Pencereye çıkıp, avazın çıktığı kadar bağırmak istiyorsan,
Haksızlığa,savaşa,öfkeye,nefrete ve iki yüzlülüğe.
Ancak o zaman insan olmayı hatırlıyorsan,
Bu koşturmanın arasında.
O bile senin küçük nehrini Nile'e biraz daha yaklaştırır.
Evrendeki sonsuzluğun içinde biraz daha büyümüş olursun.
Ã?ünkü paylaşmısındır, acı çekenlerin acılarını.
Tıpkı "Nil" gibi içindeki sonsuz mutlulukta onlara da yer açmışsındır.
Ve şanşlısındır; insan olmayı bir kez daha hatırladığın için.
---------------------------------------------------
İthaf: Nil bunu okursa selam olsun ona burdan!..
---------------------------------------------------
Filistinle ilgili 3 tane makale çevirmek durumunda kaldım ondan etkilendiğim açık ve nettir.Kalemim gücünün yettiği kadar imgeler serpiştirdim araya. Okuyanlarada selam olsun. Bi an içinde bulunduğumuz durumun ciddiyetini düşündürebildiysem ne mutlu bana.
Anlatmak istediğini güzel anlatmışsın Starfell.
şiirin akıcı ritmik havasını da güzel yakalıyorsun. Sadece birkaç ufak mısra var sanki akıcılığın içinde göze batan.
Ben şiiri yazdıktan sonra kendime okurum. Okurken mesela bazı mısralar fazla uzun gelir bazıları da fazla kısa onları tekrar ele alırım. Ama bunun kelime sayısı hece sayısı gibi bir kuralı yok. Adını koyamadığım insanla ilgili duygulara hitap eden bişey. şiirinin hep birisi tarafından sesli okunduğunu düşün.
Güzel işler çıkartıyorsun. Epey ozanımız var sitede mutluluk verici =)
Bir de adetim yerini bulsun gelmişken bişeyler karaliyim.
Bir nehir gibi olmak vardı diyorsun,
Bir nehir gibi uçsuz bucaksız,
Sonsuzluğa akan bir nehir gibi...
Okyanusun yanında bir hiç olsan bile,
Yine de hayat veren insanlara,
Medeniyetlere ilham veren bir nehir.
Bir nehir gibi güçlü olmak...
Kendi yolunu yaratabilmek kayaların arasından,
Geçmişin yükünden muhaf olmak bir de...
Nereden geldiğini önemsemeden,
Her seferinde yeni suları taşımak.
Bir de birleşmek diğer nehirlerle,
İşte o zaman nil olmak vardı diyorsun.
şiirin akıcı ritmik havasını da güzel yakalıyorsun. Sadece birkaç ufak mısra var sanki akıcılığın içinde göze batan.
Ben şiiri yazdıktan sonra kendime okurum. Okurken mesela bazı mısralar fazla uzun gelir bazıları da fazla kısa onları tekrar ele alırım. Ama bunun kelime sayısı hece sayısı gibi bir kuralı yok. Adını koyamadığım insanla ilgili duygulara hitap eden bişey. şiirinin hep birisi tarafından sesli okunduğunu düşün.
Güzel işler çıkartıyorsun. Epey ozanımız var sitede mutluluk verici =)
Bir de adetim yerini bulsun gelmişken bişeyler karaliyim.
Bir nehir gibi olmak vardı diyorsun,
Bir nehir gibi uçsuz bucaksız,
Sonsuzluğa akan bir nehir gibi...
Okyanusun yanında bir hiç olsan bile,
Yine de hayat veren insanlara,
Medeniyetlere ilham veren bir nehir.
Bir nehir gibi güçlü olmak...
Kendi yolunu yaratabilmek kayaların arasından,
Geçmişin yükünden muhaf olmak bir de...
Nereden geldiğini önemsemeden,
Her seferinde yeni suları taşımak.
Bir de birleşmek diğer nehirlerle,
İşte o zaman nil olmak vardı diyorsun.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
şiirdeki duygular sanki çok açık, ben bir şiirde hiç olmazsa biraz olsun gizem ararım (cümlem biraz saçma mı?) Duygular gerçekten yoğun olarak hissedilse de, sanki bunu bir şiirden farklı olarak, bir düz yazı ile yazmışsın gibi bir hisse kapıldım.
"
Ama öyle sıradan bir nehir değil "Nil" gibi bir nehir.
"
şeklindeki bir cümle (!) bence bu şiire uymamış.
Hani olur ya güç bende olsa dediğin.
Ölürken insanlar, etrafında,Bir şeyler yapamadığın.
Sadece izlemekle yetindiğin...
Farkında olmadan, neler yapabileceğinin,
Mesela bu kıta, bence bir kıta olmamalıymış, yani daha uzunmuş gibi.Biliyorum o son mısra tam bir cümle fakat, o virgülle beraber okuyunca insan, devamı varmış gibi oluyor ve bir anda kopunca şiirin duygusu kaçabiliyor.
Ama çok güzel yazıyorsun
Tebrik ederim tekrar
Bir de sanki fazla mı kafiye eksik? Bence hiçbir kıtada bir kafiye tek kalmamalı, bir yerde "pislik" demişsin ama sonu "ik" ile biten bir mısra daha olmaması sanki o mısrayı yok saymış.
Ne bir çizgi, ne bir isim olsun istemişimdir.
Öldüğümde benden kalan,
Hep bir nehir olmak istemişimdir.
Sonzuzluğa akan.
Bu kıta çok kopuk sanki?Üstelik noktalar ile virgüller yanlış yerde
Ne bir çizgi, ne bir isim olsun istemişimdir,
Öldüğümde benden kalan.
Dediğin zaman sanki bir sonraki kıta da bununla ilgili gibi oluyor.Fakat:
Hep bir nehir olmak istemişimdir
Sonsuzluğa akan
Diyerek devam edince, ilk iki mısra ayrı bir kıta gibi oluyor.
Neyse, çok kötü eleştri yaptım sanki
Ama olsun, lazımdır böyle 
"
Ama öyle sıradan bir nehir değil "Nil" gibi bir nehir.
"
şeklindeki bir cümle (!) bence bu şiire uymamış.
Hani olur ya güç bende olsa dediğin.
Ölürken insanlar, etrafında,Bir şeyler yapamadığın.
Sadece izlemekle yetindiğin...
Farkında olmadan, neler yapabileceğinin,
Mesela bu kıta, bence bir kıta olmamalıymış, yani daha uzunmuş gibi.Biliyorum o son mısra tam bir cümle fakat, o virgülle beraber okuyunca insan, devamı varmış gibi oluyor ve bir anda kopunca şiirin duygusu kaçabiliyor.
Ama çok güzel yazıyorsun
Bir de sanki fazla mı kafiye eksik? Bence hiçbir kıtada bir kafiye tek kalmamalı, bir yerde "pislik" demişsin ama sonu "ik" ile biten bir mısra daha olmaması sanki o mısrayı yok saymış.
Ne bir çizgi, ne bir isim olsun istemişimdir.
Öldüğümde benden kalan,
Hep bir nehir olmak istemişimdir.
Sonzuzluğa akan.
Bu kıta çok kopuk sanki?Üstelik noktalar ile virgüller yanlış yerde
Ne bir çizgi, ne bir isim olsun istemişimdir,
Öldüğümde benden kalan.
Dediğin zaman sanki bir sonraki kıta da bununla ilgili gibi oluyor.Fakat:
Hep bir nehir olmak istemişimdir
Sonsuzluğa akan
Diyerek devam edince, ilk iki mısra ayrı bir kıta gibi oluyor.
Neyse, çok kötü eleştri yaptım sanki
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Noktalama işaretleri konusunda haklısın Edmond. Aslında en iyisi hiç noktalama yapmamak bırakalım okuyan nerde soluklanmak istediğe karar versin 
Ã?te yandan şiirin düzlüğü konusunda sana katılamıyorum. Bence okuduğun zaman bi çırpıda soluk almadan okuya bilmelisin şiiri. Kafiye şiirin akıcılığını bozuyo bence. Bide kafiye uydurcam diye konudan sapmak tehlikeli oluyo.
Ã?te yandan şiirin düzlüğü konusunda sana katılamıyorum. Bence okuduğun zaman bi çırpıda soluk almadan okuya bilmelisin şiiri. Kafiye şiirin akıcılığını bozuyo bence. Bide kafiye uydurcam diye konudan sapmak tehlikeli oluyo.
Bir an hayal et ki;
Hayatın başında, günün sonunda olsun,
şimdi gözlerini kapa.
Bir masa birde koltuk hayal et.
Buna sevgilinin o bilindik kokusunu ekle
Ama öyle derine koy ki onu
Sanki o hala orda oturuyor olsun.
Aklına gelsin mutlu günler,
Sonra gülümsemeler ve aptallıklar...
Ardından aç gözlerini;
Bir kız karşında
Sanki ondan daha güzel daha çekici.
"Tanrım" de içinden
"Biraz önce kaybettim,
Ne kadar çabuk kazandım benliği mi?"
Biraz önce aşk yoktu
şimdi var...
Sonra dön kendi içine ve sor en derinine
"Aşık mı oldum yoksa aşık olmayı mı istiyorum?"
İşte bu soruyu cevaplamadan
Sakın kalkma oturduğun yerden.
Gerisi mi dostum?
Gerisi tecrübe, gerisi pişmanlık
Gerisi kalp sızıntısı, güz sancısı
Gerisi gümüş ay, karanlık gece
Belkide gerisi kustuğun yalanın kokusu
Kimbilir...
Hayatın başında, günün sonunda olsun,
şimdi gözlerini kapa.
Bir masa birde koltuk hayal et.
Buna sevgilinin o bilindik kokusunu ekle
Ama öyle derine koy ki onu
Sanki o hala orda oturuyor olsun.
Aklına gelsin mutlu günler,
Sonra gülümsemeler ve aptallıklar...
Ardından aç gözlerini;
Bir kız karşında
Sanki ondan daha güzel daha çekici.
"Tanrım" de içinden
"Biraz önce kaybettim,
Ne kadar çabuk kazandım benliği mi?"
Biraz önce aşk yoktu
şimdi var...
Sonra dön kendi içine ve sor en derinine
"Aşık mı oldum yoksa aşık olmayı mı istiyorum?"
İşte bu soruyu cevaplamadan
Sakın kalkma oturduğun yerden.
Gerisi mi dostum?
Gerisi tecrübe, gerisi pişmanlık
Gerisi kalp sızıntısı, güz sancısı
Gerisi gümüş ay, karanlık gece
Belkide gerisi kustuğun yalanın kokusu
Kimbilir...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests

