Mafya

Baştan aşağı kendi özgün hikayelerinizi yazmak için…
Post Reply
Alenthas
Forum Yöneticisi
Posts: 2670
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Innsmouth
Contact:

Mafya

Post by Alenthas »

İsmim Thomas, Tom ya da Tommy. Hangisi daha çok hoşunuza giderse, sanki bir önemi varmış gibi. Chicago'da sıradan bir apartmanda oturuyorum, burayı almamın tek sebebi ise başka hiç bir yerde Chicago'nun bu kadar içinde olduğumu hissetmediğimdendir, çatısından ne zaman şehre göz atsam kendimi kral gibi hissetmeme neden oluyor. Nitekim öyleydim de. Ceketimin cebinden çıkarttığım sigara paketini ve çakmağımı korkuluğa koyup bir sandalye çektim kendime. Bir servet ödediğim çizgili ceketimi yavaşça sandalyeye astım ve bu ucuz, kirli sandalyeye umursamaz bir edayla yavaşça yayıldım. Sigara paketimi tekrar elime aldığımda fazla hafif olduğunu fark etmiştim. İçinde sadece bir tane kalmış. Sigarayı alıp paketini bir kenara fırlattıktan sonra çakmağımdan çıkan ateşi izleyerek sigaramı yaktım. Ã?akmağımı gömleğimin ön cebine sokarken sigaramdan çektiğim dumanı yavaşça serbest bıraktığımda duman hafifçe esen rüzgâr eşliğinde raks ederek dağıldı.
Gençliğimin o aktif çağlarında yaptığım onca ağır işten sonra gelen o uyuşukluk duygusu bana geniş bir göbek kazandırmıştı. Göbeğimi biraz ovuşturduktan sonra şehri yavaşça süzdüm.
şehrin o tanıdık yüzünü görmek hep içimi rahatlatmıştır. Bana birilerinin hâlâ oralarda bir yerde olduğunu ve hâlâ bu şehirde uğruna savaşılacak şeyler olduğunu hatırlatır. Tabii her zamanki gibi Chicago'nun bitmek tükenmek bilmeyen kalp atışları geceleri hızla artarak devam ediyordu. Sabahları küçük masum işletmelerini yürüten mafya babaları, geceleri birbirleriyle kıyasıya yarışıyordular. Tabii ben o zamanlar dünyadan habersiz şımarık bir gençtim. Kendinden başkasını düşünmeyen, yaptıklarının doğuracağı sonucu idrak edemeyen salak bir çocuk.
Kısa bir süreliğine sigaranın ateşi daha parlak yandı. 1930'un sonlarıydı. On sekizime yeni girmiştim. Tam hayatım bir anlam kazanmaya başladı derken hiçbir değişiklik olmadığını hayal kırıklığıyla fark ettim. Hep aynı şeyler. Bizimkilerle birlikte Sánchez ailesine katılmaya karar verdik. Antonio'nun babası da o aile için çalışıyordu, bir önceki sene ölmeden önce tabii.
Babam öğrendiğinde deliye dönmüştü. Her zaman alın teriyle kazanmanın en doğrusu olduğunu savunmuştu. O yüzden evde üç çocuğu da aç yatıyor ya! Ben babam değilim, onun gibi de olmayacağım. Evet, o zamanlar böyle düşünüyordum işte.
Image
Alenthas
Forum Yöneticisi
Posts: 2670
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Innsmouth
Contact:

Post by Alenthas »

Bölüm I

I. Kısım

“Aileye katılmak istiyormuşsunuz?” dedi gömleğinin kollarını dirseklerine kadar çekmiş, umursamaz bir tavırla göbeğini çıkartarak duvara yaslanmış, kollarını iç içe geçirmiş adam.
“Evet-” sesim heyecandan kurumuş ve kısık çıkmıştı. Boğazımı temizleyip devam ettim “Evet efendim. Ben, Antonio ve Küçük John.”
“Antonio? Louie Gagliano’nun oğlu Antonio?”
“E-evet.”
“İyi adamdı, severdim. Pekâlâ, yarın öğlen vakti Carlos’un Barı’nda olun.”
Kafamı hızlıca sallayıp uzaklaştım.

Ertesi sabah yatağımdan fırlayarak uyanmıştım. Saat daha 9.00 olmasına rağmen panik içersindeydim. En iyi kıyafetimi giyecektim. Kareli kazak, bej renginde bir yelek ve kahverengi pantolon… “Tom, kahvaltı bitiyor! Ã?abuk ol!”. Hızlı adımlarla merdivenden aşağı inip mutfağa yöneldim. Ailem çoktan kahvaltı masasına oturmuş, çıkartılanların yarısını bitirmişti bile. Babamın çatık kaşlarını umursamayıp birkaç lokmayı çabucak ağzıma tıkıştırarak aceleyle kalktım.
“Nereye gidiyorsun?” dedi babam, ağzındakini bitirmediği için sesi biraz kalın çıkmıştı. Cevabını beklerken ağzındaki son lokmaları yutkunacak zamanı bulmuştu. Esmer, uzun boylu ve sıska bir adamdı, evin içinde genellikle atletle gezerdi. Tamirciydi, o yüzden biraz kas yapmıştı.
“Bizimkilerle dışarı çıkacağız.”
“Aylaklık yapmaktan sıkılmadın mı? Ne zaman bir iş bulmayı planlıyorsun? Sonsuza kadar bizimle kalamazsın. Bak ablana, zengin bir herifle evlendi ve şimdi hayatını yaşıyor. Senin gibi beş parasız bir herifi hangi karı evine alır ha?”
“Zaten bir iş görüşmesine gidiyorduk…”
“Ne işiymiş bu?”
“Geç kalıyorum, sonra anlatırım.” Kapının oradaki portmantoya gidip beremi kendimi beğenmiş bir tavırla geçirdikten sonra kapının yanında duran çekmecelerin üzerindeki aynaya bakıp şapkamı tamamen yerine oturttum ve son bir düzenleme yaptıktan sonra koşarak evi terk ettim.
Image
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests