Darkgnome wrote: ... İmza Köy İhtiyar Heyeti. ... İmza ..."
Son cümlenin yazılışında heyet hep birden maceracılarımıza baktı. "Grubunuzun adı nedir?"
"Grubun resmi adını 'Order of the Others' şeklinde yazabilirsiniz belgeye," dedi gnome Thorkil. "Ayrıca 'Öz-En Cesur Kahramanlar Grubu' diye de biliniriz diyarda ve efsanelerde. Bakmayın böyle didişik hallerimize, aslında şakalaşıyoruz kendi espri anlayışımız çerçevesinde. " (bluff:+10)
"Haydi imzalayalım belgeyi ve el sıkışalım!" diyerek imzalar.
Sözcünün alnında biriken ter damlaları, artık kızıla çalan güneş gibi düşmeye başlamıştır. Yutkunma ardından yüzüne yerleştirdiği zoraki bir gülümseme eşliğinde,
"Güneş siz imbatmak üzere. İsterseniz zanızı atın şuracağıza. Biz gerekli işlemlere başlayalım. Siz de kuyunun etrafını çevreleyin."
Last edited by Darkgnome on Thu Jul 02, 2009 12:24 am, edited 1 time in total.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
"Ohhh! Lafa gelince dilin pabuç gibi. Madem önden gidecektim niye "Van der Wonder ve yardımcıları" ismini beğenmediniz?"
"Van der Wonder ve yardımcıları"nı kabul ederseniz ben giderim önden. Bundan sonra herkese "Van der Wonder ve yardımcıları" diye tanıtacağız kendimizi ama!"
"Savaşta çok ölen soylu gördüm, peh! Von der Won ailesiymiş! kaç savaşta yer aldı bakayım onlar? Hiç te ismini duymadım. Savaşı duyunca kuyruğunu kısıp kaçıyorlar galiba ha?Soyluyuz biz ölmeyiz ölen onca adamın kanı sadece yerde kalmakla kaldı hiçbir cleric zahmet edipte resurrect büyüsü yapmadı üstlerine"
İmzalandıktan sonra sözleşmenin bir kopyasını kendine alan Thorkil Zanaid dışarı çıkar. Bu arada köy heyetinden, kendi grupları hariç diğer maceracıların hepsinin kibarca defedilmesini rica eder.
Thorkil sol elini kulağına dokundurmuş, alnını kırıştırarak sanki uzaklardan gelen hafif bir sesi dinlemeye çalışıyormuş gibiydi. Yarasa şeklindeki familiarı “Yarasa” ile telepati kurarken hep böyle poz verirdi.
-“Yarasa Yarasa, duyu kapi?”
-“Ustacığım yine Arkana dilinde mi konuşuyorsunuz?”
-“Yarasa ne yapıyorsun şu anda?”
-“Sinek avlıyorum alacakaranlıkta.”
-“İşler kesat mı?”
-“Yok oldukça fazla sinek var, karnımı doyurdum sayılır çok şükür!”
-“Sana göre bir iş var!”
-“Emrin olur ustacığım!”
-“şu uğursuz kuyuyu bir keşfe çık bakalım! Spot, Listen, Darkvision filan bütün maharetini kullan.”
-“Cüretimi bağışlarsanız... Darkvision değil, Blindsense.”
-“Ulan her ne haltsa işte, ukelalık yapma bana guano torbası!”
-“Emredersiniz!”
-“Yalnız içerde dikkatli ol, en ufak bir tehlikede withdraw yapmanı istiyorum.”
-“Anlaşıldı efendim!”
-“Yine de sana bir ‘Meyç Armor’ yapayım ne olur, ne olmaz.”
Thorkil yarasasına bir “Mage Armor” büyüsü yapar. Böylece yarasanın defansı artmış oluyordu. “Hadi bakalım, hide hide git, yolun açık olsun!” diye yarasayı kuyudan aşağı gönderdi. Kendiside gelecek telepatileri algılamak için konsantre oluyordu.
Not: Thorkil kendisine de günde 2 defa “Mage Armor” büyüsü yapar; büyü her defasında 7’şer saat dayandığından, dinlenme saatleri haricindeki bütün zamanı AC:+4 takviyelidir.
"Savaşçix(cohort) mühürümü ve mürekkebimi masanın üstüne koy ayrıca orada bu bilmemne ailesinin elemanıyız falan da yazmasınlar dikkat et yazmışlarsa düzelttir olur mu?"
"minor aura:over the top (charge verildiğinde +3 alınır)"
"major aura:hardy soldiers"
"Ne demek yani bizi istemiyorsunuz!" diye bağırdı diğer grubun liderleri. Haklı olarak kendileri ile alay edilmiş gibi hissettiler. Ancak birazdan canavarlar tarafından saldırıya uğrayacak bu köyde birde başkaları ile kapışmaya pek şsteklş değillerdi. "Bu iş burada bitmedi" demeyi de ihmal etmediler ama kendi yollarına gittiler.
Bu sırada kahramanlar olaylar hakkında bilgilendirildi. Sadece kuyunun yanında kalanlar ölmüşlerdi. Kuyu içindeki her ne ise evlere saldırmamıştı dahi. Kuyunun içindeki suyun kan dolu olduğu ama hiç ceset kokusu gelmediği de belirtildi.
Artık güneş tamamen batmak üzereydi ahali evlerine çekilmişti bile. Kıyamet öncesi sesszilik şimdi her yerdeydi. Herkes ve herşey belli bir şeyin olmasını bekliyormuşcasına sakindi ve güneş son ışıklarını da toprağın üstüne bıraktı ve köy ahalisi o da grubu terk etti.
NOT: Arkadaşlar üstünüze yapmak istediğiniz büyüleriniz yada kısa süreli hazırlıklarınız var ise lütfen buraya yazınız.
Kasaba Yeşil: Alışveriş merkezi Kırmızı: Kuyu Mavi: Han Kahverengi: Mezarlık Mor: Yolcuların ve Tüccarların tanrısının tapınağı
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
"minor aura:over the top (charge verildiğinde +3 alınır)"
"major aura:hardy soldiers (dr:1)"
Saint, Savaşçix'in yanına gidip mühürü basar."bakalım...hımm..." sonunda grup adı olan boşluğun yerini doldurur;"Öz-En Cesur Kahramanlar Grubu". "Hadi biraz dayak atmaya gidelim".
''Bakın önce yaratıklarımızı ve kendimizi tehlikeye atmadan önce bence içeri yanıcı bir madde dökelim ve bir meşale atalım içerde ne varsa dışarı çıkması içinde kuyunun ağzını kapatalım dışarı çıkmaya çalışan bişiler olucaktır illa'' der Yukarin...