Ölüm Zamanı: Karanlığın Tohumları! (Ortak
Julio uzunca bir süre sağda solda dolanıp insanların neye ne tepki verdiklerini inceledi; belki bir şeyi açığa vurup ne sır sakladıklarını ele verirlerdi derken, görünüşe göre adı Statham olan şu genç -ki yaş açısından Julio'yla pek bir farkı varmış gibi durmuyordu, grubun agresif de olsa bunaklardan oluşmadığını görmek güzeldi- akıllıca bir iki söz söyleyip rütbeyi, ödülü kapmıştı.
Demek tarikat bu tarz bir politika izliyordu. Dediğimizi kastetmek zorunda değiliz; kastettiğimizi sadece ima etmiş olabiliriz; kasteder göründüğümüz aslında ima ettiğimiz olmayabilir. Buna karşı Julio da aynı politikayı uygulardı işte! Duyduklarını ciddi ciddi dinlese, şu tarikat işini hallederdi. Annesinin de tarikattaki politikayı izlediği belli oluyordu şimdi düşününce...
Sonra Statham ya da öyle bir şey, oda arkadaşını seçerken Slicer'ın tekrar olay çıkarmaya çalıştığını fark etti Julio. Belli ki adamın tarzı buydu. Sırıtarak olacakları beklemeye başladı. şu Slicer, eğlenceli tipe benziyordu!
Demek tarikat bu tarz bir politika izliyordu. Dediğimizi kastetmek zorunda değiliz; kastettiğimizi sadece ima etmiş olabiliriz; kasteder göründüğümüz aslında ima ettiğimiz olmayabilir. Buna karşı Julio da aynı politikayı uygulardı işte! Duyduklarını ciddi ciddi dinlese, şu tarikat işini hallederdi. Annesinin de tarikattaki politikayı izlediği belli oluyordu şimdi düşününce...
Sonra Statham ya da öyle bir şey, oda arkadaşını seçerken Slicer'ın tekrar olay çıkarmaya çalıştığını fark etti Julio. Belli ki adamın tarzı buydu. Sırıtarak olacakları beklemeye başladı. şu Slicer, eğlenceli tipe benziyordu!
"Amacına ulaşmak isteyenler iyidir." dedi. Sonra kulağına fısıldadı.AlenthasLeasess wrote:Huysuzmuş diye söylendi kendi kendine Ben sana huysuzu gösteririm.
Slicer "Uza bakalım çocuk." diyerek Gökhan'ı itti "Onun odasında ben kalıyorum." Sonra Stratham'ın yanına gelip kafasını onun kafasına yaklaştırdı ve gözlerinin içine bakarak "Sorun olur muydu? Eğer istemezsen kesinlikle yanlış anlamam."
Hüsnü Bey sert bir tonla"Slicer..." diye başladı.
Slicer arkasına bile dönmeden "Sen takımımın işine karışma. Dışarıda bizimle olmayacaksın, sorunları kendimiz çözmeyi öğrenmeliyiz."
"Ama tarikatın sınırları arasında böyle bir şeye izin veremem!" diye devam etti Hüsnü Bey.
Ama Slicer umursamamıştı. Stratham'ın cevabını bekliyordu.
"Ama sanırım onlarla kalmak istemediğinden dolayı benimle kalmak istiyorsun. Sessizliği sevmelisin. Tercih olarak kötünün iyisiyim heralde." dedi ve sırıtarak yatağına geri döndü ve Slicer'a asker selamı verdi (hala sırıtıyordu).
Sonra Hüsnü Bey ve diğerlerine "Bu yaşlı kurttan bir şeyler öğrenebileceğimi düşündüm. Onla kalmam iyi olabilir." dedi ve sırıtışını (hala) bozmadan uzandı.
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Albert Einstein
Gökhan bozulmuştu, kendini dışlanmış hissetmişti. Statham'a dönerek: "Kendimi dışlanmış hissettim birden." dedi.
Amacı Slicer'ın yaptığı gibi olay çıkartmak değildi. Sadece ergenlik çağından yeni çıkmış bir veled gibi görmelerini istemiyordu. Yirmi yaşındaydı, teknik olarak ergenlik çağından yeni çıkmış bir veleddi, görünüşü de bunu destekliyordu. Yine de daha kibar davranabilirlerdi.
Amacı Slicer'ın yaptığı gibi olay çıkartmak değildi. Sadece ergenlik çağından yeni çıkmış bir veled gibi görmelerini istemiyordu. Yirmi yaşındaydı, teknik olarak ergenlik çağından yeni çıkmış bir veleddi, görünüşü de bunu destekliyordu. Yine de daha kibar davranabilirlerdi.
Sessizce olanları izledi.Neyse ki kavga çıkmayacağa benziyordu.
Etraftakilere bakındı.Gökhan ise üzülmüşe benziyordu.
"Merak etme, buraya dışarıdan gelen birisi için normal bir his.Ya ben? Her zaman buradaydım ve dışlanmış hissetmemek için tek bir sebebim bile yoktu.Yanımda 2-3 arkadaş vardı ve onlarda artık yeminlerini şeytan adına eden tiplerdi."
Hüsnü Bey'in kendilerini dinlediğini hatırladı.
"Ee, ne yapabilirim ki? Murat sırf cehenneme gitmek için 30 kere intiharı denememiş miydi?"
Sonra diğerlerine baktı.
"Evet Julio, sen, ben ve Gökhan birlikte kalacağız galiba."
Gülümsemeye çalıştı.
"Giriyor muyuz?"
Etraftakilere bakındı.Gökhan ise üzülmüşe benziyordu.
"Merak etme, buraya dışarıdan gelen birisi için normal bir his.Ya ben? Her zaman buradaydım ve dışlanmış hissetmemek için tek bir sebebim bile yoktu.Yanımda 2-3 arkadaş vardı ve onlarda artık yeminlerini şeytan adına eden tiplerdi."
Hüsnü Bey'in kendilerini dinlediğini hatırladı.
"Ee, ne yapabilirim ki? Murat sırf cehenneme gitmek için 30 kere intiharı denememiş miydi?"
Sonra diğerlerine baktı.
"Evet Julio, sen, ben ve Gökhan birlikte kalacağız galiba."
Gülümsemeye çalıştı.
"Giriyor muyuz?"
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
"Bana da öyle geldi. Odada nefes alınacak yer kalsın da, beş kişi de uyuyabilirdim orada..." dedi Julio. Bir an ne yaptığını fark etmeden elini saçlarından geçirip saçlarını şöyle bir karıştırdı. Bir yere girerken ve bir yerden çıkarken sıkça yaptığı bir şeydi bu. Başını salladı: "Girelim." Ses tonu sanki içeride dünyayı ele geçirmek isteyen bir adamla savaşaçaklarmış gibi ciddiydi. Slicer saldırgan tavırlarla kabul görüyor olabilirdi, ama Julio bu grup içinde bir izlenim edinecekse, kendini sağa sola sinirlenmek konusunda frenleyip daha soğukkanlı olması iyi olurdu.
Hüsnü Bey, Slicer'ın agresif çıkışını hoşgörülü karşılıyordu şimdilik. Ne de olsa yarın hepsinin yaşauacağı tecrübe çok farklıydı, bu yüzden rahat ettirmesi gerekiyordu bu gece herkesi. O yüzden Slicer ne derse desin karşılık vermemeyi uygun bulmuştu.
"Odalarınıza yerleştiyseniz ben artık çekiliyorum." dedi Hüsnü Bey.
"Eğer son bir sorunuz varsa duymak isterim." diye belirti ardından.
"Odalarda klima bile yok mu? İzmir'in yaz sıcağından haberiniz yok galiba! Bu da bir çeşit bir sınav mı?" diye çıkıştı Gökhan. Genelde hiç beklenmedik konularda aniden öfkelenmesiyle tanınırdı zaten. Bu yüzden çok fazla insanların kalbini kırdığı oluyordu.
"Sadece bir geceden erimezsiniz. Bundan sonra kalacağınız odalarda klimanın da olmasını sağlayacağız, merak etmeyin." diye yanıt verdi Hüsnü Bey.
şimdi diğerlerinin sorusunu bekliyordu. Son sorular çok değerli ve anlamlı olmalıydı, bundan böyle sorular yanıt bulamayacaktı çünkü. Bu fırsatı iyi değerlendirmeleri gerekiyordu.
"Odalarınıza yerleştiyseniz ben artık çekiliyorum." dedi Hüsnü Bey.
"Eğer son bir sorunuz varsa duymak isterim." diye belirti ardından.
"Odalarda klima bile yok mu? İzmir'in yaz sıcağından haberiniz yok galiba! Bu da bir çeşit bir sınav mı?" diye çıkıştı Gökhan. Genelde hiç beklenmedik konularda aniden öfkelenmesiyle tanınırdı zaten. Bu yüzden çok fazla insanların kalbini kırdığı oluyordu.
"Sadece bir geceden erimezsiniz. Bundan sonra kalacağınız odalarda klimanın da olmasını sağlayacağız, merak etmeyin." diye yanıt verdi Hüsnü Bey.
şimdi diğerlerinin sorusunu bekliyordu. Son sorular çok değerli ve anlamlı olmalıydı, bundan böyle sorular yanıt bulamayacaktı çünkü. Bu fırsatı iyi değerlendirmeleri gerekiyordu.
Julio sorusunu sormak için aradığı fırsatı bulmuştu. Gökhan'ın saçma görünen sorusundan sonra kendisi de bir soru sordu hemen: "Peki, Hüsnü Bey, bizim tarikattaki yerimiz ne olacak? Ölmeleri riskine girilebilecek piyonlar? Yünlere sarınıp saklanacak değerli porselen vazolar?" Ölme riski varsa, bari bunu bilerek savaşa girse iyi olurdu. Gerçi insan üstü güçlerden bahsediyorlardı, belki 'ölümü yenmek' gibi bir getirisi olurdu bunun.
"Tarikat uzun yıllardan beri bir formül üzerinde uğraşmaktadır, insanlara sıradışı yetenekler vermeyi amaçlayan. Tarikat gelecek düzende şeytan'ın dünyaya ayak basacağını öngörmektedir ve bunun için de kurucumuz Henry Soul'un hsoul diye tabir ettiği aşamalara göre hareket etmektedir. Size yetenek vereceğini düşündüğümüz formülün içeriğini güvenliğiniz için açıklamayı uygun bulmuyoruz ama diyebilirim ki hepiniz karanlığın ordusunun askerleri olarak hizmet vereceksiniz bu oluşuma. Bu da demek oluyor ki hepiniz çok değerlisiniz." diye anlattı Hüsnü Bey.
"Umarım soruna rahatlatıcı bir yanıt verebilmişimdir." diye bir bakış attı ardından.
"Umarım soruna rahatlatıcı bir yanıt verebilmişimdir." diye bir bakış attı ardından.
Ordu'ya hizmetmiş. Julio emin olamazdı, ama adam yine söylediğini kastetmiyor olabilirdi. Ordularda adamlar ölürdü; belli ki bunda da bir ölüm tehlikesi vardı. Yalnız, şeytan dünyaya ayak basana kadar yaşamaları önemliydi. Bir Karanlığın Ordusu denilen şey yapılacak savaşları kazanırsa, tarikat bu insanları boşverip ölüme terk edebilirdi. Belki savaş falan bile olmazdı. Söz konusu tarikat gibi bir örgüt olunca, kim bilebilirdi ki?
Yine de, Julio tarikat için çalışıyordu, sadece kendisi için değil. Hem ölüm tehlikesi, ölümden kaçmayı bilen biri için zarar getirmezdi! "Evet, Hüsnü Bey," dedi Julio; ki adamın adaını söylerken aksanını bilhassa vurgulamıştı, adam bundan ne çıkarmak istiyorsa çıkarabilirdi. "Olabileceği kadar rahatlatıcı..." Yine, adam buradan dilediği anlamı çıkarabilirdi.
Yine de, Julio tarikat için çalışıyordu, sadece kendisi için değil. Hem ölüm tehlikesi, ölümden kaçmayı bilen biri için zarar getirmezdi! "Evet, Hüsnü Bey," dedi Julio; ki adamın adaını söylerken aksanını bilhassa vurgulamıştı, adam bundan ne çıkarmak istiyorsa çıkarabilirdi. "Olabileceği kadar rahatlatıcı..." Yine, adam buradan dilediği anlamı çıkarabilirdi.
"He he, karanlığın ordusuna hizmet edeceğiz, ne kadar eğlenceli olacak kim bilir!"
Hüsnü Bey'in "Selim!" diye bağırmasını bekledi ama böyle bir şey olmadı.Zaten daha önce Selim'i hep yakın dövüş ve savaştan zevk alma üzerine eğitmişlerdi, muhtemelen Selim'in sözleri pek can yakıcı değildi.
"Neyse, benim sorum şey olacak, burada ne kadar özgür olacağız? Yani ben sporumu yapıp kordon turuna çıkabilecek miyim? Yoksa yatılı kampta gibi miyiz? Eskiden bana her şeyi yapmama izin verdiniz, şimdi değişecek mi?"
Hüsnü Bey'in "Selim!" diye bağırmasını bekledi ama böyle bir şey olmadı.Zaten daha önce Selim'i hep yakın dövüş ve savaştan zevk alma üzerine eğitmişlerdi, muhtemelen Selim'in sözleri pek can yakıcı değildi.
"Neyse, benim sorum şey olacak, burada ne kadar özgür olacağız? Yani ben sporumu yapıp kordon turuna çıkabilecek miyim? Yoksa yatılı kampta gibi miyiz? Eskiden bana her şeyi yapmama izin verdiniz, şimdi değişecek mi?"
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
"Özgürlük bir fısıltıdan ibarettir, asıl önemli olan güçtür. Gücün varsa özgürsündür, özgür olmak için bağırmana gerek yok, bunu bütün dünyaya haykırmana da. Bu yüzden sizi özgür kılmak için size güç vereceğiz. Tam tersi zihninizi berraklaştıracağız ve özgür bir bakış açısı kazandıracağız." diye yanıt verdi Hüsnü Bey, Selim'e.
"Ama sormak istediğin zihninin özgür kılınması değildi sanıyorum, eğer merak ettiğin sadece istediğin zaman istediğin yere gidebilecek olmansa elbette sadece istediğimiz zaman sana ulaşabileceğimiz sürece sorun yok."
"Ama sormak istediğin zihninin özgür kılınması değildi sanıyorum, eğer merak ettiğin sadece istediğin zaman istediğin yere gidebilecek olmansa elbette sadece istediğimiz zaman sana ulaşabileceğimiz sürece sorun yok."
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests



