Ölüm Zamanı: Karanlığın Tohumları! (Ortak
Savaşırlarsa öleceklerini anladıklarından ses çıkarmadan bekliyorlardı rehineler. Gökhan, Engin'in ve Julio'nun rehinelere göz kulak olmasını istedi ve diğerlerinin aksi yöne doğru ilerledi.
Duvara monte edilmiş şamdanın eğik olduğunu fark ettiğinde gizli bir geçit bulduğunu anlamıştı, onu düzelttiğinde duvarda bir kapı açıldı. Bir asansör ortaya çıkmıştı kapının ardından. Paslanmış ve biraz eski bir model asansör olsa da, merdiven çıkmaktan daha konforluydu.
"Sanırım çıkış yolunu buldum." diye seslendi Gökhan.
Selim, Statham ve Slicer'ın onu duyabileceğini umarak yine seslendi. Bu paslı asansöre güvenebilirler miydi emin değildi, diğerlerinin görüşü önemliydi bu durumda.
Duvara monte edilmiş şamdanın eğik olduğunu fark ettiğinde gizli bir geçit bulduğunu anlamıştı, onu düzelttiğinde duvarda bir kapı açıldı. Bir asansör ortaya çıkmıştı kapının ardından. Paslanmış ve biraz eski bir model asansör olsa da, merdiven çıkmaktan daha konforluydu.
"Sanırım çıkış yolunu buldum." diye seslendi Gökhan.
Selim, Statham ve Slicer'ın onu duyabileceğini umarak yine seslendi. Bu paslı asansöre güvenebilirler miydi emin değildi, diğerlerinin görüşü önemliydi bu durumda.
Selim hava biçiminde Gökhan'ın yanına geldi ve duraklayarak (fakat Gökhan tabiî ki bunu hissetmemişti) asansörü inceledi.
Neden olmasın?
Gökhan yine rüzgarın sesini duymuştu.
Neden olmasın?
Gökhan yine rüzgarın sesini duymuştu.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Asansör herkesi alacak kapasitedeydi, rehineleri saymazsak. Rehineleri geride bırakıp asansörle yukarıya çıktılar. Binanın çıkışına vardıklarında gün ışığı hoşlarına gitmişti. Gökhan mutlulukla: "şimdi napıyoruz? Sanıyorum herkes kendi yoluna gidecektir?" diye sordu.
Gökhan, her şeyi geride bırakmak istiyordu. Veda faslı çabuk geçsin diye düşünüyordu. Ã?nce Statham'a baktı ve teşekkür etti. Arkasından Engin'e iyi olup olmadığını sordu gene. Selim rüzgar formundan çıkmamış olsa da yanlarında olduğunu tahmin edebiliyordu.
"Sanırım buraya kadar?"
Gökhan, her şeyi geride bırakmak istiyordu. Veda faslı çabuk geçsin diye düşünüyordu. Ã?nce Statham'a baktı ve teşekkür etti. Arkasından Engin'e iyi olup olmadığını sordu gene. Selim rüzgar formundan çıkmamış olsa da yanlarında olduğunu tahmin edebiliyordu.
"Sanırım buraya kadar?"
*Engin*
"Tamamen uzaklaşmadan rahat bir nefes alamam." dedi. Kısa bir durgunluktan sonra ekledi.
"Ama, bundan sonrasını hiç düşünmemiştim. Sanırım eski hayatıma dönmem artık imkansız. Beni hemen bulacaklardır. Sanırım, iki şekilde de lanetlendik."
Asansörde geçen zaman ona saatler gibi geliyordu. Özgür olmak bile onu rahatlatamıyordu. Ucube muamelesi görecekti. Ve peşini bıakmayacaklardı. Yaptıkları için onu her yerde avlayacaklardı
"Tamamen uzaklaşmadan rahat bir nefes alamam." dedi. Kısa bir durgunluktan sonra ekledi.
"Ama, bundan sonrasını hiç düşünmemiştim. Sanırım eski hayatıma dönmem artık imkansız. Beni hemen bulacaklardır. Sanırım, iki şekilde de lanetlendik."
Asansörde geçen zaman ona saatler gibi geliyordu. Özgür olmak bile onu rahatlatamıyordu. Ucube muamelesi görecekti. Ve peşini bıakmayacaklardı. Yaptıkları için onu her yerde avlayacaklardı
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
Selim diğerlerine hâlâ orada olduğunu belirtmek için
"Temiz hava, sanırım siz bunun ne demek olduğunu benim kadar anlayamazsınız, uçuyor gibiyim."
Gülümsemişti aslında, eğer bir yüzü olsaydı.
"Temiz hava, sanırım siz bunun ne demek olduğunu benim kadar anlayamazsınız, uçuyor gibiyim."
Gülümsemişti aslında, eğer bir yüzü olsaydı.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
*Engin*
Ne olduğunu yeni yeni idrak edebiliyordu. Özgür olduğunu yeni farkedebilmişti. Artık işkenceler yoktu. İstediği gibi yemek yiyebileceğini umuyordu. Ya da gezebileceğini. Fakat hayal ettii kadar rahat olmayacağını biliyordu.
Biraz rahatlayınca tekrar normal haline dönebildi. 25 yaşlarında üstü başı pislik içinde bir genç gibi görünüyordu artık.
"Sanırım artık herkesin kendi yoluna gitmesinin zamanı geldi. En azından benimki geldi. Bizi avlayacaklardır. Bir süre kaçıp saklanmayı düşünyorum. Eğer kendimde bu gücü buşursam bana bunu yapanlara nasıl bir şey olduğunu gösteririm belki bir gün."
Fazla konuştuğunu düşündü. Artık gitme vaktiydi. Orada bekledikleri her saniye tehlikeliydi. temkinli ama hızlı bir şekilde uzaklaşmak için yöneldi.
Ne olduğunu yeni yeni idrak edebiliyordu. Özgür olduğunu yeni farkedebilmişti. Artık işkenceler yoktu. İstediği gibi yemek yiyebileceğini umuyordu. Ya da gezebileceğini. Fakat hayal ettii kadar rahat olmayacağını biliyordu.
Biraz rahatlayınca tekrar normal haline dönebildi. 25 yaşlarında üstü başı pislik içinde bir genç gibi görünüyordu artık.
"Sanırım artık herkesin kendi yoluna gitmesinin zamanı geldi. En azından benimki geldi. Bizi avlayacaklardır. Bir süre kaçıp saklanmayı düşünyorum. Eğer kendimde bu gücü buşursam bana bunu yapanlara nasıl bir şey olduğunu gösteririm belki bir gün."
Fazla konuştuğunu düşündü. Artık gitme vaktiydi. Orada bekledikleri her saniye tehlikeliydi. temkinli ama hızlı bir şekilde uzaklaşmak için yöneldi.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
Hepsi ortada insana benzeyen bir figürün ortada belirir gibi olduğunu, ama daha sonra yeniden kaybolduğunu farkettiler. Ufacık bir esinti de aynı zamanda yüzlerine vurmuştu.
"Hepinize güle güle, aslında bu binadan ellerimizi kollarımızı sallayarak - yelleyerek- çıkmamıza hâlâ inanmıyorum ve bir terslik seziyorum. Ve tarikatın denek farelerini ortalara salacağını da hiç sanmıyorum.Bizi arayacaklardır muhakkak."
Diye bir ses çınladı herkesin kulağında yine.
"Hepinize güle güle, aslında bu binadan ellerimizi kollarımızı sallayarak - yelleyerek- çıkmamıza hâlâ inanmıyorum ve bir terslik seziyorum. Ve tarikatın denek farelerini ortalara salacağını da hiç sanmıyorum.Bizi arayacaklardır muhakkak."
Diye bir ses çınladı herkesin kulağında yine.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
(2 gün önce)
"Bunlar da ne?" diye sordu Gökhan. Küçük metal parçacıklardı.
"Bunları burun deliğinden içeri sokcaksın, nefes almanı engellemez. Bayıltıcı gazın etkisini azaltır, bir gün de bir diğerleri fark etmeden değiştirmelisin." diye açıkladı Hüsnü Bey.
"Ne yapmamı istiyorsunuz?"
"Liste hazırlayacaksın, her birinin yeteneğinin sınırları hakkında bir dosya hazırlamanı istiyorum."
"Ama sonunda bunu anladıklarında, aralarında bir hain olduğunu fark ettiklerinde biraz olay tatsızlaşacaktır."
"Onlar anlamadan yanlarından ayrılmaya bak sen." dedi sadece Hüsnü Bey.
"Bunu neden yapıyorsun? Bu kadar insanın hayatıyla oynuyorsun."
"Tercih hakkı onların, ben sadece hakemlik yapıyorum."
(şimdi)
Gökhan, diğerlerinden uzaklaştıktan sonra bir ağacın altına sakladığı dosyaları çıkarttı. Her birinin fotoğrafının altında kişisel bilgileri, yeteneklerinin sınırları ve hangi durumda nasıl tepki verdikleri ayrıntılarıyla yazılıydı.
"Hayatımı bir kukla olarak yaşamayacağım." dedi hüzünlü bir sesle Gökhan ve cebinden çıkarttığı çakmakla dosyaları yaktı, ardından uzaklaştı.
-SON-
"Bunlar da ne?" diye sordu Gökhan. Küçük metal parçacıklardı.
"Bunları burun deliğinden içeri sokcaksın, nefes almanı engellemez. Bayıltıcı gazın etkisini azaltır, bir gün de bir diğerleri fark etmeden değiştirmelisin." diye açıkladı Hüsnü Bey.
"Ne yapmamı istiyorsunuz?"
"Liste hazırlayacaksın, her birinin yeteneğinin sınırları hakkında bir dosya hazırlamanı istiyorum."
"Ama sonunda bunu anladıklarında, aralarında bir hain olduğunu fark ettiklerinde biraz olay tatsızlaşacaktır."
"Onlar anlamadan yanlarından ayrılmaya bak sen." dedi sadece Hüsnü Bey.
"Bunu neden yapıyorsun? Bu kadar insanın hayatıyla oynuyorsun."
"Tercih hakkı onların, ben sadece hakemlik yapıyorum."
(şimdi)
Gökhan, diğerlerinden uzaklaştıktan sonra bir ağacın altına sakladığı dosyaları çıkarttı. Her birinin fotoğrafının altında kişisel bilgileri, yeteneklerinin sınırları ve hangi durumda nasıl tepki verdikleri ayrıntılarıyla yazılıydı.
"Hayatımı bir kukla olarak yaşamayacağım." dedi hüzünlü bir sesle Gökhan ve cebinden çıkarttığı çakmakla dosyaları yaktı, ardından uzaklaştı.
-SON-
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest



