Bard birliği

Baştan aşağı kendi özgün hikayelerinizi yazmak için…
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Ã?anakkale
Contact:

Post by Edmond »

Bıktım artık
Hatırlamaktan
Özlemekten, düşünmekten
Her şeyden
Sen hariç her şeyden
Gözlerinden değil
Gözlerinin yokluğundan
Ellerinden değil
Ellerinin yokluğundan bıktım.

Özledim hep
Gözlerini
Ellerini
Bir kez olsun gülmeni
Adımı söylemeni özledim

Bekledim hep
Karşıma geçmeni
Adımı söylerken
Ellerimi tutup
Seni seviyorum demeni bekledim

Bıktım artık
Yokluğundan bıktım
Son kez gel yanıma
Özledim seni
Bekledim seni
Acı çekerek
Özleyerek
Ağlayarak bekledim
Hep bekledim


Hep bekleyeceğim...........


Not:Bu türde, yani ölçüleri hiç takmadan yaptığım şiir demem.Bilmiyorum nasıl oldu.Yazmak istemiyordum biraz, Firble istedi.Gerçekten iyi geldi Firble
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Ã?anakkale
Contact:

Post by Edmond »

Gözyaşlarımı dindirmeyen el
Yüreğimi susturmayan merhem
Hep yüreğimi kanatan güzel
Gel de beni öldür, yeter ki gel



not:Biraz kısa oldu, ama içimden geldi, anında yazayım dedim :)
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Ã?anakkale
Contact:

Post by Edmond »

Bazen ağlamaktır ölüm
Giden sevgilinin ardından.
Bazen özlemektir ölüm.
Bazense bakakalmaktır
Gözünü ayırmadan,
Giden sevgilinin ardından

Bazen ayrılmaktır ölüm
Sevdiğine bakarak ayrılmak
Bazense düşünmektir.
Onsuz geçen günleri
Sadece düşünmek bile
Belki öylece ölmektir.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

İhmal etmişiz buraları ne zamandır.

Edmond ölmesine izin vermemiş saolsun =)

Sonuncusu da gayet güzel olmuş ama onun üstündeki dörtlük gerçekten çok iyi olmuş bence. Çok yalın ve çok yoğun. Tebrik ediyorum.

GElmişken boş da geçmeyelim.
-------------------
Ã?ırpınıyorsun özgürlük diye,
Canını bile vermeye hazırsın belki de.

Karşında duran koca dünyaya
Haykırıyorsun bir insanlık sesinle.

Kendinle yüzleş önce.
Ã?nce kendinle savaş.

Kendini özgür bırak önce,
Sonra başkalarını
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am
Contact:

Post by dwaxer »

.
Büyülü Orman

Ben de girdim o büyülü ormana, zamanında
İlham perilerinin oynaştığı hoş kokulu çiçeklerin yanında,
Ağaçların serin gölgesiyle güneşin sıcaklığı arasında,
Lapa lapa yağardı sevinç, yaz ortasında.
Mutluluğun rayihası tadında, kuşların tınısında,
Sihirliydi her şey o güzel sahibenin tebaasında
şarhoştum bilmediğim o büyünün etkisi altında.

Büyülü orman cennetten köşe, bir ütopya;
Renklerin konuştuğu, seslerin hoş koktuğu,
Menekşe, lale, gül, orkide ve papatya,
Tabiatın nemli kucağı ve bereketin coştuğu,
Gerçeküstü bir lezzet karışırken havaya,
Kalbimin pır pır eden kelebeklerle koştuğu...
Etkisindeydim, hani o bilindik büyü var ya!

O güzel cadının büyüsü, ormanın cadısı;
Büyüsünden onun güzelliği ve ormanın havası,
O çiçekler, o yeşiller hep göz aldanması
Ã?yle gerçekti ki kırılgan ümidin sanrısı,
Asla, asla unutulmayacak onun anısı.
Sardığım, sarıldığım gülün diken yarası,
Kan ile yıkanınca aralandı büyünün etkisi.

Yoktur büyünün çaresi, zehrin panzehiri,
Ölüm belki ve zaman onun duygusuz biraderi.
Ã?öktüğünde karanlık, hayaller ormanına,
Takıntılı evhamlar gibi benliğin harmanına,
İşlemiştir iliğine kekremsi işkence, hatıralarına.
Karanlık hayalet ormanında efsunlu birisi,
Geçmiyor kahrolası büyünün etkisi.

Orman zift karası, ayın şavkı yasak geceye,
Bütün yaratıklar gelmiş secdeye, o üç harfli heceye.
Genzimde is kokusu, soğuk, nemli ve puslu,
Kurbanların tozlu kemikleri yatıyor uslu uslu
Ayağımın altında çatırdıyorlar, hatırlatıyorlar,
Bir zamanlar olduğum beni anımsatıyorlar.
Kara ormanda yürüyenler, yaşayan ölüler her birisi
Geçmiyor o uğursuz, o lanet büyünün etkisi.

Cadı nerede şimdi, lanet cadı göze gözükmez,
Yeni ruhlar, soyut hazlar peşinde açlığı dinmez.
Baykuş, yarasa krallığından, bu geceler ülkesinden,
Ã?ıkmalıyım artık, kurtulmalıyım mezarlık devriyesinden
Takıntılı evhamlar gibi benliğimin harmanına,
İşledi iliğime kekremsi işkence, hatıralarıma,
Sonsuz zaman bile yetmeyecek asla unutmama
Yoktur zehrin panzehiri, büyünün çaresi,
Ölüm denen muamma ve belki cadının kendisi
Ölseydi eğer güzel cadı, geçerdi belki büyünün etkisi
Ölseydi eğer güzel cadı, belki geçerdi büyünün etkisi.


.
Dreamscape
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 718
Joined: Sun May 07, 2006 10:00 am
Location: Kuzeyden Nordland'den...
Contact:

Post by Dreamscape »

Mükemmel Dwaxer... :clap:
<div>Kuzey'de yazın sonu gelmez...</div><br>
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am
Contact:

Post by dwaxer »

Dreamscape wrote:Mükemmel Dwaxer... :clap:
Estağfurullah. :mrgreen: Teşekkür ederim.
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Tozlanmıştı eski hanın rafları,
Ama hiç eskimedi ahşapları.

Tek sakini yuva yapmış kuşları,
Gözlenirdi gelenlerin yolları

Bazen uyusa bile ozanları,
Hatırlanır düşlerde şiirleri.

Sussa bile çalgıların sesleri,
Rüzgar söyler o eski şarkıları,

Dönmüş ise meclisin sakinleri,
Açılsın kapıların kilitleri.

şenlensin de kaybolmasın neşesi,
Sönmesin hiç ocağının ateşi.


Daha ilk döndüğüm anda hece ölçüsüyle yazmanın ne kadar zor olduğunu hatırlattı başlık. Normalde daha serbest yazıyorum ama böyle şeylere gitmiyor değil =)

Burayı hortlatmanın zamanı geldi sanıyorum. Bir çok kişinin şiir yazmaya başladığı yerdi burası. Başkalarına da vesile olur belki.

Eski ozanları ve yeni ozanları selamlarım. Başlığa bir şey karalamak için lütfen çekinmeyin. ZAmanında neredeyse herkes "ama ben şiir yazamam ki" diye başlamıştı. Sıkılmazsanız okuyun =)
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Walter
Yönetici
Posts: 528
Joined: Sat Oct 22, 2005 10:00 am
Location: Gilead
Contact:

Post by Walter »

Efla'nın davetiyle bende bakayım dedim pek iyi sayılmam ama bir hikayem için gerekliydi onun hakkında bir şiir yazayım dedim, bakalım siz nasıl bulacaksınız. Hatamız varsa affola....


Üç Avcılar'ın Liderine


Burada bunca hikaye yazıldı, bunca efsane söylendi,
Ki bir adam vardı, Yıllarca efsanelerde adı geçti,
O bir Kılıç Ustasıydı, namı duyuldu çağlarca,
Sürerdi atını Derin Karanlıklara,…”

O ki karanlıklara sürerken atını
Duraksamadı hiç çünkü ölümdü kararı
Yemin etmişti iyiliğe, doğruluğa, güzelliğe bir solukta.
Korumak için onları tüm ruhunla

Adı Silvan’dı, gözleri yeşil, düşüncesiydi dert.
Adımlarını atarken mağrurdu, sözleri sert
Bakışları ki eritirdi bir güzelliği, ya da yakardı düşmanları
Ama bilirdi gücün de sevgide olacağını

Onun grubuna avcı derlerdi, üç kişiydiler…
Gördükleri kötüleri nasıl da dize getirdiler
Adaleti kılıçla, zekayla bilediler, maydanlarda
Nizam getirdiler Kaosun diyarına

Silvan, Braiyn, March idi adları…
Yaptıkları değildi herkesin harcı
Ã?ünkü işleri korkuyu korkutmak uzaklaştırmaktı.
Diğerlerinin cesaretleri söndüğünde onların yardımına koşmaktı

İşte bu hikaye onlarındır tamamıyla
Onlar ki karanlıktan korkmadılar, onun hiçbir adıyla
Onlar ki masumu korudular, Ã?ektikleri binlerce cefayla
Onlar ki Efsanelerde adı geçti Kaosun çağında

şimdi size onların hikayesini anlatacağım yavaşça
İyi dinleyin! Ã?ünkü bu Üç Avcıların Hikayesi unutulmuştur yıllarda
Bir daha duyamayabilirsiniz, karanlıkların arasında...


Nickoy Waldemer.

Sitihis Halk Ozanı, Kadim Efsaneler Araştırmacısı

Bar Toplantılarından 4. çağ sonlarında kaleme alınmıştır….
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Walter yeni bir ozani aramizda gormek cok guzel... Ben de katilayim bir seyler yazayim...

Ofkeliysen kendine hakim olamayacak kadar
Nefes al once
Bil ki ne sekilde olursa olsun sana zarar verecek o ofke
Yine de atamiyorsan onu, icinde tut once.
Ofkenin nedeni kimse anlamasin sakin
Bir dostun varsa ya da o an icin guvendigin biri anlat ona
Ama yikmadan kopruleri
Ne insanligin, ne de eger bir arkadasinsa ofkelendigin arkadasligin
Oyle ki evet yasa ofkeni care yoksa ama ofke gectiginde
Elinde kirik camlarla dolu bir oda
Ve bir daha kurulamayacak bir hayat kalmasin sakin.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Walter
Yönetici
Posts: 528
Joined: Sat Oct 22, 2005 10:00 am
Location: Gilead
Contact:

Post by Walter »

Ben ozan değilim kendimi asla o kadar iyi görmedim şiirde. Yazıda iyi olduğumu söylerler ama şiirde pek acınası haldeyim :) Bu şiirinde o kadar güzel olduğunu düşünmedim ama yayınlayayım benden de esinti olsun istedim. Yine de bana selam geçtiğin için teşekkürler
firble...
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Walter kardeş. Daha önce bunu okuyanlar muhtemelen artık bıkmıştır ama ben yine de tekrarlayayım. Bence şiir yazıyorsan, yazmayı seviyorsan kendini ozan olarak isimlendirmen son derece doğru bir şeydir.

şiir yazmaya başladıktan sonra ozan olmak için geçilmesi gereken bir sınırın olmadığını düşünüyorum. Ozan olmayan şairler ve ozan şairler yoktur bence. Sadece ozanlar ve daha iyi ozanlar vardır.

Neyse ben yine şiirle yazayım bir de...

Ozanlığı varılacak bir şehir gibi görür bazıları
Yola çıkarak kalemi kağıdı alıp da
Uzun yıllar sonra
Belki bir gün kapısından girilecek
Bir defa girildi mi de
Bir ömür boyu içinde kalınacak bir şehir gibi.

Ben farklı düşünüyorum ama
Ozanlık bir yoldur bence
Ve her insanın ayağının önündedir bu yol
Yaşı kaç olursa olsun
Nerede ne yapıyor olursa olsun
Yazabilen hatta yazmayıp da konuşan her insan
Bir an uzaklıktadır ozanlığa
Kendi zihninden gelen sözcükleri yazması bir kağıt parçasına
Ya da öylecene mırıldanması belki sessizce
Yeterlidir

Ve ayağını koymuştur artık yola
Yürümeye ve içindeki sesi şiire dönüştürmeye devam ettikçe
Ozandır o benim için
Ne kadar iyi ya da kötü olursa olsun şiirleri
şiir yazıyordur sonuçta
Bu yeterlidir benim için bir kişiye ozan demeye

Daha iyi hatta çok daha iyi şiirler vardır elbette
Ozanlık yolunda daha çok yürümüş ozanlarındır bu şiirler
Ancak ne kadar ustalaşmış olursa olsun bir ozan
Ulaşılacak ve bir daha hiç içinden çıkılmayacak bir şehir yoktur asla
Bir ozan için hep varılacak daha iyi bir nokta
Yazılacak çok daha iyi bir şiir vardır.
Ve bir ozan, yani şiir yazan herkes
Kendisi karar verir ne kadar hızlı yürüyeceğine bu yolda
Ve ne kadar hızlı ya da yavaş gitse de
Çok daha güzel gelir
Yolda yürümenin verdiği tad çoğu zaman
Yol boyunca geçtiğin yerlerin güzelliklerinden

Böyle işte kardeşler
Kendi halinde bir adamın fikirleri idi bunlar
İstediğinize inanmak size kalmış elbet
Ve de seçtiğiniz yolda yürümek
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Bir otelin bodrum yani
Yani basimda sehir
Ve ben belki en yalniz anlarindan birindeyim zamanin
Etrafinda akan onca yasam
Ve benimle bir arada olanlar
Hicbiri ulasamaz simdi bana
Oylesine sarmis aklimi dusunceler
Ve oyle ki bir bosluk acmak istiyorum
Bir seyleri gorebilecegim
Konusabilecegim
Ama olmuyor her zaman
Ve etrafimi saran dusunceler
Ayiriyorlar beni herkesten
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Seviyorum Bu Kenti

Yüzlerce insanın olduğu sokaklarda yürürken
Başbaşa kalabilmeyi kendimle seviyorum
Mırıldanmak
Bağırmak
şarkı söylemek
O kadar sıradan o kadar kolay ki burada
Ve tam ihtiyacın olurken metronun içinde
Ya da en işlek sokakta
Ya da parkın ortasında
Mekanik bir ses değil
Bir insanın
Tam ihtiyacın olan şarkıyı söylemesini seviyorum
Her biri kendi hayatını yaşasa da
Hayal etmekten korkmayan
Ne kadar kötü durumda olsalarda
Gülmeye devam eden
Bazen onları izlediğimi bile anlamayan
Ama bana güç veren
Dünyanın onca ülkesinden gelen insanlarını seviyorum
Bir zenginlik kenti hayal etmiştim gelirken
Hayır öyle bir kent değil burası
Daha çok umudun kentin
Hem tek tek yaşıyan insanların
Sürekli yaşayan, gerçekleşen ve yenilenen umutları
Hem de tüm Dünyayı kaplayan umutların kentin
İyi ki gelmişim bu kente
İyi ki buradayım.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Harlemin Işıklarını Seyrettik

Ne zamandır bir kentin ışıklarını seyretmemiştim tek başıma
Bir pencerenin kenarında
Hafifçe esen rüzgar vururken yüzüme
Bana bakan
Baktı mı ne der diye düşüneceğim kimse yokken
Müzik de tam
İşte biri olacaktı dedirten bir müzik iken

O anda oradaydın sen
Görmedim ama hissettim seni
Dokunmadım ellerine
Yine de el eleydik ikimiz
Ve dans ettik
Hiç kıpırdamamış olsam da ben
Pencerenin önünden

Sonra son sözleri çalınırken müziğin
Karanlık odanın çok ötesinde
Bir şehrin ufak apartmanlarında yaşayanları izledik uzaktan
Onları düşündük birlikte
Bir an için
Sadece bir an

Sonra o an geçti
Sustu müzik
Kalktım pencerenin önünden
Döndüm karanlık odaya doğru
Biliyordum bitmişti
Sen yoktun
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests