Ölüm Zamanı (Yorum)
Obur boyutta var olan mutluluk benim hosuma gitmedi... Nasil desem tuhaf bir mutluluk. Sanki her karakter kendisinin mutlu oldugunu ozel olarak gostermeye calisiyor. Bilmiyorum belki bu benim hoslanmadigim bir mutluluk tarzi.. Ben daha hareketli bir mutlulugun olmasini isterdim.
Ikinci aklima gelen mesele... Yazarlarin kudreti gercekte ne kadar.. Sonucta eger herkes kendi yaptigindan sorumlu ise, yazarlar kimin ne yapacagini ne kadar belirleyebiliyor?
Neyse guzel bir bolum, biraz kafami karistirdi ve de bu aralar kafamin karismasina da ihtiyacim vardi bir parca.
Ikinci aklima gelen mesele... Yazarlarin kudreti gercekte ne kadar.. Sonucta eger herkes kendi yaptigindan sorumlu ise, yazarlar kimin ne yapacagini ne kadar belirleyebiliyor?
Neyse guzel bir bolum, biraz kafami karistirdi ve de bu aralar kafamin karismasina da ihtiyacim vardi bir parca.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Kıyameti durdurmak, bana düşüncesi bile tuhaf geliyor. Ama bu bölüm yine işleri karıştırmayı başarmış. Ã?ykünün bu yanını seviyorum. En son bölümün hemen öncesinde bile olaylar karışabiliyor.
Açıkçası güzel bir bölüm olmuş. Yine de aklımda belli sorular var olmaya devam ediyor neyse sonraki bölümü bekleyeyim ama.
Açıkçası güzel bir bölüm olmuş. Yine de aklımda belli sorular var olmaya devam ediyor neyse sonraki bölümü bekleyeyim ama.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Ã?ncelikl son bölüm için yorum yapayım. Açıkçası biraz daha kıyamet tasviri bekliyordum. Belki bu yazanlar da etkileyici olabilirdi. Ama öncesinde belli belirtiler olsa ve yavaş yavaş gelişen bir kıyamet olsa belki daha iyi olabilirdi. Bir de insanların üzerindeki etkilerini de açıkçası görmek istedim.
Sonuç olarak Catboy, diğer ciltlere göre bu bölümde çok daha sıra dışı ögeler kullanmışsın. Genellikle de başarılı oldun. Diğer ciltlerdekilerden çok daha hoşuma giden birçok bölüm var bu ciltte.
Ancak hala bir parça tasvir konusunda eksiklik hissediyorum. Anlattığın ana olayın tasvirini iyi yapıyorsun. Ama yan tasvirler anlattığın an için önemli olmayan bazı ayrıntıların tasvirlerinin de hikayede olması iyi olabilir. Özellikle bazı büyük olaylar ( kıyamet gibi ) ana öyküde biraz daha ikinci planda kalsa da ( sonuçta kıyametten kurtulabilen karakterlerimiz var ) belki biraz daha iyi anlatılabilirdi.
Bir de belli kuralları anlatırken aniden konuşanın hikayedeki karakterler değil, catboy olduğunu hissediyorum. Karakterin kendi üslubu da bir şekilde bu açıklamaların içinde yer alabilirse çok iyi olur.
Konu seçiminde gayet cesursun, ve karmaşık bir arka planı bile bir şekilde anlaşılır şekilde öyküye dahil ediyorsun, anlattığın arka plan anlaşılmasa da hikaye zevkle okunuyor. Ã?yle ki bazen aklındaki arka planı tamamen açıklamana gerek yok aslında...
Neyse kardeş hayırlı olsun....
Bir de sana tavsiyem arada ufak hikayeler şeklinde de olsa başka bir şeyler de yaz. Bu senin geriye bu ya da başka büyük öykülere döndüğünde faydalanabileceğin farklı üsluplar ve ögeler de geliştirmeni sağlar.
Sonuç olarak Catboy, diğer ciltlere göre bu bölümde çok daha sıra dışı ögeler kullanmışsın. Genellikle de başarılı oldun. Diğer ciltlerdekilerden çok daha hoşuma giden birçok bölüm var bu ciltte.
Ancak hala bir parça tasvir konusunda eksiklik hissediyorum. Anlattığın ana olayın tasvirini iyi yapıyorsun. Ama yan tasvirler anlattığın an için önemli olmayan bazı ayrıntıların tasvirlerinin de hikayede olması iyi olabilir. Özellikle bazı büyük olaylar ( kıyamet gibi ) ana öyküde biraz daha ikinci planda kalsa da ( sonuçta kıyametten kurtulabilen karakterlerimiz var ) belki biraz daha iyi anlatılabilirdi.
Bir de belli kuralları anlatırken aniden konuşanın hikayedeki karakterler değil, catboy olduğunu hissediyorum. Karakterin kendi üslubu da bir şekilde bu açıklamaların içinde yer alabilirse çok iyi olur.
Konu seçiminde gayet cesursun, ve karmaşık bir arka planı bile bir şekilde anlaşılır şekilde öyküye dahil ediyorsun, anlattığın arka plan anlaşılmasa da hikaye zevkle okunuyor. Ã?yle ki bazen aklındaki arka planı tamamen açıklamana gerek yok aslında...
Neyse kardeş hayırlı olsun....
Bir de sana tavsiyem arada ufak hikayeler şeklinde de olsa başka bir şeyler de yaz. Bu senin geriye bu ya da başka büyük öykülere döndüğünde faydalanabileceğin farklı üsluplar ve ögeler de geliştirmeni sağlar.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
zaten bizim karakterler kıyametin olduğu gün gelmişlerdi, bu yüzden kıyametin belirtileri olduysa da bilemeyiz...
Zaten orada önemli olan kıyamet değildi, başka bir şeydi. Serdar, orada annesiyle karşılaşıyordu, orada kıyametin olması filan hiç önemli değildi. çünkü kıyamet, var olanın yok olması demek. orada olanlar belli, dünya yok oluyor işte. zaten orası sadece 3 bölümdür öyküde geçen bir dünya, yani yok olması da pek önemli değil. sadece ne olursa olsun serdar'ın yazarı bulup herşeyi kolaylıkla çözememesi için yapılmış bir şey, o zaman çok basit bir çözüm olurdu...
mesela asıl öykünün geçtiği dünyada kıyamet olsaydı daha detaylı, belirtileriyle beraber işlenmiş bir konu olurdu...
Zaten orada önemli olan kıyamet değildi, başka bir şeydi. Serdar, orada annesiyle karşılaşıyordu, orada kıyametin olması filan hiç önemli değildi. çünkü kıyamet, var olanın yok olması demek. orada olanlar belli, dünya yok oluyor işte. zaten orası sadece 3 bölümdür öyküde geçen bir dünya, yani yok olması da pek önemli değil. sadece ne olursa olsun serdar'ın yazarı bulup herşeyi kolaylıkla çözememesi için yapılmış bir şey, o zaman çok basit bir çözüm olurdu...
mesela asıl öykünün geçtiği dünyada kıyamet olsaydı daha detaylı, belirtileriyle beraber işlenmiş bir konu olurdu...
Belki haklisin ama ne bileyim. En azindan belki sokaklardaki insanlarin yuzlerinde o gun tuhaf bir sey oldugu izlenimi edinilebilirdi.
Ama.... tabii kiyamet bir anda hicbir belirti olmadan da gelmis olabilir. Ya da belirtiler ancak dikkatle bakilinca anlasilacak kadar kucuk olabilir.
Gecen ilkbaharda izledigim filmde mesela son 10-12 saat once insanlar Dunyadaki yasamin birkac saati kaldigi anliyorlardi. Oldukca da gercekci bir filmdi.
Ama.... tabii kiyamet bir anda hicbir belirti olmadan da gelmis olabilir. Ya da belirtiler ancak dikkatle bakilinca anlasilacak kadar kucuk olabilir.
Gecen ilkbaharda izledigim filmde mesela son 10-12 saat once insanlar Dunyadaki yasamin birkac saati kaldigi anliyorlardi. Oldukca da gercekci bir filmdi.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Evet, nihayet okumaya başladım öykünü. 13. bölümdeyim. Söz verdiğim gibi
Ã?ykünün gidişatı genel olarak barış üzerine kurulu sanki
Olay olmuyor pek ne zamandır. Aziz Bey'in hafızasının ikincil bölümüne ulaşabilmesi garibime gitti. Aynı hafıza konusunu ben de çok düşünmüştüm. Ama sonra hafızanın bazı bölümlerine ulaşmanın imkansız olduğuna karar verdim.
Bir de
"Rüyalarında sıklıkla gördüğü biri olurdu. Esmer, bedevileri andıran bir yüze sahip, kırklı yaşlarında bir adam her zaman onunla konuşurdu.
"
Demişsin, aman yarabbi tam benim kafamdaki tip
Bir de kel ise tamam 
edit: Uzun dağınık saçlı imiş olmadı şimdi.
editin devamı
: Bir de Gürhan'ın kitaplardan bulabildiği bir bilgiyi Azrail'in nasıl bilmediğini anlayabilmiş değilim.
editin ikincil devamı
: Alperen'in çay içmesi güzel 
Ã?ykünün gidişatı genel olarak barış üzerine kurulu sanki
Bir de
"Rüyalarında sıklıkla gördüğü biri olurdu. Esmer, bedevileri andıran bir yüze sahip, kırklı yaşlarında bir adam her zaman onunla konuşurdu.
"
Demişsin, aman yarabbi tam benim kafamdaki tip
edit: Uzun dağınık saçlı imiş olmadı şimdi.
editin devamı
editin ikincil devamı
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests

