"Sonra ayıldım. Kollarım yoktu, ikisi de! Kalkmak istedim bacaklarım da yoktu! Kesmiş, hepsini kesmiş!" Ã?nümden geçen bir hemşireye bağırmak istedim. Yapamadım konuşamıyordum ki. Sonra her yer karardı. Bayıldım galiba. Hep kabus gördüm. Sonra küçük kızı. O diyordu ki; 'Dayan! Sadece bir kaldı, dayan iblisi korku sardı.' Ben iblisi tanıyordum zaten! Ama o korkmuş gibi değildi. Her yanımı kesti benim, hem de gülerek." Odaya mezar sessizliği çökmüştü. "Gözlerimi açtığımda bana bakıyordu. 'Sen artık insan değilsin.' dedi bana . 'Sen bir artıksın' Sonra dedi ki; Herkesin o çok korktuğu ölüm, senin için ne ulaşılmaz bir güzellik değil mi?"
Kitabı yazan Türk yazar, kendi adını kullanmamayı tercih etmiş. Ama seçtiği ilginç hikaye ve bunu küçük ayrıntılarla anlatım tarzı gerçekten nefes kesici. Kitabın bir özetini çıkartmak neredeyse imkansız, çünkü her şey o küçücük ayrıntılarla birbirine bir dantel inceliği ile bağlanmış. Okumaya başladığınızda bitirene kadar elinizden bırakmak istemeyeceksiniz. Gerilim seviyesi çok yüksek, sonunu öğrenmek için insanın en arka sayfasını açıp bakmak isteyeceği cinsten. Heves kaçırmamak için konusundan fazla bahsetmek istemiyorum, bu zaten kısa bir tanıtım
Ve en son, kitabın kapağını da sizlerle paylaşayım.

*Dipnot: Kitap birinci değil, üçünü şahıs anlatımdır. Tanıtım yazısındaki birinci şahıs, kitabın baş karakterinin bir anlatısıdır.

