İblis Söylenceleri (Yorum)
İblis Söylenceleri (Yorum)
Varsa hikaye hakkında yorumlar burada belirtmenizi beklerim...
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
İlginç kimse okumamış mı bu hikayeyi, oysa en iyi hikayelerimden biri olarak görürdüm ben bunu neyse düşünmek lazım tabi biraz,.
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
iki bölümü de okudum, herhalde bu tek bir öykü olmasa gerek ya da bu justisar denilen yerde başka öykülerin de vardır umarım çünkü öyle değilse bir sürü karakter ismi geçiyor, pata küte savaşa giriyoruz ve okuyucunun ne karakterlerden ne de olaydan birhaber bir şekilde okumasını bekliyorsun. ben kim kimin oğlu, kim iblis, bu barbar da nereden çıktı diye düşünürken, yazı bitti. Yani öykünün devamında bir doyurucu anlatım bekliyordum, hoş dövüş kısmını da daha bir tasvirli yazsan o zaman da güzel bir savaş öyküsü okuduk derdik. Ama amacın sadece iki bölümde bitiveren bir savaşı yazmak değil sanırım, bu yazdığın öykü kendi yarattığın evrenin bir yerinde geçiyor.
bütün olarak bakıldığında eksik geliyor okuyucuya, çünkü karakterlere bağlanamıyorsun ama dediğim gibi tüm bu evreninde geçen öykülerle birlikte bakmak lazım o zaman bir bütün olabiliyorlarsa sorun yoktur tabi. yazmaya devam, gerçekten de yaratıcı bir hayal gücün var, en azından ben dövüşün sonunu merak ettim ve okudum. okura merak duygusu verebiliyorsan gerisi zaten kendiliğinden gelir. bir de benim de yaptığım meşhur hataya dikkat, yazım hataları fazla olmasa da dikkatimi çekti.
bütün olarak bakıldığında eksik geliyor okuyucuya, çünkü karakterlere bağlanamıyorsun ama dediğim gibi tüm bu evreninde geçen öykülerle birlikte bakmak lazım o zaman bir bütün olabiliyorlarsa sorun yoktur tabi. yazmaya devam, gerçekten de yaratıcı bir hayal gücün var, en azından ben dövüşün sonunu merak ettim ve okudum. okura merak duygusu verebiliyorsan gerisi zaten kendiliğinden gelir. bir de benim de yaptığım meşhur hataya dikkat, yazım hataları fazla olmasa da dikkatimi çekti.
O savaş Justisar tarihinde bir kırılma noktasıdır. Ayrıca bütün hikayelerim Justisar'da geçer, İlk başta yazan günlüklerde belirtiliyor bu. Bunun devamını atacağım şimdi ama savaştan çok sonra, Gece Elflerinin kralı elrohir ile, İlk doğanların tanımını açıklayacağım, Umarım biraz olsun bu soru işaretlerini giderir
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
Hmmm... Böyle kendi yarattığı Dünyalar üzerine yazılan hikayelerde genelde bir sorun biz okuyucuların o Dünyayı tanımadığımızı göz ardı etmek oluyor.
Ama bu hikaye bu açıdan bence güzel olmuş.... Hani ilk başta açık kalan yerler var... Ama açık kalan yerler merakı daha çok arttırıyor. Bunun dışında olayları tasvir edişin güzel olmuş. Özellikle tasvir ettiğin nesneler gözümün önünde canlanıyor ki bu gerçekten bilinmeyen bir Dünyada geçen öyküde önemli olabiliyor.
Hmm hikayenin şu anki noktasında savaştan hemen sonraki sahnede kendimizi bilmediğimiz bir ortamda bulduk... Yani bu da tabii sana ait bir tarz Walter, ama ben nesnel olmayan bir okuyucu olarak diğer bölümlerde aradaki olayların da biraz anlatılmasını isterim.
Ama kendine özgü bir öykü anlatım tarzın var bu tarzı kaybetme sakın.
Ama bu hikaye bu açıdan bence güzel olmuş.... Hani ilk başta açık kalan yerler var... Ama açık kalan yerler merakı daha çok arttırıyor. Bunun dışında olayları tasvir edişin güzel olmuş. Özellikle tasvir ettiğin nesneler gözümün önünde canlanıyor ki bu gerçekten bilinmeyen bir Dünyada geçen öyküde önemli olabiliyor.
Hmm hikayenin şu anki noktasında savaştan hemen sonraki sahnede kendimizi bilmediğimiz bir ortamda bulduk... Yani bu da tabii sana ait bir tarz Walter, ama ben nesnel olmayan bir okuyucu olarak diğer bölümlerde aradaki olayların da biraz anlatılmasını isterim.
Ama kendine özgü bir öykü anlatım tarzın var bu tarzı kaybetme sakın.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Beğenmene sevindim, bilinmezlik olunca ilgi çekiyor bence, Son hikayede Justisar'ın lalbi anlatılıyor, ama üstü kapalı bir biçimde, aslında bu hikayelere bir de bir sözlük koymayı düşündüm bu sizce nasıl olur.
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
Yok, en azindan benim acimdan sozluk kotu olur... Bazi kisiler icin ilginc olabiliyor, ama ben acikcasi bilimkurgu tarih ve fantastik edebiyat eserlerinde sozluklerden hoslanmiyorum... Bence bilinmeyen kavramlar kendi kendilerini anlatmalilar...
Belki ilk basta bahsedilen Dunyaya giris niteliginde bir yazi olabilir.
Belki ilk basta bahsedilen Dunyaya giris niteliginde bir yazi olabilir.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests


