Ölüm Zamanı: Veda (Kişisel bir teşekkür yazÄ

Baştan aşağı kendi özgün hikayelerinizi yazmak için…
Post Reply
catboy
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 3268
Joined: Fri Jan 19, 2007 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

Ölüm Zamanı: Veda (Kişisel bir teşekkür yazÄ

Post by catboy »

Tam 6 öykü, bitirmesi 2 yılımı alan bir seri. İleride "Kitapgah" kısmında tanıtımını da yapacağım günleri iple çekiyorum, buraya öykümü koyamam, önceden koyduğum bölümler de kompile değişti zaten, ondan buradan çıkartmak zorunda kaldım buraya koyduğum kısımları da. Ara sıra olmaz bu iş, böyle bir fantastik öykü tutmaz diye yarım bırakmaya kalkıştığım zamanlar oldu ama sadece iki kişinin desteğiyle öykümü yazmayı sürdürdüm. Buraya öykümü bitirmemin şerefine onlara teşekkür etmek ve buraya bu kadar yazdım, ben ne anlatmaya çalıştım onu (reklamın iyisi kötüsü olmaz, belki merak edenler olur öykümü he he) yazmak istiyorum.

Özel teşekkürlerim Firble ve Illyra'ya (hep bana inandıkları için) başta olmak üzere Edmond, Efla, WizardOfQuarks, Alenthas, Androner, Artemis Entreri, Dwaxer, Walter, Lydronk, Aegron, Bogus, Moonwhisper ve Clicks'e. Umarım ileride kitap haline getirmeyi (güya bu yazdı ama maddi açıdan zor bir döneme girmiş durumdayım) başarırım da o teşekkür kısmında koca koca harflerle FRPWORLD'den bahsetme onuruna ulaşırım.

Çok yaşa FRPWORLD, iyi ki sizlerle karşılaştım, umarım bu sözler boşa gitmez de yazar olmayı başarırım he he (Mazur görün biraz duygusal biriyimdir) Neyse reklam kokan yazıma gelecek olursam da:

Son Söz

Ölüm Zamanı en başından beri kaderin aslında önceden bizim adımıza belirlenmemiş olduğunu, kendi seçimlerimize bağlı olarak bir kader oluşturulduğunu anlatan bir öykü oldu hep.

Emre: "Bu sefer sanırım kötü veya iyi biri olmamızın kaderimizde yazmadığına ikna olmuşsundur."

Aziz Bey: "İnsanların hayatın seçimlerden ibaret olduğuyla ilgili bir görüşte bulunduklarını görüyorum çoğu zaman. Herhalde kısa ve öz bir şekilde bir kavramı tanımlamayı başardıkları en doğru şey bu olsa gerek diye düşünürüm ben de. Sen seçimini yaptın, Serdar."

Serdar: "Kaderinde neyi seçersen neyle karşılaşacağın yazıyor, neyle karşılaşacağını bilemezsin asla ama neyi seçeceğin tamamen sana bırakılmıştır."

Aynı zamanda bir fedakarlık, dostluk ve benim için en önemlisi aile, özellikle de bir annenin neler yapabileceğini anlatan bir öykü oldu.

Meral: "Oğlumu bir daha kaybetmemek için her türlü fedakârlığı yapacağıma dair kendime söz vermiştim ve şimdi artık sen hiçbir şekilde oğlumun yakınına adıma atamayacaksın."

Zeliha: "Sözlerine dikkat et! şu anda yaptığın ve söylediğin şeylerden ileride pişman olabilirsin. Bu yüzden sana yalvarıyorum, bir daha böyle bir çılgınlığın peşinden gitmeyeceğini söyle."

Hasan: "Ã?nce kendine inanmalısın, oğlum. Yaşamda seni yaptıklarınla değil, başkasından senin hakkında duyduklarıyla yargılayanlar olacaktır. Sen doğru olduğuna inandığın şeyi yapmaya gayret et ve asla inancını kaybetme."

Ve bu öykünün içinde aşka da yer vardı elbette.

Zeliha: "Onu gerçekten seviyordun değil mi? Hani Aziz Bey ile anlaşma yapıp Cennet"e gitmesi için gözünü kırpmadan öldürdüğün, sonra da bedeninin bir melek tarafından kullanılmasını kaldıramayıp Emre"yi kandırarak melekten kurtulmak isterken az daha iki defa ölümüne neden olacak kızı gerçekten seviyordun değil mi?"

Serdar: "Bunu neden yapıyorsun?"
Sevgi: "Ã?ünkü ben de sana aşık oldum."

Sevgi: "Niye insan olmaya karar vermişti?"
Serdar: "Ã?ünkü bana aşık olmuştu."

Emre: "Sadece bana güven, sana söz veriyorum buradan daha güvende olacaksın yanımda."
Gökçe: "Teşekkürler, sen sözünü tuttum. Artık burada güvendeyim. Belki de birbirimize destek olmalıyız, ne dersin?"

Zeliha: "Sanırım yollarımız şimdi ayrılacak Benjamin."
Benjamin: "Ben bir şekilde yine seni bulurum, hayatım."

Henry: "Belki zamanı geldiğinde seni bulurum tekrar ve artık günah işlemekten korkmadan bir araya geliriz. Tüm günahlarımdan arınıp, yaptığım her şeyin hesabını verdiğimde seni bulacağım. Beni bekleyecek misin?"
Sevgi: "Elbette. Söz veriyorum."
Henry: "Seni seviyorum, Sevgi."
Sevgi: "Ben de seni seviyorum."

Ve son olarak bu bir kardeşlik öyküsüydü, kısa ve net bir şekilde.

Egemen: "Kaç kardeşim, gücünü kullanarak kaç. Seni yakalamalarına izin verme."
Damla: "Sen benim ailemden kalan tek kişisin ve seni de kaybedemem."

Henry: "Her şey için çok teşekkür ederim, Gökçe senin desteğin olmasa bunların hiç biri gerçekleşmezdi. Sen hep dilediğim kız kardeşim gibisin."
Gökçe: "Kardeş olmak için kan bağına gerek yok ki. Önemli olan yürekten gelen bağdır ve o bağ bizi kardeş yapıyor işte."

Emre: "Neden beni ziyaret ediyorsun, Serdar? Çok mu hoşuna gidiyor, buraya gelerek benim delirdiğimi görmek?"
Serdar: "Ã?ünkü sen benim kardeşimsin ve buraya yalnız olmadığını hatırlatmak için geliyorum."

Emre: "Seni seviyorum, kardeşim. Elveda."
Serdar: "Elveda kardeşim."

Diğer şeyler ise bunları anlatmak için seçtiğim bir yoldan ibaretti, sadece bir kurgu ve karakterler için bir test alanıydı, kaderi, aileyi, dostluğu, aşkı ve kardeşliğin ne demek olduğunu keşfedecekleri bir yerdi öyküm sadece onlar için ve tabi ki de herkes için.

Serdar: "Ben buranın yabancısıyım, O ne derse benden daha iyi bildiği için diyordur."

Sonlar hep zordur, bir türlü varmak istemezsin ama her zaman varılması gereken bir son olmalıdır ki yaşadıklarımızın bir anlamı olsun.

Serdar: "Artık bitmesi gerek diyorsun yani?"
Emre: "Evet bitmeli, bence çok uzattık bu öyküyü. Herkes mutlu sonu artık görsün ve olması gereken de olsun."

Serdar: "Sadece mutlu olalım, artık her şey sona ersin istiyorum. Mutlu bir sonu hak ediyoruz değil mi?"
Sariel: "Zaten mutluyuz ve bunu çoktan hak etmiştik."

SON
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Açıkçası amatör sanatı çoğunlukla profesyonel sanattan daha çok sevmişimdir. Bu öyküyü okurken bunu bir defa daha anladım. Açıkçası son birkaç yıl boyunca en severek okuduğum öykülerden birisi idi...

Ã?yküdeki birçok karakterin geçirdiği dönüşümü okumak güzeldi. Dümdüz gitmeyen insanı şaşırtan bir öyküydü ki benim açımdan en güzel yanı da boydu.

Hikayeyi yayınlama konusunda kolay gelsin diyorum Catboy... Eeee yayınlarsan alırım sen de imzalarsın artık. : ) )
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Possessed
Site Çizeri
Posts: 958
Joined: Mon Mar 13, 2006 10:00 am
Location: Tanrilarin Unuttugu Yerden...
Contact:

Post by Possessed »

Bence öykü demek yanlış, romanlar yazdın sen. "Birinci kitabını" okudum senin, devamını takip edemedim; gerek siteye uzun aralıklarla uğramamdan gerekse çok uzun yazıları bilgisayar ekranından okuyamamamdan. Sitenin teması uzun yazı okumaya pek müsait değil, koyu zemin üstünde beyaz yazı gözlerimi mahvediyor. Zaten birinci kitabını da word dosyasına atarak okudum. Eğer bastırma planların varsa devamını okumaya çalışmayayım, kitaplarını satın alıp baştan sona okurum :)

Neyse uzatmayayım, kutluyorum seni. Azmettin başardın ve sonunu getirdin, helal olsun :clap: Benim de ne projelerim var yarım yamalak, senin gibi oturup bitirebilsem keşke...

Eğer çizim mizim grafik lazımsa bakarız yani çekinme :wink: Ha basılacak kitap projen ciddiyse profesyonel yardım almanı tavsiye ederim :D
I am Lord Amean, The King of North, Leader of Zederus..
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests