Valcardo Rafuj

Baştan aşağı kendi özgün hikayelerinizi yazmak için…
Walter
Yönetici
Posts: 528
Joined: Sat Oct 22, 2005 10:00 am
Location: Gilead
Contact:

Valcardo Rafuj

Post by Walter »

"Bu eski zamanlardan kalma metinler elime geçtiğinde, Zamanında köklü bir örgüt olan Valcardo Rafuj"un tarihine göz atma fırsatında bulundum, Amacın nasıl araç olduğunu anlatan tarihin kıyısına gömülüp gitmiş bir hikayedir bu, gerçeğin nasıl değiştirildiğini gösteren. Sonuç olarak çıkarımlarımdan ötürü şöyle diyorum ki Valcardo Rafuj"u anlamadan, Ravon"un nasıl yıkıldığını anlayamazsınız."

...Nickoy Waldemer..

Justisar Günlükleri VIII. Kısım


-Ã?rgütler "

2) Valcardo Rafuj




Kardiff Kardo, kaderinin bu şehirde değişeceğine inanıyordu.

Bu şehir onun başlangıç noktası olacaktı.

Kale Burcunda şehri izliyordu şimdi. Büyük bir şehirdi burası, Ravon Krallığının büyük bir şehri deniz kıyısında büyük ticaret limanı olan bir şehir. Güneş, parlak bir gökyüzü üzerinde parlıyor. Rüzgar, Ravonun Kırmızılı beyazlı , bir gül motifiyle süslü bayraklarını yerinden çıkartırcasına sarsıyor, Deniz surların altındaki kayaları parçalarcasına köpürüyordu. Rıhtıma çekilen az sayıdaki gemilerin, malları iri ve güçlü adamlarca Surun içine taşınıyordu. Ravon"un Gümüş zırhlar içindeki subayları etrafa emirler yağdırıyor bütün taşıyanlara ve etraftaki askerlere tetikte olmasını söylüyordu . Ã?ünkü On kilometre ileride büyük bir savaş olmaktaydı.

Barbarlar, kendi adlarıyla Bozkır Göçebeleri, Daruf"un ve etrafındaki 25 kilometre karelik alanın kendilerinin hakları olduğunu söylüyor ata topraklarının geri verilmesini talep ediyordu. Bir bakıma da haklılardı da Bozkırlıların Lideri Tengri bütün boyları toplamadan önce, aralarındaki sürekli savaştan istifade ederek, Zaten bozkırlıların kullanmadığı bu bölgeyi ele geçirerek, bu büyük şehri kurdu. Buraya Daruf adını verip burayı çok büyük bir şehir yaptı, büyük ticaret merkezi haline getirdi. Bunlar altmış " yetmiş yıl önceydi, fakat bozkırlılar acılarını unutmamışlardı on beş yıldır Ravonun Batı bölgesinde savaşlar sürmekteydi. Daruf"un güneyindeki üç çiftlik bölgesi de bunlardan biriydi kendi doğduğu yer. Yumruklarını sıkarak, denize doğru baktı, o sırada arkasından bir ses duydu.

"Burada çok durmamalıyız yakında yakalanacağız." dedi mavi gözlü, Beyaz Saçlı Ravon Subayı, "Okçular sizi görecektir."

"Göremezler Dannand." dedi Kardiff Kardo kendinden emin bir tavırla, "Hem çağırdığım kişilerle burada buluşacağım. O yüzden sus, şimdilik."

Güneşin ışıkları parlak omuzluklarından yansıyan Ã?avuş Dannand yeni subay olmuş biriydi, Küstah adamın konuşmalarına tahammül edemiyordu. Yine de biraz ün ve para istediği için bu adama katlanmaktaydı, evet bu adamda onu yapabilecek biri gibiydi. Uzun saçları denizin getirdiği rüzgarda uçuşan kendinden emin bir heykel gibi kas katı ve sert duran adama, bir kez daha baktı, Kahretsin bu adam, evrende istediğini yapabilecek bir adamdı, ama kısa zamanda bu görüşleri değişti.

" Merdivende durma yolumu tıkıyorsun evlat." Diye bir hırıltı duydu arkasında, ve kanının donduğunu hissetti. Nasılda sessizce arkasına yaklaşabilmişti arkasında ki şey,. Askeri ve avcılık üç güdüleriyle elini sırtındaki geniş kılıca atacakken, demir zırhlı bir el koluna yapışarak onu durdurdu.

"Bu adam bizden, Dannand." Dedi Kardo o etkileyici sesiyle, ardından Dannand"ın arkasındaki adama doğru döndü. "Hoş geldin, Kayle."
Tark Kayle homurdanarak, merdivenden burca doğru çıktı. Dannand ondan kan ve ekşi ter kokusunun geldiğini duyabiliyordu. Adamın kollarının kalınlığı nerdeyse Dannand"ın bacağı kadardı, Geniş Göğsü büyük bir kalkanı andırıyordu. Üzerindeki kıyafetler lime lime olmuş bir haldeydi, bu halde nasıl şehre girebildiğini açıkcası bilemiyordu. Gözleriyle onu tartarken Tark Kayle denilen adam sırıttı, bir insanınkine göre aşırı uzun dişleri, onun normal biri olmadığını gösteriyordu.
Bu adam bir canavardı.

Kardiff Kardo tam bir şey söyleyecekti ki Kayle"ın yanında yeşil bır ışık süzülerek ince ama kaslı bir adamın görüntüsünü aldı bir süre sonra ise bir elfe dönüştü. Güneş gümüşi saçlarından parlarken bir gözü ve suratının yarısı saçlarından gözükmüyordu. İki ince kılıcı kınında yayı da sırtında olmasına rağmen bir asa taşıyordu.
Apaçık büyücü olduğu belli olan bu adam silah kullanabiliyorsa , grubun ne derece güçlü ve sağlam olduğunu anlayabiliyordu. Üç güçlü adam burçların tepesinde birbirlerine bakıyorlardı, Dannand onları seyrediyordu. Acaba daha fazla gelen olacak mıydı merak ediyordu ?

"Daruf"a hoş geldiniz baylar." diye sessizliği bozdu Kardiff Kardo"
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
Aegron Linwelin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2614
Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by Aegron Linwelin »

"Daruf"a hoş geldiniz baylar." diye sessizliği bozdu Kardiff Kardo"

"Kaderimizin değişeceği şehre..." derken diğerlerini süzdü. Eğer bir grup oluşturmak istese istediği grubun böyle olacağını adı gibi biliyordu. Bu yüzden kendini şanslı hissetti bir an. İri yapısı ile diğerlerinin arasında ufak adımlarla yürürken sessizliğini bozmadı. Kısa bir süreden sonra Dannand'a dönerek;

"Gitmek istiyordun bir saattir. Artık gitme zamanı daha fazla burada kalamayız" diyebildi. Uzun uzadıya grup ile tanışmanın zamanı şimdi değildi. Daha güvenli bir yerde ve zamanla tanımayı tercih ederdi Kardiff.
Thanks Mario but The princess is in another castle!!
:mrgreen: :-P
mufuks
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 24
Joined: Tue Dec 27, 2005 10:00 am
Contact:

Post by mufuks »

Bu yeterince uzun tanışma faslının ardından lycan ırkından olmanın anatomik esnekliğiyle dönüşüm geçiriyormuşçasına tüm eklemlerini kıtırdatarak açarken,
çavuşa hitaben;

-isimleri umursamıyordu Tark, o yüzden aklına esen nida ile seslenirdi muhataplarına-
"Heh hadi bakalım müjde çiçek armalı tırsak şey gidiyoruz.. Ama heveslenme kaçıp fare gibi saklanacak değiliz, değil mi kaptan..?"

nihayetinde bir hırıltıyla kütürdetmelerini bitirip Kardo'ya baktı ve;

"Ben bu grup işini sevmeye başladım ask büyücüsü, ne de olsa biz kurtlar sürü halinde avlanmaya bayılırız..
Av yerini seçmeyi kime bırakıyoruz şu asası yetmemiş bi de yanına çakılarıyla sapanını almış olan elfe mi..?
Ah şu elfler aristokrat görünüşlerine neden bu denli önem veriler ki..?"


ve yine o köpek dişlerini açığa vuran gülümseme..
Last edited by mufuks on Sun Nov 07, 2010 11:25 am, edited 3 times in total.
Aegron Linwelin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2614
Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by Aegron Linwelin »

"Ã?yle olmak zorundalar.. Asiller ya.. Kimin umrundaysa artık" hafifçe gülümsedi.

Yavaş adımlarla ilerlerken gruptakilere döndü.

"şehirde bir turu hakkediyoruz sanırım. Her yeri aklınıza kazısanız iyi edersiniz. Her zaman bu kadar yavaş yürümek zorunda olmayacaksınız. Emin olun!"

Nedense bunları söylerken mutlu olduğunu farkedip kendi kendine iyice manyak olduğunu düşündü.
Thanks Mario but The princess is in another castle!!
:mrgreen: :-P
Walter
Yönetici
Posts: 528
Joined: Sat Oct 22, 2005 10:00 am
Location: Gilead
Contact:

Post by Walter »

"İnmeden önce." dedi Evanir , ortak lisanı yavaş ve temkinli konuşuyordu. "Sadece bu kadar mıyız ?"

Dört adam birbirlerine baktılar, Kardiff Kardo durdu, başını kaldırdı, o kendine özgü güvenilir sesiyle,"Sanırım bu kadar, Orman elfi. Gelecek olanlar gelmiyor. Bazı bağlantılar o kadar da kuvvetli değildir."

"Bağlantılar bazen"" dedi burada duraksadı, denizden gelen rüzgar, yüzünün sol tarafını kapatan saçlarını uçurdu, Parlayan gümüş saçların arasından gördükleri kan kırmızı bir göz ve çürümüş bir tendi. "Kopar."

Dannand yüzü görünce, içten bir titremeyle sarsıldı. Burası nasıl adamlarla doluydu böyle, şu elfin bile bir laneti ortaya çıkmıştı. Elini bir kez daha sırtındaki "İsyankar" adını verdiği uzun kılıca götürmek istedi ama yapamadı. Bu toplanılacak grubun ne derece lanetli bir grup olacağı o günden anlaşılmıştı.

Kardiff Kardo bu yüzü görünce yüzünden bir şaşkınlık ibaresi geçti ama bunu çabuk toparladı. Kayle ise sadece hırlamakla yetinmişti.

"İnelim buradan o zaman." diye sessizliği bozdu Dannand, " Merdivenlerden indiğimizde iç garnizonun yanından şehrin çarşısında varırız. Söyleyin Sayın Kardo Nereye gitmek istiyorsunuz ?"

Kardo başını i hafifçe aşağıya indirerek tekrar ilerlemeye başladı. Meridvenden aşağıya doğru ilerlemeye başladı. "Sen bilgili birine benziyorsun elf, sence örgüt kurulmak için ne yapmalı ?"

"Adım Evanir," dedi Orman elfi rüzgardan korunmak için yaşil pelerinine sarılırken, "Bakışları sırayla hepsinin üzerinde geziniyordu. Bence bu kadar kişi ilk baş için belirgin örgütlere sızmamız için yeterli, Aslında bir rahip ihtiyacımız var ama onu da ben halledebilirim sanırım. Sana Tavsiyem Kardo, sistemli olmaktır, Elindekilere bakıp ona göre oynamaktır."

Ellerinde ne vardıki diye düşündü Dannad, Bir ego manyak, Bir canavar bir de Lanetli psikopat elf, bu adamlar ülkeyi değiştirebilecek güçte olabilirler miydi ? Ã?nünden yürüyen üç tehlikeli adama bakan Dannand kararını verdi .

Kesinlikle olabilirlerdi"
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
Aegron Linwelin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2614
Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by Aegron Linwelin »

Ã?arşıya doğru inerken Kardiff'in kafasında o kadar çok soru vardı ki. Nerden başlamalı, ne yapmalı.. Bu düşünceler yüzüne yansımış olacak ki kendinin çok kasıntı durduğunu farkedip biraz gevşedi. Kurt adama dönüp biraz onu süzdü. Siyah saçlarının görüşünü hafif kapadığını farkedince üfleyerek önünü açtı.

"Hey Tark." samimi bir üslupla ama ağırlığınıda koyarak seslenmeye çalışmıştı. Hem ciddiye alınmak hemde kıl biri olmamak istiyordu. En azından şimdilik...

"Bu şehrin görünmeyen yüzünü araştırmak sana düşüyor. Bak bakalım neler bulabileceksin."
Thanks Mario but The princess is in another castle!!
:mrgreen: :-P
mufuks
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 24
Joined: Tue Dec 27, 2005 10:00 am
Contact:

Post by mufuks »

"şehrin görünmeyen yüzü.. " duraksadı bir an,
"Görünmeyen bir yüze sahip olmanın ne demek olduğunu benden daha iyi bilemezsiniz.." o içten gülüşünü yapmamıştı bu sefer lycan düşünceli bir tavrı vardı sanki..

"Bu sürü adına özellikle öğrenmem gereken, bakmam gereken karanlık bir köşe var mı..? Özellikle sana sorayım bakalım çok şey bilen elf, elimize hangi kartları getirmemi istersiniz..?"

Beklenmedik bir şekilde Dannand'a doğru korkunç bir şekilde hırladı.. Bu korkuyu yaşattıktan sonra keyfi yerine gelmiş gibiydi

"Ah bu tırsak, sürümüzde bir zayıf halkası olmanı istemem, bizlere ayak uydursan senin adına iyi olur ufaklık.."
<div>"Ademin kalbindeki geceyi kim bilebilir ki; karanlığın kendinden başka..?" Al-ta'ir Bloodlust</div>
Walter
Yönetici
Posts: 528
Joined: Sat Oct 22, 2005 10:00 am
Location: Gilead
Contact:

Post by Walter »

"Büyük örgütler hep dört kişiyle kuruldu, Kanayan Göz, Gül Tarikatı, Kılıç Ve Yumruk, ve Valcardo Rafuj Bu dördünün hep ortak özelliği vardı, Bir tanesi vahşi, biri savaşçı bir tanesi bilge ve sonuncuları ise bu özelliklerin hepsini toplayan kişiye veriliyordu. Ã?rgütlerin Liderlerine"..
..Nickoy Waldemer..
Justisar Günlükleri VIII. Kısım
-Notlar-


"Bu arada adım Evanir." dedi Orman elfi kurt adama, yaklaştı yüzündeki yaralara baktı. "Bir zamanlar yakışıklı adammışsın Kurt adam , bende öyleydim. Yaralar kişileri yıpratıyor değil mi ? "

Kayle, ondan uzaklaşıp, Dannad"a hırladığında, Ã?avuşun gözlerinde korku kalmamıştı. Bilinçli bir ifade vardı yüzünde. Beyaz saçlar arasında mavi gözleriyle gülümsedi, "Senden korkmuyorum, basit bir kurt adamsın demek bende seni başka bir şey sanmıştım . Sırtımdaki kılıcı görüyor musun ? O Ravon"un has gümüşünden yapıldı. O yüzden-"

"Kesin sesinizi, tartışmayın." dedi Kardiff Kardo, "İşte çarşıya geldik, Dannad bu şehirde doğdun büyüdün, ödül avcılığı yaptın anlat bakalım ?" Sonra kurdumuz da senin göremediklerini görmek için keşfe çıksın."

Dört adam şehrin merkezine geldiğinde, ortama bir kargaşa hakimdi. Ã?oğu insan savaş yüzünden ya şehirden ayrılıyor ya da büyük miktarda erzak alıyordu her tarafta bir koşuşturma, bir acelecilik hakimdi, şehirde arabalar atlar dolaşıyor denizden gelen malların taşımı ise araklıksız bir şekilde devam ediyordu. Ã?arşıdaki dükkanların çoğu açıktı bu savaş zamanı için ender bir durumdu, ama çarşı gelip giden insanların acelesi sebebiyle çok kalabalık sayılmazdı.

"Bugün, teslimat günü." diye açıkladı Dannand " Denizden gelen mallar bugün şehre giriş yapar, haftalık seyir halindedirler, Daha önce limanlarda toplanan mallar bugün getirilip satışa sunulur."

"Yani para bugün büyük miktarda el değiştirecek diyorsun ve hiçbir dükkan bugün olmadığı kadar açık olamaz." dedi Evanir araya girerek görünen tek gözü şehirdeki dükkanlarda geziniyordu.

"Evet," dedi Dannad biraz şaşırmıştı. " Önemli olan bu tip zamanlarda, şehir içi adamların ticaretten payını aldığı günde denilebilir."

"Haraç demek." Diye hırladı Kurt adam.

"Haraç." dedi Dannad "Eski bir gelenek Daruf"ta birkaç köklü Aile vardır, Bu aile belli dükkanları korur ve kollar ve her hafta dükkanlar el değiştirir. Bu el değiştirme genellikle cinayetle sonuçlanır. Ailelerden biri yükselecek olursa onun kafa değeri artar. Ã?dül Avcıları da burada devreye girer. En yüksek fiyatı veren aileler birbirini öldürtür değişik metotlarla."

Kardiff Kardo düşünüyordu, bir şey söylemeden Evanir o soğuk ve pes sesiyle konuştu " İki yol var görünüyor hangisi doğru kestiremiyorum. Bir yol ödül avcılığı güçlüyüz, içerde bir adamımız var. İki aile için de çalışıp birbirlerini öldürtebiliriz. Ya da biz kendi ailemizi kurarız ödül avcılarıyla bağlantı kurar anlaşma yaparız dükkanları biz alırız." Bir an duraksadı düşündü. "İki olasılıkta da başarı şansımız ilkinde %58 ikincisin de %36. Ben kararsız kaldım birinde daha kolay başarırız ama itibarımız ödül avcılığının gölgesinde kalabilir. Diğerinde ise bütün aileleri karşısımıza alacağız ve sıfırdan başlayacağız ama başarırsak itibarımız çok daha güçlü olacak. Arkadaşım bana senin zeki olduğunu söylemişti. Doğeu kararı senin vereceğine inanıyorum."

"Bence ödül avcılığına gidelim," dedi Dannand ne zamandır o liderin kafasını kesmek istiyordu. "Bağlantılarım işe yarayacaktır.

İç içe geçmiş u şeklindeki çarşıya bakan Kardiff Kardo düşünüyordu kararı vereceği ilk büyük karar olacaktı ve seçimi örgütün geleceğini etkileyecekti"
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
mufuks
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 24
Joined: Tue Dec 27, 2005 10:00 am
Contact:

Post by mufuks »

Sıradan birinin kendisinden korkmadığını görmek kadim öfkesini kuşanmasına neden olmuştu Tark'ın..:
"Ã?ncelikle, parlamaktan başka bi işe yaradığı görmedim o dediğin cevherin rütbeli şey.. Bir daha beni tehdit etme yanlışına düşecek olursan elin o kın'a gidemeden kan'ın ellerime akar.. Farklılığımı da üstünlüğümü de görmezden gelemezsin..!"

"Avlanmak kolay olan seçenek,
O ailelerin hükmü zaten bizler tarafından verildi sanıyorum, elbet ölecekler.. Karşılarında muadil olmadığız açık, onlardan daha güçlüyüz, en azından ödül avcısı tutmak için bir servet harcamayacağız.. Bırakalım onlar sahip olduklarını bize karşı heba ederken, kendi avımızı da biz yapalım,
Ve elf o bahsettiğin oranların hepsine hakim olup başarımızı mükemmelden biraz daha iyi kılalım "


Sürü yaşamı değiştirmişti anlaşılan Tark'ı üç çiftlikte zişuurlarla yaptığı konuşmalar gerçekten de çok kısa oluyordu, muhataplarının ömrü nedense kısa sürüyordu zira..

--"Kelimeler.. Bu denli kelime bildiğimi bilmezdim doğrusu, uyanışımdan önce daha neler biliyordum acaba.."-- diye düşündü lycan..
<div>"Ademin kalbindeki geceyi kim bilebilir ki; karanlığın kendinden başka..?" Al-ta'ir Bloodlust</div>
Aegron Linwelin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2614
Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by Aegron Linwelin »

Bir süre düşündükten sonra hangisini daha iyi olacağını düşündü Kardiff kendi içinde. Bu şehirde herşeyinin değişeceğinin farkındaydı. Ã?nünde yeni bir yol, yeni bir yaşam, yeni bir Kardiff vardı. Hayatının asıl bundan sonra başlayacağını farz ediyordu şu anda.

En sonunda yeni bir aile kurmanın Dannad ile bağlantılarını kullanarak Tark'ı da avcıların arasına katabileceğini. Hem güvenli hemde daha emin adımlarla çizdiği yolda ilerleyebilecceğine inanıyordu. Bu düşünceler içindeyken Tark'a döndü;

"Sen evlat... Avcı olacak sensin. Kan akıtmaya hazırsın sanırım. O öfkeni düşmanlarımıza sakla. En azından şimdilik.." derken altında neler yattığını kimse bilemezdi. Hafif sinsi bir gülümsemenin arkasına saklanmış sözlerdi bunlar. Sonra dannad'a dönerek;

"Bağlantılarınla Tark'ı da avcıların arasına sokman lazım. Eminim yapabilirsin. Biz emin adımlarla insanların güvenlerini toplarken görünmeyen yüzümüz olacaksınız"
Thanks Mario but The princess is in another castle!!
:mrgreen: :-P
mufuks
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 24
Joined: Tue Dec 27, 2005 10:00 am
Contact:

Post by mufuks »

Her ne kadar bu vazifenin ilk adımında ona yol açacak olan şu ufaklık olsa da..
Lycan yeni vazifesinden oldukça hoşnuttu anlaşılan;

"İşte şimdi ortak lisan'ı konuşmaya başladın aile reisi.. Zahiri'den ziyade batıni olmalı bu şer yüklü sürü.."
<div>"Ademin kalbindeki geceyi kim bilebilir ki; karanlığın kendinden başka..?" Al-ta'ir Bloodlust</div>
Walter
Yönetici
Posts: 528
Joined: Sat Oct 22, 2005 10:00 am
Location: Gilead
Contact:

Post by Walter »

"Demek seçeneğin iki şıkkı da bir arada kullanabilmek, Liderim olmasını umduğum adamdan da ancak bu beklenebilirdi." dedi Evanir, soğuk gülümsemesi dudaklarında, ince bir iz bırakmıştı.

Kardiff Kardo ona doğru baktı. İki güçlü adamın bakışları kilitlendiyse de Dannand"ın sözleri yüzünden, bütün bakışlar ona doğru döndü. "Bir aile kuracaksak bir bölge edinmeliyiz, Dikkatleri üzerimize çekmeden bir bölge edinmeliyiz üstelik. Ayrıca bunu kabul edeceklerini sanmam" diye ekledi kurt adama bakarak.

"Üzerimize çektik, bile " dedi Evanir, o soğuk pes sesiyle hiçbir sorun yokmuş gibi, "Sekiz kişi bizi izliyor şu anda""

"İzlesinler"" dedi Kardiff Kardo, "Ayrıca bu bir problem değil, Tark'ı kabul etmezlerse biz kabul ettiririz. Gidelim."

Pazarda kalabalık durulmaya başlamıştı rüzgar da giderek artmaya başlıyordu. Evanir, hafifçe öksürerek, pelerinine sarındı, ilerleyen Kardiff Kardo"nun arkasından seğirtti. Kabaran denizin sesi, ve bir anda toplanan bulutlar bir fırtınanın habercisiydi. Onların gelişini Daruf bir fırtınayla karşılıyordu. Pazar çabucak toplanmaya başladı. Kardiff Kardo onları önemsemeden yanlarından geçerek yoluna devam etti.

Dannand, Liderinin bayır yukarı bir sokağa saptığını görünce, nereye gittiğini anladı. Birbirinden belalı adamların bulunduğu Atlı çekirge Hanına. Nerdeyse altmış ödül avcısının kaldığı han birbirinden tehlikeli isimlere ev sahipliği yapıyordu. Bir günde nerdeyse yüz bin Ren *"e kadar paraların döndüğü kumar masalarında bir o kadarının harcandığı bu han.. Daruf"un en yüksek noktasına kurulmuştu. Odalarından görünen manzara tüm Daruf"u ayaklarının altına alıyordu.

Burada bulunan adamlar üst düzey profesyonel katillerdi. Üstelik de liderleri Eosvoiw Kralını öldürmüş büyük suikastçi, Felhim Darkud"du, o adamdan ölesiye nefret ediyordu ama böyle direkt bodoslama dalarlarsa ölecekleri muhakkaktı. Kararsız bir sıkıntıdan Ellini yüzüne götürdü. Bunlar ne yaptıklarını sanıyorlardı ? Anında dördünü de lokma lokma ederlerdi orada. En sonunda tüm cesaretini toplayarak biraz da emin olmak için aklındaki soruyu sordu.

"Efendim ne yaptığınızdan emin misiniz onlar gayet sağlam adamlardır. Gidersek çok ağır sonuçlar olabilir."

Kardiff Kardo gülümsedi, arkasındaki Evanir ise düşünceli görünüyordu, Kurt adam ise sessizdi. Dannad"a tepeden bakan Kardo sonunda konuştu..

"İktidar kanla yazılır, Dannad bunu öğreneceksin""


*Ren: Ravonun ortası delikli altın olan para birimi... Yarım altına tekabül eder...
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
mufuks
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 24
Joined: Tue Dec 27, 2005 10:00 am
Contact:

Post by mufuks »

Sessizdi lycan belki görünürde, ama karanlığında saklıydı onun sözleri:

--"Kabul görmeme gerek yok benim, o sıradanlarla aynı sırada değilim. Onların sahip olduklarıyla ölçülemez benim değerim.
Ne kadar lanetleselerde beni, içlerinde bana dair bir özenme kalacak hep. Beni kınayan yanlarından çok kıskanan yanları yakacak canlarını..
Benliğimden utanıp yerin dibine geçmiyorum, kendimle yüzleşiyorum zira ben, ama onlar..?"--


Karanlığının mülahazalarına bu denli dalmışken Tark, öfkesini yansıtırcasına uludu, korkutmak için değildi sadece uluması bir meydan okuma olduğu aşikardı..:

"İktidar mı dedin..? Bütün yasalara, bütün egemen olanlara baş kaldırıyorum ben..!"
<div>"Ademin kalbindeki geceyi kim bilebilir ki; karanlığın kendinden başka..?" Al-ta'ir Bloodlust</div>
Aegron Linwelin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2614
Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by Aegron Linwelin »

"İktidar kanla yazılır, Dannad bunu öğreneceksin"" dedikten sonra göz ucuyla Tark'a baktı. Sonra Dannad'a Tark'ı göstererircesine;

"Değil mi Tark, kanla..." derken hafif gülümsedi. Tark'ın planında büyük bir yeri vardı. Ne olursa olsun kurt adamla iyi geçinmek istiyordu bu yüzden. Dannad ona göre sadece bağlantıları olan ilk aşamada harcanması gereken bir piyondu. Bayır yukarı çıkmaya devam ederken Dannad'ın tiksinti ile Tark'a baktığını görünce;

"Belki Tark'dan birşeyler öğrenebilirsin. Bu adamı iyi izle" dedi ve hafif neşesi yerine gelmiş gibi gülümsedi.

Tark'ın birden "İktidar mı dedin..? Bütün yasalara, bütün egemen olanlara baş kaldırıyorum ben..!" diye haykırması ile hafif bir kahkaha attı.

"İşte kastettiğim bu Dannad, işte bu..."
Thanks Mario but The princess is in another castle!!
:mrgreen: :-P
Walter
Yönetici
Posts: 528
Joined: Sat Oct 22, 2005 10:00 am
Location: Gilead
Contact:

Post by Walter »

Dannand bir şey demedi kafasını salladı sadece, tapaya doğru çıkarken daha fazla konuşmamayı tercih etti. Pervasız olabilirdi belki ama aptal değildi daha fazla konuşursa, ilk ölenin kendisi olacağını biliyordu. Kılıcına dokundu "İsyankar" ı dengeledi ve ilerlemeye devam etti.

Hanın kapısına gelenle kadar kimse konuşmadı. Han Üç katlı büyük bir handı, bakımlı ve saygın görünüyordu, içeride kadınlı erkekli kahkaha sesleriyle hoş bir müzik duyuluyordu. "Bugün Taverna günü. " diye açıkladı Dannand sadece.

Dört adam en önde Kardiff Kardo olmak üzere ileleyip hanın kapısından içeriye girdiler. Anında bütün gözler bu dört adama doğru döndü, ilk başta tehditkar baksalar da Dannand"ı görünce biraz yumuşar gibi oldular ama sadece biraz. İlk masalardan kalkan iki iri adam onlara doğru yürüdü Tam önlerinde durdu.

"Bunlar kim, Dan, Patron meşgul yeni adam alma zamnı değil Bil-"

"Patronunla görüşeceğiz." diye sözünü kesti adamın Kardiff Kardo, "Bizi ona götür."

"Kes be." dedi iki adamda kılıçlarını çektiler . İlki Kardiffe doğru kılıcını bir iki santim oynatarak savuruyordu. "Bir daha konuşursan senİn gırtlağını-

Adamın ve müziğin sözleri, sözleri inen kılıçların sesleriyle kesildi. Her şey o kadar hızlı olmuştu ki kimse buna anlam verememişti. Adam tam konuşurken Dannand yıldırım gibi kılıcını sırtından çektiği gibi adam boynuna indirmiş adamın boynunu ve sol kolunu kolayca biçmişti. Bunu gören diğer adam hareket bile edemeden, birden bire anıden arkasında biten Evanir, adımını yere attığında aynı şekilde de diğer adamın iki kolu da yere düşmüştü.

Dannand elfin hızna hayran kalmış olsa da belli etmeden yerdeki cesede vurdu bir adım ileri çıkarak Evanir ile aynı hizaya geldi. Bu arada kolları kesilen adam hala viyaklıyor acı içinde yeri dövüyordu. Dannad ile Evanir Kardo"nun bir adım uzağındalardı Tark ise iki adım arkasında. Kardo"yu bir ters üçgen biçimi almış olarak. Korumaktaydılar.

Handaki, Okçular, hançer taşıyan bütün adamlar ne bulurlarsa üzerlerine fırlatmaya başladılar. Dannand siper bulmak için önündeki masaya bir tekme atacaktı ama Kardo, kaşlarını çatarak konsantre oldu ve ellerini birleştirdi. Eliyle hızlı sekiz mühür hareketi yaptıktan sonra. Yavaşça fısıldadı.

"Se-as Prodage"

Tam o koruma üçgenini kapsayan mor bir kalkan oluştu, fırlatılan baltalar , hançerler ve oklar kalkandan sekerek zararsızca, yere düştü.

"Büyü girişini söylemeden 3. Seviye koruma büyüsü hiç fena değil Kardo." dedi Evanir, gülümsedi. "Bütün büyü işlerini ben yapacağımdan korkuyordum."

"O zaman bunu izle." dedi Kardo Ellerini birleştirerek sadece işaret parmaklarını kaldırdı, Sonra onları çekip başparmaklarını kaldırarak ellerini ayrıdı. "Kai-dest Prodage."

Kalkan parçalara ayrıldığında on iki bıçağa dönüştü. "Asekda." Dönüşen bıçaklar bir bir en önde kalan ödül avcılarının kalplerine saplandı. Bütün ödül avcıları ve handakiler şoke olmuşlar yerlerinden kımıldayamıyorlardı bile.

"Belki o zaman bende bir şeyler gösterebilirim." Dedİ Evanir ve o anda Hanın kapısı parçalanırcasına açıldı. İçeriyi mutlak bir sessizlik kapladı. İçeri girenin gölgesi nerdeyse tüm hanı kaplıyordu. Nerdeyse iki bucuk metrelik adam Kardiff Kardo"ya bile tepeden bakıyordu. Vücudunda çeşit çeşit yerlerinde plaka zırh vardı. Saçları arkaya doğru örülmüştü, sakalı ise öne doğru. Adımını hana attığında yer bir an sallandı. En arkadaki Tark adamın önünde nerdeyse bir cüce gibiydi. Heybetiyle dikliyor, Ne olduğunu anlamış gibi görünüyordu.

şaşırtıcı bir şekilde Tark ve Dannand aynı anda küfüre başladılar çünkü bu adamı tanıyorlardı. Evanir ile Kardo ise, rahatça dönüp baktılar. Kardiff kendisinden uzun bir insan ilk kez görüyordu, onun dışında pek şaşırmamıştı. Evanir de ise tepkinin zerresi yoktu. Ã?ünkü o adamı Tanımıyorlardı.

"Wargdof Durka." Diye fısıldadı Dannand, "Lanet olsun burada ne işin var ?"

"Kurt Katili." diye fısıldadı Tark"

"Geçiyordum uğradım Ã?avuş, Hanımı ne hakla dağıtıyorsun ?" diye gürledi, her zaman içtiği bu hanı kendi sahibiymiş gibi bahsediyordu. "Ayrıca ben kurt öldürmem kurtlar benm dostlarımdır. Ben canavarlaşmış insan kurtcuklarını öldürüyorum. Seni kurtcuk""

Dannad bu adamı tanıyordu, Batının ülkesini terk etmiş güçlü dev, Barbarı. Tek başına yüz eğitimli askeri öldürebilecek bir dev olduğunu. Trollerle güreştiği, ayılarla arkadaş olduğ, kasabaları koruduğu gerektiği zaman yaktığı. Büyük paralarla ödül avcılığında zor bir görev olan bir aileniğn kökünü kurutmayı başarıyla yaptığı bilinen bir adamdı. şimdi ise, altı ayda bir geldiği Daruf"a böyle bir günde ulaşmıştı.

Tark da, bu adamı tanıyordu, On beş kurt adam bu adama saldırmış, Bu adam ise on ikisini öldürmüştü. On beş kurt adamı da halledip yoluna gitmişti. Sol yüzündeki büyük kesik onun şu an elinde tutuğu dev gibi bir baltasının hatırasıydı normal bir insan bu darbeye karşı olsa ölürdü ama kurt postu onu biraz olsun koruyabilmişti. Üstelik balta gümüş bile değilken onu böylesine nasıl kesebilmiş hiç anlamamıştı.

"Yazık Ã?avuş, seni severdim." Dedi Durka ve Baltasını kaldırdı.

"Ben hallederim." dedi Evanir, anında olduğu yerden kaybolup, dev adamın ensesinin olduğu yere belirdi.

Barbar şaşırtıcı bir hızla, dönerek elinin tersiyle yumruğunu Evanirin karnına geçirdi, Evanir müthiş bir hızla, hanın tahta duvarını parçalayarak. dışarıya fırladı.

"Barbaların altıncı hisleri vardır, kimse onlara saldıramaz arkadan. Biri gitti. " diye mırıldandı.

Kardiff, Tark ve Dannad, iki adım geri çekildi. Herkes şaşkınlıkla olan biteni izlemekteydi. Batının dev aygırı şans eseri onların karşısına çıkmıştı. şimdi ne yapacaklardı ???
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests