Edmond hikayeni okuduğum zaman o kadar hoşuma gitti ki, hemen forum başlıklarına bakıp yorum başlığı açılmış mı diye kontrol ettim. Eğer açılmadıysa ilk iş bir başlık açıp övgü dolu sözler söyleyecektim ama sonra senin hikaye hakkındaki açıklamalarını okudum ve ne yalan söyleyeyim, o heyacanım biraz kaçtı.
Neyse ki hikayendeki anlatımın yorumlarınla henüz bir paralellik göstermiyor. Bu yüzden yine de yorumumu yazacağım.
Anlatımına bayıldım. Karakterinin olayları özümsemiş, yukarıdan bütünü görebilen bir anlatımı var. Ve ben bu anlatıma bayılırım. Olayları yaşadıkça anlatmıyor da sanki başından geçenleri, üzerinde düşünüp özümsedikten, ve bir karara vardıktan sonra bize anlatıyor. Paul Auster'in karakterlerine benziyor biraz...
Bazı yerleri komple atabilirsin. Maymun kısmını senin yerinde olsam editlerdim, bilindik bir hikaye bu ve bu kadar uzun ve detaylı anlatmana gerek yok. Sadece bu deneye referans bile versen yeter, merak eden, bilmeyen arayıp bulabilir, artık böyle bir çağda yaşıyoruz neyseki.
Gelelim "tamamen felsefe yapma" isteğine. Yapma.
Sen tamamen hikaye anlatmak iste, felsefesini okuyucu yapsın. Zaten şu ana kadar da sen bir hikaye anlatıyorsun, ama bazı yerlerde anlatımın didaktik bir havaya bürünüyor. Bunu yapmana gerek yok.
Demek istediğim karakterin bir rasyonalist veya septik olabilir. Olayları yorumlaması, gerçeğe ulaşması bu felsefi akımların izinden yürüyebilir ve bize hikayesini bu bakış açısı ile anlatabilir ama bize bu akımları öğreten bir adama dönüşürse o zaman bu bir felsefe kitabındaki okuma parçasına dönüşür.
Fazla uzun yazmak istemiyorum. Hikayeni çok sevdim ve sonuna kadar okuyacağım ama dediğim gibi sen felsefe anlatmak için değil, bir hikaye anlatmak için yaz.
Karakterinin gördüklerini, düşündüklerini, söylediklerini, yaptıklarını, sorguladıklarını anlat ama felsefi olarak ispata, anlatımdan koparak detaylı açıklamalara girme. Okuyucuyu çok bariz bir şekilde yönlendirme, okuyucunun kendi algılama ve yorumlama yetisine güven.
Okuyucuna güven.
Tam benim sevdiğim türde, çok güzel bir hikaye olmuş. Devamını da sabırsızlıkla bekliyorum.

<div><strong>Çığlıkta henüz umut vardır, çığlık atmak güç ister. Tehlike, fısıltıdadır. Çünkü fısıltı bir tükenişin ifadesidir.</strong></div>