Gerçekler (Yorum Başlığı)
Son 3 bölüm ya yazarım ya yazmam sanıyorum. Ã?te yandan bu bölüm düşünceden çok duygu ağırlıklı oldu, amacım final bölümlerdeki etkileyiciliği artırmak. Aklımdaki senaryoyu uygulayabilirsem hoş şeyler çıkabileceğine inanıyorum. Ama yazı şeklini sürekli değiştirdiğim için oturaklı olmadı sanıyorum. Bilemem, yorumlar sizin
Velhasılkelam son bölümdeki etkileyiciliği yakalamak için bu bölümü bu şekilde feda etmem lazımdı diyebilirim.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Bu bölümde kusura bakma Edmond biraz kızabilirim sana çünkü bu kadar özen göstererek yazdığını düşündüğüm bir öykünde içicem, rahatlıycam gibi kelimeleri görünce nasıl olur ya dedim. Özensizlik olarak görüyorum ben bu tür hataları, adamın düşüncelerini bize aktardığın için de yok aksanı öyle, o öyle konuşuyor gibi benim hiç sevmediğim bahaneleri de sunamazsın. Hani adam karadenizli olduğundan ben de ona uymak için öyle yazdım derler ya mesela bazen yazım hatalarını örtmek için. Klavyenin de bozuk olmadığını düşünüyorum, yoksa arada eksik harfler olurdu böyle yazım hataları olmazdı. Yani bölümü feda ettim derken bana göre cidden heba da etmişsin...
Biraz daha dikkat etmelisin ve kurgunu tamamladıktan sonra bir daha okumalı, tutarsızlık var mı diye kontrol etmeli ardından ikinci defa okumalı bu sefer de imla hatası var mı diye kontrol etmelisin.
Biraz daha dikkat etmelisin ve kurgunu tamamladıktan sonra bir daha okumalı, tutarsızlık var mı diye kontrol etmeli ardından ikinci defa okumalı bu sefer de imla hatası var mı diye kontrol etmelisin.
Bu bölümde müthiş bir anlatım kıtlığı çektim.
Okuduktan sonra neden çektiğimi de fark edeceksiniz.
Elbette eleştrin, fakat benim yazabileceğimin çok üstünde bir senaryoydu, senaryo güzeldi anlamında söylemiyorum (ama eğer yazabilseydim güzel olacaktı
) Sadece fazla karışık ve gerilim içeriyordu. Yazamadım.
Filmini çeksek olurmuş ama yazıda kötü durdu
Okuduktan sonra neden çektiğimi de fark edeceksiniz.
Elbette eleştrin, fakat benim yazabileceğimin çok üstünde bir senaryoydu, senaryo güzeldi anlamında söylemiyorum (ama eğer yazabilseydim güzel olacaktı
Filmini çeksek olurmuş ama yazıda kötü durdu
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
senaryo güzeldi, hele sonu ohalıktı tam sevdiğim şekildeydi de olaylar çok hızlı ilerliyordu, yetişirken zorlandım yani okurken... detay yoksunu olmuş, aralara biraz daha cümleler ilave etseydin sanki daha dolu olurdu. neyse bu bölüm son muydu, değildi diye biliyorum ama son gibi olmuş da. ama cidden sürpriz iyiydi bu arada... 
Yarım kalmış olmasın diye apar topar hikayeyi bitirdin sanırım Edmond. Ben bu son bölümü, özellikle doktorun eve geldiği andan sonrasını olmamış kabul ediyorum.
Bırak üzerinden biraz zaman geçsin. Bölüm bölüm yazdığın için iki bölüm arası uzayınca sıkıntı çektin, bir şeyler yazma ya da hikayeyi bitirme gerekliliği duydun sanırım. Eh şu ana kadar bir kısmını yazmış ve yayınlamış olduğun için, aklına gelen yeni fikirler de belki önceki yazdıklarınla çelişiyor olacaktı.
Neyse bu iyi bir antrenman oldu senin için. Bir gün vaktin ve keyfin olduğu zaman, tekrar bu hikaye üzerinde çalışırsın belki, veya belki bu hikayen mutasyona uğrar, yeni bir şeye dönüşür. Veya buradan parçalar alarak bu hikayeni başka bir hikayede, kısmen de olsa yaşatırsın.
Nasıl yaparsan yap, dokuzuncu kattan aşağıya düşen bir insanın, düşerken hissettiklerini bize nasıl aktarabildiği hakkında ip ucu vermeden bitirme hikayeni. Tabi bu hikayenin sonuysa.
Yok değilse, o zaman ikinci bir "aslında bu da gerçek değildi" mizanseninin okuyucuyu "pöf" noktasına getireceğini de unutma.
Son olarak, okuyucuya hikayenin sonunda Catboy'un tabiriyle "oha" efekti verdirmek istiyorsan, en sonunda ortaya çıkan olaya dair önceden bir sürü ip ucu vermelisin. Okuyucu senin sürekli anlattığın şeyin tam tersi şekilde biten hikayeye oha demez.
Aslında "Oha ben bunu nasıl fark edemedim!" der.
Ve bazı okuyucular da fark ederler. Hikayen onlar için bile güzel ve tatmin edici olmalı. Yani bütün yumurtalarını "Bruce Willis aslında ölüydü" sepetine koyarsan iyi bir hikaye yazmış olmazsın. Anlattığın hikaye, daha en başında Bruce Willis'in ölü olduğunu söyleyerek başladığında bile ilgi çekici bir hikaye ise, işte o zaman bu iş olmuş demektir.
Senin hikayen daha en başında ilgi çekiciydi, çünkü anlatımın anlattığın şeye çok uyuyordu. Bu hikayeye böyle "dırı dırı" efektli paranoyak bir son yazdığında, bize ne anlatmak istediğini ben anlamadım.
Bu bir günlüktü diyemeyiz. Ã?ünkü adam düşerken hissettiklerini anlatıyor.
Her şey başından geçti, bitti gitti, sonra oturmuş bize bunları anlatıyor diyemeyiz çünkü en sondaki anlatım şekli, baştaki kendine güvenen anlatım şekli ile çelişiyor.
İyi niyetle aslında şevval biziz, adam hep bizimle şevval'mişiz gibi konuşuyor diye de şöyle baştan sona bir baktım. O da olamaz. (Ki bu iyi bir fikir olurdu.) Oysa bile, okuyucunun bu noktaya bu kadar fazla zorlayarak gelmesi çok zayıf olurdu.
Sonuç olarak bu son bir çuval inciri berbat ediyor. Eğer son değilse, yine berbat ediyor. Her ne olursa olsun, bir çuval inciri berbat ediyor çünkü daha önce konan bölümlerin hepsiyle çelişki içinde.
Oysa senaryo karışık deği. Senaryonun zorlama bir olaya ihtiyacı yok. Sadece Edmond'ın bize ne anlatmak istediğini kafasında toparlamaya ihtiyacı var.
Bırak üzerinden biraz zaman geçsin. Bölüm bölüm yazdığın için iki bölüm arası uzayınca sıkıntı çektin, bir şeyler yazma ya da hikayeyi bitirme gerekliliği duydun sanırım. Eh şu ana kadar bir kısmını yazmış ve yayınlamış olduğun için, aklına gelen yeni fikirler de belki önceki yazdıklarınla çelişiyor olacaktı.
Neyse bu iyi bir antrenman oldu senin için. Bir gün vaktin ve keyfin olduğu zaman, tekrar bu hikaye üzerinde çalışırsın belki, veya belki bu hikayen mutasyona uğrar, yeni bir şeye dönüşür. Veya buradan parçalar alarak bu hikayeni başka bir hikayede, kısmen de olsa yaşatırsın.
Nasıl yaparsan yap, dokuzuncu kattan aşağıya düşen bir insanın, düşerken hissettiklerini bize nasıl aktarabildiği hakkında ip ucu vermeden bitirme hikayeni. Tabi bu hikayenin sonuysa.
Yok değilse, o zaman ikinci bir "aslında bu da gerçek değildi" mizanseninin okuyucuyu "pöf" noktasına getireceğini de unutma.
Son olarak, okuyucuya hikayenin sonunda Catboy'un tabiriyle "oha" efekti verdirmek istiyorsan, en sonunda ortaya çıkan olaya dair önceden bir sürü ip ucu vermelisin. Okuyucu senin sürekli anlattığın şeyin tam tersi şekilde biten hikayeye oha demez.
Aslında "Oha ben bunu nasıl fark edemedim!" der.
Ve bazı okuyucular da fark ederler. Hikayen onlar için bile güzel ve tatmin edici olmalı. Yani bütün yumurtalarını "Bruce Willis aslında ölüydü" sepetine koyarsan iyi bir hikaye yazmış olmazsın. Anlattığın hikaye, daha en başında Bruce Willis'in ölü olduğunu söyleyerek başladığında bile ilgi çekici bir hikaye ise, işte o zaman bu iş olmuş demektir.
Senin hikayen daha en başında ilgi çekiciydi, çünkü anlatımın anlattığın şeye çok uyuyordu. Bu hikayeye böyle "dırı dırı" efektli paranoyak bir son yazdığında, bize ne anlatmak istediğini ben anlamadım.
Bu bir günlüktü diyemeyiz. Ã?ünkü adam düşerken hissettiklerini anlatıyor.
Her şey başından geçti, bitti gitti, sonra oturmuş bize bunları anlatıyor diyemeyiz çünkü en sondaki anlatım şekli, baştaki kendine güvenen anlatım şekli ile çelişiyor.
İyi niyetle aslında şevval biziz, adam hep bizimle şevval'mişiz gibi konuşuyor diye de şöyle baştan sona bir baktım. O da olamaz. (Ki bu iyi bir fikir olurdu.) Oysa bile, okuyucunun bu noktaya bu kadar fazla zorlayarak gelmesi çok zayıf olurdu.
Sonuç olarak bu son bir çuval inciri berbat ediyor. Eğer son değilse, yine berbat ediyor. Her ne olursa olsun, bir çuval inciri berbat ediyor çünkü daha önce konan bölümlerin hepsiyle çelişki içinde.
Oysa senaryo karışık deği. Senaryonun zorlama bir olaya ihtiyacı yok. Sadece Edmond'ın bize ne anlatmak istediğini kafasında toparlamaya ihtiyacı var.
<div><strong>Çığlıkta henüz umut vardır, çığlık atmak güç ister. Tehlike, fısıltıdadır. Çünkü fısıltı bir tükenişin ifadesidir.</strong></div>
Yorumlarınız için teşekkürler
@Bogus: Senaryonun asıl düşündüğüm şekli şuydu. İlk başta hem de.
Bu bir terapidir. Hipnozun etkisindedir İsmail, sonra uyanır, ondan sonra 3. şahıstan anlatmaya başlarım. Ve final bölümünü bu şekilde yazarım.
2-3 defa yazdım ve sildim. Ã?nceki bölümlerde yazdığım şeyler hipnozun etkisindeki bir karakterin konuşması değilmiş şimdi fark ediyorum. Başladığım şekilde devam edememişim.
Ã?te yandan bu tip bir hikayede herkesin halüsinasyon olması çok da beklenmeyecek bir şey değildi, hatta bir arkadaşım tahmin etmişti bile. Zaten başlarda bol bol herkesin halüsinasyon olabileceğini söylemiştim. İpucu değil söylemiştim yani
Fakat fark ediyorum ki eğer günlük tutuyormuş şeklinde olsa. Yani ölümünü değil de ölmeden önce yazdığı son satırları koysam daha etkileyici olabilirmiş. Ama onu bambaşka bir sonda yapabilirdim çünkü evden çıldırarak koşan biri yanına günlüğü almaz, montunu alır.
Senaryo karışık değildi demişsin, fakat ben daha ilk bölümde bile bir kıtlık çekmiştim, senaryo çok yoğun olarak geliyordu aklıma. Ama yazamıyordum. Bu son bölümde çok ağır hissettim bu duyguyu. Özellikle sonlara doğru karakterin buhranını yaşadım, ama anlatamadım. Bir film olsa belki çok daha kolay olabilirmiş
@Catboy: Detay yoksunuydu, çünkü gerilimi ağır bassın istedim. İlk birkaç denememde betimlemelerle gerilimi vermeyi denedim fakat bu kez de hikayeyi geride bırakmak zorunda kaldım. Tasvirlerle yapamayınca olaya ağırlık verdim, bu şekilde vermeyi denedim gerilimi. Detayı atlamak zorundaydım.
Ama beni üzen, eksik detayların karakterin yaşadığı buhranda da patlak vermesiydi, çünkü o buhranı daha detaylı anlatmak isterdim ama, dökemedim kelimelere o duyguları
Bir yerde yetenek tabiî
Özülmemem gerek
Tekrar teşekkürler okuyan ve/veya yorum yapan herkese
@Bogus: Senaryonun asıl düşündüğüm şekli şuydu. İlk başta hem de.
Bu bir terapidir. Hipnozun etkisindedir İsmail, sonra uyanır, ondan sonra 3. şahıstan anlatmaya başlarım. Ve final bölümünü bu şekilde yazarım.
2-3 defa yazdım ve sildim. Ã?nceki bölümlerde yazdığım şeyler hipnozun etkisindeki bir karakterin konuşması değilmiş şimdi fark ediyorum. Başladığım şekilde devam edememişim.
Ã?te yandan bu tip bir hikayede herkesin halüsinasyon olması çok da beklenmeyecek bir şey değildi, hatta bir arkadaşım tahmin etmişti bile. Zaten başlarda bol bol herkesin halüsinasyon olabileceğini söylemiştim. İpucu değil söylemiştim yani
Fakat fark ediyorum ki eğer günlük tutuyormuş şeklinde olsa. Yani ölümünü değil de ölmeden önce yazdığı son satırları koysam daha etkileyici olabilirmiş. Ama onu bambaşka bir sonda yapabilirdim çünkü evden çıldırarak koşan biri yanına günlüğü almaz, montunu alır.
Senaryo karışık değildi demişsin, fakat ben daha ilk bölümde bile bir kıtlık çekmiştim, senaryo çok yoğun olarak geliyordu aklıma. Ama yazamıyordum. Bu son bölümde çok ağır hissettim bu duyguyu. Özellikle sonlara doğru karakterin buhranını yaşadım, ama anlatamadım. Bir film olsa belki çok daha kolay olabilirmiş
@Catboy: Detay yoksunuydu, çünkü gerilimi ağır bassın istedim. İlk birkaç denememde betimlemelerle gerilimi vermeyi denedim fakat bu kez de hikayeyi geride bırakmak zorunda kaldım. Tasvirlerle yapamayınca olaya ağırlık verdim, bu şekilde vermeyi denedim gerilimi. Detayı atlamak zorundaydım.
Ama beni üzen, eksik detayların karakterin yaşadığı buhranda da patlak vermesiydi, çünkü o buhranı daha detaylı anlatmak isterdim ama, dökemedim kelimelere o duyguları
Tekrar teşekkürler okuyan ve/veya yorum yapan herkese
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests

